Adana BAM, 5. HD., E. 2021/65 K. 2021/979 T. 27.4.2021

İlgili madde: TMK Madde 429

T.C.

ADANA
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :

İSKENDERUN 1. SULH HUKUK MAHKEMESİ

DAVACILAR :

1- K1 – N1 A1

2- K2 – N2

3- K3 – N3

4- K4 – N4

VEKİLİ:

Av. K5 – A2

KISITLIADAYI:

K6
– N5 – A3

DAVANIN KONUSU :

Vesayet
İSTİNAF YOLUNA

BAŞVURAN DAVACILAR :

1-K3

2-K1

3-K4

4-K2

VEKİLİ :

Av. K5

TALEP KONUSU :

Mahkeme Kararının Kaldırılması

İSTİNAF KARAR TARİHİ :

27/04/2021
İskenderun 1.Sulh Hukuk Mahkemesinin 17/09/2020 tarih ve 2019/847 Esas, 2020/708 Karar sayılı kararına karşı davacılar vekilinin istinaf başvurusunun yapılan esas incelemesinde;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE:

Davacıların babası kısıtlı adayı K6’ın 1941 doğumlu olduğunu, kısıtlı adayının eşinin vefatından sonra yaşam tarzının değiştirerek kötü bir yaşam tarzı benimsediğini, çeşitli hastalıklar geçirdiğini, malını kötü yönetmeye başladığını, kısıtlı adayının eşi vefat ettikten sonra aynı yıl içerisinde Suriye uyruklu genç biriyle başlık parası altında paralar vererek evlendiğini, resmi olarak evlendiği Suriye uyruklu eşinin kısıtlı adayını terk ettiğini, kısıtlı adayının Suriye uyruklu eşinden resmi olarak boşanmadan imam nikahlı olarak başka biriyle yaşamaya başladığını, kısıtlı adayının imam nikahlı eşi ve imam nikahlı eşinin çocukları ile birlikte yaşadığını, imam nikahlı eşinin çocuğuna dükkan açtığını, evlendiği kişilerin akrabalarının kısıtlı adayının yaşını ve sağlık durumunu bildiklerinden bunu kullanarak kendi yararlarına işlemler yaptırdıklarını, ikinci ve üçüncü eşi ve bu eşlerin akrabalarının kısıtlı adayının ihtiyacı olmamasına rağmen kısıtlı adayının değerli bazı taşınmazlarını sattırdığını, erkek kardeşinin tefecilere olan borçlarını kısıtlı adayının satılan mallarından elde edilen paralarla karşılandığını, kısıtlı adayını çevresindekilerin kandırdığını, açıkça yaptığı işlemin sonucunu öngöremediğini, yaşı, hastalıkları, kötü yaşama ve savurganlığı nedeniyle kendisini idare edemediğini ve sağlık durumunun hastaneye sevk edilmesiyle ortaya çıkacağını belirterek kısıtlı adayının vesayet altına alınmasını, kendisine vasi tayin edilmesini talep ve dava etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:

İlk Derece Mahkemesince; ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.

DAVACILAR VEKİLİNİN
İSTİNAF

SEBEPLERİ:

Mahkemenin eksik inceleme neticesinde karar verdiğini, kararda hatalı raporlara dayanıldığını ve hatalı gerekçeler ileri sürüldüğünü, mahkemenin kısıtlı adayının taşınmazları kendi sağlık harcamaları için sattığını gerekçesinde yazdığını ancak, kısıtlı adayının kendisini ameliyatının 12.000,00.-TL tuttuğunu beyan ettiğini, ancak taşınmazların tutarının 3.000.000,00-TL olduğunu ve 250 katı olduğunu, ayrıca kısıtlı adayının kirada evlerinin olduğunu ve gelirinin 3.000,00- TL olduğunu, mahkemenin araştırma yapmadan karar verdiğini belirterek, ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLER:

Sağlık Kurulu Raporu,tapu kayıtları, banka evrakları, tüm dosya kapsamı.

DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:

Dava, Türk Medeni Kanunu 405.,406. Ve 408. Maddesi gereğince kısıtlama kararı verilmesi isteminden ibarettir.

İstinaf incelemesi; Hukuk Muhakemeleri Kanunu 355. Maddesi gereğince istinaf sebepleri ile re’sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmış olup,
Türk Medeni Kanunu 405. maddesine göre; akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle işlerini göremeyen veya korunması ve bakımı için kendisine sürekli yardım gereken ya da başkalarının güvenliğini tehlikeye sokan her ergin kısıtlanır.

Türk Medeni Kanunu406. Maddesine göre; savurganlığı, alkol ve uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşam tarzı veya malvarlığını kötü yönetmesi sebebiyle kendisini veya ailesini darlık ve yoksulluğa düşürme tehlikesine yol açan ve bu yüzden devamlı korunmaya muhtaç olan ya da başkalarının güvenliğini tehdit eden her erginin kısıtlanacağı hükme bağlanmıştır.

Türk Medeni Kanunu 408. Maddesinde; yaşlılığı, engelliliği, deneyimsizliği veya ağır hastalığı sebebiyle işlerini gerektiği gibi yönetemediğini ispat eden her ergin kısıtlanmasını isteyebileceği hususunun düzenlendiği ve429. maddesinde kısıtlanması için yeterli sebep bulunmamakla beraber korunması bakımından fiil ehliyetinin sınırlanması gerekli görülen ergin kişiye bir yasal danışman atanacağı hususu düzenlenmiştir.

Kısıtlı adayının mahkemece tespit edilen beyanlarında, ihtiyacı olduğu zamanlar adına kayıtlı taşınmazları satarak sağlık harcamaları ve ihtiyaçları doğrultusunda kullandığını, A4 Köyünde bulunan tarlayı satarak, satıştan elde edilen gelirin bir kısmı ile davacılardan Emine’ye ev aldığını, diğer davacı K3, K7 ve K4’a para verdiğini, şu an imam nikahlı olarak bir Suriyeli ile birlikte yaşadığını, davacıların iddia ettiği gibi eşinin çocukları adına herhangi bir dükkan açmadığını, oğlu K8’ın emlakçılık üzerine ofis açtığını ve iş yapamayarak zarar ettiğini, bundan dolayı bir kısım borçlarını ödediğini, F1 Hastanesinde tedavi olduğunu ve 12.000,00.-TL para harcadığını, vesayet altına alınmayı kabul etmediğini beyan etmiştir.

Vesayet davalarında re’sen araştırma ilkesi geçerli olup, Hatay İskenderun Devlet Hastanesine ait 06/12/2019 tarih ve 2316 sayılı Sağlık Kurulu Raporu içeriğine göre, kısıtlanmak istenenin vesayet altına alınmasını gerektirir sağlık probleminin bulunmadığının anlaşıldığı, dinlenen tanıklardan K9, kısıtlanmak istenenin kardeşi olduğunu, kısıtlı adayının mal varlığını gereksiz harcamalarda kullandığını, bir adet taşınmazı düşük bedelle sattığını, Suriyeli bir kadın ile birlikte yaşadığını ve bu kişinin çocuğuna dükkan açtığını duyduğunu, tanık K10, kısıtlı adayının kardeşi olduğunu ve kısıtlı adayının eşi vefat ettikten sonra taşınmazlarını satmaya başladığını, Suriyeli bir kadın ile resmi olarak evlendiğini ancak bu kadının terk ettiğini, hali hazırda başka bir kadın ile birlikte yaşadığını, taşınmazların satışından elde edilen parayı savurgan şekilde harcadığını beyan ettikleri, vasi adayı olan yine kısıtlı adayının kardeşi K11’ın da kısıtlı adayının gereksiz harcamalarda bulunduğunu beyan ettiği, kolluk birimi tarafından yapılan zabıta araştırmasında ise kısıtlı adayının yalnız yaşadığı ve ihtiyaçlarının torunu tarafından karşılandığı, savurgan bir tutum ve davranışının bulunmadığının mahalle muhtarı tarafından beyan edildiği tespit edilmiştir.

Somut uyuşmazlıkta, Türk Medeni Kanunu 406. Maddesine ilişkin koşulların gerçekleşmediği, Türk Medeni Kanunu 406. Maddesinde düzenlenen kötü yönetim, kötü yaşam tarzı ve alkol bağımlılığının kişide bulunması, başlı başına kişinin vesayet altına alınmasını gerektirmeyip kısıtlama kararı verilebilmesi için maddede belirtilen hallerin yanında kişinin kendisini veya ailesini darlık veya yoksulluğa düşürme tehlikesine yol açması, bu yüzden devamlı korunmaya ve bakıma muhtaç olması ya da başkalarının güvenliğini tehdit eden bir durumda bulunmasının gerekli olduğu ve mevcut deliller birlikte değerlendirildiğinde, kısıtlı adayının kendisi veya ailesini yoksulluğa düşürme tehlikesinin bulunduğu hususunun ispat edilemediği ancak kısıtlı adayının uyap sisteminden yapılan sorgulamada 16 adet taşınmazının bulunduğu, banka cevabi yazılarından vadeli ve vadesiz mevduatlarının bulunduğu, davacı tarafın beyanları ile tanık beyanları ile birlikte değerlendirildiğinde, bu aşamada korunması gereken mal varlığının bulunduğunun kabulü gerektiği, Türk Medeni Kanununu 429. Maddesine göre, kısıtlanması için yeterli sebep bulunmamakla beraber korunması bakımından fiil ehliyetinin sınırlanması gerekli görülen ergin bir kişiye maddede belirtilen işlerde görüşü alınmak üzere bir yasal danışman atanabileceği hususunun mahkemesince değerlendirilmediği anlaşılmakla İlk Derece Mahkemesince verilen kararın yerinde bulunmadığı anlaşılmıştır.

İlk Derece Mahkemesince, kısıtlı adayının mal varlığının korunması amacı ile kendisine bir yasal danışman atanması yönünde gerekli işlemlerin yapılarak hasıl olacak sonuca göre uygun bir yasal danışman atanması yapılması gerekmektedir.

Açıklanan nedenlerle eksik inceleme ile karar verilen İlk Derece Mahkemesi kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-a(6) maddesi gereğince kaldırılmasına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,

1-Davacı tarafın istinaf başvurusunun
KABULÜ İLE,
İskenderun 1.Sulh Hukuk Mahkemesinin 17/09/2020 tarih ve 2019/847 Esas, 2020/708 Karar sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-a(6) maddesi gereğince
KALDIRILMASINA,

2-İlk Derece Mahkemesince gerekçede bahsedilen eksiklikler giderilerek yeni bir karar verilmesi için dosyanın mahal mahkemesine
İADESİNE,

3- Davanın niteliği gereği harç alınmadığından iadesi hususunda karar verilmesine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda Hukuk Muhakemeleri Kanunu 362/1-ç maddesi gereğince
KESİN olmak üzere 27/04/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

  • İlk yayınlanma tarihi: 14 Haziran 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!