Yargıtay 12.HD E.2023/8089 K.2023/8721

İlgili madde: TK Madde 39

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

Borçlu, sair şikayetleri yanında satış ilanı tebligatının usulsüz olduğunu ileri sürerek taşınmaz ihalesinin feshi istemiyle icra mahkemesine başvurmuş, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine hükmedilmiş, kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince borçlunun istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, yeniden hüküm kurularak şikayetin reddine ve para cezasına hükmedilmiş, borçlu tarafından bu kararın temyizi üzerine de Dairemizce, vekil varken asile tebliğ usulsüz olduğundan ihalenin feshi kararı verilmesi gerektiği gerekçesi ile hüküm bozulmuştur. Bozma kararına Bölge Adliye Mahkemesince direnilmesi üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilen dosyanın verilen direnme kararının ilk karardan farklı bir gerekçe içermesi ve yeni hüküm olması nedeniyle incelemenin Dairemizce yapılması gerektiğinden bahisle gönderildiği anlaşılmaktadır.

7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 11. ve Tebligat Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 18. maddeleri gereğince vekil ile takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılması zorunludur.

Öte yandan, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun Elektronik Tebligat başlıklı 7/a maddesinin 1. fıkrasında; “Aşağıda belirtilen gerçek ve tüzel kişilere tebligatın elektronik yolla yapılması zorunludur.” Yine aynı maddenin 1. fıkrasının 9. bendine göre de; baro levhasına yazılı avukatların bu kapsamda olduğu, 4. fıkrasında ise “Elektronik yolla tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır.” hükmüne yer verilmiştir.

Somut olayda borçlunun vekile temsil edildiği hususunda bir ihtilaf olmayıp; Mahkemece direnme gerekçesinde borçlu vekilinin ihaleye konu taşınmazın haciz alacaklıları … Malzemeleri A.Ş. (Hendek İcra Müdürlüğü 2014/1308 E., 2014/1313 E.), …’nın (Hendek İcra Müdürlüğü 2015/2091 E. Sayılı dosyasında) da vekili olduğundan bahisle TK. 39 uyarınca hasım sayılabileceğinden asile tebligat yapılmasının usule uygun olduğunu belirterek ihalenin feshi talebi reddedilmiştir.

Tebligat Kanunu’nun 39. maddesinde “Bu kanun hükümlerine göre kendilerine tebligat yapılması caiz olan kimselerin o davada hasım olarak alakaları varsa muhatap namına kendilerine tebliğ yapılamaz” düzenlemesine yer verilmiş olup, maddede açıkça o davada

hasım olan kişilerden söz edilmektedir. Bu kişiler davanın tarafı asiller olup davayı vekil sıfatı ile takip eden vekillerin maddeye göre hasım olarak kabulü mümkün değildir. Bu durumda şikayetçi borçlu vekiline satış ilanı tebliği gerekirken asile tebliğ ile yetinilmesi usulsüzdür. Satış ilanı tebliğinin usulsüzlüğü başlı başına ihalenin feshini gerektirdiğinden ihalenin feshine karar verilmesi yerine yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.

SONUÇ : Borçlunun temyiz isteminin kabulü ile yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun’la değişik İİK’nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 373/1. maddesi uyarınca, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesinin 02.07.2019 tarih ve 2019/1228 E.-2019/1473 K. sayılı kararının (BOZULMASINA), peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.12.2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

  • İlk yayınlanma tarihi: 13 Eylül 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!