Adana BAM, 5. HD., E. 2020/1889 K. 2021/131 T. 27.1.2021

İlgili TBK madde: TBK Madde 334

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :

TUFANBEYLİ SULH HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ :

04/02/2020

NUMARASI :

2019/183 Esas – 2020/44Karar

DAVACI:

K1 – N6

VEKİLİ:

Av. K2 – A1

DAVALI:

2 -K3 – N7
A2

DAVALI:

1 -F5 GRUP ENERJİ TAAH. VE TİC. LTD. ŞTİ –
A3

VEKİLİ:

Av. K8 -A4

İHBAROLUNAN:

1 -F6 SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ

VEKİLİ:

Av. K4- A6

İHBAROLUNAN:

2 -K5 – N9
A5

İHBAROLUNAN:

3 -K6 – N8
K7

DAVANIN KONUSU :

Tazminat
İSTİNAF YOLUNA

BAŞVURAN DAVACI:

K1

VEKİLİ:

Av. K2

TALEP KONUSU :

Mahkeme Kararının Kaldırılması
Tufanbeyli Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 04.02.2020 tarih ve 2019/183 Esas 2020/44 sayılı kararı ile kurulan hüküm nedeniyle davacı vekilinin istinaf başvurusu ile ilgili yapılan esas incelemesinde;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :

DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE :

Davacının kendisine ait N3 plakalı aracını davalı F5 Grup Enerji Taah. İnş. ve Tic. Ltd. Şti’ne aylık 3.000,00 TL bedelle kiraladığını ve aracı davalı şirkete teslim ettiğini, 16/11/2014 tarihinde davalı sürücü K3’in araç ile seyir halindeyken yağmur nedeniyle direksiyon hakimiyetini kaybederek park halindeki N4’e ait N5 plakalı araca çarparak maddi hasarlı tek taraflı trafik kazası yaptığını, kaza nedeniyle tespit tutanağı düzenlediklerini ve K3’in kazayı kabul ettiğini, kaza nedeniyle araçta 2014 yılı piyasa rayiç değerlerine göre 30.000,00-35.000,00 TL civarında değer kaybı olduğununu, kaza nedeniyle aracın ön kaputta, sol ön çamurlukta ve sol ön tamponda parça boya olduğu, ön panelde hasar olduğunu, düzenlenen ekspertiz raporunda aracın hasarlanan parçalarının 33.695,10 TL olarak belirtildiğini, tamirat işçilik tutarının 4.500,00 TL olduğunu ve toplam 38.195,10 TL olarak belitildiğini, bu nedenlerle davacıya ait araç ile davalı F5 Grup’un personeli diğer davalı X2’in tek taraflı tarfik kazası yapması nedeniyle meydana gelen değer kaybı için fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL ve araçta meydana gelen maddi hasar nedeniyle fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL olmak üzere toplam 15.000,00 TL’nin kaza tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.

DAVALI K3’İN CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE:

Kendisinin F5 Grup şirketinde kamp amiri olarak çalıştığını, olay günü kampları gezerken havanın yağışlı olması ve yolların da çukurlarla dolu olması nedeniyle lastiğinin patladığını ve direksiyon hakimiyetini kaybederek olayın meydana geldiğini, araçta hasar oluştuğunu, trafik ekiplerince tutanaklar tanzim edildiğini, maddi hasarlı trafik kazası olarak geçtiğini, olaydan sonra arabayı Adana’ya götürüp kaskoyu çağırdıklarını, alkollü olduğunu söylemişler ama alkol kullanmadığını, Adana tamir ücreti olarak 8.000,00 TL ödediğini ve buna ilişkin faturanın mevcut olduğunu, arabayı tamir ettirdikten sonra tekrardan çalışmaya devam ettiğini, meydana gelen olayda kendisinin kusurunun olmadığını, havanın yağışlı olması yolların da çukur olması nedeniyle teker patlayarak kazanın meydana geldiğini, bu nedenle aleyhine açılan tazminat davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DAVALI F5 GRUP ENERJİ TAAH.İNŞ. VE TİC. LTD. ŞTİ VEKİLİNİN CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE:

Davacı ile 17/07/2014 tarihi itibariyle araç kiralama sözleşmesi dahilinde kaskolu araç kiraladığını, dava konusu aracın F7 Sigortanın 03/10/2014 başlangıç ve 03/10/2015 bitiş tarihli genişletilmiş kasko poliçesinin mevcut olduğunu, söz konusu bedelin kaskodan talep edilmesinin zorunlu olduğunu ancak kaskodan bu bedelin karşılanmasının talep edilmediğini, davanın öncelikle F7 Sigortaya ihbar edilmesi gerektiğini, sözleşmede açık bir şekilde 4. maddesinde araçların tüm kanuni belgelerinin ve sigortalarının yapıldığı ve kanuni olarak doğabilecek her husumette tüm sorumluluğun davacı K1’a ait olacağı açık bir şekilde belirtilmiş olduğu halde davanın, sigorta şirketine değil de müvekkile açılmış olması açık bir şekilde iyiniyet kurallarına ve taraflar arasındaki sözleşmeye aykırılık teşkil ettiğini, bu nedenlerle öncelikle davanın, dava, kısmi dava ve yahut belirsiz alacak davası şeklinde açılamayacağından ve açık bir şekilde hukuka ve iyiniyet kurallarına aykırı açılmış bir dava olduğundan bahisle reddine ve yargılama giderleri ve masraflarının davalı üzerine bırakılmasına, mahkeme aksi kanaatte ise davanın dilekçelerinde belirtmiş oldukları taraflara ihbarını talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI :

“Açılan davanın REDDİNE, ” şeklinde karar verildiği görülmüştür.

DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davalı F6 Şirketi’nin çalışanı olan X2’in kaza akabinde alkol kontrolü yaptırmadığını, kazanın tamamen bu sürücünün hatası sonucu park halindeki bir araca çarpması şeklinde gerçekleştiği için bu kişinin alkol muayenesinin yapıldığına dair rapor olmadığı takdirde kasko sigorta şirketinden davacının aracına ait zararların tahsilinin mümkün olmayacağını, aracın kasko sigorta poliçesinin olması davalıların sorumluluğunu kaldırmadığını, davalı sürücü K3 ‘in davacıya ait N1 plakalı araç ile %100 kusurlu olarak kaza yapmış olduğunu, her iki davalının da, davacıya karşı araçtaki maddi hasardan ve değer kaybından sorumlu olduklarını, bu nedenle davacının kasko sigorta şirketine karşı feragat beyanında bulunmasının bir öneminin olmadığını, kasko sigorta şirketi tarafından hile ve aldatma sonucu feragat dilekçesinin imzalandığını, kasko poliçesi ticari araç için düzenlenmediğini, kasko sigortasının her halükarda sorumlu tutulmayacağını, bu nedenlerle davanın reddine ilişkin Tufanbeyli Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2019/183 esas ve 2020/44 karar sayılı kararının usul ve yasaya aykırı olup kararın kaldırılmasına ve davalarının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER :

Yazılı beyanlar, bilirkişi raporu, araç kiralama sözleşmesi, trafik kazası tespit tutanağı, ekspertiz raporu, Kayseri 6. İcra Dairesi’nin 2015/8514 sayılı icra dosyası ve tüm dosya kapsamı.

DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:

Dava, kira sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.

İstinaf incelemesi HMK’nın 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen de kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmış olup,
Davacı vekili, müvekkiline ait N3 plakalı X3 marka aracın davalı F5 Grup Enerji Taah. İnş. Ltd. Şti’ne aylık 3.000,00 TL bedelle kiraladığını, taraflar arasında 18/10/2014 tarihli kira sözleşmesinin imzalandığını, davalı şirket çalışanı olan davalı K3’in araç ile maddi hasarlı tek taraflı trafik kazası yaptığını, araçta 2014 yılı piyasa rayiç değerlerine göre 30.000,00-35.000,00 TL civarında değer kaybı oluştuğunu, aracın kaza tarihi itibariyle piyasa değerinin 50.000,00-60.000,00 TL arasında olduğunu iddia ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla değer kaybı nedeniyle şimdilik 5.000,00 TL ve araçta meydana gelen maddi hasar nedeniyle şimdilik 10.000,00 TL olmak üzere toplam 15.000,00 TL’nin kaza tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı F5 Grup Enerji İnş. Ltd. Şti vekili, kiralanan araca ilişkin olarak dava dışı F7 Sigortanın 03/10/2014 başlangıç ve 03/10/2015 bitiş tarihli genişletilmiş kasko poliçesinin mevcut olduğunu, tazminat bedelinin kaskodan talep edilmesi gerektiğini, sözleşmenin 4. maddesinde aracın tüm kanuni belgelerinin ve sigortalarının yapıldığı ve kanuni olarak doğabilecek her husumette tüm sorumluluğun davacıya ait olacağının belirtildiğini, davanın sigorta şirketine karşı açılması gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı X2, davalı şirkette kamp amiri olarak çalıştığını, dava konusu araçla trafik kazası yaptıktan sonra arabayı Adana’ya götürüp kasko sigorta şirketini aradıklarını, Adana’da tamir ücreti olarak 8.000,00 TL ödediğini, arabanın tamirden sonra çalışmaya devam ettiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk derece mahkemesince, davacının müteselsil sorumlardan biri olan F7 Sigorta A.Ş hakkında feragat beyanında bulunmasının diğer sorumlular olan davalılar yönünden de teselsülden feragat niteliği taşıdığı, davacının davalıları sorumluluktan kurtardığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince karar istinaf edilmiştir.

Davacı ile davalı F5 Grup Enerji İnş. Ltd. Şti arasında imzalanan 17/07/2014 tarihli kira sözleşmesi ile davacıya ait N3 plakalı aracın davalı şirkete kiralandığı, bir aylık kira bedelinin KDV dahil 3.000,00 TL olarak belirlendiği, sözleşmenin 4. maddesinde aracın tüm yasal belgelerinin ve sigortalarının davacı-kiralayan tarafından yaptırılacağının, yasal olarak doğabilecek her husumette tüm sorumluluğun davacıya ait olacağının kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır.

Davacı ile ihbar olunan F7 Sigorta A.Ş. arasında düzenlenen 03/10/2014 tarihli genişletilmiş kasko sigorta paliçesi ile dava konusu aracın kasko sigortasının gerçekleştirildiği, yine davacı tarafından F8 Genel Sigorta A.Ş.’den aracın zorunlu mali trafik sigortasını yaptırdığı anlaşılmaktadır.

TBK’nın 334. maddesinde “Kiracı kiralananı ne durumda teslim almışsa, kira sözleşmesinin bitiminde o durumda geri vermekle yükümlüdür.” şeklinde düzenleme mevcut olup, taraflar arasındaki sözleşmenin 4. maddesinde yasal olarak doğabilecek her husumette tüm sorumluluğun davacı-kiralayana ait olduğuna dair hüküm, kiracının sözü edilen yasa maddesindeki borcunu kaldırmayacaktır.

Taraflar arasındaki kira sözleşmesinde öncelikle sigorta şirketine başvurulacağı, sigorta şirketi hakkında tüm yasal yolların tüketilmesi durumunda dahi zararı tazmin olanağı kalmadığı takdirde davalı kiracıya yönelinmesi gerektiğine ilişkin bir koşul ya da sigorta şirketinin ödeme yapmaması halinde davalının sorumluluğunu kaldıran bir düzenleme bulunmamaktadır. Sigorta poliçesi davacı yararına düzenlenmiş olmakla davacı, asıl zarar sorumlusu olan davalılar yanında sigorta şirketini de müteselsil sorumlu haline getirmiş olup, müteselsil sorumlulardan birlikte ya da münferiden tazminat talebinde bulunması mümkündür. Hasarın sigorta şirketinden tazmin edilememiş olması da davalı yönünden feragat sonucu doğurmaz. Mahkemece müteselsil sorumlulardan birlikte ya da münferiden tazminat talebinde bulunulabileceği dikkate alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, davacının sigorta şirketine yönelik feragat beyanı nedeniyle davalıların sorumluluklarının da sona erdiğinin kabulü yerinde değildir. (Aynı yönde Yargıtay 6. HD 2015/9908 E. 2016/6411 K. sayılı ilamında açıklandığı üzere)

Mahkemece deliller toplanmadan ve eksik inceleme ile karar verilmiş olması nedeniyle, ilk derece mahkemesi kararının HMK’nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca esası incelenmeden kaldırılmasına ilişkin aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:

Yukarıda belirtilen nedenlerle;

1-
Davacının istinaf başvurusunun kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6 maddesi gereğince Tufanbeyli Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 04/02/2020 tarih ve 2019/183 Esas 2020/44 sayılı kararının esası incelenmeden
KALDIRILMASINA,

2-Dosyanın, işin esasına girilip gerekçede bahsedilen eksiklikler giderilerek, deliller toplanarak davanın yeniden görülüp, yeni bir karar verilmesi için mahkemesine İADESİNE,

3-Davacıdan peşin alınan 54,40 TL istinaf karar harcının, talep halinde davacıya İADESİNE,

4-Davacıdan alınan istinaf başvuru harcı ve diğer istinaf giderlerinin yargılama masrafı olarak ilk derece mahkemesince değerlendirilmesine,

5-
Kararın tebliği, harç vb. hususların
6100 Sayılı HMK’nın 302/5 ve 359/3 md. uyarınca ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK’nın 353/1-a maddesi gereğince
KESİN olarak oybirliği ile karar verildi.27/01/2021

  • İlk yayınlanma tarihi: 30 Temmuz 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!