Adana BAM, 9. HD., E. 2020/1293 K. 2020/1081 T. 30.11.2020

İlgili madde: TMK Madde 2

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I

DAVANIN KONUSU : Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))

İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 15/09/2020 tarih ve 2020/216 Esas, 2020/233 Karar sayılı kararına karşı istinaf başvurusu üzerine dosya Dairemize gönderilmiş olmakla, dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.

Üye hakimin görüşü değerlendirildi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Talep eden vekili, müvekkili şirketin 2001 yılında kurulmuş olup meyve-sebze suyu konsantresi, domates ve biber salçası, kuru toz pul biber, közlenmiş biber, biber sosu, ketçap, nar ekşisi, üzüm pekmezi, üzüm suyu konsantresi, lavaş ekmeği, zeytinyağı başta olmak üzere gıda ürünleri üretimi ihracatı ve pazarlanması konularında faaliyet gösterdiğini, Antakya/Hatay Organize Sanayi Bölgesi 105 ada 5 parselde kayıtlı 20.841m2 arazi üzerine kurulu 7.000 m2 kapalı alana sahip aktif üretim yapan bir fabrika olduğunu, “X1” markası ile gıda maddeleri üretiminde Türkiye’nin konusunda sayılı kuruluşları arasında bulunduğunu, şirketin tescil edilen sermayesinin 6.000.000,00.TL olup bu sermayenin tamamının ortaklarca ödendiğini, şirketin ürün ihraç ettiği Ortadoğu’daki savaş ortamından aşırı ve olumsuz etkilendiğini, mahkemenin 2018/169 Esas sayılı dosyası ile konkordato talebinde bulunulduğunu ancak konkordato mühleti içerisinde alacaklılar toplantısının yapılamadığını ve dava şartı noksanlığı nedeniyle taleplerinin reddine karar verildiğini, red kararının kesinleşmesi üzerine maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmeyen bu karar sonrasında yeni mali tablolar ve yeni bir proje ile başvurma zorunluluğu doğduğunu ileri sürerek 7101 sayılı Kanunla değişik İİK.’nın 286 maddesi gereği istenilen belgelerin dosyada mevcut olduğunu ve müvekkil şirkete geçici konkordato mühleti verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece verilen dosya üzerinden tensiben verilen 15/09/2020 tarihli karar ile; davacı tarafça 07/05/2018 tarihinde mahkemede açılan 2018/169 Esas sayılı Konkodato talepli dosyasında 3 aylık geçici süre daha sonra 2 ay ek süre ve bu süreyi takiben l yıllık kesin süre verildiği ve l yıllık kesin sürenin sonunda 01.07.2020 tarihli celsesinde verilen kesin sürelere rağmen davacı vekilinin iflas avansı ve gider avansını yatırmaması nedeniyle 6100 SY HMK 114/9 ,115/2 ve 120/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verildiği, davacı tarafın bu kararı istinaf etmeyerek red kararı ile yakın tarihlerde istinaf süreci içinde ön proje ve bağımsız denetim raporunu almak yoluna gittiği, red kararı verilen dosyada; Kanunda öngörülen tüm geçici ve kesin sürelerin dolmuş olduğu davacı vekilinin bu yeni talebinin Medeni Kanunun 2. maddesinde belirtilen iyi niyet kuralları ile bağdaşmadığı ve hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu, bu durumun hukuken ve kanunlar çerçevesinde korunamayacağı, bu yeni talepte sunulan bağımsız denetim raporunun da denetime imkanı verecek açıklıkta olmadığı gibi yasanın aradığı muhtemel alacaklıların gerçek zararlarını makul ölçülerde karşılayacak güvenceyi vermediği, ön proje ile birlikte değerlendirildiğinde yasal düzenlemelerdeki yasal şartları kapsamadığı, Mahkemenin 2018/169 Esas 2020/142 Karar sayılı dosyasındaki süreç birlikte değerlendirildiğinde; Yasa koyucunun düzenlemelerdeki amacına ve ruhuna aykırı olarak ve hakkın kötüye kullanılması şeklindeki bu konkordato talebi ile tekrar aynı süreleri talep etmesinin usule ve hukuka aykırı olduğu gibi alacaklıların hak ve menfaatlerini zarara uğratacağı gerekçesiyle davacı X1 Gıda Tarım Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketinin Konkordato talebinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

Davacı vekili sunmuş olduğu istinaf dilekçesi ile; mahkemece gerekçeli kararda atıf yapılan dosyanın başka bir yargılamaya ilişkin olup verilen kararın kesin hüküm niteliği taşımadığını, önceki kararda alacaklılar toplantısı yapılmamasının, komiserin emredici kanun hükümlerine aykırı davranmasından ve mahkemece gerekli denetim yapılmamasından kaynaklandığını, davacı tarafın yeni bir proje hazırlayarak müracaatta bulunduğunu, İİK.’nın 287. maddesinde emredici düzenlemesi gereği tüm belgelerin tamam olması halinde geçici mühletin verilmesinin zorunlu olduğunu, dosya ekinde sunulan güvence raporunun yetkili denetim kuruluşu tarafından imzalandığını, burada yer alan görüşlerin aksi kanıtlanıncaya kadar doğru ve kesin kabul edilmesinin zorunlu olduğunu istinaf sebepleri olarak belirtmiştir.

Dava “Adi Konkordatodan Kaynaklanan Konkordato” talebine ilişkindir.
02/06/2018 tarih 30439 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Konkordato Gider Avansı Tarifesine göre tarifede belirtile gider avansını talep eden tarafından konkordato talebinde bulunurken mahkeme veznesine yatırmak zorundadır. Konkordato gider avansı, her türlü tebligat ve posta ücretleri, bilirkişi ve konkordato komiseri ücretleri, ilan ücreti, iflas gideri ile dosyanın Bölge Adliye Mahkemesi ve Yargıtay’ a gidiş dönüş ücretlerini kapsar.
2004 sayılı İİK.’nın 285/4 fıkrası; ”

Konkordato talebinde bulunan, Adalet Bakanlığı tarafından yürürlüğe konulan tarifede belirtilen konkordato gider avansını yatırmaya mecburdur. Bu durumda 12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114 üncü ve 115 inci maddeleri kıyasen uygulanır
” hükmünü düzenlemektedir.

İlk Derece Mahkemesince karara esas alınan İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 01/07/2020 tarih ve 2018/169 Esas, 2020/142 Karar sayılı dosyası incelendiğinde, konkordato talep etmiş olan davacı vekiline 01/07/2020 tarihli ara kararla gider avansını ikmal etmesi için 2 haftalık kesin süre verildiği, kesin süre içerisinde gider avansının yatırılmadığı takdirde davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verileceğinin ihtar edildiği, ara karar evrakı davacı/konkordato talep eden vekiline tebliğ edildiği halde davacı vekilinin iflas avansı ve gider avansını yatırmaması nedeniyle 6100 Sayılı HMK.’nın 114/g, 115/2 ve 120/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verildiği, davacı tarafın bu kararı istinaf etmeyerek usulden red kararının kesinleştiği anlaşılmıştır.

İlk Derece Mahkemesince de kabul edildiği üzere, İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 01/07/2020 tarih ve 2018/169 Esas, 2020/142 Karar sayılı dosyasında konkordato talebi esas yönden değil, süresi içerisinde gider avansının yatırılmaması nedeniyle 2004 sayılı İİK’nın 285/4 delaletiyle 114/g, 115/1-2 maddeleri gereğince usulden reddedilmiştir.

Bu nedenle talep eden gider avansını yatırmak suretiyle yeniden konkordato talep etme hakkına sahiptir.

Somut olayda, talep eden vekili konkordato talebiyle 11/09/2020 tarihinde aynı mahkemeye dava açmış, ancak maktu harçlar dışında sadece 155,00.TL gider avansı yatırmıştır.

Mahkemece yapılacak iş, öncelikle 2004 sayılı İİK’nın 285/4 delaletiyle 114/g, 115/1-2 maddeleri gereğince gider avansının yatırılması için kesin süre vermek, kesin süre içerisinde gider avansının yatırılması halinde, 2004 sayılı İİK’nın286 ncı maddede belirtilen belgelerin eksiksiz olarak mevcut olduğunu tespit ettiğinde derhâl geçici mühlet kararı vermek, belgelerin eksik olması ya da, sunulan belgenin gerçeğe uygun olmadığı kanaatinde ise, bu belgenin yenisinin sunulmasını sağlamak için talep eden tarafa kesin süre vermek, ve sonucuna göre karar vermek, belgelerin eksiksiz olması halinde geçici mühlet kararı ile birlikte, 297 nci maddenin ikinci fıkrasındaki hâller de dahil olmak üzere, borçlunun malvarlığının muhafazası için gerekli gördüğü bütün tedbirleri almaktır.

Mahkemece bu husular yerine getirilmeden, dosya üzerinden yapılan inceleme ile, talep eden tarafın kötüniyetli olarak dava açtığı şeklinde değerlendirme yapılması, ayrıca talep eden vekilince dosyaya sunulan bağımsız denetim raporunun denetime imkan verecek açıklıkta olup olmadığı, yasanın aradığı muhtemel alacaklıların gerçek zararlarını makul ölçülerde karşılayacak güvenceyi verip vermediği, ön proje ile birlikte değerlendirildiğinde yasal düzenlemelerdeki yasal şartları kapsayıp kapsamadığı hususunun uzmanlık gerektiren bir konu olup, mahkemece atanacak komiser ve gerekli görülür ise mali müşavir bilirkişi tarafından değerlendirilecek bir konu olduğu anlaşıldığından yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Bu nedenle; 6100 sayılı HMK.’nın 353/1-b-2 maddesi gereğince davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun kabulüne, İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 15/09/2020 tarih ve 2020/216 Esas, 2020/233 Karar sayılı kararınınkaldırılmasına, İlk derece mahkemesince davacıya gider avansını yatırması için kesin süre verildikten sonra yukarıda belirtilen taraf delilleri toplanıp değerlendirildikten sonra esas hakkında karar verilmek üzere dosyanın 6100 sayılı HMK.’nun 353/1-a-6 maddesi gereğince İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesi’negönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :
1

6100 sayılı HMK.’nın 353/1-b-2 maddesi gereğince davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun
KABULÜNE,

2- İskenderun Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 15/09/2020 tarih ve 2020/216 Esas, 2020/233 Karar sayılı kararının
KALDIRILMASINA,

3-İlk derece mahkemesince davacıya gider avansını yatırması için kesin süre verilmesi ve uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplandıktan ve değerlendirildikten sonra esas hakkında karar verilmek üzere dosyanın 6100 sayılı HMK.nun 353/1-a-6 maddesi gereğince
İskenderun Asliye Ticaret
Mahkemesi
‘ ne GÖNDERİLMESİNE,

4-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin alınan 54,40.TL istinaf karar harcının istinaf eden davacıya İADESİNE,
5

6100 Sayılı HMK’nun 326/1 maddesi gereğince dava hasımsız olarak açıldığından istinaf eden davacı tarafından yapılan yargılama giderinin talep eden davacı üzerinde
BIRAKILMASINA,
6

6100 Sayılı HMK’nun 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesine
İADESİNE
,
7

6100 sayılı HMK’nın 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/3 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraf vekillerine TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 Sayılı HMK’nun 353/1-a maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle ve kesin olmak üzerekarar verildi.30/11/2020

  • İlk yayınlanma tarihi: 14 Haziran 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!