T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :
ADANA 1. SULH HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ :
04/01/2018
NUMARASI :
2017/624 2018/27
KISITLI:
K1
– -N1
VEKİLİ:
Av. K2
VASİADAYI:
K3
– -N2
BİRLEŞEN DOSYADA
VASİ ADAYI
: K4-N3- A4
DAVANIN KONUSU :
Vasi Tayini Talebi
İSTİNAF YOLUNA
BAŞVURAN KISITLI :
K1
VEKİLİ :
Av. K2
TALEP KONUSU :
Mahkeme Kararının Kaldırılması
İSTİNAF KARAR TARİHİ :
17.11.2020
KARAR YAZIM TARİHİ :
17.11.2020
Adana 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 04.01.2018 tarih 2017/624 Esas 2018/27 Karar sayılı kararı ile kurulan hüküm nedeniyle kısıtlı vekilinin istinaf başvurusu ile ilgili yapılan esas incelemesinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: kısıtlı adayının hastalığı nedeni ile hak ve menfaatlerini koruyamaz durumda olduğundan kısıtlanmasına karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI:
Talebin kabulü ile;
N1 TC kimlik numaralı K1’ın Türk Medeni Kanununun 405. maddesi gereğince kısıtlanmasına
, Kısıtlıya N2 TC kimlik numaralı K3’ın vasi olarak atanmasına, karar verildiği anlaşılmıştır.
KISITLI VEKİLİNİN İSTİNAF TALEBİNDEİLERİ SÜRÜLEN SEBEPLER: müvekkilinin sağlık durumunun kısıtlamayı gerektirecek nitelikte olmadığını, mahkemece ilgili sağlık kurulu raporunu taraflarına bildirmeden karar verdiğini, müvekkilinin daha kapsamlı olarak İstanbul Adli Tıp Kurumundan rapor aldırılması gerektiğini, vasilik isteminde bulunan kişinin K4 olmasına rağmen kararda hiçbir talebi ve istemi olmadığı halde K3’ın vasi olarak tayin edildiğini ve K3’ın adresinin İstanbulda olduğunu ayrıca Adana 6. Asliye Hukuk Mahkemesinn 2016/708 E sayılı dosyasında muris muvazası nedeniyle vasi adayı K4 ve K3’a dava açtığını ve davanın bu süreçte K4’nın bu vasi tayin edilme isteminde bulunulduğunu, mahkemenin bu durumlardan bahsetmediğini belirterek, haksız ve hukuka aykırı olarak verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLER:
Yazılı beyanlar, Adana 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/624 E sayılı dosyası, tapu kaydı, kira sözleşmesi, sağlık kurulu raporu ve tüm dosya kapsamı.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
Dava, vasi tayini talebidir.
İstinaf incelemesi
HMK 355. Madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen de kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmış olup,
Cumhuriyet Başsavcılığınca yazılan müzekkere uyarınca, kısıtlı adayı K1’a TMK 405 veya 406 maddeleri uyarınca vasi tayini gerek olup olmadığının araştırılması talep edilmiştir.
Mahkemenin bu dosyası ile birleştirilen Adana 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/769 E 2017/852 K sayılı dosyasında da davacı K4 Aktaş tarafından K1’ın kısıtlanması talep edilmiştir.
Mahkemece dosya üzerinde evraklar toplanarak duruşma açılmaksızın talebin kabulü ile K1’ın TMK 405 maddesi uyarınca kısıtlanmasına karar verilmiş, kısıtlı adayı vekili tarafından vekilliklerinin kabulüne karar verilip, uyap’a kayıtlarının işlendiği ancak, raporun kendilerine tebliğ edilmediği, itirazlarını sunamadıklarını karar istinaf edilmiştir.
Vasinin şahsına yapılan itirazlar yönünden Adana 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/51 D.İş nolu kararı ile inceleme yapılarak vasinin şahsına yönelik itirazların reddine karar verildiği görülmüştür.
Mahkemece, duruşma yapılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme ile kısıtlı adayı hakkında alınan sağlık raporu uyarınca ve yazılan müzekkerlere doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir. Vesayete ilişkin hükümler kamu düzenine ilişkindir. HMK’nun 382.maddesinde vesayet işlerinin çekişmesiz yargı işi olduğu, 385.maddesinde niteliğine uygun düştüğü ölçüde basit yargılma usulünün uygulanacağı, 317.maddesinde davalıya tebligat yapılması gerektiği, 320.maddesinde mahkemenin mümkün olan hallerde tarafları duruşmaya davet etmeden dosya üzerinde karar verebileceği hükme bağlanmış olup, mahkemece 320/1 maddesi gözetilerek dosya üzerinden karar verilmiş ise de, varılan sonucun maddenin yanlış yorumlanmasından kaynaklandığı anlaşılmaktadır.
Bu maddeye göre, hukuken mümkün olan hallerde duruşma yapmadan karar verilebilir. Yine kanunun dosya üzerinde karar verilmesine hakime taktir hakkı tanıdığı durumlarda karar verilebilir. HMK’nun hukuki dinlenme başlıklı 27.maddesi uyarınca davanın tarafları kendi hakları ile bağlantı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hak yargılama ile ilgili bilgi sahibi olmasını da içerir. Hukuki dinlenme hakkının gereği olarak taraflar duruşmaya çağrılmadan hüküm verilmemesi Anayasa’nın 36.maddesi ile düzenlenen iddia ve savunma hakkının kullanılmasına olanak tanınması ilkesinin doğal bir sonucudur.
Basit yargılama usulüne tabi dava ve işlerde HMK’nun 320/1 maddesi uyarınca mahkeme mümkün olan hallerde tarafları duruşmaya davet etmeden dosya üzerinde karar verebilmekte ise de, vesayet kararı kişilerin özgürlükleri bakımından ağır sonuçlar doğruna kişi için yeni bir hukuki statü meydana getiren hukuki bir işlem olduğundan HMK’nun 27 maddesi de nazara alınarak davalı taraf dinlenip veya kanuni şekillere uygun olarak duruşmaya davet edilerek karar verilmesi gerekirken duruşma açmadan evrak üzerinde karar verilmesi doğru değildir.
Açıklanan nedenlerle; Mahkemece deliller toplanmadan ve eksik inceleme ile karar verilmiş olması nedeniyle,
Yerel Mahkeme kararının HMK.’nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca esası incelenmeden kararın kaldırılmasına dairaşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1
-İstinaf başvurusunun kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6 maddesi gereğince Adana 1.Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 04.01.2018 tarih ve 2017/624 Esas 2018/27 sayılı kararının
Esası İncelenmeden
KALDIRILMASINA,
2-
Dosyanın, gerekçede bahsedilen eksiklikler giderilerek, deliller toplanarak davanın yeniden görülüp, yeni bir karar verilmesi için mahkemesine
İADESİNE,
3-
Davanın niteliği gereği harç alınmasına yer olmadığına,
4-
İstinaf talebi sırasında alınan İstinaf başvuru harcı ve diğer istinaf giderlerinin yargılama masrafı olarak İlk Derece Mahkemesince değerlendirilmesine,
5
–
Kararın tebliği, harç vb. hususların 6100 Sayılı HMK’nın 359/3 md. uyarınca
İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.’nın 353/1-a maddesi gereğince
KESİN olarak
17/11/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe