Adana BAM, 5. HD., E. 2021/164 K. 2021/762 T. 6.4.2021

İlgili madde: TMK Madde 429

T.C.

ADANA
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :

ADANA 2. SULH HUKUK MAHKEMESİ

DAVACI:

K1
-N1

VEKİLİ:

Av. K2
KENDİSİNE YASAL

DANIŞMAN ATANAN :

K3
-N2

YASAL DANIŞMAN:

K4
– -N3

VEKİLİ:

Av. K5

MÜDAHİL :

K6
– N4

VEKİLİ:

Av. K7

DAVANIN KONUSU :

VESAYET
İSTİNAF YOLUNA
BAŞVURAN MÜDAHİL
:

K6 – N4
VEKİLİ
:

Av. K7

TALEP KONUSU :

Mahkeme Kararının Kaldırılması
Adana 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 10/10/2018 tarih ve 2017/410 Esas 2018/1397 sayılı kararı ile kurulan hüküm nedeniyle müdahil K6 vekilinin istinaf başvurusu ile ilgili yapılan esas incelemesinde;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE :

K3 ile 1970 yılında evlendiklerini, daha sonra 1982 yılında boşandıklarını, boşanmalarına rağmen hiç ayrılmadıklarını, bu nedenle 1990 tarihinde tekrar nikahlandıklarını ve halen resmi nikahlı olduklarını ancak davalının başkabir kadınla 7-8 yıldır birlikte yaşadıklarını ve bir de çocukları olduğunu, gayri resmi yaşadığı bu kadına ev alarak aile mallarını çar çur ettiğini, halen de bir takım mallarını tanımadığı kimselere devrettiğini, bu devirleri bilinçli olarak yapmadığını akli melekeleri yerinde olmadığını, yılların birikimini bedelsiz devrettiğini bu nedenlerle mallarını idare edemeyen, mallarını tanımadığı kimselere bedelsiz devreden davalının kısıtlanmasını, davalı ile yaşadıkları tartışmalar nedeniyle kendisinin vasi olmak istemediğini ancak yetişkin kızı ve oğlunun bulunduğunu bunlardan birisinin vasi olarak atanmasını talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI :

İlk derece mahkemesince; Adana ili Çukurova ilçesi A3 mah/köyü 59 cilt 53 hane 1 bsn’de nüfusa kayıtlı K3’a, N3 TC kimlik numaralı K4’ın T.M.K.’ nun 429 maddesi gereğince yasal danışman olarak atanmasına karar verildiği görülmüştür.

MÜDAHİL K6
VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
4721 sayılı yasanın 405. maddesine göre; K3’ın kısıtlanmasını gerektirir bir akıl hastalığının olmadığını, Adli Tıp Kurumundan akıl hastalığının olup olmadığına ilişkin bir rapor alınmadığını, Adana Ekrem Tok Ruh Sağlığı Hastanesinden alınan raporların aleyhlerine kısımlarını kabul etmediklerini, K3’ın kısıtlanmasını gerektirir bir akıl hastalığının bulunmadığına, yasal danışman önerililir şeklinde karar verildiğini, bu rapora göre mahkemece dinlenmesinde fayda vardır şeklinde karar verilmiş, ancak Mahkemece K3’ı dinlemeden yasal danışman atanmasına karar verdiğini, müvekkili ve annesi (K3’ın eski eşi) K1’ın yıllarca çalışarak elde ettkileri ve K3 üzerinde yer alan ortak malların K4 ve üçüncü kişiler üzerine yapıldığını, bu konuda Adana 2. Aile Mahkemesinin 2017/409 Esas sayılı, konusu mal rejiminden kaynaklanan katılma alacağı davası devam ettiğini belirtip, yasal danışmanlık kararının kaldırılmasına, mahkeme aksi kanaatte ise yasal danışmanlık sınırının taraflar arasındaki soruşturma dosyaları dikkate alınarak belirlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER :

Yazılı beyanlar, Adana Dr. Ekrem Tok Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi’nin 04/08/2017 tarih ve 12630 sayılı sağlık kurulu raporu, tapu kayıtları ve tüm dosya kapsamı.

DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:

Dava, vasi atanması istemine ilişkindir.

İstinaf incelemesi HMK 355. Madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen de kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmış olup,
Dairemizin 05.11.2020 tarih 2019/88 Esas 2020/932 Karar sayılı ilamı ile “Dosyanın incelenmesinde kendisine yasal danışman atanmasına karar verilen
K3
‘ın vekili olarak Av.
K8
‘ın vekaletname sunduğu ancak avukatın vekil kaydının Uyap sistemine yapılmadığı gibi tüm tebligatların asile çıkarıldığı, dosyaya sunulan azil veya çekilme dilekçesinin de bulunmadığı görülmekle yasak danışman atanan
K3 vekiline gerekçeli karar evrakının tebliğ sağlanarak istinaf süresi beklenildikten sonra dosyanın gönderilmesi için” geri çevrilme kararı verilmiş, mahkemece kısıtlı vekiline tebligatın yapıldığı ve dosyanın istinaf incelemesi için gönderildiği görülmüştür.

Davacı K1, eski eşi olan K3’ın mallarını idare edemeği ve aklı melekeleri yerinde olmadığından bahisle kısıtlanması ve kızı K9 ya da oğlu K6’in vasi olarak atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı yargılama devam ederken davalı ile boşanmış olması sebebiyle davadan vazgeçtiklerini bildirir beyan dilekçesi sunmuştur.

Kısıtlanması istenen K3 hakkında iki ayrı rapor dosyada bulunmakta olup; Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh ve Sinir Hastalıkları E.A Hastahanesinden alınan 14.04.2016 tarihli sağlık kurulu raporunda “hafif bilişsel bozukluk” saptandığı, ayırt etme gücünün yetersiz olduğu, vesayet altına alınmasına gerek olmadığı ancak TMK 429 maddesi gereğince yasal danışman atanmasının uygun olacağı bildirilmiş; Adana Dr. Ekrem Tok Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinden alınan 04.08.2017 tarihli raporda da “hafif kognitif bozukluk” teşhisi ile vesayet altına alınmasına gerek olmadığı, mahkemece dinlenilmesinde fayda görüldüğü ve yasal danışman önerildiğinin belirtildiği anlaşılmıştır.

Kısıtlı adayı mahkeme dinlenilmiş yeni eşi olan K4’ın kendisine yasal danışman atanmasını talep ettiği görülmüştür.

İlk dereece mahkemesince K4’ın yasal danışman olarak atanmasına karar verilmiş, karar K6 tarafından istinaf edilmiştir.

İstinaf dilekçesinde her ne kadar mahkemece K3’ın dinlenilmediği ileri sürülmüş ise de; birden fazla duruşmaya katılarak beyanının birden fazla kez alındığı görülmekle birlikte aklı durumunda herhangi bir rahatsızlığın olmadığı hususu mahkemece de tespit edilmiş olduğundan kısıtlanmasına karar verilmemiş, gerekçeli kararda belirtilen işlemleri yaparken görüşü alınması için kendisine yasal danışman atanmıştır. Yasal danışman olarak atanan kişi K3’ın eşi olup 2016 yılında şikayetçi olmuş ise; hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği görülmekle sürmekte olan bir davanın bulunmadığı ve ayrıca mal rejiminden kaynaklı olarak davacı ile kısıtlanması istenen kişi arasında aile mahkemesinde görülen davanın yasal danışman kararı verilmesine engel teşkil etmeyeceğinden istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.

Mahkemenin vermiş olduğu kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından istinaf talebinde bulunanın istinaf başvurusunun HMK.’nun 353/1-b-1 maddeleri uyarınca reddine dair aşağıdaki kararın verilmesi gerekmiştir

HÜKÜM:

1-
İstinaf Başvurusu’nun
HMK 353/1-b-1 md.si gereğince
ESASTAN REDDİNE,

2-Davanın niteliği gereği harç alınmasına yer olmadığına, istinaf aşamasında alınan 134,00 TL’nin karar kesinleştiğinde talep halinde iadesine,

3-Kararın tebliği, harç vb. işlemlerin
6100 Sayılı HMK’nın 359/3 md. uyarınca
İlk Derece Mahkemesi tarafından resen yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.’nın 362/1-b maddesi gereğince
KESİN olarak oybirliği ile karar verildi.

  • İlk yayınlanma tarihi: 14 Haziran 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!