Adana BAM, 9. HD., E. 2023/928 K. 2026/1434 T. 1.6.2026

İlgili TBK madde: TBK Madde 207

T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ
T.C.

ADANA

9. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/928

KARAR NO : 2026/1434

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

BAŞKAN : … (…)

ÜYE : … (…)

ÜYE : … (…)

KATİP : … (…)

MAHKEMESİ : …. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 28/04/2022

NUMARASI : 2020/728 Esas, 2022/449 Karar

DAVACI : …-…

VEKİLLERİ : Av. .

DAVALI : …-…

VEKİLİ : Av. ….

DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit

İSTİNAF KARARININ
…. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2020/728 esas 2022/449 karar sayılı kararına karşı istinaf başvurusu üzerine dosya Dairemize gönderilmiş olmakla, dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.

DAVACININ İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı …, yerel ve ticari teamüle göre tarlada ürün satışı konusunda sözlü anlaşma yaptıklarını ve davalı adına kayıtlı olan taşınmazda çıkacak 400 ton karpuzu müvekkilinin istifadesine sunacağını, müvekkilinin ise buna karşılık 325.000,00.TL para ödeyeceğini, bu miktarın 150.000,00.TL’sini çekle geri kalan 175.000,00.TL’sini ise tüm malın tesliminde peşin ödeneceğini, yapılan anlaşmanın 2020 Nisan ayında olduğunu ve … nolu, 75.000,00.TL’lik çek ile 75.000,00TL’lik … nolu çekler olduğunu, … A.Ş.nin, … nolu hesaba dahil olduğunu, karpuz hasat mevsimi geldiğinde, davalının dava konusu 400 tonu karşılayacak karpuzu teslim etmeyerek sadece 100-150 ton karpuzu karşılayacağını belirtmesi üzerine müvekkilinin kısmi teslimden kaçındığını, satıştan sonra parayı ödeyeceğini belirtmesi üzerine ödemediğini ve bu nedenlerle müvekkilinin hem maddi hem manevi zarara uğradığını, ticari irtibatının zedelendiğini, davalının kusuru sebebiyle müvekkile iade edilmesi gereken ve iade edilmeyen çeklerin 7 gün içerisinde kendisine gönderilmesi gerektiğini, davalının ifasını yerine getirmemesi dolayısıyla kötü niyetli olarak tedavüle soktuğunu, icra korkusu nedeniyle çek bedelini ödemek zorunda kaldığını, davalarda zorunlu arabuluculuk olmasına rağmen anlaşmanın sağlanmadığını, ileri tarihli çek ile ilgili tedbir konularak davalıya karşı borçlu olmadığının tespiti ve buna bağlı olarak çekin iptaline yönelik karar verilmesi gerektiğini beyan ederek çeklerin veya bedellerinin müvekkiline iade edilmesini ve davalı aleyhinde %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DAVALININ İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde çek iptali davası olarak iş bu davanın açıldığını, davanın çek iptali davası olamayacağını, belirtilen ticari ilişkinin söz konusu olmadığını, davacı tarafından iddia edilen ticari işlemler ve dava dilekçesi içeriğinin doğru olmadığını, dosya kapsamında davacının beyanlarını destekler mahiyette herhangi bir yazılı belgenin bulunmadığını, iddia edilen ticari ilişkinin varlığını ispat külfetinin davacıda olduğunu ve dava dilekçe içeriğini davacı tarafın ispatlayamadığını, davacı taraf dava dilekçesinde tanıkların varlığını gerçek bilgiye sahip olduğunu iddia ettiğini, tanıklığın, güvenilir bir delil olmadığını dosya kapsamında tanık dinlenilmesine muvafakatinin bulunmadığını, davacı tarafın iddiasını yazılı delille ispatlaması gerektiğini beyan ederek müvekkili aleyhine iddia edildiği gibi ticari bir sözleşmenin, anlaşmanın söz konusu olmadığını, davacı tarafın sebepsiz zenginleşme çabası içerisine düştüğünü, bu sebeplerden dolayı haksız yere açılmış olan davanın reddi gerekmekte olduğunu belirtilerek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :

Davanın çeke dayalı menfi tespit ve istirdat davası olduğunu, her ne kadar davacı tarafça dava konusu çeklerin taraflar arasındaki sözlü anlaşma gereğince alınacak mallara karşılık avans olarak verildiğini ileri sürmüşse de çekin bir ödeme aracı olduğunu, 6098 sayılı TBK’nın 207. Maddesi gereğince asıl olanın peşin satış olduğunu, buna göre dava konusu çeklerin avans olarak verildiğinin, çeklerin bedeli kadar malların teslim alınmadığının davacı tarafça yazılı delille ispat edilmesi gerektiğini, davacının buna ilişkin yazılı delil sunmadığı görülmüş olmakla beraber davacının davasını ispat edemediği anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir.

DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında bir anlaşmanın yapıldığını ve anlaşmaya göre davalı tarafın dava konusu 400 tonu karşılayacak karpuzu teslim etmediğini, anılan karpuzları başkasına satması üzerine hasatının da başkası tarafından yapıldığını, sattığı üründen gelen parayla çeklerin karşılığını ödeyeceğini taahhüt etmesine rağmen ödeme yapmadığını, müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğraması nedeniyle davalı tarafça zararların tazmininin gerektiğini, 7 gün içeresinde iade edilmesi gereken çeklerin iade edilmediğini, davalının ödediği bir kısım tutarı kapora olarak kabul etmesinin hakkaniyete ve dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu, davalı tarafından şu ana kadar çeklerin veya bedellerin iade edilmemiş olması göz önüne alındığında kötü niyet açıkça anlaşılmakta olup müvekkil bakımından haksız olarak alacağına ulaşması engellendiği için kanuni olarak öngörülen %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, haklı davalarının kabulüne karar verilmesini arz ve talep etmiştir.

DELİLLER :

Tarafların iddia ve savunmalarının özeti, tüm dosya kapsamı.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :

Dava, çeke dayalı menfi tespit ve istirdat istemine ilişkindir.

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalı ile tarlada ürün satışı için sözlü anlaşma yaptığını, işbu anlaşmaya istinaden 25.10.2020 keşide tarihli … nolu 75.000,00.TL bedelli çek, 25/11/2020 tarihli … nolu 75.000,00.TL bedelli çek olmak üzere 2 adet çeki mallara karşılık avans olarak verdiğini, malların kendisine teslim edilmediğini, 25/11/2020 tarihli … nolu 75.000,00.TL bedelli çekten kaynaklı borçlu olmadığının tespiti ve 25.10.2020 keşide tarihli … nolu 75.000,00.TL bedelli çekin veya bedelinin müvekkiline iadesini talep etmiş; davalı ise taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığını, davacının beyanlarını destekler nitelikte yazılı bir belgenin dosyaya sunulmadığını, dosya kapsamında tanık dinletilmesine muvafakatlerinin olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiş, mahkemece davanın reddine karar verilmiş olup, işbu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuruda bulunulduğu anlaşılmıştır.

İstinaf incelemesi, HMK’nin 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.

Menfi tespit davasında ispat yükü kural olarak alacaklıdadır. Ancak kambiyo senetleri sebepten mücerret olduğundan borçlu olmadığının ispat yükümlülüğü davacı-borçlu tarafa aittir. Davacı taraf senedin teminat senedi olduğunu ve gerçek bir borcu yansıtmadığını HMK’nın 200 ve 201. maddeleri gereği yazılı delil ile ispatlamalıdır. (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi’nin 16/10/2019 tarih ve 2018/2939 esas, 2019/4786 karar sayılı kararı, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi’nin 19/01/2016 tarih ve 2015/7912 esas, 2016/285 karar sayılı kararları da bu yöndedir.)

Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere göre kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, davacı tarafından, belirtilen ilke ve yasal karinenin aksinin iddia edilip, verilen çek karşılığında kendisine malın teslim edilmediği, başka bir anlatımla çekin avans karşılığı verilip bedelsiz kaldığı ileri sürüldüğünden, bu iddianın usulüne uygun delillerle kanıtlaması gerektiği, TBK’nun 207/2. maddesi gereğince, satış sözleşmelerinde sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir âdet bulunmadıkça, satıcı ve alıcının borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlü oldukları, bu çerçevede çekin ödeme vasıtası olması nedeniyle avans olarak verildiğinin, davacı tarafça 6100 sayılı HMK’nun 200. maddesindeki ispat kuralları uyarınca ispat edilmesi gerektiği, taraflar arasında alım satıma ilişkin yazılı bir sözleşme bulunmadığı, aslolan peşin satış olup, peşin satışta malın ve bedelinin aynı anda verildiğinin kabulü gerektiği, çekin ödeme vasıtası olması sebebiyle, avans olarak verildiğinin ve mal teslimi yapılmadığının davacı tarafından HMK’nun 200. Maddesindeki ispat kuralları uyarınca ispatı açısından herhangi bir yazılı delil sunulmadığı, buna göre davacının malları teslim aldığının kabulü gerektiği, tarafların ticari defterlerini sunmadığı ve davacının 6100 sayılı HMK uyarınca diğer bir kesin delil olan ticari defterler ile de ispatlayamadığı, ispat yükü kendisinde olan davacının iddiasını ispatlayamadığı, davalının savunmasının çekin talili niteliğinde de olmadığı, bu nedenle, ilk derece mahkemesince davanın reddine dair verilen kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmıştır.

Yukarıda belirtilen sebeplerle davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :

1-6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,

2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00.TL maktu istinaf karar harcından peşin alınan 179,90.TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 552,10.TL maktu istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,

3-6100 sayılı HMK’nın 326/1 maddesi gereğince istinaf eden davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerine BIRAKILMASINA,

4-6100 sayılı HMK’nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

5-6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,

6-Kararın DAİREMİZCE taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 Sayılı HMK’nun 353/1-b-1-2 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, dava değeri göz önüne alınarak Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere ve oybirliğiyle karar verildi.01/06/2026

Başkan

¸e-imzalıdır

Üye

¸e-imzalıdır

Üye

¸e-imzalıdır

Katip

¸e-imzalıdır

  • İlk yayınlanma tarihi: 30 Temmuz 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!