Adana Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesi E.2019/4163 K.2020/2192

İlgili madde: TK Madde 13

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN;

MAHKEMESİ

:

Ceyhan 1. Asliye Ceza Mahkemesi

TARİHİ :

14/03/2019

NUMARASI :

2018/383 (E) ve 2019/167(K)

KATILAN :

Adana Gümrük Müdürlüğü

VEKİLİ :

Av. K1

KATILAN MALEN SORUMLU : F1

Tarım Gıda Nak. İnş. Hayvancılık San. Ve Tic.

VEKİLİ :

Av. K2

SANIK: K4

MÜDAFİ :

Av. K3

SUÇ

:

Kaçakçılık

SUÇ

TARİHİ

:

14/11/2017

HÜKÜM

:

Mahkumiyet

İSTİNAF EDEN

:

Sanık Müdafi – 07/04/2019

Katılan Malen Sorumlu Vekili – 22/04/2019

İlk derece mahkemesinin hükmüne karşı istinaf yoluna başvurulmakla; başvuruların süresi, başvuranların hakkı, kararın niteliği ve karar tarihine göre dosya görüşülüp gereği düşünüldü:

Malen sorumlu şirkete gerekçeli karar, şirket yetkilisinin adreste bulunup bulunmadığı belirtilmeksizin 12/04/2019 tarihinde daimi çalışan Mahmut Biricik imzasına tebliğ edildiği, 7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 12. maddesine göre, hükmi şahıslara tebligatın selahiyetli mümessillerine, bunlar birden fazla ise yalnız birine yapılacağı, aynı Kanunun 13. maddesine göre de, tebliğ yapılacak bu kişiler, herhangi bir sebeple mutad iş saatlerinde işyerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde oldukları takdirde, tebliğatın orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birine yapılacağı, Tebligat Yönetmeliğinin 21. maddesinde ise, tüzel kişi adına tebligatı kabul edecek kişi herhangi bir sebeple mutad iş saatlerinde bulunmadığı veya o sırada evrakı bizzat alamayacak durumda olduğu takdirde tebliğin, orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birine yapılacağı, kendisine tebliğ yapılacak memur veya müstahdemin tüzel kişinin o yerdeki teşkilatı veya personeli içinde vazife itibariyle tüzel kişinin yetkilisinden sonra gelen kimse veya evrak müdürü gibi esasen bu kabil işlerle vazifelendirilmiş biri olması lazım geldiği, bunların da bulunmadığı tebliğ mazbatasında tespit edilmek şartıyla, o yerdeki diğer memur veya müstahdemlerinden birine yapılacağının hüküm altına alındığı, somut olayda, malen sorumlu şirkete yapılan gıyabında verilen hükme ilişkin gerekçeli kararın, “aynı adreste daimi çalışan Mahmut Biricik tebliğ edildi” şerhi ile tebliğ edilmiş ise de, ticaret sicil kaydına göre bu kişinin şirket yetkilisi olup olmadığı, Yönetmeliğin 21/2 maddesinde sayılan kişilerden olup olmadığı, tebliğ işlemi sırasında şirket yetkilisinin bulunup bulunmadığı araştırılmaksızın ve yetkili kişi yok ise, bu husus ile birlikte sebebi ve ne zaman döneceği tebliğ evrakına şerh edilmeksizin çalışana yapılan tebligat, Tebligat Kanunu’nun 12 ve 13.maddeleri ile Yönetmeliğin 21. maddelerine aykırı olup usulsüz olduğundan, katılan malen sorumlu vekilinin 24/04/2019 tarihinde yapmış olduğu istinaf başvurusu süresinde kabul edilerek yapılan incelemede;

İstinaf başvurularının reddi sebepleri bulunmadığından, işin esasına geçildi.

Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunun 61. maddesi ile 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin lehe hükümler içermesi, yine aynı Kanunun 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca, etkin pişmanlık hükümlerinin sanığa ihtar edilmesi zorunluluğu ile anılan hükümlerin kovuşturma evresinde de uygulanmasının olanaklı hale gelmesi karşısında;

5237 sayılı Türk Ceza Kanununun zaman bakımından uygulamaya ilişkin 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanunun 63. maddesi ile 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek, ilgili hükümlerin uygulanma koşullarının oluşup oluşmadığının belirlenmesi ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de ilk derece mahkemesine ait olması nedeniyle hükmün bozulmasına karar verilmesinde zorunluluk bulunması,

Kabule göre de;

1-

Sanığa isnat edilen incelemeye konu bu dosyadaki kaçakçılık suçunun 14/11/2017 tarihinde işlendiği, sanığın bu eylemi için 18/07/2018 tarihinde iddianame düzenlendiği, sanığa ilişkin uyap kayıtlarının incelenmesinde; sanık hakkında bu dosyada iddianame düzenlenmeden önce, sanığın 05/02/2018 tarihinde de kaçakçılık suçu işlediği, sanığın 05/02/2018 tarihinde işlediği suç nedeniyle hakkında 06/06/2018 tarihinde Eskişehir 1. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, yargılamanın adı geçen mahkemenin 2018/493 Esas sayılı dosyasında yapıldığı, davanın derdest olduğu dolayısıyla suç ve iddianame düzenlenme tarihlerine göre, sanığın eylemlerinin TCK’nın 43/1. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından ilgili dosyanın celp edilerek incelenmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

2-

Malen sorumlu şirket yetkilisinin kovuşturma aşamasında sunmuş olduğu, aracın sanığa kiralandığına dair suç tarihinden önce noterde düzenlenen kira sözleşmesi karşısında; sözleşmenin örneğinin ilgili noterden celbi, malen sorumlu şirketin iyi niyetli 3. kişi korumunda olup olmadığı hususunda usulünce araştırma yapılması, çekicinin değeri ile sigaraların gümrüklenmiş değeri karşılaştırılarak aracın müsaderesinin hakkaniyete aykırı olup olmadığı hususunda istinaf denetimine elverişli gerekçe gösterilerek bir karar verilmesi gerekirken, yeterli gerekçe gösterilmeden yazılı şekilde aracın müsaderesine karar verilmesi,

3-

Ceza yargılamasında sanığın savunmasını yapan avukatın sıfatının karar başlığına, CMK’nın 2/1-c maddesine aykırı olarak, müdafii yerine vekil olarak yazılması,

4

Sanığın gözaltında kaldığı sürenin TCK’nın 63.maddesi uyarınca cezasından mahsubuna karar verilmesine rağmen, gözaltı tarihinin karar başlığında gösterilmemesi,

Hukuka aykırı olup, bu itibarla istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafisi ve malen sorumlu vekilinin istinaf istemleri yerinde görülmekle;

5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun Geçici 12/2. maddesi gereğince

HÜKMÜN BOZULMASINA,

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 280/1-e maddesi uyarınca, dosyanın yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere, hükmü bozulan ilk derece mahkemesine

GÖNDERİLMESİNE,

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 284/1 ve 286/1 maddeleri uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.02/09/2020

  • İlk yayınlanma tarihi: 13 Eylül 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!