T.C.
ADANA
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :
İSKENDERUN 1. SULH HUKUK MAHKEMESİ
DAVACI:
K1 -N1
VEKİLİ:
Av. K2
KISITLIADAYI:
K3
– N2
VEKİLİ:
Av. K4
VASİ ADAYI :
K5
– -N3
DAVANIN KONUSU :
VESAYET – KISITLAMA
İSTİNAF YOLUNA
BAŞVURAN
DAVACI
:
K1 -N1
VEKİLİ
:
Av. K2
TALEP KONUSU :
Mahkeme Kararının Kaldırılması
İSTİNAF KARAR TARİHİ :
13/04/2021
İskenderun 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 12/11/2020 tarih ve 2020/438 Esas 2020/880 sayılı kararı ile kurulan hüküm nedeniyle davacı vekilinin istinaf başvurusu ile ilgili yapılan esas incelemesinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE :
Davacının annesi K3’in ilerleyen yaşı sebebiyle tansiyon, kalp rahatsızlığı, bilinç kaybı gibi bir çok sağlık problemi yaşadığını, gerek fiziksel gerekse psikolojik rahatsızlıkları nedeniyle medeni ve yasal haklarını kullanabilecek durumda olmadığını, kısıtlı adayının ekonomik durumunun iyi olduğunu, bir çok gelirinin yanı sıra kısıtlı adayına ait bir çok gayri menkulünün olduğunu, müvekkilinin 1982 yılından beri Arabistan’da ikamet ettiğini, müvekkilinin kardeşi K6’in kısıtlı adayının yaşamış olduğu bilinç kaybını ve müvekkilinin yurt dışında yaşamasını fırsat bilerek kısıtlı adayının ihtiyacı olmadığı halde kısıtlı adayına ait A3 mevkiinde kıymetli bir parseli değerinden çok düşük bir fiyata sattırdığını, kısıtlı adayının hiç bir ihtiyacı olmamasına rağmen oldukça kıymetli başka bir parselin müvekkilinin kardeşleri tarafından tekrardan satışa çıkarıldığını, yapılmaya çalışılan satış işleminin kısıtlı adayının şahsi insiyatifi olmadan müvekkilinin kardeşleri tarafından kötü niyetli olarak yapılmaya çalışıldığını, kısıtlı adayının bu işlemlerin kendisine sağlayacağı kar-zarar oranını anlayabilecek durumda olmadığını belirterek vesayet altına alınmasını ve kısıtlı adayının torunu K5’in kısıtlı adayına vasi olarak atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI :
“1-Davanın REDDİNE, 2-Kararın kesinleşmesine müteakip ilgili yerlere müzekkere yazılarak kısıtlı adayı adına kayıtlı taşınmazlar üzerine konulan vesayet tedbir şerhinin kaldırılmasının istenilmesine,” şeklinde karar verildiği görülmüştür.
DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Kısıtlı adayının ikamet ettiği ev haricinde A4’da yazlık evi, 2 adet konut kira geliri, eşinden ve babasından kalan 2 maaşı, tarlaların kira ve mahsül getirileri gibi bir çok gelirinin yanı sıra kendisine ait bir çok gayrımenkullerinin mevcut olduğunu, maddi imkanları ve aylık geliri oldukça iyi olan K3’in kendisine ait malları satması için hiç bir sebep bulunmamaktayken 2018 yılında müvekkilimizin kardeşleri 81 yaşında olan annelerinin bilinç kaybı yaşamasından ve davacının yokluğundan istifade ederek akçalı mevkiindeki oldukça kıymetli bir parseli değerinden çok daha düşük bir fiyata sattıklarını, ilk derece mahkemesince kısıtlı adayının savurganlık yaparak tarafına ait mal varlığı üzerinde kötü yönetimde bulunduğu göz önünde bulundurulmadan eksik inceleme yapılarak kurulan hükmün kısıtlı adayının muhtaç duruma düşerek mağdur olmasına sebebiyet vereceğini, bu nedenlerle İstinaf istemlerinin kabulü ile ilk derece mahkeme hükmünün kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İstinaf dilekçesine cevap veren davalı vekili dilekçesinde özetle;
Karşı tarafın yapmış olduğu istinaf talebinin reddi ile yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Yazılı beyanlar, tapu kayıtları ve tüm dosya kapsamı.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
Dava, vesayet – kısıtlama istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK’nın 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen de kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmış olup,
Davacı vekili, müvekkilinin annesi olan kısıtlı adayının 81 yaşında olduğunu, ilerleyen yaşı nedeniyle tansiyon, kalp rahatsızlığı ve bilinç kaybı gibi bir sağlık sorununun bulunduğunu, müvekkilinin 1982 yılından bu yana Arabistan’da ikamet ettiğini, kızkardeşi K6’in müvekkilinin yokluğunu ve annesinin bilinç kaybını fırsat bilerek kötü niyetle annesinin ihtiyacı olmamasına rağmen malvarlığında tasarrufta bulunmasına yol açtığını, kısıtlı adayına ait taşınmazın düşük fiyata satıldığını iddia ederek, müvekkilinin annesi K3’in TMK’nın 405. maddesi gereğince kısıtlanmasına ve torunu K5’in vasi olarak atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Kısıtlı adayı duruşmaya katılarak, taşınmazları kendi iradesi ile sattığını, herhangi bir bilinç kaybının bulunmadığını, bütün ihtiyaçlarını kendi başına giderdiğini beyan etmiştir.
Kısıtlı adayı hakkında İskenderun Devlet Hastanesince düzenlenen 06/08/2020 tarihli sağlık kurulu raporunda kısıtlı adayının vesayet altına alınmasına gerek bulunmadığı belirtilmiştir.
Mahkemece bankalardan kısıtlı adayına ait gelir ve banka hesaplarına ait bilgiler istenilmiştir.
İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
TMK’nın 405. maddesinde, akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle işlerini göremeyen veya korunması ve bakımı için kendisine sürekli yardım gereken ya da başkalarının güvenliğini tehlikeye sokan her erginin kısıtlanacağı;
Aynı kanunun 406. maddesinde savurganlık, alkol ve uyuşturucu bağımlılığı, kötü yaşam tarzı ve kötü yönetimden dolayı, kendisini veya ailesini darlık veya yoksulluğa düşürme tehlikesine yol açan ve bu yüzden devamlı korunmaya muhtaç olan birinin kısıtlanacağı hükmü mevcuttur.
Davacı tarafça kısıtlanması istenilenin kendisini idare edemeyecek derecede hastalığının bulunduğu, malvarlığını kötü yönettiği ve savurganlık durumunun mevcut olduğu iddia edilmiş olup; mahkemece, kısıtlı adayı tarafından devredilmiş olan taşınmaz/taşınmazlara ilişkin tapu kayıtları ve resmi senet ve belgeler getirtilmemiş, tapuda devredilen taşınmazların satışının gerçek değerinin altında olup olmadığı araştırılmamıştır. Yine getirtilecek banka hesap hareketlerini gösterir kayıtlara göre, olağanüstü harcama bulunup bulunmadığı, bunlara ilişkin tasarrufların kendisini veya ailesini darlık ve yoksulluğa düşürme tehlikesine yol açıp açmadığı denetime imkan verecek şekilde belirlenip tespit edilmemiştir.
Vesayet hakkındaki hükümlerin kamu düzenine ilişkin olduğu, mahkemece re’sen araştırma yapılabileceği de gözetilerek, TMK’nın 406. maddesinde yer alan hususlar yönünden re’sen ve tarafların gösterecekleri delillerin toplanıp değerlendirilmesi yapılarak; malvarlığını kötü yönetme ve savurganlık hususlarında kısıtlı adayı K3’in TMK’nın 406. maddesine göre kısıtlanması veya 429. madde kapsamında fiil ehliyetinin sınırlandırılarak kendisine yasal danışman atanması gerekip gerekmediği konularında denetime elverişli bilirkişi raporu alınarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, mahkemece eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. (Benzer mahiyette Yargıtay 8. Hukuk Dairesi’nin 2017/6318 E. 2017/4702 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere)
İlk derece mahkemesince deliller toplanmadan ve eksik inceleme ile karar verilmiş olması nedeniyle, ilk derece mahkemesi kararının HMK’nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca esası incelenmeden kaldırılmasına ilişkin aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
Yukarıda açıklanan nedenlerle,
1-
İstinaf başvurusunun KABULÜ ile HMK’nın 353/1-a-6 maddesi gereğince İskenderun Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 12/11/2020 tarih 2020/438 E. 2020/880 K. sayılı kararının esası incelenmeden
KALDIRILMASINA,
2-Dosyanın, gerekçede bahsedilen eksiklikler giderilerek, deliller toplanarak davanın yeniden görülüp, yeni bir karar verilmesi için mahkemesine İADESİNE,
3-Davanın niteliği gereği harç alınmasına yer olmadığına,
4-
Kararın tebliği, harç vb. hususların 6100 Sayılı HMK’nın 302/5 ve 359/3 md. uyarınca ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK’nın 353/1-a maddesi gereğince
KESİN olarak oybirliği ile karar verildi. 13/04/2021
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe