T.C.
ADANA
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :
KARAİSALI SULH HUKUK MAHKEMESİ
DAVACILAR:
1- K1 – N1
2- K2 – N2
3- K3 – N3
4- K4 – N4
5- K5 – N5
VEKİLİ:
Av. K6 – A1
KISITLIADAYI:
K7
– N6
VEKİLİ:
Av. K8
VASİADAYI:
K9
– N7
VEKİL i
:
Av.K6 – A1
DAVANIN KONUSU :
VESAYET – KISITLAMA İSTEMİ
İSTİNAF YOLUNA
BAŞVURAN
DAVACI
LAR
:
1- K1 – N1
2- K2 – N2
3- K3 – N3
4- K4 – N4
5- K5 – N5
VEKİLİ
:
Av. K6
TALEP KONUSU :
Mahkeme Kararının Kaldırılması
İSTİNAF KARAR TARİHİ :
03/03/2021
Karaisalı Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 28/01/2020 tarih ve 2019/276 Esas 2020/30 sayılı kararı ile kurulan hüküm nedeniyle davacılar vekilinin istinaf başvurusu ile ilgili yapılan esas incelemesinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE :
Kısıtlı adayı K7’nın seksen dört yaşında olduğunu, davacıların annesi olduğunu, birçok hastanede tedavi gördüğünü, son zamanlarda ise yaptığı bazı eylemlerinde akli melekelerinin gelip gitmekte olduğunu, kısıtlı adayının kendine ait taşınmazı ederinden daha düşük bir bedelle sattığını kendi ihtiyaçlarını tek başına gideremeyecek derecede düşkün hasta olduğu, fiilen ve hukuken haklarını kullanabilecek durumda olmadığından ,TMK 405 ve 406 maddeleri gereği, savurganlık, akıl hastalığı, akıl zayıflığı ve kötü yönetimi nedeniyle müvekkilinin annesi K7’nın kısıtlanmasını , mahkemece uygun görülecek bir davacının ise vasi olarak atanmasını talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE:
Kısıtlı adayının herhangi bir sağlık problemi olmadığını, davacıların menfaatleri doğrultusunda iş bu davayı açtıklarını belirterek , davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI :
“DAVANIN REDDİNE,” şeklinde karar verildiği görülmüştür.
DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacıların annesi vasi tayini istenilen K7’nın 84 yaşında olup, bu güne kadar çeşitli hastanelerde bir çok tedaviler gördüğünü, 4 yıl önce F1 hastanesinde açık kalp ameliyatı olduğunu, 2018 yılı Şubat Temmuz ve Aralık aylarında kalp rahatsızlığından dolayı F2 hastanesinde uzun süre tedavi gördüğünü, 10 yıldan beri kronik şeker hastası olduğunu, değişik zamanlarda şeker komasına girdiğini, anneleri K7’nın davadan hemen önce kendisine ait 35 dönüm tarlayı 600,00 TL ye satmış, bu konu sorulduğunda bazen parayı almadığını, bazen aldığını ve paranın kendisinde olduğunu, bazen de tarlayı satıp satmadığını hatırlamadığını söylediğini, tek hekim imzası ile alınan raporla taşınmazı sattığını, yeni bir rapor alınması gerektiğini, kısıtlı adayı hakkında yeni bir rapor tanzimi için dosyanın İstanbul adli tıp korumu bakanlığına gönderilmesini talep ettiklerini, bu nedenlerle usul ve esas yönünden hatalı ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Yazılı beyanlar, sağlık kurulu raporu, tapu kayıtları ve tüm dosya kapsamı.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
Dava, vesayet – kısıtlama istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK’nın 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen de kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmış olup,
Davacılar vekili, müvekkillerinin annesi olan kısıtlı adayının 84 yaşında olduğunu, yaşına bağlı bir çok sağlık sorununun bulunduğunu, açık kalp ameliyatı geçirdiğini, kronik şeker ve böbrek hastası olduğunu, tüm bakım ve ihtiyaçlarının davacılar tarafından karşılandığını, ancak bilinç kaybı yaşadığını ve dengesiz devranışlarının bulunduğunu, resmi işlemlerini yerine getiremediğini, bir süre önce kendisine ait tarlasını sattığını, davacılar sorduğunda bazen parayı almadığını, bazen aldığını ve bazen de taşınmazı satıp satmadığını hatırlamadığını söylediğini, başkaca taşınmazlarını devretme ihtimalinin de bulunduğunu iddia ederek, müvekkillerininin annesi K7’nın TMK’nın 405. ve 406. maddeleri gereğince kısıtlanmasına ve davacılar arasından uygun görülecek bir kişinin vasi olarak atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Vasi adayı K7 duruşmaya katılarak, kendi iş ve işlemlerini kendisinin gördüğünü, kısıtlanmak istemediğini beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Kısıtlı adayı hakkında Adana Dr. Ekrem Tok Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesince düzenlenen 18/11/2019 tarih ve 16530 sayılı sağlık kurulu raporunda kısıtlı adayında vasi tayini gerektirecek düzeyde psikopatoloji bulunmadığı belirtilmiştir.
Mahkemece bankalardan kısıtlı adayına ait gelir ve banka hesaplarına ait bilgiler istenilmiştir. Yine mahkemece tapu müdürlüğünden kısıtlı adayına ait taşınmazların tapu kayıtları getirtilmiştir.
İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, davacılar vekilince karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
TMK’nın 405. maddesinde, akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle işlerini göremeyen veya korunması ve bakımı için kendisine sürekli yardım gereken ya da başkalarının güvenliğini tehlikeye sokan her erginin kısıtlanacağı;
Aynı kanunun 406. maddesinde savurganlık, alkol ve uyuşturucu bağımlılığı, kötü yaşam tarzı ve kötü yönetimden dolayı, kendisini veya ailesini darlık veya yoksulluğa düşürme tehlikesine yol açan ve bu yüzden devamlı korunmaya muhtaç olan birinin kısıtlanacağı hükmü mevcuttur.
Davacı tarafça kısıtlanması istenilenin kendisini idare edemeyecek derecede hastalığının bulunduğu, malvarlığını kötü yönettiği ve savurganlık durumunun mevcut olduğu iddia edilmiş olup; mahkemece, kısıtlı adayı tarafından devredilmiş olan taşınmazlara ilişkin tapu kayıtları ve resmi senet ve belgeler getirtilmemiş, tapuda devredilen taşınmazların satışının gerçek değerinin altında olup olmadığı araştırılmamıştır. Yine getirtilecek banka hesap hareketlerini gösterir kayıtlara göre, olağanüstü harcama bulunup bulunmadığı, bunlara ilişkin tasarrufların kendisini veya ailesini darlık ve yoksulluğa düşürme tehlikesine yol açıp açmadığı denetime imkan verecek şekilde belirlenip tespit edilmemiştir.
Vesayet hakkındaki hükümlerin kamu düzenine ilişkin olduğu, mahkemece re’sen araştırma yapılabileceği de gözetilerek, TMK’nın 406. maddesinde yer alan hususlar yönünden re’sen ve tarafların gösterecekleri delillerin toplanıp değerlendirilmesi yapılarak; özellikle kısıtlı adayının 2012-2019 yılları arasında çok sayıda taşınmazını ve/veya payını devretmiş olduğu anlaşılmakla, bu devirlerin niteliği de araştırılarak, taşınmazların devrine dair tapu kayıtları ve satış akit tabloları, banka kayıtları ile dinlenecek tanık ifadeleri doğrultusunda, malvarlığını kötü yönetme ve savurganlık hususlarında K7’nın TMK’nın 406. maddesine göre kısıtlanması veya 429. madde kapsamında fiil ehliyetinin sınırlandırılarak kendisine yasal danışman atanması gerekip gerekmediği konularında denetime elverişli bilirkişi raporu alınarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, mahkemece eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. (Benzer mahiyette Yargıtay 8. Hukuk Dairesi’nin 2017/6318 E. 2017/4702 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere)
İlk derece mahkemesince deliller toplanmadan ve eksik inceleme ile karar verilmiş olması nedeniyle, ilk derece mahkemesi kararının HMK’nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca esası incelenmeden kaldırılmasına ilişkin aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
Yukarıda açıklanan nedenlerle,
1-
İstinaf başvurusunun kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6 maddesi gereğince Karaisalı Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 28/01/2020 tarih 2019/276 Esas 2020/30 sayılı kararının esası incelenmeden
KALDIRILMASINA,
2-Dosyanın, gerekçede bahsedilen eksiklikler giderilerek, deliller toplanarak davanın yeniden görülüp, yeni bir karar verilmesi için mahkemesine İADESİNE,
3-Davanın niteliği gereği harç alınmasına yer olmadığına,
4-
Kararın tebliği, harç vb. hususların
6100 Sayılı HMK’nın 302/5 ve 359/3 md. uyarınca ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK’nın 353/1-a maddesi gereğince
KESİN olarak oybirliği ile karar verildi. 03/03/2021
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe