Adana BAM, 5. HD., E. 2021/1318 K. 2021/1448 T. 13.7.2021

İlgili madde: TMK Madde 406

T.C.

ADANA
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :

ADANA 2. SULH HUKUK MAHKEMESİ

DAVACI :

K1 – N1

VEKİLİ:

Av. K2
[N2] UETS

VASİADAYI:

K3
– N3

KISITLIADAYI:

K4
– N4

VEKİLİ:

Av. K5
[N5] UETS

DAVANIN KONUSU :

Vesayet
İSTİNAF YOLUNA
BAŞVURAN DAVACI
:

K1 – N1
VEKİLİ
:

Av. K2
[N6] UETS

TALEP KONUSU :

Mahkeme Kararının Kaldırılması

İSTİNAF KARAR TARİHİ :

13/07/2021
Adana 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 28/04/2021 tarih ve 2020/760 Esas 2021/460 sayılı kararı ile kurulan hüküm nedeniyle davacı (İhbarda bulunan)vekilinin istinaf başvurusu ile ilgili yapılan esas incelemesinde;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE :

Müvekkilinin kısıtlı adayı olan K4’ın oğlu olduğunu, kısıtlı adayı K4’ın 01/03/1937 doğumlu olduğunu, yaşının son derece ilerlemiş olduğunu, kısıtlı adayının bazı yüklü miktarda harcamalar yaptığını, kısıtlı adayının adının verilmesi karşılığında birçok kuruma nakit para bağışı yaptığını, ayrıca bakıcısı olan K6’a bir adet daire, K6’ın Aladağ ilçesinde bulunan arsasına ev yaptırdığını, K6’a 1 adet araba ve 1 adet arsa satın aldığını, K6’ın büyük kızına bir otomobil hediye ettiğini, kısıtlı adayının bu davranışları ile kendisini ve ailesini darlık ve yoksulluğa düşürme tehlikesi içerisinde olduğunu, bu nedenlerle kısıtlı adayının savurganlık nedeniyle TMK’nun 406.maddesi gereğince kısıtlanmasına karar verilerek kendisine vasi atanması talep ve dava edilmiştir.

Kısıtlı adayı K4 vekilinin 27/11/2020 tarihli dilekçesinde özetle:

Alınan sağlık kurulu raporuna göre müvekkilinin vesayet altına alınmasını gerektirir bir durumunun olmadığını, bu dosyadan konulan tedbirler nedeniyle kısıtlı adayının maddi olarak sıkıntılar yaşadığını, kısıtlı adayının evinde ve bahçelerinde çalıştırdığı personellere maaşlarını ödeyemediğini, rutin doktor muayenelerini yaptıramadığını, kısıtlı adayının parası varken ihtiyaçlarını karşılayamaz hale gelmesi nedeniyle mahkemece konulan tedbirlerin kaldırılmasını talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI :

Davanın REDDİNE,
” şeklinde karar verildiği görülmüştür.

Davacı
(
İhbarda bulunan) vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri :

Kısıtlı adayının malvarlığını başka yerlere aktardığı, belirli kişilere sebepsiz olarak kazandırmalarda bulunduğu, kısıtlı adayının aile dışındaki bireylere bu şekilde bağışlamalarda bulunması ve sürekli olarak kazandırmalar yapması, kurum ve kuruluşlara yüklü miktarda bağışlamalar yapması malvarlığını kötü yönettiğini göstermekte, kısıtlı adayı ailesini ve özellikle eşi K7’ı yoksulluğa düşürmekte, K7’a yalnızca mahkemece hükmedilmiş olması nedeniyle aylık 3.500,00 TL nafaka ödemekte iken aile dışı bireylere bu şekilde harcamalar ve kazandırmalar yapması TMK M.406 ile çelişmekte olduğunu, kısıtlı adayı tarafından bizzat tanıkların yanında, davanın sonuçlanmasından sonra tüm malvarlığını çeşitli kişilere aktararak kendilerine hiçbir malvarlığı bırakmayacağı söylenmiş, bu husus da kısıtlı adayının malvarlığını kötü yönettiği, ailecek edinilen tüm kazanımların bu kötü yönetim nedeniyle yok edilmesi amacı bulunduğu ve TMK M.406’daki şartların gerçekleşmiş olduğunu göstermekte olduğunu, mahkemece bildirdikleri tüm deliller toplanmadan bir sonuca varıldığını, yerel mahkemece aldırılan muhasebeci bilirkişiye ait bilirkişi raporu tanıklar dinlenmeden düzenlemiş bir rapor olup bu raporun hüküm kurmaya elverişli olmayan ve denetime açık olmayan bir rapor olduğunu tanık beyanları değerlendirilmeden muhasebeci bilirkişiden alınmış bir rapor söz konusu olduğunu, rapora karşı sundukları itirazları tekrar ile hüküm kurmaya elverişli olmayan bu raporun gerekçeli kararda dayanak olarak gösterilmesini kabul etmediklerinden yerel mahkeme tarafından verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İstinaf dilekçesine cevap veren kısıtlı adayı K4 vekili dilekçesinde özetle;

Karşı tarafın yapmış olduğu istinaf talebinin reddi ile yerel mahkeme tarafından verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğundan yerel mahkeme kararının onanmasına, karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER :

Yazılı beyanlar ve tüm dosya kapsamı.

DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:

Dava, kısıtlama- vasi atanması istemine ilişkindir.

İstinaf incelemesi
HMK 355. Madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen de kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmış olup,
İlk derece mahkemesince, kısıtlı adayının alınan rapora göre kısıtlanmasını gerektirir bir rahatsızlığı bulunmadığından davanın reddine karar verilmiş, davacı tarafça karara karşı istinaf yolun başvurulmuştur.

İlk derece mahkemesince kısıtlı adayı ile ilgili Dr. Ekrem TOK Adana Ruh sağlığı ve Hastalıkları hastanesinden alınan 13/10/2020 tarih ve 67971284/11679 sayılı raporda; Kısıtlanması istenen ile ilgili olarak TMK’nun 405 ve 406.maddeleri kapsamında vesayet altına alınmasını gerektirir psikopatoloji saptanmadığı şeklinde görüş belirtildiği anlaşılmış ise de vasi adayı davacının kısıtlı adayının adına kayıtlı taşınmazlar olduğu ve kısıtlı adayı K4’ın 01/03/1937 doğumlu olduğunu, yaşının son derece ilerlemiş olduğunu, kısıtlı adayının bazı yüklü miktarda harcamalar yaptığını, kısıtlı adayının adının verilmesi karşılığında birçok kuruma nakit para bağışı yaptığını, ayrıca bakıcısı olan K6’a bir adet daire, K6’ın Aladağ ilçesinde bulunan arsasına ev yaptırdığını, K6’a 1 adet araba ve 1 adet arsa satın aldığını, K6’ın büyük kızına bir otomobil hediye ettiğiniileri sürülmüş olduğu görülmüştür.

Vesayet, velâyet altında bulunmayan küçüklerin ve istisnaî olarak velâyet altına alınmamış bazı erginlerin korunması amacıyla kabul edilen bir hukukî kurumdur.

Kısıtlama, kanunda sayılı sebeplerden biri dolayısı ile korunup kollanması gereken ergin kişilerin fiil ehliyetlerinin mahkeme kararı ile sınırlandırılması olup kısıtlama kararı ile tam ehliyetli kişinin fiil ehliyeti sınırlanır ve onu sınırlı ehliyetsiz haline getirir.

Kısıtlanmayı gerektiren haller kanunda tahdidi olarak sayılmış olup ergin bir kişi hakkında kısıtlama kararı verilerek, kendisine vasi atanabilmesi için, Türk Medenî Kanunu’nun 405-408. maddelerinde öngörülen kısıtlama sebeplerinden birinin varlığı gerekir.

Somut olayda; Dr. Ekrem TOK Adana Ruh sağlığı ve Hastalıkları hastanesinden alınan raporda; Kısıtlanması istenen ile ilgili olarak TMK’nun 405 ve 406.maddeleri kapsamında vesayet altına alınmasını gerektirir psikopatoloji saptanmadığı şeklinde görüş belirtildiği ve kısıtlı adayının bakıcısı olan K6’a bir adet daire, K6’ın Aladağ ilçesinde bulunan arsasına ev yaptırdığını, K6’a 1 adet araba ve 1 adet arsa satın aldığını, K6’ın büyük kızına bir otomobil hediye ettiği ve kamu kuruluşlarına bağış yaptığı ileri sürülmüş ise de kısıtlı adayının bakıcısı olan kişiye duyduğu güven, minnet ,saygı ve sevginin tezahürü olarak ve eğitime destek mahiyetinde kendi kazancından yaptığı bağışlamaların, kısıtlı adayının dosyaya yansımış mal varlığı itibariyle savurganlık veya kendisini zora düşürecek nitelikte olmadığı bu itibarla ilk derece mahkemesinin kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı kabul edilmiştir.

Açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesince davanın reddine ilişkin verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, davacının istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki kararın verilmesi gerekmiştir,

HÜKÜM:

1-
İstinaf Başvurusu’nun
HMK 353/1-b-1 md.si gereğince
ESASTAN REDDİNE,

2-Davanın niteliği gereği harç alınmasına yer olmadığına,

3-Kararın tebliği, harç vb. işlemlerin
6100 Sayılı HMK’nın 359/3 md. uyarınca
İlk Derece Mahkemesi tarafından resen yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.’nın 362/1-b maddesi gereğince
KESİN olarak
13/07/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

  • İlk yayınlanma tarihi: 14 Haziran 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!