Adana BAM, 5. HD., E. 2020/1694 K. 2022/1853 T. 30.6.2022

İlgili TBK madde: TBK Madde 345

T.C.

ADANA
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :

MERSİN 1. SULH HUKUK MAHKEMESİ

DAVACI:

K1 – N1

VEKİLİ:

Av. K2- A1

DAVALILAR:

1-K3 – N2- A3.

2-K4 – N3-A5

3-K5 – N4-A8.

4-K6 – N5-A10

5-K7 – N6-A12

VEKİLİ:

Av. K8- A14

DAVANIN KONUSU :

Kira (Uyarlama İstemli)

İSTİNAF YOLUNA
BAŞVURAN
DAVACI
:

K1 – N1
VEKİLİ
:

Av. K2- A1
İSTİNAF YOLUNA
BAŞVURAN
DAVALILAR
:

1-K3 – N2- A3.

2-K4 – N3-A5

3-K5 – N4-A8.

4-K6 – N5-A10

5-K7 – N6-A12
VEKİLİ
:

Av. K8- A14.

TALEP KONUSU :

Mahkeme Kararının Kaldırılması
Mersin 1.Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 22/09/2020 tarih ve 2018/951 Esas 2020/1058sayılı kararı ile kurulan hüküm nedeniyle davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusu ile ilgili yapılan esas incelemesinde;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE :

Müvekkilinin murisi K9 tarafından hayatta iken 22/05/2009 başlangıç tarihli sözleşme ile davalıların murisi K10’ya Mersin ili Akdeniz ilçesi A16’da bulunan mecuru tuhafiye mağazası olarak kullanılmak üzere 3 yıllık süre için 5.500 TL’ye kiraya verdiğini, yaşlı olan müvekkilinin murisinin kandırıldığını, kiracı K10’nın 13/03/2017 tarihinde vefatından sonra bu mecurun davalılar tarafından boşaltıldığını,22/05/2013 yılı arası 2017 dönemlerini kapsar şekilde 19.800,00 TL’ye uyarlanmasını ve tespitini talep ve dava etmiştir.

CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE:

Davacının davasının ve alacaklarının zaman aşımına uğradığı, bu davanın TBK’nun 345. maddesine açılan bir kira tespit davası olduğunu, kira tespitinin yeni dönemin başlangıcından 30 günlük süre önce açılması veya ihtarda bulunulması halinde kira bedeli tespitinin yeni dönem için yapılabileceği ,önceki dönem kira bedelleri tespitine muvafakat etmediklerini, kiracının ölümünden sonra kiralananın boşaltılarak eksiksiz olarak davacı tarafa teslim edildiğini, önceki dönem kira borçlarının PTT ve tevdii mahalli yolu ile ödendiğini, davacıya bir borçlarının bulunmadığını, kira bedellerinin arttırımı talebinin kabulü üzerine karar verilen fark miktarının Mersin 5.İcra Müdürlüğünün 2012/59 esas sayılı takip dosyasına ödendiğini ileri sürerek açılan davanın reddini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI :


-Davanın reddine,
” şeklinde karar verildiği görülmüştür.

DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davacı yan olarak dosyada raporları mevcut olan bilirkişi heyetine güvenlerinin kalmadığını ve bunu da bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi ile dile getirmiş bulunduklarını, aynı zamanda söz konusu heyetin söz konusu dava için yetersiz olduğu kanaatinde olduklarını,daha önce açılmış olan ve taraflarınca delil olarak dosyaya bildirilen ,Mersin 3. Sulh Hukuk Mahklemesinin 2016/918 E. sayılı dosyasında belirtilen hususların hepsi ,sırf dosya işlemden kaldırılmış olduğu için göz ardı edilmiş, dosyanın işlemden kaldırılmış olması tekrar aynı davanın açılmasına engel teşkil etmemekte, bilirkişi heyetince bu durum gözden kaçmış veya gözden kaçırılmak istenildiğini, Mersin 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin işlemden kaldırılan dosyasında talep ettikleri ve Yargıtay 6.Hukuk Mahkemesi tarafından dosyada lehlerine olan bozma kararı dışında farklı bir talepte bulunmadıklarını, bu nedenlerle bilirkişi raporuna itirazlarında dosyanın Ankara Üniversitesi veya Mahkemece takdir edilecek bir üniversitenin öğretim elemanlarından oluşan bir heyet tarafından yeniden rapor alınmak üzere incelenmesini talep ettikleri halde söz konusu taleplerininde yerel mahkemece gözetilmediğini, mahkemenin raporu esas alarak verdiği kararın yerinde olmadığından mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DAVALI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

Mersin 3.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2013/112-1317 E-K sayılı kira bedelinin tespiti davasında kira bedelinin 19.840,00 TL olarak tespitine karar verildiği hususuna ilişkin tespitinin doğru olmadığını,3.Sulh Hukuk Mahkemesinde ortada açılmış bir dava olmadığını, gerekçeli kararda davalılar murisinin K10’nın ödeme aldığı tespitininde doğru olmadığını, bahsi geçen ödemeyi yapan kiracı muris K10, ödemeyi alan ise davacı K1 olduğunu, yerel mahkemece zamanaşımı itirazlarının dikkate alınmadığını, davacının iddialarını kabul etmemekle birlikte, şayet bir alacak olsa idi dahi alacağın zamanaşımına uğradığını, gerekçeli kararda, davanın uyarlama davası olduğu, borçlunun borcunu henüz ifa etmemiş olması halinde ve ayrıca kira bedelinin aşırı ölçüde ifa etmesinin güçlenmesinden doğan haklarını saklı tutarak iş bu şartla borcu ifa etmesi gerektiğinden iş bu davada bu şartları borçlu yerine getirmediğinden uyarlama dava şartının oluşmadığı tespitinde bulunulduğunu, oysaki dava uyarlama davası olmayıp, dava niteliği ve sonuçları itibariyle Borçlar Kanunu Madde 345’de düzenlenen kira bedelinin tespiti davası olduğunu, davanın 2018 yılında açıldığını, kira sözleşmenin tarafları vefat edip, kiralanılan davacıya teslim edildikten kira ilişkisi son bulduktan 1 yıl 2 ay sonra iş bu dava açıldığını, davacı yanın dilekçesinde uyarlama davası olarak bildirdiği Mersin 3.Sulh Hukuk Mahkemesine ait 2016/918 E.sayılı davada uyarlama davası olmadığını,ortada süresinde açılmış bir dava olmadığını, yerel mahkemenin gerekçeli kararında ödemelere ilişkin tespitte bulunmamış, eksik tespit ile yetinildiğini, dosya içerisinde mevcut bilirkişi raporlarında aleyhe olan hususlara ve taktir edilen kira bedellerine itiraz ettiklerini bedelin çok fahiş olduğunu,mahkeme kararında davalı vekili yararına 1.450,00TL maktu vekalet ücreti hükmettiğini,vekalet ücretinin nisbi vekalet ücreti olması gerekmekte olduğundan yerel mahkeme kararının gerekçesinin davalılar yararına kısmen bozulması ve yerel mahkeme kararının hüküm bölümünün vekalet ücreti yönünden davalılar yararına kısmen bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER:

Yazılı beyanlar ve tüm dosya kapsamı.

DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:

Dava, 22/05/2013 ile 22/05/2017 tarihleri arasındaki kira bedelinin tespiti istemine ilişkindir.

İstinaf incelemesi
HMK 355. Madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen de kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmış olup,
İlk derece mahkemesince, davanın reddine karar verilmiş bu karara karşı davacı ve davalı tarafça istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.

Somut olayda davacı tarafça geçmiş dönem 22.05.2013 – 22.05.2014, 22.05.2014-22.05.2015,22.05.2015 – 22.05.2016 ve 22.05.2016 – 22.05.2017 tarihleri arasındaki kira bedelinin tespiti dava açılmış olup
A16 adresindeki zemin katı, tuhafiye dükkanı olarak kullanılmak üzere 22.05.2009 başlangıç tarihli ve yazılı kira sözleşmesiyle 3 yıllığına yıllık 5.500 TL bedelle K10’ya davacı murisi tarafından kiralanmış ve dava tarihinden önce olmak üzere kiracının mirasçıların tarafından işyeri tahliye edilmiş olup buna göre dava tarihi itibariyle geçmişe dönük kira parası tespiti istenemeyeceği gibi davacı tarafın aslında asıl niyetin bu yıllara ilişkin kira alacağı farkının tahsilini sağlamak olup bunun alacak davası yoluyla talep edilmesi gerekmektedir, bu itibarla eda davası (alacak davası) açma hakkının bulunduğu hallerde bu davaya öncü olacak bir tespit davası açılmasında hukuki yarar bulunduğundan söz edilemez, hukuki yarar dava koşuludur buna göre ilk derece mahkemesinin kararının gerekçesinin yerinde olmadığı ve buna görede davacı ve davalı vekilinin istinaf talebinin kamu yararı yönüyle kabulü gerektiği anlaşılmıştır.

Açıklanan nedenlerle, davacı ve davalı tarafın istinaf başvurusunun kamu yararı yönünden kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak toplanan delillere göre yeniden yargılama yapılmasınada gerek görülmediğinden yeniden esas hakkında HMK. 353/1-b-2 maddesi uyarınca davanın reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.

HÜKÜM:

Yukarıda belirtilen nedenlerle;

Davacı vekilinin İstinaf başvurusunun
KABULÜNE;

Mersin 1.Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 22/09/2020 tarih ve 2018/951 Esas 2020/1058 sayılı kararının HMK.’nun 353/1-b-2 maddesi gereğince
KALDIRILARAK; davanın esası ile ilgili olarak yeniden aşağıdaki hükmün kurulmasına;

1-Davanın hukuki yarar yokluğundan usulden
REDDİNE,

2-Alınması gereken karar harcı olan 80,70.-TL maktu harçtan, peşin alınan 338,82 TL harçtan mahsubu ile bakiye 258,12 TL harcıntalep halinde davacıya iadesine,

3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret tarifesine göre hesaplanan1.450,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine,

4-a)Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,

b) Davalı tarafça yapılan 321,96 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine,

5-İstinaf başvurusu kabul edilmekle; davacı ve davalı tarafından peşin yatırılan 54,40 TL istinaf karar harcının talep halindetaraflara iadesine,

6-İstinaf yargılama giderlerinin kararın niteliği itibariyle taraflar üzerinde üzerinde bırakılmasına,

7-Gider avansından kullanılmayan kısmın yatıran taraflara iadesine,

8-Kararın tebliği, gider avansı iadesi, harç vb. işlemlerin 6100 Sayılı HMK’nın 302/5. ve 359/3 md. uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 362/1-a bendi gereğince
KESİN olmak üzere
30/06/2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

  • İlk yayınlanma tarihi: 01 Ağustos 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!