MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki davadan dolayı …. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 31.10.2012 gün ve 90-655 sayılı karar, davacı vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 11.11.2014 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vekili Avukat …. ile temyiz edilenler vekili Avukat … geldiler, davetiye tebliğine rağmen temyiz edilen diğer davalı asiller gelmediler, yokluklarında duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Dava, hata ve hile hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; çekişmeye konu 38 parça taşınmaz üzerinde davacı ile … haricindeki davalılar, veraseten iştirak halinde paydaş iken tüm mirasçıların taraf olduğu … Tapu Sicil Müdürlüğünde düzenlenen 28.08.2003 tarihli tescil istem belgesi ile, taşınmazlar için aralarında değer ve adet farkı gözetmeksizin yapmış oldukları 27.08.2003 tarihli miras taksim sözleşmesi uyarınca tescil talep ettikleri, anılan işleme davacının bizzat katıldığı ve akti parmak basmak suretiyle onayladığı, işlem sırasında akti iki tanığın da imzaladığı anlaşılmaktadır.
Davacı, aralarında yapmış oldukları taksim sözleşmesi sırasında davalı kardeşi … hata ve hileye düşürerek miras bırakan babaları ….’den intikal eden 38 parça taşınmazdan 105 ada 14 nolu parseli kendisine bırakıp, kalan yerleri eşi ve çocukları adlarına tescil ettirdiğini, kendisinin ve davalı …’nin okuma yazma bilmediklerini, taksim sözleşmesinde ihtiyar heyeti ve şahitlerin imzalarının yer almadığını, sözleşmenin HUMK’un 297. maddesine uygun olmaması sebebi ile geçersiz olduğunu ileri sürerek, davaya konu 38 parça taşınmazın tapu kayıtlarının iptali ile payları oranında mirasçılar adına tescili istekli eldeki davayı açmıştır.
Bir kısım davalılar, çekişmeye konu taksim sözleşmesine parmak basıldığını, mühür kullanılmaması sebebi ile muhtar ve ihtiyar heyetine imzalatılmadığını, davacının irade ve rızası ile tapuda işlem yaptığını, hata ve hile iddialarının doğru olmadığını, kaldı ki zamanaşımı sürelerinin de geçtiğini belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davacının da aralarında bulunduğu tüm mirasçılarca 28.03.2009 tarihli yazılı miras taksim sözleşmesi yapıldığı, Türk Medeni Kanunu’nun 676. maddesi hükmü gereğince sözleşmenin yazılı olmasının yeterli olup, okuma yazma bilmeyenler açısından ihtiyar heyeti ve tanık bulundurulmasının zorunlu olmadığı, öte yandan çekişme konusu taşınmazların temlikleri sırasında davacının kendi rızası ile işlem yaptığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur.
Ne var ki; davanın reddi halinde karar ilam harcı maktu olduğu halde, dava değeri üzerinden nispi karar ilam harcına hükmedilmiş olması doğru değil ise de bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden;
Hükmün 5. maddesindeki; ” Alınması gereken 9.600,00.-TL harçtan peşin olarak alınan 5.484,60.-TL harcın mahsubu ile bakiye 4.115,40.-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına” ibaresinin hüküm metninden çıkartılarak yerine; ”Alınması gereken 21,15.-TL maktu red harcının peşin ve tamamlama yolu ile alınan 5.484,60.-TL harçtan mahsubu ile artan 5.463,45.-TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacı tarafa iadesine” ibaresinin yazılmasına,
Davacı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile, 6100 sayılı HMK’nin geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 438/7. maddesi hükmün bu şekliyde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 28.12.2013 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden vekili için 1.100.00.-TL. duruşma avukatlık parasının temyiz edilenden alınmasına, 11.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe