Adana BAM, 6. HD., E. 2019/116 K. 2019/411 T. 21.5.2019

İlgili madde: TMK Madde 1011

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMES
İ
:

MERSİN
4.
ASLİYE
HUKUK
MAHKEMESİ
TARİHİ
:
25.09.2018
NUMARASI
:
2018/57 E.-269 K.

DAVACI:

K1

N1

VEKİLİ:Av.

K2

DAVALILAR:1-

K3

N2

2-
İnci
ŞAHİN-
N3

VEKİLİ:Av.

K4
A3

3-
F1
İnşaatİthalatİhracatTaahhütSanayİVeTicaretLimited
Şirketi
DAVANIN KONUSU
:

İpotek Tescili
Dava Tarihi
: 05.02.2018
Karar Tarihi
: 25.09.2018
Karar Tebliğ Tarihi(Davacı vekili)
: 25.10.2018
İstinaf İstek Tarihi(Davacı vekili)
: 08.11.2018 (süresinde)

İSTİNAF TALEP TARİHİ
: 08.11.2018
İSTİNAF KARAR TARİHİ
: 21.05.2019
KARARIN YAZIM TARİHİ
: 21.05.2019
Mersin 4.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin
25.09.2018 tarih ve 2018/57 E.-269 K. sayılı kararı ile kurulan hüküm nedeniyle davacı vekilinin istinaf başvurusu ile ilgili yapılan incelemede;

Davacı vekili 05.02.2018 tarihli dava dilekçesi ile,davacı ile davalı
F1
İnşaat İth.İhr.Taah.San. ve Tic.Ltd.Şti arasında Mersin ili,Yenişehir ilçesi, 6387 ada eski 1, yeni 3 parselde yapılan inşaatın belirlenen işlerinin yapılması için tarihsiz daire karşılığı taşeronluk işleri sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye göre davacı-yüklenicinin yapacağı işler karşılığında Mersin ili,Yenişehir ilçesi, 6387 ada eski 1, yeni 3 parselde batı blok 4.kat GKD, 5.kat GKD, doğu blok 6.kat GKB 3 adet daireyi 1.140.000,00 TL tutarlı hakedişine karşılık alacağını, sözleşme uyarınca davacı-yüklenicinin inşaatta imalata başladığını ve Mersin 2.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/58 D.İş sayılı tespit dosyası ile yapılan tespit keşfinde müvekkili-yüklenicinin 182.371,00 TL tutarlı imalat yaptığının tespit edildiğini, ancak raporda eksiklik ve bariz hata bulunduğundan itiraz edildiğini, Türk Medeni Kanunun 895.maddesi uyarınca müvekkili-yüklenicinin malzeme ve emeği nedeniyle Mersin ili,Yenişehir ilçesi, 6387 ada eski 1, yeni 3 parselde bulunan
F2
Dıamond tapu kayıtlarının tamamı üzerine tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile müştereken ve müteselsilen sorumlu olmaları şartıylafazlaya dair istek hakkı saklı kalmak üzere 182.371,00 TL tutarlı yapı ipoteği şerhinin tescilini, ayrıca davalı şirketin maddi sıkıntıları nedeniyle hak kaybına uğramamak adına yapı ipoteğine karar verilinceye kadar geçici tescil şerhi konulmasını, taşınmazlar üzerine ihtiyati tedbir konulmasınıistemiştir.

Davalılar
K3 ve K5 vekilleri cevap lahiyasında,müvekkillerinin dava edilen hakkın yöneltileceği taraf sıfatına haiz olmamaları nedeniyle davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, davacının dava dilekçesinde sunmuş olduğu davaya konu hakkı doğurduğu iddia edilen ”Daire Karşılığı Taşeronluk İşleri Sözleşmesi” incelendiğinde sözleşmenin altında ve 01 haziran 2017 tarihli ”fiyatlara % 15 fark eklenmiştir” ibaresinin altında,
F1
İnş. İth. Taah. San. ve Tic. Ltd Şti kaşesinin ve şirket yetkilisinin imzası olduğunun görüldüğünü, TBK’na göre sözleşme serbestisi ilkesince yapılmış olan sözleşmeler, sözleşmeden hak elde eden ve yükümlülük altına giren taraflarca akdedileceği, davanın yöneltildiği müvekkillerinin söz konusu sözleşmeden hiçbir hak ve menfaat sağlamadığı gibi sözleşmeden doğan hiç bir yükümlülüğün altına da girmediklerini, davacının iddia ettiği haklar bakımından menfaat sağlayan ve yükümlülük altına
F1
İnş. İth. Taah. San. ve Tic. Ltd şirketinin girdiğini, sözleşmenin tarafı ve söz konusu davanın muhatabının
F2
İnş. İth. Taah. San. Ve Tic. Ltd şirketi olduğunu, taraf sıfatı yokluğunun davada taraf olarak gözüken kişiler arasında dava konusu hakkın doğumuna engel ve yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülmesi mümkün olduğundan müvekkilleri bakımından husumet yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiğini, davacının
F1
İnş. İth. Taah. San. ve Tic. Ltd şirketi ile akdettiği sözleşme ile yüklendiği işleri tamamlamadığını, davacının dava dilekçesinde sunmuş olduğu sözleşmeye göre söz konusu eserin vücuda getirilmemiş olduğunu, taahhüt edilen işler tamamlanmadığından davacı talebinin reddi gerektiğini, davacının delil tespiti talebinde bulunduğunu, hakedişin 182.371 TL olarak belirlendiğini, davacının tüm taşınmazlar üzerinde inşaatçı alacağı ipoteği şerhi ve geçici tescil şerhi talebinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, sözleşmeye göre, Mersin ili, Yenişehir ilçesi, 6387 ada 1 parsel’de yapılan inşaatta belirlenen işlerin yapılması ve bu işlerin hakedişlerine karşılık batı blok 4.kat GKD, 5.kat GKD, doğu blok 6.kat GKB 3 adet daire kabul edildiğini, bahsi geçen işlerin tamamlanmadığını, davanın reddini savunmuştur.

Davalı F1 İnşaat İth.İhr.Taah.San. ve Tic.Ltd.Şti’ne 7201 sayılı Tebligat Kanunun 35.maddesi uyarınca tebliğ yapılmış, davaya cevap verilmemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI
; Davalılar K3 ve K5 yönünden husumet nedeniyle davanın Reddine, davalı F1 İnşaat İth.İhr.Taah.San. ve Tic.Ltd.Şti yönünden davanın Reddine karar verildiği,
DAVACI VEKİLİ İSTİNAF NEDENLERİ; Davacı ile davalı
F1
İnşaat İth.İhr.Taah.San. ve Tic.Ltd.Şti arasında Mersin ili,Yenişehir ilçesi,A4 mahallesinde tapuya kain 6387 ada 3 parselde yapılan inşaatın belirlenen işlerinin yapılması için tarihsiz daire karşılığı taşeronluk işleri sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye göre davacı-yüklenicinin yapacağı işler karşılığında Mersin ili,Yenişehir ilçesi,A4 mahallesinde tapuya kain 6387 ada 3 parselde batı blok 4.kat GKD, 5.kat GKD, doğu blok 6.kat GKB 3 adet daireyi 1.140.000,00 TL tutarlı hakedişine karşılık alacağını, sözleşme uyarınca davacı-yüklenicinin inşaatta imalata başladığını ancak müvekkilinin imalat yaptığı esnada
F1
İnşaat İth.İhr.Taah.San. ve Tic.Ltd.Şti sahibi öldüğünden işlerin durduğunu,
F2
Dıamond’da bulunan
F1
İnşaat İth.İhr.Taah.San. ve Tic.Ltd.Şti’ne ait daireler üzerine 150’den fazla haciz konulduğunu, yine
F4
Bankasının 10.000.000,00 TL tutarlı ipoteğinin bulunduğunu, davalılar
K3 ve K5
‘e ait tapular üzerinde
F3
Bankasının 6.200.000,00 TL ve 2.000.000,00 TL tutarlı ipoteğinin bulunduğunu, bu nedenlerle müvekkili alacağının hiç bir güvencesi bulunmadığından Mersin 2.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/58 D.İş sayılı tespit dosyası ile yapılan tespit keşfinde müvekkili-yüklenicinin 182.371,00 TL tutarlı imalat yaptığının tespit edildiğini,raporun davalılara tebliğ edildiğini ve rapora itiraz eden olmadığını, inşaatçı ipoteği davasında amaç malzeme ve emek harcayan yüklenicinin haklarını korumak olduğunu, tapular arsa sahibi adına olduğundan arsa sahiplerinin zorunlu olarak davalı gösterildiğini, bir diğer neden ise malzeme ve emek katılarak inşaatta meydana gelen değer artışından davalı-arsa sahiplerinin de fayda elde etmesi olduğunu, bu davanın konusu inşa edilmekte olan bir binada hem malzeme, hem emek verenin taşınmaz malinie karşı ileri sürebileceği yasal ipotek hakkı olduğundan arsa sahipleri olan
K3 ve K5
‘in davalı sıfatlarının bulunduğunu,Mersin 2.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/58 D.İş sayılı tespit dosyası ile yapılan tespit keşfinde müvekkili-yüklenicinin 182.371,00 TL tutarlı imalat yaptığının tespit edildiği ve bu alacağa tebliğe rağmen davalıların bir itirazının olmadığı nazara alındığında taraflar arasında mutabakatın sağlandığının kabulü gerektiğini,Mersin 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 25.09.2018 tarih ve 2018/57 E.-269 K. sayılı kararın kaldırılmasına ve karar kesinleşinceye kadar icranın geri bırakılmasına, inşaatçı ipoteğinin tesciline, geçici tescil şerhi konulmasına karar verilmesini istemiştir.

DELİLLER
: Tüm dosya.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:

Yüklenici
F1
İnşaat İth.İhr.Taah.San. ve Tic.Ltd.Şti ile alt yüklenici(taşeron) K1 arasında düzenlenen tarihsiz daire karşılığı taşeronluk işleri sözleşmesine göre,Mersin ili,Yenişehir ilçesi,A4 mahallesinde tapuya kain 6387 ada 1 parselde
F1
İnşaat İth.İhr.Taah.San. ve Tic.Ltd.Şti’ne ait
F2
Dıamond inşaatların belirtilen işlerinin belirlenen bedellerle yapımının
K1 tarafından üstlenildiği, karşılığında batı blok 4.kat GKD, 5.kat GKD, doğu blok 6.kat GKB 3 adet daireyi 1.140.000,00 TL tutarlı hakedişine karşılık alacağının kararlaştırıldığı,
Mersin 2.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/58 D.İş sayılı tespit dosyası incelendiğinde, tespit isteyenin K1, aleyhine tespit istenilenlerin F1 İnşaat İth.İhr.Taah.San. ve Tic.Ltd.Şti,K3 ve K5 olduğu, yapılan tespit sonucu alınan bilirkişi raporunda, davacı taşeronun Mersin ili,Yenişehir ilçesi,A4 mahallesinde tapuya kain 6387 ada 1 parseldeki A ve B blokta yaptığı imalatların toplamının 182.371,00 TL olduğu, raporun davacı vekiline tebliğ edildiği, aleyhine tespit istenilenlere ise tebliğ edilmediği, tespit isteyenin rapora itiraz ettiği,
Proje ve tapu kaydının (UYAP Takbis Malvarlığı Sorgulama ekranından) dosyaya konulduğu,
Dava
,hukuki niteliği itibariyle Türk Medeni Kanunun 893/3 ve 895.maddelerinden kaynaklanan yapı alacaklısı ipotek hakkının (inşaatçı ipoteği) tescili, Türk Medeni Kanunun 1011.maddesi uyarınca geçici tescil şerhi ve ihtiyati tedbir isteğidir.

Türk Medeni Kanunu
893/3. maddesi,
“Bir taşınmaz üzerinde yapılan yapı veya diğer işlerde malzeme vererek veya vermeden emek sarf ettikleri için malzeme ve emek karşılığı olarak malik veya yükleniciden alacaklı olan alt yüklenici veya zanaatkarlar”ın kanuni ipotek haklarının olduğu ve bunun tescilini isteyebilecekleri,
895. maddesinde de zanaatkarların ve yüklenicilerin kanuni ipotek haklarının çalışmayı veya malzeme vermeyi yüklendikleri andan başlayarak tapu kütüğüne tescil olunabileceği, tescilin yüklenilen işin tamamlanmasından başlayarak üç ay içinde yapılmış olması gerektiği, tescilin yapılması için alacağın malik tarafından kabul edilmiş veya mahkemece karara bağlanmış olmasının şart olduğu, malik yeterli güvence gösterirse tescil istenemeyeceği düzenlenmiştir.

Bu hükümler ile bir taşınmaz üzerinde yapılan kalıcı nitelikteki bir yapıya malzeme ve emek vererek veya sadece emek vererek katkıda bulunan, bu suretle taşınmaz malikinin malvarlığında değer artışı sağlayan yapı alacaklılarına kanuni ipotek hakkı tanınmıştır. Yapı alacağı, yalnız emek ile veya hem emek hem malzeme ile yapıya katkıda bulunma nedeniyle doğmuş alacağı; yapı alacaklıları ise, bir yapının inşasında, onarılmasında, genişletilmesi ve değiştirilmesinde eser sözleşmesine bağlı olarak çalışan yüklenicileri, alt yüklenicileri ve zanaatkarları ifade etmektedir. Yapı alacaklılarının ilk grubunu taşınmaz maliki ile aralarında eser sözleşmesi ilişkisi bulunan yükleniciler ve zanaatkarlar oluşturmaktadır. Taşınmaz maliki, yüklenici ve zanaatkarların kendisinden olan yapı alacaklarından sözleşme ilişkisi yanında kanun gereği de sorumlu tutularak bu kimselere ipotek vermekle yükümlü kılınmıştır. Yapı alacaklılarının ikinci grubunu ise taşınmaz maliki ile aralarında doğrudan bir sözleşme ilişkisi bulunmayan alt yüklenici ve zanaatkarlar oluşturmaktadır. Bu kişilerin akdi ilişkisi taşınmaz maliki ile eser sözleşmesi imzalamış olan asıl yüklenicilerdir. Bu kişiler yapım işini ayrı bir eser sözleşmesiyle yükleniciye karşı taahhüt etmişlerdir. Aralarında doğrudan bir eser sözleşmesi olmadığı halde taşınmaz maliki, alt yüklenicinin yükleniciden olan yapı alacaklarından kanun gereği sorumlu tutularak alt yükleniciye ipotek vermekle yükümlü kılınmıştır. Alt yüklenicinin yükleniciden olan alacağı, yüklenicinin taşınmaz malikinden olan alacağından ayrı ve bağımsız olduğundan alt yüklenicinin yapı ipoteği tescilini talep hakkı da, yüklenicinin yapı ipoteği tescilini talep hakkından ayrı ve bağımsız bir haktır. Böylelikle aynı taşınmaz üzerinde iki ayrı kanuni ipotek tesisi mümkündür.

Bu maddelere göre yapı ipoteğinin yasal koşulları
, a- Bir yapı alacağının mevcut olması, b-Alacağın çekişmeli olmaması, yani alacağın taşınmaz maliki tarafından kabul edilmiş veya mahkemece karara bağlanmış olması, c-Malik tarafından yeterli güvencenin gösterilmemiş olması, d-Yüklenilen işin tamamlanmasından itibaren en geç 3 ay içinde tescil talebinde bulunulması olarak saymak mümkündür.

Davanın kime yöneltileceği konusuna gelince, aleyhine yapı ipoteği tescil edilecek kişi taşınmazın malikidir. Bu nedenle yapı ipoteği tesisine dair davanın taşınmaz malikine yöneltilmesi gerekir. Malik dışındaki davalıların davada taraf sıfatı (pasif husumet ehliyetleri) bulunmamaktadır. .(Yargıtay 15.Hukuk Dairesinin 19.11.2014 tarih ve 2014/4356 E.-6677 K.sayılı kararı,Yargıtay 15.Hukuk Dairesinin 21.04.2016 tarih ve 2015/5673 E.-2016/2437 K.sayılı kararı)

Türk Medeni Kanunu 1011. maddesi,
“Aşağıdaki hallerde geçici tescil şerhi verilebilir:

1. İddia edilen bir aynî hakkın güvence altına alınması gerekiyorsa,

2. Tasarruf yetkisini belirleyen belgelerdeki noksanlıkların sonradan tamamlanmasına kanun olanak tanıyorsa.

Geçici tescil şerhi, bütün ilgililerin razı olmasına veya hakimin karar vermesine bağlıdır. Şerhin konusu olan hak sonradan gerçekleşirse, şerh tarihinden başlayarak üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilir.

Geçici tescil şerhi verilmesi istemi üzerine hakim, tarafları dinleyerek veya dosya üzerinde inceleme yaparak şerhe konu olan hakkın varlığının kabul edilebileceği kanaatına varırsa, şerh kararı verir. Kararda şerhin etki bakımından süresi ve içeriği belirlenir; gerektiğinde mahkemeye başvurulması için bir süre verilir.” şeklindedir.

Yüklenici ipoteği, tescile tâbi kanunî ipoteklerdendir (TMK.m.893/III). Yüklenici ipoteklerinin tescilinde tapu kütüğünün rehin haklarına ait düşünceler kısmında “inşaatçı ipoteği” olduğu belirtilir (TST m.37). Yüklenicinin kanunî ipotek hakları, eser sözleşmesine bağlı olarak çalışmayı veya malzeme vermeyi üstlendiği andan başlayarak tapu kütüğüne tescil olunabilir.

Tescilinde yüklenilen işin tamamlanmasından başlayarak üç ay içinde yapılmış olması gerekir (TMK. m. 895/I,II). Bu süre, hak düşürücü nitelikte olup, üç ayın sonunda tescil isteme hakkı düşer. Ancak, tescilin yapılması için alacağın taşınmaz maliki tarafından kabul edilmiş veya mahkemece karara bağlanmış olması şarttır
(TMK.m.895/III).

İşe başlarken genellikle yüklenici alacağının miktarı kesin olarak belli olmaması ve taşınmaz mal sahibince de kabul edilmemesi durumunda Türk Medeni Kanunu’nun 1011. ve Tapu Sicili Tüzüğü’nün 58 ve 59. maddeleri hükümleri gereğince, inşaatçı ipoteğinin tescili ile ilgili geçici şerhin verilmesi istemi, mahkemeye yapılır. Mahkeme, tarafları dinleyerek veya dosya üzerinde inceleme yaparak şerhe konu hakkın varlığının kabul edilebileceği kanısına varırsa; şerh kararı verir ve kararda şerhin etki bakımından süresi ve içeriği belirlenir; gerektiğinde mahkemeye başvurulması için bir süre verilir.

Kesin tescil, terkin olunacak şerhin tarih ve yevmiye numarası ile yapılır (TST m. 58/II). Türk Medeni Kanunu’nun 1022. maddesi gereğince de, aynî haklar tapu sicil kütüğüne tescil ile doğar; sıralarını ve tarihlerini tescile göre alır. Bu yasal sebeplerle, geçici şerh, Türk Medeni Kanunu’nun 896 ve 897. maddelerine göre yüklenicinin, kanunî ipotekten yararlanma bakımından sıra almasını sağlar.

Yüklenici ipoteğinin geçici şerhi de, tescili de, yüklenici ve taşınmaz maliki arasında anlaşma olmadıkça dava yoluyla istenebilir. Taraflar, yüklenici alacağının miktarında ve gösterilebilecek teminatta anlaşamazlar ise, yüklenici ipoteğinin tescili davasının görülmesi ve verilecek kararın kesinleşmesi sürecinin uzaması ihtimâlini gözeterek geçici şerh davasını açabilirler ve bu davada geçici şerhe karar verilmesi sonucu yapılan geçici şerh, yukarıda açıklandığı üzere yüklenici ipoteğinin mahkemece ya da mal sahibince kabulü hallerinde geçici tescil tarihinden itibaren varlık kazanan ipoteğin kesin tescili, terkin olunacak geçici şerhin tarih ve yevmiye numarası ile yapılır ve sıra almasını sağlar. Geçici şerh davası, diğer koşullar bakımından yüklenici ipoteğinin tescili davası ile aynı koşulları taşımaktadır (15.Hukuk Dairesinin 18.02.2008 tarih ve 2006/6606 E.- 2008/960 K. sayılı kararı).

İhtiyati tedbir ise, niteliğince bir dava olmayıp, geçici hukuki korumalardandır. İhtiyati tedbirin şartları, uygulanması ve tedbir kararına karşı kanun yolları, tedbirin değiştirilmesi ve kaldırılması, ihtiyati tedbiri tamamlayan işlemler ve teminat bakımından, kanunî ipotek hakkının geçici şerhi davasından tamamen farklıdır. İhtiyati tedbir yoluyla geçici şerhe ya da tescile karar verilmesi durumunda, geçici hukuki koruma olan ihtiyati tedbir, davanın yerine ikâme edilmiş olur, oysa, mahkeme uyuşmazlığın esasını çözümler şekilde ihtiyati tedbir kararı veremez.(15.Hukuk Dairesinin 21.11.2012 tarih ve 2012/4558 E.- 7308 K. sayılı kararı).

Somut olayda; yüklenici
F1
İnşaat İth.İhr.Taah.San. ve Tic.Ltd.Şti ile alt yüklenici(taşeron)

K1 arasında tarihsiz daire karşılığı taşeronluk işleri sözleşmesi düzenlendiği, sözleşmeye göre Mersin ili,Yenişehir ilçesi,
A4 mahallesinde tapuya kain 6387 ada 1 parselde
F1
İnşaat İth.İhr.Taah.San. ve Tic.Ltd.Şti’ne ait
F2
Dıamond inşaatın belirtilen işlerinin belirlenen bedellerle yapımının
K1 tarafından üstlenildiği ve karşılığında batı blok 4.kat GKD, 5.kat GKD, doğu blok 6.kat GKB 3 adet dairenin 1.140.000,00 TL kabul edilerek taşeron
K1
‘ya verileceğinin kararlaştırıldığı, Mersin 2.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/58 D.İş sayılı tespit dosyasına göre Mersin ili,Yenişehir ilçesi,A4 mahallesinde tapuya kain 6387 ada 1 parseldeki A ve B blokta yaptığı imalatların toplamının 182.371,00 TL olduğu, raporun davacı vekiline tebliğ edildiği, aleyhine tespit istenilenlere ise tebliğ edilmediği, tespit isteyenin rapora itiraz ettiği, akabinde 05.02.2018 tarihinde işbu davanın açıldığı tüm dosya kapsamı ile sabittir.

Davacı
, yapı alacaklısı ipotek hakkının (inşaatçı ipoteği) tescili, Türk Medeni Kanunun 1011.maddesi uyarınca geçici tescil şerhi ve ihtiyati tedbir istemiştir.

Mahkemece
, davalılar K3 ve K5 yönünden davalı sıfatı yokluğundan, davalı F1 İnşaat İth.İhr.Taah.San. ve Tic.Ltd.Şti yönünden esastan davanın reddine karar verilmiştir.

Somut olayda
:

Yapı alacaklısı ipotek hakkının (inşaatçı ipoteği) tescili yönünden
; bu isteğin arsa sahibine tercihi gerekir. Davacı-taşeronun alacağı çekişmelidir.Yani davacı-taşeronun alacağı taşınmaz maliki tarafından kabul edilmiş veya mahkemece karara bağlanmış değildir.Tespit dosyasındaki bilirkişi raporu aleyhine tespit istenilenlere tebliğ edilmediği gibi tebliğ edilmesi dahi sonucu değiştirmeyecektir.Bu istekte UYAP Takbis Malvarlığı Sorgulama ekranından alınan tapu kaydına göre davalılar K3 ve K5’in davalı sıfatları olmasına rağmen yasanın aradığı şartlar tamam değildir. Yine bu istekte arsa sahibi olmayan yüklenici F1 İnşaat İth.İhr.Taah.San. ve Tic.Ltd.Şti’nin davalı sıfatı yoktur.

Türk Medeni Kanunun 1011.maddesi uyarınca geçici tescil şerhi yönünden
; sözleşmeler ancak tarafları arasında hak ve borç doğururlar. Davacının sözleşmeden doğan bir alacağı varsa bu alacağın muhatabı ve borçlusu sözleşmenin tarafı olan davalı F1 İnşaat İth.İhr.Taah.San. ve Tic.Ltd.Şti’dir. Davacı, borçtan sorumlu olan davalı-yüklenici aleyhine dava açarak alacağını ilâma bağlatmadığı gibi bu alacak davalı-yüklenicinin kabulünde değildir.Bu nedenle bu istek yönünden yasanın aradığı şartlar oluşmadığından F1 İnşaat İth.İhr.Taah.San. ve Tic.Ltd.Şti aleyhine açılan davanın reddi gerekir. Yine bu istek yönünden davalılar K3 ve K5 aleyhine açılan davanın davalı sıfatı yokluğundan reddi gerekir.

İhtiyati tedbir yoluyla inşaatçı ipoteğinin
, tapu siciline geçici tesciline veya şerhine karar verilemez. Aksi halde, ihtiyati tedbir yoluyla uyuşmazlığın esası çözümlenmiş olur.(Yargıtay 15.Hukuk Dairesinin 21.11.2012 tarih ve 2012/4558 E.-7308 K.sayılı kararı)

İzah edilen nedenlerle,6100 sayılı HMK 353/1-b.1 maddesi gereğince davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm oluşturulmuştur.

HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
6100 sayılı HMK 353/1-b.1 maddesi gereğince davacı vekili
İstinaf Başvurusunun Reddine
,
İstinaf yoluna başvuran davacıdan peşin alınan
35,90 TL maktu istinaf karar harcı ile 98,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı nın hazineye irad kaydedilmesine,
İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından
VEKALET ÜCRETİ TAKDİRİNE YER OLMADIĞINA
,
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 359/3 maddesi uyarınca kararın Dairemizce
TARAFLARA TEBLİĞİNE
,
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b.1, 361/1, 362/1-a ve 365/1. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde dairemize veya hükmü veren İlk Derece Mahkemesi’ne veya temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine veya İlk Derece Mahkemesi’ne verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.21.05.2019

  • İlk yayınlanma tarihi: 14 Haziran 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!