Adana BAM, 5. HD., E. 2021/511 K. 2021/850 T. 13.4.2021

İlgili madde: TMK Madde 429

T.C.

ADANA
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :

ANAMUR SULH HUKUK MAHKEMESİ

DAVACI:

K1
– N1

VEKİLİ:

Av. K2- A2

VASİ ADAYI:

K3
– N2

KISITLI:

K4
– N3

VEKİLİ:

Av. K5
[N4] UETS

DAVANIN KONUSU :

Vesayet
İSTİNAF YOLUNA
BAŞVURAN
DAVACI
:

K1 – N1
VEKİLİ
:

Av. K2- A2

TALEP KONUSU :

Mahkeme Kararının Kaldırılması
Anamur Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 28/10/2020 tarih ve 2020/481 Esas 2020/861 sayılı kararı ile kurulan hüküm nedeniyle davacı vekilinin istinaf başvurusu ile ilgili yapılan esas incelemesinde;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE :

Kısıtlı adayı K4’ın 01/01/1937 d.lu, olup 83 yaşında olduğunu, akli melekelerinin sürekli gidip gelmesi nedeni ile bakıma muhtaç durumda olduğunu, ayrıca ileri derecede demans hastası olması nedeni ile idrak ve muhakeme melekelerinin önemli ölçüde zayıfladığını, hem fiziksel hemde akıl zayıflığı yaşadığından kendi bakımını yeteri kadar sağlayamadığını, tüm bu nedenlerle A6 adresinde ikamet eden K3’nün kısıtlı adayına vasi olarak atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Kısıtlı adayı vekili tarafından verilen 11/08/2020 tarihli dilekçede özetle:

K4’ın kötü niyetle açılan davayı ve iddiaları kabul etmediklerini, kısıtlı adayının sağlıklı ve akıl sağlığının yerinde olduğunu, davacının annesinin bakımı ile hiç ilgilenmediğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Vasi adayı
K3
‘nün duruşmada alınan beyanında:

Taktirin mahkemeye ait olduğunu beyan etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI :

Açılan davanın REDDİNE,
” şeklinde karar verildiği görülmüştür.

DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

Kısıtlı adayının hem fiziksel zayıflıklar hem de akıl zayıflığı yaşadığından ötürü kendi bakımını yeteri kadar sağlayamamakta, rahatsızlığı nedeniyle fiilen ve hukuken kendi sorumluluğunu taşıyacak medeni ve yasal haklarını kullanabilecek durumda olmadığını, mahkemenin kısıtlı adayının mal varlığı üzerindeki savurgan tutumunu ve bu nedenle mal varlığını kötü yönettiği gerçeğini hiçbir şekilde dikkate almamış, değerlendirmemiş ve yalnızca kısıtlı adayının akıl sağlığının yerinde olduğu yönündeki rapora dayanarak taleplerini doğrudan reddine karar verdiğini, eksik yargılama yapıldığını, kısıtlı adayının aktif pasif mal varlığının tespiti ile akıl sağlığının yerinde olmadığının tespiti için yeniden gerekli tetkiklerin yaptırılmasını, akabinde akrabası (yeğeni) olan ve uzunca yıllar bir şirketin muhasebesini tutan K3’nün veyahut mahkemenin re’sen atayacağı 3.bir kişinin vasi olarak atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER:

Yazılı beyanlar, kurumlardan gelen evraklar, rapor ve tüm dosya kapsamı.

DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:

Dava, kısıtlama ve vasi atanmasına ilişkindir.

İstinaf incelemesi HMK 355. Madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen de kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmış olup,
İlk derece mahkemesince, Anamur Devlet Hastanesi Baştabipliği raporu ve tüm dosya kapsamından kısıtlı adayı navasi tayinine gerek olmadığına dair rapor verildiği anlaşıldığından açılan davanın reddine karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekilince istinaf yoluna başvurulmuştur.

TMK’nın 405. maddesinde “Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle işlerini göremeyen veya korunması ve bakımı için kendisine sürekli yardım gereken ya da başkalarının güvenliğini tehlikeye sokan her ergin kısıtlanır.”

Aynı kanunun 406. maddesinde savurganlık, alkol ve uyuşturucu bağımlılığı, kötü yaşam tarzı ve kötü yönetimden dolayı, kendisini veya ailesini darlık veya yoksulluğa düşürme tehlikesine yol açan ve bu yüzden devamlı korunmaya muhtaç olan birinin kısıtlanacağı hükmü mevcuttur.

Anamur Devlet Hastanesi Baştabipliği’nin….. tarihli raporunda kısıtlı adayı hakkındaki raporda ” vesayet tayini gerekmediği” şeklinde rapor düzenlendiği ve ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verildiği anlaşılmış ise de;kısıtlı adayının savurganlık yaptığı ve malvarlığını kötü yönettiği yönünde de iddialar olduğundan mahkemece, kısıtlı adayı tarafından devredilmiş olan taşınmaz/taşınmazlara ilişkin tapu kayıtları ve resmi senet ve belgeler getirtilerek , tapuda devredilen taşınmazların satışının gerçek değerinin altında olup olmadığı araştırılmalı yine getirtilecek banka hesap hareketlerini gösterir kayıtlara göre, olağanüstü harcama bulunup bulunmadığı, bunlara ilişkin tasarrufların kendisini veya ailesini darlık ve yoksulluğa düşürme tehlikesine yol açıp açmadığı denetime imkan verecek şekilde belirlenip tespit edilmeli ve TMK 406 maddesine göre de değerlendireme yapılmalıdır.

Vesayet hakkındaki hükümlerin kamu düzenine ilişkin olduğu, mahkemece re’sen araştırma yapılabileceği de gözetilerek, TMK’nın 406. maddesinde yer alan hususlar yönünden re’sen ve tarafların gösterecekleri delillerin toplanıp değerlendirilmesi yapılarak; malvarlığını kötü yönetme ve savurganlık hususlarında kısıtlı adayı K4’ın TMK’nın 406. maddesine göre kısıtlanması veya 429. madde kapsamında fiil ehliyetinin sınırlandırılarak kendisine yasal danışman atanması gerekip gerekmediği konularında denetime elverişli bilirkişi raporu alınarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, mahkemece eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. (Benzer mahiyette Yargıtay 8. Hukuk Dairesi’nin 2017/6318 E. 2017/4702 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere)

Mahkemece deliller toplanmadan ve eksik inceleme ile karar verilmiş olması nedeniyle, ilk derece mahkemesi kararının HMK.’nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca esası incelenmeden kararın kaldırılması kaldırılmasına dair aşağıdaki kararın verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM:

1-
İ stinaf Başvurusunun Kabulüne
HMK’nın 353/1-a-6 maddesi gereğince Anamur Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 28/10/2020 tarih ve 2020/481 Esas 2020/861 sayılı kararının
KALDIRILMASINA,

2-Dosyanın, gerekçede bahsedilen eksiklikler giderilerek, tüm deliller toplanarak yeni bir karar verilmesi için mahkemesine
İADESİNE,
3

Davanın niteliği gereği harç ve masraf alınmasına yer olmadığına,

4-Kararın tebliği, harç vb. işlemlerin
6100 Sayılı HMK’nın 359/3 md. uyarınca
İlk Derece Mahkemesi tarafından resen yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.’nın 362/1-b maddesi gereğince
KESİN olarak
13/04/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

  • İlk yayınlanma tarihi: 14 Haziran 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!