Adana BAM, 5. HD., E. 2019/724 K. 2020/633 T. 23.9.2020

İlgili madde: TMK Madde 706

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :

İSKENDERUN 4. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ :

10/01/2019

NUMARASI :

2017/374 Esas – 2019/10Karar

DAVACI:

K1 – N1

VEKİLİ:

Av. K2- A1

DAVALI:

1 -F1 BANKASI A.Ş.

VEKİLİ:

Av.K3-A2

DAVALI:

2 -F2 İNŞAAT SANAYİ VE TİC. A.Ş.- A3

DAVANIN KONUSU :

MENFİ TESPİT VE ALACAK
İSTİNAF YOLUNA
BAŞVURAN
DAVACI
:

K1
VEKİLİ
:

Av. K2
İSTİNAF YOLUNA
BAŞVURAN
DAVALI
:

F1 BANKASI A.Ş.

VEKİLİ
:

Av.K3

TALEP KONUSU :

Mahkeme Kararının Kaldırılması

İSTİNAF KARAR TARİHİ :

22.09.2020

KARAR YAZIM TARİHİ :

23.09.2020
İskenderun 4.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 10/01/2019 tarih ve 2017/374 Esas 2019/10 sayılı kararı ile kurulan hüküm nedeniyle davacı ve davalı F1 Bankası A.Ş. vekilinin istinaf başvuruları ile ilgili yapılan esas incelemesinde;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :

DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE :

Davacı ile davalılardan F3 İnşaat A.Ş. İle “Hatay İli Arsuz İlçesi A4 Mah. 164 Sok. 5523 parsel” sayılı taşınmaz üzerine inşa edilecek ve “X1” adlı sitenin C Blok 6. Kat 52 numaralı bağımsız bölümün 290.000,00-TL bedelle davacıya satışı husunda gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi imzalandığını, sözleşme kapsamında davalı şirkete peşinen 110.000,00-TL ödediğini, bakiye 180.000,00-TL miktarın ödemesi hususunda ise davalı şirket ile davalı banka arasındaki sözleşme uyarınca davalı bankadan kredi olarak çektiğini ve kredi tutarının doğrudan davalı şirketin hesabına aktarıldığını, davalı şirketin inşaatı yarıda bıraktığını, edimini yerine getirmediğini, davacının, sözleşmenin bitim tarihinden sonraki 6 aylık ek sürenin de bitmesini beklediğini, ihtarname ile sözleşmeden dönme hakkını kullandığını, davalıların davacının uğramış olduğu tüm zararın tazmininden müşterek ve müteselsilen sorumlu olduğunu belirterek; 172.000,00-TL’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, ödenmeyen krediler ve kredi sözleşmesinden dolayı borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

DAVALI BANKA VEKİLİNİN CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE:

Davalı bankanın, davacı ile diğer davalı arasındaki daire satışı sözleşmesinin tarafı olmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, dönme hakkını süresinde kullanmadığını, Asliye Ticaret mahkemesinin görevli olduğunu, konutun süresinde bitirilmemiş olmasının davalıyı bağlamadığını, belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI :

“Davacının davasının Kısmen Kabülü ile Davacı ile davalı arasında düzenlenen 14/12/2015 tarihli Düzenleme Şeklindeki Gayri Menkul Satış Vaadi ve İnşaat Yapım sözleşmesi ve 31/12/2015 tarihli Konut Finansmanı Kredi sözleşmelerinin ayrı ayrı İptaline, davacının bu sözleşmeler nedeniyle davalılara ayrı ayrı Borçlu Olmadığının Tespitine, Talep ile bağlı olmak kaydı ile davacı tarafından davalılara ödenen 110,00,00-TL peşinat, 60,586,62-TL kredi taksiti, 912,00-TL kredi, tapu ve ihtarname masrafı ile 500,00-TL menfi zarar ( kira bedeli ) olmak üzere toplam 171.998,62-TL’nin dava tarihi olan 17/01/2017 Tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı F1 Bankası A.Ş. Yönünden 31/12/2015 tarihli Konut Finansmanı Kredi Sözleşmesinde belirtilen kredi limiti olan 180.000,00-TL ile sınırlı olmak kaydı ile Davalılardan Müştereken Mütesilen Tahsili ile Davacıya Ödenmesine, Yukarıda hüküm altına alınan istem dışında fazlaya ilişkin talebin Reddine,” şeklinde karar verildiği görülmüştür.

DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davalı bankanın sorumlu olacağı ‘kullanılan kredi miktarı’ konut Kredisi Sözleşmesinde sözleşme anaparası olan 180.000,00 TL olarak kabul edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gibi hakkaniyete de aykırı olduğunu, kredi sözleşmesinin ödeme planının faiziyle birlikte 331.095,07 TL üzerinden kurulduğunu, davalı tarafların tüm edimlerini yerine getirmesi söz konusu olduğunda davacının iş bu kredi sözleşmesinden dolayı toplam ödeme tutarının 331.095,07 TL olacağını, davalı bankanın sorumluluk miktarının kredi miktarı olan 331.095,70 TL olması gerekirken İlk Derece Mahkemesince kredi anaparası olan 180.000,00 TL olarak kabul edilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararın B bendinde davalı F1 Bankası A.Ş.’nin kredi limiti olarak bildirilen 180.000,00 TL sorumluluk miktarının kredi anaparasının geri ödenmesinden diğer davalıyla birlikte müteselsil sorumlu sıfatıyla, sözleşmenin feshedilmesi nedeni ile kredi faizi içinse haksız şart niteliğinde olması ve sebepsiz zenginleşme kuralları gereğince tek başına ayrıca sorumlu tutulması gerektiğini, bu doğrultuda 331.095,70 TL olarak düzeltilmesine ve kararın bu şekilde düzeltilerek onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İstinaf dilekçesine cevap veren davalı banka vekili dilekçesinde özetle;

İlk Derece Mahkemesinin vermiş olduğu kararın davacı tarafın istinaf başvuru sebepleriyle değil, davalı bankanın istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle yasa, usul ve delillere aykırı olduğunu, davalı bankanın hiçbir sorumluluğundan söz edilemeyeceğini, dolayısıyla davacı tarafın istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü kredi miktarını aşan sorumluluğundan da söz etmenin mümkün olmadığını, davacı tarafın istinaf ve düzeltilerek onama talepleri yersiz ve dayanaksız olduğunu, bu nedenlerle davacı tarafın istinaf başvurusunun reddine, davalı bankanın istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

DAVALI F1 BANKASI A.Ş. VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davanın husumet yönünden reddi gerekirken davanın kabulüne karar verildiğini, hüküm kurulurken taleple bağlı kalınmayarak talebin fazlasına hükmedildiğini, gerekçe kısmında davacının talebi olan gecikme tazminatının reddedileceği yazılmış iken hüküm kısmında buna ilişkin bir hüküm kurulmayarak gerekçe ile hüküm arasında çelişki oluştuğunu, davanın kabulüne karar verilmesi halinde davacı adına olan tapu kaydının iptali gerekirken tapu kaydının iptali ile ilgili bir hüküm kurulmadığını, davacının sözleşmenin feshi için dava açabileceği süre başlamadan dava açtığını, davanın davalı banka aleyhine kabul edilmesini gerektiren hiç bir durum ve delilin mevcut olmadığını, davacının davasının yersiz ve dayanaksız olduğunu, davalı bankanın kendi üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirdiğini, konutun satıcı tarafından süresinde bitirilmemiş olması krediyi veren bankayı bağlayıcı bir durum olmadığını, tamamen alıcı ve satıcı arasındaki bir husus olduğunu, davaya konu konut kredisine ilişkin tüm işlemlerin davacının talebiyle ve imzasıyla yapıldığını, bu nedenlerle yasa, usul ve delillere aykırı olan İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına / bozulmasına ve davanın reddine, icranın geri bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İstinaf dilekçesine cevap veren davacı vekili dilekçesinde özetle;

Davalı banka tarafından yapılan itirazların İlk Derece Mahkemesinde ileri sürüldüğünü, incelendiğini ve neticesinde reddine karar verilerek haklı davalarının kabulüne karar verildiğini, bu nedenle davalının usule ve esasa yönelik tüm istinaf taleplerinin reddine karar verilerek İlk Derece Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER :

Yazılı beyanlar, bilirkişi raporu, gayrimenkul satış vaadi ve inşaat yapım sözleşmesi, kredi sözleşmesi ve tüm dosya kapsamı.

DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:

Dava, taşınmaz satış sözleşmesinin iptali ile, davalı satıcıya ödenen satış bedelinin davalı satıcıdan ve bağlı kredi sözleşmesi uyarınca kredi veren davalı bankadan tahsili istemine ilişkindir.

İstinaf incelemesi HMK 355. Madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen de kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmış olup,
Davacı vekili, müvekkili ile davalılardan F3 İnş. A.Ş. arasında “X1” adlı sitenin C Blok 6. Kat 52 numaralı bağımsız bölümün 290.000,00-TL bedelle davacıya satışı husunda sözleşme imzalandığını, müvekkilinin davalı şirkete peşin 110.000,00 TL ödediğini, kalan 180.000,00 TL için davalı şirket ile davalı banka arasındaki sözleşme uyarınca davalı bankadan kredi çektiğini, kredi tutarının doğrudan davalı şirkete ödendiğini, ancak davalı şirketin inşaatı tamamlamadığını, müvekkilinin ihtarname göndererek sözleşmeden dönme hakkını kullandığını iddia ederek, taşınmaz satış sözleşmesinin iptali ile, müvekkilinin davalı şirkete peşin olarak ödediği 110.000,00 TL; dava tarihine kadar bankaya ödediği 60.558,00 TL; bilirkişilerce hesaplanacak kredi masrafı, sigorta bedeli, ipotek tesis ve fek masrafı, erken ödeme cezası, ihtarname masrafı ve geç teslim nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 500,00 TL kira bedelinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı F1 Bankası A.Ş. vekili, müvekkili bankanın daire satışı ile ilgisinin bulunmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, davacının dönme hakkını süresinde kullanmadığını, görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, müvekkili bankanın hukuka aykırı bir eyleminin bulunmadığını savunmuştur.

Davalı F3 İnş. Tic. A.Ş. davaya cevap vermemiştir.

İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne, davacı ile davalılar arasında düzenlenen 14/12/2015 tarihli taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ve 31/12/2015 tarihli konut finansmanı kredi sözleşmelerinin iptaline, davacının bu sözleşmeler nedeniyle davalılara borçlu olmadığının tespitine, taleple bağlı kalınarak davacı tarafından davalılara ödenen 110,00,00 TL peşinat, 60,586,62 TL kredi taksiti, 912,00 TL kredi, tapu ve ihtarname masrafı ile 500,00 TL kira kaybı olmak üzere toplam 171.998,62 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı F1 Bankası A.Ş. yönünden 31/12/2015 tarihli konut finansmanı kredi sözleşmesinde belirtilen kredi limiti olan 180.000,00-TL ile sınırlı olmak kaydı ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, bu karara karşı davacı ve davalı F1 Bankası A.Ş. vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

Davacı ile davalı F3 İnş. Tic. A.Ş. arasında düzenlenen 14/12/2015 tarihli adi yazılı taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile, davalı F3 İnş. Tic. A.Ş. tarafından Hatay İli Arsuz İlçesi A4 Mah. 573 Ada 1 Parsel üzerinde yapılacak X1 isimli binada 52 nolu bağımsız bölümün 290.000,00 TL bedelle davacıya satışı konusunda anlaşma yapıldığı, sözleşmenin 3. maddesinde bağımsız bölümün 31/12/2016 tarihine kadar anahtar teslimi şeklinde davalıya teslim edileceği, bu tarihte teslim edilememesi halinde 6 aylık ek sürenin bitiminden başlamak üzere gecikilen her ay için gecikme cezası olarak sözleşme bedelinin %0,5’inin her ay alıcıya ödeneceğinin; 8.2 maddesinde mücbir sebep dışında satıcının bağımsız bölümü alıcıya teslim etmeyi taahhüt ettiği tarihten itibaren en geç 12 aylık ek sürede de teslim etmemesi halinde alıcının isterse sözleşmesi tek taraflı olarak feshedebileceğinin kararlaştırıldığı; Sözleşme konusu bağımsız bölümün tapusunun 30/12/2015 tarihinde davalı F3 İnş. Tic. A.Ş. tarafından davacıya devredildiği anlaşılmaktadır.

Davalılar arasında düzenlenen 11/06/2015 tarihli sözleşme ile, davalı F3 İnş. Tic. A.Ş.’nin yüklenicisi olduğu Altın Vadi Residance projesinde yapılacak konutların müşterilerine davalı banka tarafından konut kredisi kullandırılacağının kararlaştırıldığı; Bu kapsamda davacı ile davalı F1 A.Ş. arasında 28/12/2015 tarihli konut finansman kredisi imzalandığı, davacıya 180.000,00 TL tutarında 120 ay vadeli kredi kullandırıldığı anlaşılmıştır.

Davacı tarafından davalı F3 İnş. Tic. A.Ş.’ye gönderilen 16/05/2017 tarihli ihtarnamede bağımsız bölümün 31/12/2016 tarihinde teslim edilmediği, 30/06/2017 tarihinden itibaren sözleşme gereğince gecikme tazminatının doğacağı ihtar olunmuş; 10/08/2012 tarihli ihtarnamede ise 30/06/2017 tarihinden itibaren günlük 1.450,00 TL gecikme cezasının 7 iş günü içinde ödenmesi ihtar olunmuştur.

Davalı şirket ile davalı banka arasında davaya konu proje için bir protokol akdedilmiş, müteahhit protokol kapsamında bankaya davacının muhtemel borçlarına karşılık garantör taahhütnamesi vermiş, müteahhit ile davacı arasında akdedilmiş olan satış vaadi sözleşmesinde de daire bedelinin 180.000,00 TL’sinin kredi ile ödeneceği hüküm altına alınmıştır. Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere, davalı inşaat şirketinden taşınmaz satın alan davacıya davalı banka tarafından kullandırılan kredi, niteliği itibariyle bir bağlı kredidir. 6502 sayılı yasanın 35. maddesi (4077 sayılı Yasanın 10/5 ve 10/B-9. maddesi) gereğince bağlı kredi kullandıran davalı Banka da, taşınmazın teslim edilmemesinden doğan zarara satıcı şirketle birlikte davacıya karşı müteselsilen sorumludur. (Aynı yönde Yargıtay 13. HD 2016/19221 E. 2020/1822 K. ve 2016/20787 E. 2019/7451 K. sayılı ilamları)

Bir taşınmaz malın veya payının mülkiyetinin başkasına devri ya da devir vaadini öngören sözleşmelerin geçerli sayılması BK 213, Tapu Kanunu 26. ve TMK’nun 706. maddeleri uyarınca resmi şekilde yapılmasına bağlıdır. Burada öngörülen şekil, sözleşmenin geçerlik koşulu olup kamu düzenine ilişkindir ve doğrudan göz önünde tutulur. Her ne kadar davacı ile davalı F3 İnş. Tic. A.Ş. arasındaki sözleşme resmi şekilde düzenlenmemiş bulunduğundan hukuken geçerli değilse de, sözleşme konusu bağımsız bölüm davacıya devredilmek suretiyle geçersiz olan harici sözleşmeye geçerlilik kazandırıldığı, böylece 14/12/2015 tarihli taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin geçerli hale geldiği anlaşılmaktadır. (Yargıtay 13. HD 2016/23913 E. 2018/6257 K.)

TBK’nın 117. maddesinde “(1) Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. (2) Borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse, bu günün geçmesiyle; haksız fiilde fiilin işlendiği, sebepsiz zenginleşmede ise zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte borçlu temerrüde düşmüş olur. Ancak sebepsiz zenginleşenin iyiniyetli olduğu hâllerde temerrüt için bildirim şarttır.”
123. maddesinde “Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde, taraflardan biri temerrüde düştüğü takdirde diğeri, borcun ifa edilmesi için uygun bir süre verebilir veya uygun bir süre verilmesini hâkimden isteyebilir.”
124. maddesinde “Aşağıdaki durumlarda süre verilmesine gerek yoktur: (1) Borçlunun içinde bulunduğu durumdan veya tutumundan süre verilmesinin etkisiz olacağı anlaşılıyorsa, (2) Borçlunun temerrüdü sonucunda borcun ifası alacaklı için yararsız kalmışsa, (3) Borcun ifasının, belirli bir zamanda veya belirli bir süre içinde gerçekleşmemesi üzerine, ifanın artık kabul edilmeyeceği sözleşmeden anlaşılıyorsa.”
125. maddesinde “Temerrüde düşen borçlu, verilen süre içinde, borcunu ifa etmemişse veya süre verilmesini gerektirmeyen bir durum söz konusu ise alacaklı, her zaman borcun ifasını ve gecikme sebebiyle tazminat isteme hakkına sahiptir.

Alacaklı, ayrıca borcun ifasından ve gecikme tazminatı isteme hakkından vazgeçtiğini hemen bildirerek, borcun ifa edilmemesinden doğan zararın giderilmesini isteyebilir veya sözleşmeden dönebilir.

Sözleşmeden dönme hâlinde taraflar, karşılıklı olarak ifa yükümlülüğünden kurtulurlar ve daha önce ifa ettikleri edimleri geri isteyebilirler. Bu durumda borçlu, temerrüde düşmekte kusuru olmadığını ispat edemezse alacaklı, sözleşmenin hükümsüz kalması sebebiyle uğradığı zararın giderilmesini de isteyebilir.” şeklinde düzenlemeler mevcuttur.

Mahkemece 13/04/2018 tarihinde mahallinde yapılan keşif üzerine düzenlenen bilirkişi raporunda inşaatın tamamlanma oranının %44, davacının satın aldığı C Blok 52 nolu bağımsız bölümün tamamlanma oranının ise %30 olduğu belirlenmiş olup, sözleşmenin 3.1 maddesine göre dairenin anahtar teslimi olarak 31.12.2016 tarihine kadar teslim edileceği kararlaştırıldığından, sözleşmenin 8.2 maddesi uyarınca alıcının fesih hakkının doğduğu anlaşılmıştır.

Davacı ile davalı banka arasında imzalanan Konut Finansmanı Sözleşmesinin bağlı kredi sözleşmesi niteliğinde olduğu anlaşılmakla, davalı bankanın davacı tarafından ödenen satış bedelinden kredi miktarı ile sınırlı olarak sorumlu tutulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. (Yargıtay 13 HD 2016/19221 E. 2020/1822 K.)

Açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesince verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, davacı vekili ile davalı F1 A.Ş. vekilinin istinaf başvurularının HMK’nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki kararın verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM:

Yukarıda belirtilen nedenlerle;

1-
Davacı vekili ile davalı F1 A.Ş. vekilinin istinaf başvurularının
HMK’nın 353/1-b-1 md.si gereğince
ESASTAN REDDİNE,

2-Davacıdan alınması gereken istinaf karar harcı olan 54,40 TL maktu harçtan, peşin alınan 44,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 10,00 TL harcın davacıdan alınmasına,

3-Davalı F1 A.Ş.’den alınması gereken istinaf karar harcı olan 11.749,22 TL nisbi harçtan, peşin alınan 2.937,33 TL harcın mahsubu ile bakiye 8.811,89 TL harcın davalı F1 A.Ş.’den alınarak hazineye irat k aydına,

4-İstinaf yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına,

5-
Kararın tebliği, harç vb. işlemlerin
6100 Sayılı HMK’nın ve 359/3 md. uyarınca Dairemiz tarafından taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK’nın 361/1 maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren
2 haftalık süre içerisinde
Yargıtay’ ın ilgili hukuk dairesine temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 23/09/2020

  • İlk yayınlanma tarihi: 14 Haziran 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!