Adana BAM, 6. HD., E. 2025/729 K. 2025/940 T. 11.7.2025

İlgili TBK madde: TBK Madde 473

T.C. ADANA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/729 – 2025/940
T.C.

ADANA

6. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2025/729

KARAR NO : 2025/940

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN :

ÜYE :

ÜYE :

KATİP :

MAHKEMESİ : MERSİN 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 20/02/2025

NUMARASI : … Esas (Derdest)

DAVACI : … İnşaat Sanayi Limited Şirketi

VEKİLİ : Av.

DAVALI : … İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.

VEKİLİ : Av.

DAVANIN KONUSU : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 18/02/2025

İSTİNAF TALEP TARİHİ : 17/03/2025

İSTİNAF KARAR TARİHİ : 11/07/2025

KARARIN YAZIM TARİHİ : 11/07/2025

Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 20/02/2025 tarih ve … Esas sayılı ara kararı nedeniyle davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine yapılan incelemede:

DAVACI VEKİLİ DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: Müvekkili şirket … İnş. San. Ltd. Şti. ile davalı … İnş. San. ve Tic. A.Ş. arasında 06.10.2022 tarihinde akdedilen …’nin (“…”) inşasına ilişkin olarak … numaralı Alt Yüklenicilik Ön Sözleşmesi (“Sözleşme”) kapsamında, alt yüklenici olan davalının, … inşaatında belirli inşaat işlerini üstlendiğini, ancak, davalının sözleşme hükümlerine aykırı olarak ciddi gecikmelere ve kalite ihlallerine sebep olduğunu, sözleşmeye aykırı davranışları nedeniyle davalının, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (“TBK”) md. 117 gereği temerrüde düştüğünü, müvekkili şirketin TBK md. 125/III ve TBK md. 473 uyarınca sözleşmeden döndüğünü belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkili şirketçe avans ödemesi ya da başka adlarda fazla ödenen tüm tutarların sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca müvekkili şirkete iadesi ve ödenmeyen fatura alacaklarının tahsili talepli olarak işbu davayı açtıklarını belirterek,

Sözleşmeden dönme nedeniyle, fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmak ve kalan miktar belirlendiğinde bedel arttırım talebinde bulunmak kaydıyla, şimdilik 1.000,00 USD alacağın (belirsiz alacak) temerrüt tarihinden, mümkün değilse dönme tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi uygulanarak davalıdan tahsilini,
İhtiyati haciz mahiyetinde ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüyle, mümkünse teminatsız, mümkün değilse teminat yatırmak suretiyle, dava sonuna kadar davalının banka hesapları dahil taşınır, taşınmaz mallarıyla, üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarına ihtiyaten haciz konulması adına ihtiyati haciz mahiyetinde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN 20/02/2025 TARİHLİ TENSİP ARA KARARI İLE:
“Davacı vekilinin ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesine ilişkin talebi yönünden; Eldeki talebin konusu belirsiz alacağa yöneliktir. HMK’nun 389. Maddesi uyarınca mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkansız hale gelebileceği veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir alacağın doğacağından endişe edilmesi halinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir verilebileceği yasal düzenlemesi mevcut olup ihtiyati tedbir talep edilen davalının malvarlığı dava konusu olmadığından, dava konusu olmayan malvarlığı üzerine ihtiyati tedbir konulamayacağından, davacı vekilinin koşulları oluşmayan ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.

Davacı vekilinin ihtiyati haciz talebi yönünden ise; Davacı vekili ödeme belgelerine dayalı olarak ihtiyati haciz talebinde bulunulmuş ise de; davacı … İnşaat Sanayi Limited Şirketi ile davalı … İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirket arasında
06.10.2022 tarihinde akdedilen …’nin inşasına ilişkin olarak … numaralı Alt Yüklenicilik Ön Sözleşmesi yapıldığı ve sözleşmeden davacı tarafından dönüldüğü belirtilerek, davacı
Şirket tarafından avans ödemesi ya da başka adlarda fazla ödenen tutarların sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca iadesi ve ödenmeyen fatura alacaklarının tahsili talepli belirsiz alacak davası açılarak ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesi talep edilmiştir. İcra ve İflas Kanunu’nun 257 vd maddeleri gereği ihtiyati haciz için muaccel alacaklar için alacağın vadesinin gelmiş olması ve alacağın rehinle temin edilmemiş olması, müeccel (vadesi gelmemiş) alacaklar yönünden ise, borçlunun belli bir adresinin bulunmaması veya borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla hileli işlemlerde bulunması koşullarının varlığı halinde ihtiyati haciz kararı verilebileceğinden, somut olayda mevcut dosya kapsamına göre, davalı alt yüklenicinin gerçekleştirdiği ve teslim ettiği imalatlarla ilgili hak ettiği iş bedelinin yargılamayı gerektirmekte olduğundan, bu kapsamda davacının alacağının varlığının ve miktarının yargılamayı gerektirmesi ve yaklaşık ispat ölçüsünde delil sunulmamış olması, dosyaya sunulan deliller ile yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmemiş olması karşısında İİK’nın 257 vd. Maddeleri gereği ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığından davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin koşulları oluşmadığından reddine karar vermek gerekmiş” gerekçesiyle,
İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin ayrı ayrı REDDİNE karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davacı vekili 17/03/2025 tarihli istinaf dilekçesinde: İhtiyati haciz mahiyetindeki ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için malvarlığının dava konusu olmasına gerek bulunmadığını, alacakların muaccel olduğunu ve rehinle temin edilmediğini, dosyaya sunulan deliller ile bunlara dair yaklaşık ispat koşulunun da gerçekleştiğini belirterek, Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 20.02.2025 tarihli ara kararı ile verilmiş ihtiyati haciz mahiyetindeki ihtiyati tedbir taleplerinin reddine şeklindeki kararın kaldırılmasına ve taleplerinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; İcra ve İflas Kanunu’nun 257 ve devamı maddeleri gereği ihtiyati haciz için muaccel alacaklar için alacağın vadesinin gelmiş olması ve alacağın rehinle temin edilmemiş olması, müeccel (vadesi gelmemiş) alacaklar yönünden ise, borçlunun belli bir adresinin bulunmaması veya borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla hileli işlemlerde bulunması koşullarının varlığı halinde ihtiyati haciz kararı verilebileceğini, somut olayda mevcut dosya kapsamına göre, müvekkilinin gerçekleştirdiği ve teslim ettiği imalatlarla ilgili hak ettiği iş bedelinin yargılamayı gerektirdiğini, davacının alacağının mevcut olup olmadığı ve mevcutsa miktarının ne olduğunun yargılamayı gerektirdiğini, İİK’nın 257 ve devamı maddeleri gereği ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığını, mahkeme kararının yerinde olduğunu belirterek, davacı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER : İstinaf incelemesine esas:

Yerel mahkemenin dosyası içerisinde bulunan belge ve kayıtlar.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan belirsiz alacak davasıdır.

Somut olayda davacı vekili, taraflar arasında imzalanan eser sözleşmesi kapsamında yapmış olduğu işle ilgili olarak, davalının sözleşme hükümlerine aykırı olarak ciddi gecikmelere ve kalite ihlallerine sebep olduğunu, sözleşmeye aykırı davranışları nedeniyle sözleşmenin feshedildiği belirtilerek, müvekkili şirketçe avans ödemesi ya da başka adlarda fazla ödenen tüm tutarların sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca davacı şirkete iadesi ve ödenmeyen fatura alacaklarının tahsili talepli olarak işbu davanın açıldığını beyan etmiştir.

Dava dilekçesi ve dosya içerisinde bulunun belge ve kayıtların incelenmesi sonucu; dava konusunun para alacağı olup, alacağın varlığı ve miktarının tespitinin yargılamayı gerektirdiği görülmüştür.

İhtiyati haciz talep eden davacının ileri sürdüğü alacağın rehinle temin edilmediği sabit olduğu gibi, alacağın varlığı yargılamayı gerektirdiğinden muaccel olmadığı da ihtilâfsızdır. Vadesi gelmemiş alacaklarla ilgili ihtiyati haciz koşulları arasında sayılan (İİK 257/2) hususlardan hiçbirisinin varlığı konusunda da kesin delil aranmamakla birlikte haklı ve makul görülebilecek bir delil de sunulmamıştır.

Dosya arasında bulunan mevcut delil durumuna göre İİK 258. maddesi kapsamında yaklaşık ispat koşulu da bu aşamada oluşmamıştır.

HMK’nın 389/1. maddesinde; “Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir” hükmü düzenlenmiştir.

Dava, bir miktar para alacağına ilişkin olup, somut olaydaki gibi para alacağı yönünden HMK’nın 389/1. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilmesine yasal olanak bulunmamaktadır.

İlk derece mahkemesinin kararı usul ve yasaya uygundur.

Sonuç olarak: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-6100 Sayılı HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin istinaf başvurusunun Esastan Reddine,

2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA,

3-İstinaf talep eden davacıdan peşin alınan 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının HAZİNEYE GELİR KAYDEDİLMESİNE,

4-İstinaf masraflarının, başvuran davacı üzerinde BIRAKILMASINA,

5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

6-Kararın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 359/4. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından TARAFLARA TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1-f bendi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.11/07/2025
Başkan e-imzalıdır
Üye e-imzalıdır
Üye e-imzalıdır
Katip e-imzalıdır
” Bu Belge 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanununa Göre Elektronik Olarak İmzalanmıştır.”

  • İlk yayınlanma tarihi: 01 Ağustos 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!