Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesi E.2018/2689 K.2019/1029

İlgili madde: TK Madde 22

HUKUKA AYKIRILIĞIN DÜZELTİLEREK

İSTİNAF BAŞVURUSUNUN

ESASTAN REDDİ

T.C.

ADANA

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN;

MAHKEMESİ

:

İskenderun 3. Asliye Ceza Mahkemesi

TARİHİ :

10/04/2018

NUMARASI :

2018/40 (E) ve 2018/212(K)

KATILAN :

K1

SANIK:

K2

SUÇ

:

Adet Gereği Açıkta Bırakılmış Eşya Hakkında Hırsızlık

SUÇ

TARİHİ

:

18/07/2009

HÜKÜM

:

Mahkumiyet

TEFHİM TARİHİ :

10/04/2018

İSTİNAF EDEN-TARİHİ

:

Sanık – 11/04/2018

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:

İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.

İskenderun 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/10/2014 tarihli ve 2012/307 esas, 2014/384 karar sayılı kararıyla adet gereği açıkta bırakılmış eşya hakkında hırsızlık suçundan sanık K2 hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararının kesinleşme tarihinin 27/12/2014 olarak belirlendiği, İskenderun 4. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından sanığın 5 yıllık denetim süresi içinde 30/03/2015 tarihinde kasten silahla yaralama, 6136 Sayılı Yasaya Muhalefet suçlarını işlediğinden bahisle ihbarda bulunulması üzerine, İskenderun 3. Asliye Ceza Mahkemesinin sanık hakkındaki açıklanması geri bırakılan hükmü açıklayarak atılı suçtan mahkûmiyetine karar verdiği olayda; vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;

Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar sonrasında denetim süresinin başlayabilmesi için kararın usulüne uygun olarak kesinleşmesi gerekmektedir. Davanın süjelerinin tamamının kararı tefhim veya tebliğ yoluyla öğrenmelerinin sağlanması kanuni bir zorunluluktur. Nitekim 5271 sayılı CMK’nin “Kararların açıklanması ve tebliği” başlıklı 35. maddesinin 2. fıkrasında: “Koruma tedbirlerine ilişkin olanlar hariç, aleyhine kanun yoluna başvurulabilecek hâkim veya mahkeme kararları, hazır bulunamayan ilgilisine tebliğ olunur.” denilerek, bu husus açıkça ortaya konulmuştur. Bu kapsamda tarafların yokluklarında verilen kararlardan, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’na uygun olarak yapılan tebliğ ile haberdar olmaları ve bu şekilde yasal yollara başvurma haklarını kullanmalarına imkan sağlanması gerekmektedir. 5271 sayılı CMK’nin 231/11. maddesi uyarınca sanığın denetim süresi içerisinde yeniden suç işlediğinden veya yükümlülüğe uymadığından bahisle hükmün açıklanması ancak usulüne uygun olarak kesinleşmiş bir kararın varlığı halinde söz konusu olabilecektir.

7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun “Yaş ve Ehliyet şartı” başlıklı 22. maddesine göre: “Muhatap yerine kendisine tebliğ yapılacak kişinin, görünüşüne nazaran onsekiz yaşından aşağı olmaması ve bariz bir surette ehliyetsiz bulunmaması lazımdır.” denilmektedir.

Yukarıda değinilen yasal mevzuat ile yapılan açıklama ışığında somut olay değerlendirildiğinde;

İskenderun 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 16/10/2014tarihli ve 2012/307 esas, 2014/384 karar sayılı kararının sanık K2’ün yokluğunda verildiği, sanığın bilinen en son adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10/2 maddesine göre tebligat 06/11/2014 tarihinde sanığın aynı konutta ikamet eden ve ehil olduğu belirtilen K3’e tebliğ edildiği, ancak tebligatta K3’ün görünüşe göre 18 yaşında olup olmadığının belirtilmediği, sanığa ait aile nüfus kayıt örneğine göre tebligat tarihinde sanığın oğlu olan K3’ün 16 yaşında olup, reşit olmadığı, 7201 Sayılı Tebligat Kanunun 22. maddesine aykırı olarak yapılan tebligatın usulsüz olduğu, kararın usulüne uygun bir biçimde kesinleşmediği, buna rağmen dosyanın yeniden ele alınarak hükmün açıklanmasına karar verilmesi,

Usul ve yasaya aykırı, sanığın istinaf istemi bu nedenle yerinde ise de; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hukuka aykırılık, 5271 sayılı CMK’nin 280/1-a ve 303. maddeleri uyarınca düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olup, duruşma açılmaksızın anılan Kanun ve maddeleri gereğince düzeltilmesi mümkün görüldüğünden, 5271 sayılı CMK’nin 280/1-a ve 303. maddelerinin verdiği yetkiye istinaden;

İskenderun 3.

Asliye Ceza Mahkemesinin 10/04/2018 tarihli 2018/40 esas 2018/212 karar sayılı ilamının tamamıyla KALDIRILMASINA;

”İskenderun 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/10/2014 tarihli 2012/307 esas 2014/384 karar sayılı ilamıyla sanık K2 hakkında açıklanması geri bırakılan hükmün

AÇIKLANMASINA YER OLMADIĞINA,

İskenderun 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 16/10/2014 tarihli 2012/307 esas, 2014/384 karar sayılı kararının yöntemine uygun bir biçimde sanığa tebliği ile kesinleştirme işleminin mahkemesince yerine getirilmesine, bunu müteakip, CMK nın 231/11 maddesi gereğince bildirimde bulunulmasının ilk derece mahkemesince

değerlendirilmesine,

Yapılan yargılama giderinin kamu üzerinde

BIRAKILMASINA”,

şeklinde karar verilmesine,

Bu şekilde 5271 sayılı CMK’nin 280/1-a maddesi uyarınca

HUKUKA AYKIRILIĞIN

DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,

Kararın birer örneğinin sanığa ve katılana

TEBLİĞİNE,

Kararın kesinleşmesini müteakip dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine

GÖNDERİLMESİNE,

İlgililerin tebliğ tarihinden itibaren 7 (yedi) gün içinde Dairemize verilecek bir dilekçe ve/veya tutanağa geçirilmek koşulu ile zabıt kâtibine beyanda bulunmak suretiyle ya da herhangi bir ilk derece ceza mahkemesi veya bölge adliye mahkemesi ceza dairesi aracılığıyla dilekçe göndermek, ilgilinin ceza infaz kurumunda bulunması halinde ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak suretiyle ya da bu hususta bir dilekçe vererek 5271 sayılı CMK’nin 268/1. maddesi uyarınca Dairemiz nezdindemezkûr karara karşı

İTİRAZ

kanun yoluna tabii olmak ve itiraz edilip Dairemiz tarafından itirazın yerinde görülmemesi halinde ise itiraz isteminin, 5271 sayılı CMK’nin 268/2-3/e maddesi uyarınca Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesi tarafından karara bağlanmak üzere

02/05/2019

tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

  • İlk yayınlanma tarihi: 13 Eylül 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!