Adana BAM, 9. HD., E. 2026/936 K. 2026/1343 T. 20.5.2026

İlgili TBK madde: TBK Madde 14

T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/936 – 2026/1343
T.C.

ADANA

9. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2026/936

KARAR NO : 2026/1343

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

BAŞKAN :

ÜYE :

ÜYE :

KATİP :

MAHKEMESİ : … ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 23/01/2026

NUMARASI : 2026/79 ESAS 2026/108 KARAR

DAVACI : …

VEKİLİ : Av.

DAVALI : …’YA İZAFETEN … ACENTELİĞİ A.Ş.

VEKİLLERİ : Av.

DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali

İSTİNAF KARARININ
… Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2026/79 esas 2026/108 karar sayılı kararına karşı istinaf başvurusu üzerine dosya Dairemize gönderilmiş olmakla, dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.

DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ :

Davacı vekili, müvekkili şirketin, sigortacılık işi ile iştigal eden Türkiye’nin önde gelen sigorta şirketlerinden biri olduğunu, dava dışı müvekkili sigortalısı … Tekstil Sanayi ve Ticaret A.Ş.’ye ait penye pamuk ipliği emtiası, taşıma sırasında oluşabilecek rizikolara karşı Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi ve Nakliyat Emtia Abonman Sigorta Poliçesi ile müvekkili tarafından teminat altına alındığını, müvekkili şirketin sigortalısına ait paketli makarna emtianın yüklü olduğu … numaralı konteynerler, … liman sahasında gemiye yüklenmek için beklemekteyken, 06.02.2023 tarihinde meydana gelen deprem ve sonrasında … … Limanında çıkan yangın akabinde hasarlandığını, dosya kapsamında alınan mezkur bilirkişi raporlarında yapılan tespitler uyarınca da 1 numaralı davalı … … Uluslararası Liman İşletmeciliği A.Ş. olmak üzere davalıların meydana gelen zarardan sorumlu olduğunun tespit olunduğunu, bu nedenlerle borçlular aleyhine … İcra Müdürlüğü’nün 2024/2117 esas sayılı dosyası ile başlatılan takibe davalılar tarafından yapılmış olan itirazın haksız olduğunu, tamamen kötü niyetli olarak alacağı sürüncemede bırakmak amacıyla yapıldığını, izah edilen nedenlerle, … İcra Müdürlüğü’nün 2024/2117 esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan haksız itirazların iptali ile takibin devamına; haksız itirazı ile takibin durmasına sebebiyet veren davalılar aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ :

Davalı vekili, … numaralı konişmento tahtında yapılacak olan deniz yolu taşımasında taşınacak olan … numaralı konteynerin yükleme için … Limanı sahasında beklemekteyken Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 tarihli deprem ve buna bağlı olarak çıkan yangın sonucunda hasar gördüğünün iddia edildiğini, davacı sigortacının iddia edilen hasarlardan dolayı dava dışı sigortalısına ödediği sigorta tazminatını davalılardan rücuen tazmin etmek amacıyla işbu davayı açtığını, mahkememizin ilgili konişmentoda yer alan yetki şartı nedeniyle davayı görmeye görevli ve yetkili olmadığını ve uyuşmazlığa Türk hukuku uygulanamayacağını, Yetki şartı uyarınca, bahse konu yük senedinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda Marsilya Ticaret Mahkemeleri’nin münhasıran yetkili olduğunu, bu nedenle Mahkememizin işbu davayı görmeye yetkili olmadığını, Müvekkilin pasif husumet ehliyeti bulunmadığını, Müvekkili … Acenteliği A.Ş.’nin taşıyan olmadığını, taşıma faaliyeti yürütmediğini, buna göre müvekkili şirketin, … şirketi adına tebligat kabul etme yetkisinin de bulunmadığını, yük senedinde, müvekkili şirketin, …. adına hareket ettiğine ilişkin bir bilgi bulunmadığını ve imza atan taraf olarakta yer almadığını, bu açıklamalar doğrultusunda yetkisizlik, pasif husumet ve davanın türüne ilişkin usul yönünden yaptıkları itirazlar çerçevesinde davanın usul yönünden reddine, davanın esas yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :

Yerel mahkemece verilen karar ile; “davacı tarafın taşıma sözleşmesinden kaynaklı tazminat talebinde bulunduğu, davalı tarafın milletlerarası yetkisizlik nedeniyle davanın usulden reddini talep ettiği, Türk Ticaret Kanunu m.1237/1 uyarınca taşıyan ile konişmento hamili arasındaki hukuki ilişkinin konişmentoya tabi olduğu, işbu davanın 18/12/2022 tarihli konişmentoya dayandırıldığı, konişmentonun yetki şartını kapsayan maddesinin “İş bu yük senedi ile belgelenen taşıma sözleşmesi kapsamında taşıyan ve tacir arasında meydana gelen tüm talepler ve uyuşmazlıklar Marsilya Ticaret Mahkemesi’nde görülecektir ve buna ilişkin taleplere ve uyuşmazlıklarla ilgili olarak başka hiçbir mahkemenin yetkisi olmayacaktır.” hükmünü düzenlediği, yetki şartı uyarınca bahse konu yük senedinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda Marsilya Ticaret Mahkemeleri münhasıran yetkili olup Mahkememizin işbu davayı görmeye yetkili olmadığı anlaşılmakla davanın milletlerarası yetkisizlik nedeniyle usulden reddine şeklinde karar verilmiştir.

DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davacı vekili tarafından verilen istinaf dilekçesi ile; Konşimentodaki yetki şartıyla ilgili olarak Konşimentodaki yetki şartının geçersiz olduğuna ve uyuşmazlığın çözümünde Türk Mahkemeleri’nin yetkili olduğu yönünde Yargıtay’ın içtihatlarının olduğunu, bu kapsamda ilk derece mahkemesinin kararının hukuka aykırı olduğunu, yetki anlaşmasının tek taraflı yapılamayacağını, yetki anlaşmasında taraflardan yalnızca birinin imzasının olması TBK M.14’e aykırı olduğunu, HMK M.17-18 uyarınca yetki anlaşmasını hukuken geçersiz kıldığını, her iki tarafça imza altına alınmadığını, konşimentonun arkasında bulunduğu iddia edilen yetki şartının ilk derece mahkemesince kabul edilmesinin hukuka ve içtihatlara aykırı olduğunu, konşimentoya koyulan yetki ve tahkim kaydının yükle ilgili kimsenin hak arama özgürlüğü üzerinde herhangi bir sınırlama getirmemesi gerektiğini, tahkim kaydının geçerliliği ve bağlayıcılığı ancak hak arama özgürlüğünün fiilen sınırlandırılmadığı durumlarda mümkün olduğunu, MÖHUK m.6 gereğince uygulama alanı bulan genel işlem koşullarına ait hükümler gereğince 6098 sayılı TBK m.25 uyarınca başvurulacak içerik denetimde bu tür yetki kayıtlarının evveliyetle dürüstlük kuralına aykırı olacağını, gerek genel usul hukuk ilkeleri, gerekse BK’nun m. 25 özelinde söz konusu mahkeme kaydının geçerli bir uluslararası yetki sözleşmesi olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, Türk Mahkemeleri Milletlerarası yetkisini ortadan kaldıracağı nitelikte yetkisizlik kararı verilmeyeceğinin açık olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını beyan etmiştir.

DELİLLER :

Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri, bilirkişi raporu, ve tüm dosya kapsamı.

GEREKÇE :

Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından taşıma esnasında meydana gelebilecek rizikolara karşı sigortalanan dava dışı sigortalıya ait penye pamuk ipliği emtiasının konteyner içerisinde gemiye yüklenmek üzere … Limanı’nda beklemekteyken meydana gelen 06/02/2023 depremi ve sonrasında çıkan yangın sonucu emtianın tamamen zayi olduğunu, zarar gören sigortalıya ödeme yapıldığını ve işbu tazminatın zarara sebep olan davalılardan tahsili amacıyla davalılar aleyhine dava konusu icra takibinin başlatıldığını, ancak davalıların haksız itirazı sebebiyle takibin durdurulduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiş olup, davalı vekili ise müvekkili şirket açısından konşimentodaki yetki şartı sebebiyle mahkemenin yetkili olmadığını, Marsilya Mahkemeleri’nin yetkili olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yazılı gerekçe ile MÖHUK 47. maddesi ve konşimentodaki yetki şartı uyarınca yetkili mahkemenin Marsilya Ticaret Mahkemeleri olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş olup, işbu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İstinaf incelemesi, HMK’nin 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.

Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere göre kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, 6102 sayılı TTK’nın 105/2. maddesindeki yetki düzenlemesinin Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine ilişkin olmadığı ve yabancı tacirin Türkiyedeki acentesiyle işlem yapan Türk tacire seçimlik bir hak sağladığına dair bu tespitin doğal bir sonucu olarak yabancı tacirin Türkiye’deki acentesi aracılığıyla yapılan ve yabancı bir devlet mahkemesini yetkili kılan yetki sözleşmelerinin geçerli olduğu, TTK’nın 105/2. maddesinin taşıyıcıya izafeten acente tarafından veya acente aleyhine açılacak davalarda uygulanacak olmasına ve milletlerarası tahkim merciince acente aleyhine doğrudan hüküm kurulması halinde bu kararın tenfizi yönünde dava açılması aşamasında acente bakımından tenfiz şartlarının ayrıca değerlendirilecek bulunmasına göre(bkz. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2025/1544 Esas, 2025/6907 Karar sayılı kararı), inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :

1-6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,

2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibarıyla alınması gereken 732,00.TL karar ve ilam harcı davacıdan peşin alındığından yeniden alınmasına YER OLMADIĞINA,

3-6100 sayılı HMK’nın 326/1 maddesi gereğince istinaf eden davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerine BIRAKILMASINA,

4-6100 sayılı HMK’nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

5-6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,

6-HMK’nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin Dairemiz tarafından YAPILMASINA,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, dava değeri göz önüne alınarak 7036 sayılı Kanunun 7’nci maddesi yollamasıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361’inci maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 22/05/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan e-imzalıdır
Üye e-imzalıdır
Üye e-imzalıdır
Katip e-imzalıdır

  • İlk yayınlanma tarihi: 01 Ağustos 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!