T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
DAVACI : F1 Tic.Ltd.Şti
VEKİLİ: Av.
K1
DAVALI : F2.Ltd.Şti
VEKİLİ: Av.
K2
DAVANIN KONUSU
: İtirazın İptali (Eser/Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Müddeabih
: 30.000,00 TL
Mersin
2.
Asliye
Ticaret
Mahkemesi
‘nin 21.11.2018 tarih ve 2017/528 E.-2018/834 K. sayılı kararı ile kurulan hüküm nedeniyle davalı vekilinin istinaf başvurusu ile ilgili yapılan incelemede;
Davacı vekili 15.09.2017 tarihli dava dilekçesinde,Davacı şirketin, davalı şirkete bordür taşı imalatı ve uygulaması yaptığını, faturasını keserek karşı tarafa gönderdiğini, faturaların tarafların defterlerine işlendiğini, davalı şirketin kısmi ödeme yapmasına rağmen bakiye 30.000,00 TL ödenmediğinden Mersin 1. İcra Müdürlüğü’nün 2017/8760 E. sayılı takip dosyası ile davalı aleyhine icra takibi yapıldığını, ancak davalı gerekçe belirtmeden borca itiraz ettiğinden Mersin 1. İcra Müdürlüğü’nün 2017/8760 E. sayılı takibe vaki itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın % 20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiş, fatura suretleri, muavin defter kayıtları, davalıya ait muhasebe defter kayıtları, keşfi delil olarak bildirildiği, ayrıca
K3 ve K4
‘ı tanık olarak bildirdiği,
Dava dilekçesi ve tensip tutanağının 06.10.2017 tarihinde davalıya tebliğ edildiği,
Davalı vekili 30.10.2017 tarihli süresinde verilmeyen cevap lahiyasında, Davacı şirket tarafından yapılan icra takibinin hiç bir hukuki dayanağı bulunmadığından takibe, borca, ferilerine, faiz oranına, vekalet ücretine itiraz edildiğini ve zamanaşımı definde bulunulduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişki ve şirket kayıtlarına göre davacının herhangi bir hak ve alacağının bulunmadığını, malın kime teslim edildiğine dair herhangi bir kayıt ve kaşe bulunmadığını, sevk irsaliyesinde bir imza bulunduğunu, bunda da malı, faturayı ve sevk irsaliyesini alan kişi adının yer almadığını, sevk irsaliyesinde sadece imza bulunduğundan bu imzanın kime ait olduğuna dair ispat yükünün davacı üzerinde olduğunu, ayrıca mal teslimi sırasında şirket isminin zikredilmediğini, söz konusu faturalar ile sevk irsaliyelerinin şirket kaşesi veya şirket adı yazılarak teslim alınmadığını, taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığından davacı tarafından yapılan veya teslim edilen bir mal veya hizmet var ise sözleşmesiz iş görme hükümleri kapsamında kaldığını, davacı tarafından fahiş m2 ve fiyat hesabı çıkarıldığını, bu hususu kabul etmediklerini, işin bittiğine dair bir kabulünde olmadığını, yine davacı tarafın bir alacağı var ise davalıyı temerrüde düşürmesi gerekirken temerrüde düşürmediğini, davalı şirket tarafından davacı şirkete fark faturası düzenleyip defalarca göndermesine rağmen davacının bu faturayı sebep göstermeden almadığını, karşı tarafın bildirdiği tanıkların dinlenmelerine muvafakatlarının olmadığını, miktar itibariyle tanıkla ispatın mümkün olmadığını ve bu aşamadan sonra yeni delil sunulmasına mavafakatlarının bulunmadığını, haksız davanın reddini savunmuş, 11.04.2018 tarihli delil dilekçesi ile, muavin defter kayıtları, kendisine ait muhasebe defter kayıtları, keşif ve yemin deliline dayanmış,
K5
,
K6
,
K7 ve K8
‘ü tanık olarak bildirdiği,
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
; Mersin 1.İcra Müdürlüğü’nün 2017/8760 Esas sayılı takibe yapılan itirazın iptali ile takibin 30.000,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin faiz talebinin reddine, asıl alacağın % 20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, harca, vekalet ücretine ve yargılama giderine karar verildiği,
DAVALI VEKİLİ İSTİNAF NEDENLERİ
