T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :
HATAY 1. SULH HUKUK MAHKEMESİ
KISITLIADAYI:
K1 – N1- A1
VELİ:
K2
– N2 – A2
İHBAR
EDEN
:
HATAY VALİ LİĞİ -Antakya/ HATAY
DAVANIN KONUSU :
VESAYET- KISITLAMA İSTEMİ
İSTİNAF YOLUNA
BAŞVURAN
KISITLI
ADAYI
:
K1 – N1
TALEP KONUSU :
Mahkeme Kararının Kaldırılması
Hatay 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 28/02/2019 tarih ve 2017/664 Esas 2019/286 sayılı kararı ile kurulan hüküm nedeniyle kısıtlı K1 ve vasi K2’nın istinaf başvurusu ile ilgili yapılan esas incelemesinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE :
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI :
İlk derece mahkemesince;talebin kabulü ile K3 ve K2’den olma Antakya 1987 doğumlu N1 TC kimlik numaralı K1’nın TürkMedeni Kanununun 405. Maddesi gereğince yasal kısıtlılık altına alınmasına, kendisinin TMK.unu 419/son maddesi uyarınca annesi N2 TC kimlik numaralı K2’nın velayeti altına konulmasına, K2’nın veli olarak tayinine, velayet hükümlerine tabi olması nedeniyle velayete ilişkin kararın her iki yılda bir uzatılmasına yer olmadığına karar verildiği görülmüştür.
KISITLI
K1
TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Hatay Valiliği’nin başvurusunun haksız ve yersiz olduğunu, babası K3’nın müteahhitlik yaptığını, kanser hastalığına yakalanarak kısa sürede vefat ettiğini, yapmış olduğu inşaat sebebiyle, arsa sahiplerinden alacaklarının doğduğunu ve arsa sahipleri ve arsa sahiplerinden daire alan kişiler ile bir takım usulsüzlükler neticesinde inşaatta oturmaya başladıklarını ve alacaklarının ödenmediğini, İmar Kanunu’na aykırı olarak yapı kulanım izni olmayan binaya dair bazı idari ve adli şikayetlerde bulunduğunu, ancak keyfi ve psikolojik bir sorun sebebiyle değil, haksızlığa uğraması sebebiyle şikayet haklarını kullandığını, Adli Tıp Raporu’nun usulsüz olduğunu, raporun ve gerekçeli kararın tarafına tebliğ edilmediğini, hakkında yeniden rapor aldırılmasını, özellikle Hacettepe Üniversitesi gibi donanımlı bir üniversiteden alınmasını, Adli Tıp Kurumu’nun bu konuda sağlıklı değerlendirme yapmadığını, Valilik başvurusu nedeniyle tarafsız yaklaşmadığını, Hezeryan Bozukluğu’na sahip bir şahsın neden kısıtlanması gerektiğinin de raporda açıklanmadığını belirtip, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
VASİ
K2
TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Adli tıp raporunun usulsüz olduğunu, oğlu ile karşılıklı olarak davaları olduğunu, Hatay 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nde görülmekte olan 2014/728 Esas sayılı davaları bulunduğunu, bu sebeple vasi olarak atanmasının mümkün olmadığını belirtip, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Yazılı beyanlar, sağlık kurulu raporu ve tüm dosya kapsamı.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
Dava, vesayet – kısıtlama istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi
HMK 355. Madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen de kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmış olup,
Kısıtlı adayı 16/11/2017 tarihli duruşmada ihbar yazısını kabul etmediğini, akıl sağlığım yerinde olduğunu ve kısıtlanmasını gerektirir bir durum olmadığını beyan etmiştir.
Vasi adayına duruşmayı bildirir tebligat çıkartılmış, duruşmaya katılmadığı görülmüştür.
İlk derece mahkemesi tarafından davanın kabulüne karar verilmiş, kısıtlı adayı ve vasi tarafından hüküm istinaf edilmiştir.
TMK’nın 404-408 maddeleri arasında vesayeti gerektiren haller düzenlenmiştir.
TMK’nın 405. Maddesinde “Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebi ile işlerini göremeyen veya korunması ve bakımı için kendisine sürekli yardım gereken yada başkalarının güvenliğinin tehlikeye sokan her ergin kısıtlanır.”
409. maddesinde “Bir kimse dinlenilmeden savurganlığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı, kötü yönetimi veya isteği sebebiyle kısıtlanamaz. Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle kısıtlamaya ancak resmî sağlık kurulu raporu üzerine karar verilir. Hâkim, karar vermeden önce, kurul raporunu göz önünde tutarak kısıtlanması istenen kişiyi dinleyebilir.” düzenlemesi bulunmaktadır.
Vesayet, velayet altında bulunmayan küçükler ile çeşitli sebeplerden dolayı şahıslarını ve mallarını yönetmekten aciz bulunan ergin kişileri koruma amacına hizmet eden bir müessesedir(K4, K5/ K6, K7: Türk Medeni Hukuku, C.II, Aile Hukuku, 14. Bası, F1 Basım, İstanbul 2012, s. 479). Kanun’da vesayeti gerektiren haller;
-Küçüklük (TMK m.404),
-Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı (TMK m. 405),
-Savurganlık, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı, kötü yönetim (TMK m. 406),
-Bir yıl veya daha uzun süreli özgürlüğü bağlayıcı bir cezaya mahkûm olma (TMK m. 407),
-Yaşlılık, sakatlık, deneyimsizlik veya ağır hastalık sebebiyle işlerini gerektiği gibi yönetemediğini iddia ve ispat eden kişinin isteği üzerine kısıtlanma (TMK m. 408) olarak düzenlenmiştir. Yasa, vesayeti gerektiren sebepleri sınırlı sayı(numerus clausus) ilkesi kapsamında kabul etmiştir.
Hatay Devlet Hastanesinin 17/08/2017 tarihli 730 sayılı; “Mustafa Kemal Üniversitesinin Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Başhekimliğine yazılan yazı ile; K1’nın “Vasi tayini için” ile ilgili “hakkında karar verilebilmesi için yakın klinik gözlem gerektiği, en yakın üniversiteden gözlem ve müşahade sonrası karar verilmesi uygun olduğu kanaatiyle ” hastaneniz psikiyatri kliniğine sevkinin uygun olduğu”na dair rapor verildiği,
Mustafa Kemal Üniversitesi Sağlık ve Uygulama ve Araştırma Hastanesinin 17/10/2017 tarihli 410184 sayılı; “K1’nın polikliniğimizde psikiyatrik olarak değerlendirilmiştir. Yapılan muayene sonucunda hasta hakkında karar verilememiş olup karar verilmesi için İstanbul Adli Tıp Kurumu’na sevkinin uygun olduğu”na dair Sağlık Kurulu Raporu düzenlenmesi üzerine kısıtlı adayı İstanbul Adli Tıp Kurumuna sevkine karar verilmiş,
İlk derece mahkemesince gelen rapor cevabı doğrultusunda vasi adaylarının belirlenmesi için emniyet araştırılması yapılmış ve aralarında menfaat çatışması bulunmadığı bildirilen kısıtlının annesinin vasi olarak atanmasına karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesince verilen gerekçeli kararın kısıtlı adayına bizzat 03.08.2019 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmakla birlikte kısıtlı adayının yeniden rapor aldırılmasına dair istinaf talebi İstanbul Adli Tıp Kurumu raporunun denetime elverişli açıklayıcı ve konusunda uzman kişilerce düzenlenmiş olması sebebiyle yerinde görülmemiştir.
Vasiliğine karar verilen K2’nın istinaf talepleri incelendiğinde; Hatay valiliğinin M.K 405/2 gereğince ihbarda bulunması ve ihbar eden sıfatıyla dosyaya eklenmesi usul ve yasaya uygun olup; kısıtlanması talep edilen oğlu ile arasında dava olduğunu ileri sürerek vasi atanmasının mümkün olmadığı belirtilmiş ise de; M.K 418/3 maddesi gereğince ortaklığın giderilmesi davasının önemli ölçüde menfaat çatışması sayılamayacağı nitekim bu dava için kısıtlanan kişiye temsil kayyımı atanarak haklarının korunacağından istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan gerekçelerle, mahkemenin dosyada toplanan delillere göre, vermiş olduğu kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından istinaf talebinde bulunanların istinaf başvurularının HMK.’nun 353/1-b-1 maddeleri uyarınca reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulması yoluna gidilmiştir.
KARAR
:
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-
İstinaf Başvuruları’nın
HMK 353/1-b-1 md.si gereğince
ESASTAN REDDİNE,
2-Davanın niteliği gereği harç alınmasına yer olmadığına,
3-İstinaf ile ilgili yapılan masrafların istinaf talebinde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4-Kararın tebliği, harç vb. işlemlerin
6100 Sayılı HMK’nın 359/3 md. uyarınca
İlk Derece Mahkemesi tarafından resen yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.’nın 362/1-b maddesi gereğince
KESİN olarak oybirliği ile karar verildi. 14/10/2020
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe