Adana BAM, 5. HD., E. 2019/2409 K. 2020/499 T. 7.7.2020

İlgili madde: TMK Madde 689

İ S T İ N A F K A R A R I

DAVANIN KONUSU :

Paylı mülkiyete tabi taşınmazın aynen taksimi suretiyle ortaklığın giderilmesi, mümkün olmaması halinde fiili taksim sözleşmesinin tapuya şerh verilmesi istemlerine ilişkin
Mersin 3.Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 09/07/2019 tarih ve 2017/1665 Esas 2019/1022 sayılı kararı ile kurulan hüküm nedeniyle davacı vekilinin istinaf başvurusu ile ilgili yapılan esas incelemesinde;

DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE :

Mersin ili, Toroslar ilçesi, A1 Köyü, A2 Mevkii, 10 pafta, 717 parsel 13.660,00 m2 yüzölçümlü tarla nitelikli taşınmaz üzerinde müvekkillerinin hisseleri oranında mülkiyet sahibi olduğunu, taşınmaz üzerinde K1’un hisse payının 8600/13660, payına düşen metrekarenin 8.600,00 olduğunu; K2’ın hisse payının 253/683, payına düşen metrekarenin ise 5.060,00 olduğunu, müvekkillerinin kendi aralarında anlaşarak payları oranında taşınmaz üzerinde rızai taksim yaptıklarını, dilekçe ekinde sunmuş olduğu krokide A ile belirtilen kısmın K2; B ile belirtilen kısmın ise K1’un payına düşecek kısım olduğunu, davacı müvekkilinin payına düşen kısma konteynır koyarak elektrik ve su aboneliği almaya ve payına düşen kısımda konut ihtiyacını gidererek yaşamayı düşündüğünü, her ne kadar söz konusu husus hakkında davalıdan önceki tarihlerde muvafakatname alınmış olsa da abonelik işlemleri sırasında taşınmazın hisseler oranında 2 farklı şahsa ait olması nedeniyle sorun çıktığını, taşınmazın farklı amaçlar için kullanılacak olması nedeniyle davalıve davacı tarafın taşınmaz üzerindeki tasarruflarının farklı olacağını, taşınmazın tek parsel üzerinde bulunmasında hiç bir hukuki yararın olmadığnı, tüm bu nedenlerle müvekkillerin hisse payları doğrultusunda mülkiyet hakkı olduğu taşınmaz üzerinde müvekkillerin rızai taksim anlaşması göz önüne alınarak bu doğrultuda mahkemece taşınmaz üzerinde ifraz kararı verilerek taşınmazların müvekkilleri adına ayrı ayrı parsel numarası verilerek payları oranında ayrı ayrı tapuya tesciline, mahkeme aksi kanatte olacak ise üçüncü şahısların zarar görmemesi adına, müvekkilleri arasında hazırlanan taksim krokisinin tapuya şerhine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI :”

Davanın Reddine” şeklinde karar verildiği görülmüştür.

DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

Dava dilekçelerinde paylaşım krokisi gereğince ifraz kararı verilip bireysel mülkiyete geçiş kararı verilerek ayrı ayrı tescile karar verilmesini, aksi takdirde paylı mülkiyet ilişkisi içerisinde TMK 689 gereği düzenlemiş oldukları sözleşmenin içeriğini oluşturan krokinin kişisel hak olarak tapuya şerh edilmesi taleplerinin bulunduğunu, taşınmazın farklı amaçlar için kullanılacak olması nedeniyle davalı ve davacı tarafın taşınmaz üzerindeki tasarruflarının farklı olduğunu, bu nedenle ilerleyen tarihlerde tarafların mağduriyetinin yanında 3. şahısların da mağdur olacağını, davacı ile davalı arasında karşılıklı rızaya dayanarak taksim sözleşmesi yapıldığını, davalı taraflarınca açılan davayı kabul ettiğini, buna göre iki kişinin karşılıklı anlaşmayla yaptığı taksimin tapu siciline işlenmesi ve bu işlemeyle üçüncü kişilerin iyi niyetinin korunması gerektiğini, bilirkişi raporunda hukuki olarak bölünme yoluyla bireysel mülkiyete uygun olmadığının belirtilmiş olduğunu, paylı mülkiyet ilişkisi devam ederken tarafların paylı mülkiyet ilişkisi içerisinde fiili kullanım alanı belirleme ve bu hususun tapuya şerh edilebilmesinin mümkün olduğunu, davacı ile davalının TMK 689’da yer alan sınırlara uymak şartıyla arazi kullanım alanını istedikleri gibi düzenleyebilecekleri ve kullanıma ilişkin sözleşmenin tapuya şerhedilebileceğinin açıkça düzenlendiğini, sözleşmenin tapuya şerhedilmesiyle birlikte TMK 695 gereği kişisel hak üçüncü kişilere karşı da ileri sürülebilecek ve daha sonra aynı hak kazanan kimseleri de bağlayacağını, bu nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER:

Yazılı beyanlar, bilirkişi raporu, tapu kayıtları ve tüm dosya kapsamı.

DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:

Dava, paylı mülkiyete tabi taşınmazın aynen taksimi suretiyle ortaklığın giderilmesi, mümkün olmaması halinde fiili taksim sözleşmesinin tapuya şerh verilmesi istemlerine ilişkindir.

İstinaf incelemesi HMK’nın 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen de kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmış olup,
Davacı vekili, tarafların Mersin ili, Toroslar ilçesi, A1 Köyü, A2 Mevkii, 717 parsel sayılı taşınmazda paydaş olduklarını, taşınmazın yüzölçümünün 13.660,00 m² olduğunu, davalının 8600/13660 payına düşen yerin 8.600,00 m², müvekkilinin 253/683 payına düşen yerin ise 5.060,00 m² olduğunu, taraflar arasında rızai taksim yapıldığını belirterek, rızai taksim anlaşması doğrultusunda taşınmazın ifrazı ile taraflar adına ayrı ayrı parsel numarası verilerek tapuya tesciline, mümkün olmadığı takdirde taksim krokisinin tapuya şerhine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı davaya cevap vermemiştir.

İlk derece mahkemesince Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu gereğince dava konusu taşınmazın maliklerin hisseleri oranında ifrazının mümkün olmadığı, harici ifraz krokisinin tapu kütüğüne tescili, şerh edilmesi ve beyanlar hanesine yazılması isteminin TMK’da ve özel kanunlarda düzenlenmeyen, Tapu Sicili Tüzüğünde yer verilmeyen bir husus olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekilince istinaf yoluna başvurulmuştur.

Dava konusu taşınmazın tapu kaydının incelenmesinde, davacı ile davalı adına paylı mülkiyet halinde kayıtlı olduğu anlaşılmıştır.

Tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesinde; dava konusu taşınmazın 13.660,00 m² yüzölçümüne sahip olmasına, 15/05/2015 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6537 sayılı Kanunla Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 8/A maddesi gereğince taşınmazın ifrazının mümkün olmadığının tespit edilmesine, Türk Medeni Kanunu’nun 689 maddesinde yer alan “Paydaşlar, kendi aralarında oybirliğiyle anlaşarak yararlanma, kullanma ve yönetime ilişkin konularda kanun hükümlerinden farklı bir düzenleme yapabilirler. … Taşınmazlarla ilgili anlaşmalar imzalarının noterlikçe onaylanması koşuluyla paydaşlardan birinin başvurusu üzerine tapu kütüğüne şerh verilebilir.” şeklindeki düzenlemenin koşulların mevcut olması halinde idare tarafından yapılacak şerh verme işlemine ilişkin olmasına, davacı tarafça mahkemeden bu konuda şerh verilmesini talep edilmesinde hukuki yararın bulunmamasına göre;

Açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesince davanın reddine ilişkin verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, davacının istinaf başvurusunun HMK’nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki kararın verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM:

1-Davacının istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 md.si gereğince
ESASTAN REDDİNE,

2-Alınması gereken istinaf karar harcı olan 54,40 TL maktu harçtan, peşin alınan 44,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 10,00 TL harcın davacıdan alınmasına,

3-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,

4-Kararın tebliği, harç vb. işlemlerin 6100 Sayılı HMK’nın 302/5 ve 359/3 md. uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK’nın 362/1-b maddesi gereğince
KESİN olarak oybirliği ile karar verildi.
07/07/2020

  • İlk yayınlanma tarihi: 14 Haziran 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!