; Davacı tarafça müvekkili şirkete teslim edilen herhangi bir mal yahut yapılan her hangi bir iş söz konusu olmadığından sözde alacaklarının bulunmadığını, kabul etmemekle birlikte, yapılan bir iş yahut teslim edilen bir mal söz konusu olsa dahi, taraflar arasında akdedilmiş bir sözleşme mevcut olmadığından sözleşmesiz iş görme hükümlerinin uygulanması gerektiğini, bu durumda taraflar arasında herhangi bir sözleşme bulunmaması nedeniyle alacağın likit olmadığını, ayrıca taraflar arasındaki ticari ilişkinin tespit edilebilmesi, teslim edilen bir iş olup olmadığı, oldu ise bedelinin ne olabileceği hususlarında değerlendirme yapılabilmesi ve götürü usullere göre hesaplama yapılabilmesi için yargılama sırasında KEŞİF talepleri olmasına rağmen bu taleplerinin reddedilmesi dolayısıyla dava konusu sözde alacağın varlığının netlik kazanamadığını, müvekkili aleyhine başlatılan haksız takibe konu evraklar incelendiğinde; takibe konu fatura üzerinde sadece bir imza mevcut olup sözde malı ve faturayı, sevk irsaliyesini alanın adının yer almadığının görüleceğini, malın kime teslim edildiğine dair herhangi bir isim ya da kaşe mevcut olmadığını, söz konusu faturalar altındaki imzanın ise kime ait olduğunun bellli olmadığını, sözde mal teslimi sırasında müvekkili şirket isminin dahi zikredilmediğini, dolayısıyla müvekkili şirket faturadaki sözde mallar ve bedel ile ilişkilendirilmeyeceğini, müvekkili şirketin faturalardan sorumlu tutulabilmesi için müvekkili şirket adına yetkili kişilerce şirket kaşesi ve imzası ile işlem yapılması gerektiğini, dosyada mevcut bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davacı şirkete ait ticari defterlerin kapanış tasdikleri yapılmamış olup kati delil olma niteliğine haiz olmadığını, MÜVEKKİLİ ŞİRKETE AİT TİCARİ DEFTERLERİN KAPANIŞ TASDİKLERİ İSE USULÜNE UYGUN VE SÜRESİNDE YAPILMIŞ OLDUĞUNDAN HÜKME ESAS ALMAYA ELVERİŞLİ OLDUĞUNU, istinaf incelemesi neticesinde müvekkili şirketin borçlu olduğu kanaatinde ise dahi, ticari defter kayıtlarına göre bakiye 5.584,75 TL üzerinden karar verilmesi gerektiğini, Mersin 2.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 21.11.2018 tarih ve 2017/528 E.-2018/834 K. sayılı kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İSTİNAF DİLEKÇESİNE DAVACI VEKİLİ CEVABI
; Davalı tarafın istinaf talebi yasal süresinde yapılmadığını, kararın 21/11/2018 tarihinde vekiller yüzüne karşı verildiğinden 2 haftalık istinaf süresinin geçtiğini, davalı taraf kötüniyetli olarak süresinde olmayan şekilde istinaf yoluna gittiğini, davanın kabulü kararı yerinde olduğundan istinaf isteğinin reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLER
: Tüm dosya.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
F1 Tic.Ltd.Şti tarafından düzenlenen 31.03.2017 tarih ve 194479 nolu faturaya göre, müşterinin F2.Ltd.Şti olduğu ve 17,50 TL üzerinden 1.903,99 m2 8 cm kilit parke taşı temini ve uygulaması için 33.319,83 TL, 13,00 TL üzerinden 297,20 m2 20* 70 bordür taşı temini ve uygulaması için 3.863,60 TL, 13,00 TL üzerinden 191,70 m2 yağmur oluğu temini ve uygulaması için 2.505,10 TL, 15,00 TL üzerinden 69,10 m2 20*70 bordür taşı temini ve uygulaması için 1.036,50 TL, 9,50 TL üzerinden 10 m2 8 cm kilit parke taşı naturel için 95,00 TL, 4,00 TL üzerinden 25 adet 20*70 bordür taşı naturel için 100,00 TL olmak üzere toplam 40.920,03 TL, KDV dahil 48.285,63 TL olduğu,
F1 Tic.Ltd.Şti tarafından düzenlenen 31.03.2017 tarih ve 194480 nolu faturaya göre, müşterinin F2.Ltd.Şti olduğu ve 21,00 TL üzerinden 2.222,88 m2 baklava dilimi model parke taşı temini ve uygulaması için 46.680,48 TL, 13,00 TL üzerinden 621 m2 bordür taşı temini ve uygulaması için 8.073,00 TL, 13,00 TL üzerinden 158 m2 yağmur oluğu temini ve uygulaması için 2.054,00 TL, 15,00 TL üzerinden 38,51 m2 bordür taşı temini ve uygulaması için 577,65 TL olmak üzere toplam 57.385,13 TL, KDV dahil 67.714,45 TL olduğu,
F2.Ltd.Şti tarafından F1 Tic.Ltd.Şti’ne banka aracılığı ile fatura bedeline istinaden 01.02.2017 tarihinde 15.000,00 TL, 13.03.2017 tarihinde 13.000,00 TL, 14.04.2017 tarihinde 14.000,00 TL, 12.06.2017 tarihinde 4.000,00 TL gönderildiği ve 40.000,00 TL tutarlı çek verildiği, toplam ödemenin 86.000,00 TL olduğu,
Mersin 1. İcra Müdürlüğü’nün 2017/8760 E. sayılı takip dosyası incelendiğinde, alacaklının F1 Tic.Ltd.Şti, borçlunun F2.Ltd.Şti olduğu ve 01.01.2017 tanzim, 14.04.2017 vade tarihli faturalardan kaynaklanan 30.000,00 TL cari hesap bakiyesi, 436,44 TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 30.436,44 TL üzerinden 30.06.2017 tarihinde ilamsız takip yolu ile takip yapıldığı,ödeme emrinin 04.07.2017 tarihinde tebliğ edildiği, 10.10.2017 tarihinde 15.497,68 TL ödeme yapıldığı ve 11.07.2017 tarihinde borca itiraz edildiği (alacaklının hak ve alacağı bulunmadığından takibe, asıl borca, tüm ferilerine, faiz oranına, işlemiş ve işleyecek faize, vekalet ücretine itiraz, zamanaşımı defi) ve takibin durduğu,
Mali Müşavir Bilirkişi 20.06.2018 tarihli Raporunda, davacıya ait 2017 yılı defterlerinin açılış tasdikinin süresinde ve usulüne uygun yapıldığını, ancak defter kapanış tasdikinin yapılmadığını, davalıya ait 2017 yılı defterlerinin açılış ve kapanış tasdikinin süresinde ve usulüne uygun yapıldığını, davalıya ait defterler usulüne uygun olarak tutulduğundan davalı lehine delil olma niteliğine haiz olduğunu, 116.000,08 TL tutarlı iki faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olduğu, keza 86.000,00 TL ödemenin de bu defterlerde görüldüğü ve iki adet 24.415,33 TL tutarlı iade fatura düzenlendiği, bu iade fatura bedelleri düşüldüğünde davalı defter kayıtlarına göre davacı bakiye alacağının 5.584,75 TL olduğunu, davacının davalıya toplamı 116.000,08 TL tutarında iki adet fatura düzenlendiği, 86.000,00 TL tahsilat yapıldığı, kalan alacağın 30.000,08 TL olduğu, davacının davalıda icra takip tarihi itibari ile 30.000,00 TL alacaklı olduğunun takdiri halinde; davacı tarafça takipte asıl alacağa 436,44 TL tutarında işlemiş yasal faiz talep etmiş ise de; alacağın dayanağının açık hesap ilişkisinden kaynaklanan bakiye alacak olması, ödeme vadesinin yazılı bir belge ile belirlenmemiş olması ve davalının takip tarihinden önce temerrüde düşürüldüğüne dair herhangi bir yazılı belgenin dava dosyası içinde bulunmamasından ötürü, takip tarihinden önceki döneme ait faiz talep edilemeyeceğini,
Ön inceleme duruşmasının 28.03.2018 tarihinde yapıldığı, görülmüştür.
Dava, hukuki niteliği itibariyle eser/satım sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedeli nedeniyle itirazın iptali isteğidir.
Somut olayda;
Davalı adına kilit parke taşı temini ve uygulaması, yağmur oluğu temini ve uygulaması, bordür taşı temini ve uygulaması için KDV dahil 48.285,63 TL ve 67.714,45 TL tutarlı toplam:116.000,08 TL iki fatura düzenlendiği, düzenlenen iki faturanın davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, yapılan 86.000,00 TL tutarlı ödemede davalı defterinde kayıtlı olmasına rağmen ayrıca iki adet 24.415,33 TL tutarlı iade faturasının da kayıtlı olduğu, davacının bakiye alacağını alamadığından bahisle davalı hakkında Mersin. 1. İcra Müdürlüğü’nün 2017/8760 E. sayılı takip dosyası ile davalı hakkında takip yaptığı, borçlunun itirazı üzerine 15.09.2017 tarihinde işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Davacı, mal ve hizmet sattığını, bir kısım alacağını aldığını, bakiye alacağını alamadığından bahisle bu davayı açmıştır.
Davalı, davacı tarafından fahiş m2 ve fiyat hesabı çıkarıldığını, davacı tarafın bir alacağı var ise davalıyı temerrüde düşürmesi gerekirken temerrüde düşürmediğini, davalı şirket tarafından davacı şirkete fark faturası düzenleyip defalarca göndermesine rağmen davacının bu faturayı sebep göstermeden almadığını, davanın reddini, olmadığı taktirde iade faturalar nazara alınarak 5.584,75 TL üzerinden hüküm kurulması gerektiğini savunmuş, yemin deliline de dayanmıştır.
Mahkemece,
116.000,08 TL tutarlı iki fatura ile 86.000,00 TL tutarlı ödeme davalının usulüne uygun tuttuğu defterlerinde kayıtlı olduğundan davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalı İstinaf Nedenleri;
Alacağın likit olmadığı, taraflar arasında teslim edilen bir iş olup olmadığı, oldu ise bedelinin ne olacağı hususunda KEŞİF yapılması gerektiğini, takibe konu fatura üzerinde sadece bir imza olduğunu, isim yada şirket kaşesi bulunmadığını, davacı ticari defterlerinin hükme esas alınması gerektiğini, öncelikle davanın reddi, olmadığı taktirde iade faturalar nazara alınarak bakiye 5.584,75 TL üzerinden karar verilmesi gerektiğinden kararın kaldırılmasını istemiştir.
Taraflar arasında eser/satım sözleşmesi bulunduğu, kilit parke taşı temini ve uygulaması, yağmur oluğu temini ve uygulaması, bordür taşı temini ve uygulaması yapıldığı ve 86.000,00 TL ödendiği her iki tarafın kabulündedir. Davacı yüklenici, davalı işverendir.
Davalı işveren, kilit parke taşı temini, yağmur oluğu temini, bordür taşı temini ve uygulama yapıldığını kabul etmekle birlikte miktar ve tutarını kabul etmediğinden uyuşmazlığın çözümü için mahallinde bir inşaat bilirkişisi marifetiyle keşif yapılması zorunludur. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 481. maddesine göre imalât bedelinin mevcut haliyle yapıldığı yıl olan 2017 yılı piyasa rayiçlerine göre (piyasa rayiç fiyatlarında KDV ve yüklenici kârı ekli bulunduğundan yeniden KDV ve yüklenici kârı eklenmemesi) belirlenmesi ve bu bedelden ödendiği ihtilâfsız olan 86.000,00 TL’nin mahsubu ile sonucuna göre karar verilmesinden ibarettir.
(Yargıtay 15.Hukuk Dairesinin 21.11.2017 tarih ve 2016/5651 E.-2017/4064 K.sayılı kararı, Yargıtay 15.Hukuk Dairesinin 02.11.2017 tarih ve 2016/5060 E.-2017/3793 K.sayılı kararı)
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 67. maddesi uyarınca, icra inkâr tazminatına karar verilebilmesi için borçlunun itirazının haksız olmasının yanında alacağın likid, yani borçlu tarafından da hesaplanabilir nitelikte olması gerekir.
Alacağın miktarının yapılan yargılamayla belirlenmesi, ne kadar imalat yapıldığının bilirkişi raporuyla değerlendirilmesi gerektiği dikkate alındığında, alacağın likid olduğundan söz edilemeyeceğinden icra inkâr tazminatı isteğinin reddi gerekir
.(Yargıtay 15.Hukuk Dairesinin 16.03.2015 tarih ve 2015/295 E.-1238 K.sayılı kararı)
Mahkemece yapılacak iş, mahallinde bir inşaat bilirkişisi marifetiyle keşif yapılarak 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 481. maddesine göre imalâtlar bedelinin mevcut haliyle yapıldığı yıl olan 2017 yılı piyasa rayiçlerine göre belirlenmesi(piyasa rayiç fiyatlarında KDV ve yüklenici kârı ekli bulunduğundan yeniden KDV ve yüklenici kârı eklenmemesi) ve bu bedelden ödendiği ihtilâfsız olan 86.000,00 TL’nin mahsubu ile sonucuna göre karar vermektir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-a.6 maddesi uyarınca davalı vekili istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM:
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-a.6 maddesi uyarınca davalı vekili İstinaf Başvurusunun Kabulü ile,
Mersin 2.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 21.11.2018 tarih ve 2017/528 E.-2018/834 K. sayılı kararının
KALDIRILMASINA,
Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren yerel Mahkemeye
GÖNDERİLMESİNE,
İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan
121,30 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı nın hazineye irat kaydına,
İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan
44,40 TL+467,92 TL nispi/peşin istinaf karar harcı nın istek halinde
, yerel Mahkeme tarafından DAVALIYA İADESİNE,
İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine
YER OLMADIĞINA,
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 359/3 maddesi gereğince, kararın ilk derece Mahkemesi tarafından
TARAFLARA TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-a bendi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda
KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.
14/01/2020
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe