T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Adana 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 14/11/2017 tarih 2016/25 Esas 2017/1571 Kararı nedeniyle tarafların istinaf başvurusu ile ilgili yapılan esas incelemesinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Dava Dilekçesinde Özetle:
Davalının, dava konusu A1 adresinde oturmakta iken müvekkilinin 08/08/2007 tarihinde taşınmazı satın aldığını, aralarında yapılan şifai kira sözleşmesine göre 08/08/2007 tarihinden sonra yıllık 3.500 TL kira karşılığında davalının oturmakta olduğunu, davalının kira borcunu ödemediği gibi taşınmazı da tahliye etmediğini, bu nedenlerle davalı aleyhine Adana 5. İcra Müdürlüğünün 2015/9054 sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, bu nedenlerle davalının icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile %20 icra inkar tazminatına ve taşınmazdan tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir.
Cevap Dilekçesinde Özetle:
Müvekkilinin davacı ile ne yazılı ne de şifai olarak hiçbir şekilde kira sözleşmesi yapmadığını, müvekkilinin taşınmazı önceki malik olan K1’dan 2006 yılında kiraladığını ve kira bedelini peşin ödediğini, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin Kararı:
Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile Adana 5. İcra Müdürlüğünün 2015/9054 sayılı takip dosyasından yapılan takibin 25.680,58 TL asıl alacak ve 6.295,41 TL işlemiş faiz yönünden devamına, fazlaya ilişkin talebin ve icra inkar tazminatı talebinin reddine, karar verildiği anlaşılmıştır.
Davacı Vekili Tarafından İleri Sürülen istinaf Sebepleri:
Yerel mahkemenin 14.11.2017 tarihli duruşmada kira alacağının varlığı bakımından davanın kabulüne karar verdiğini, ancak tahliye konusuna değinilmediğini, oysa tahliye şartlarının mevcut olduğunu, kısa kararda tahliye ile ilgili sehven hüküm kurulmadığı gerekçeli kararda da belirtildiğini, Adana 3.Sulh Hukuk Mahkemesinin kararında sehven davalının dava konusu taşınmazdan tahliyesine karar verilmemiş olması nedeniyle tahliye istemlerinin kabulüne karar verilmesini, ayrıca kira bedelinin belli olduğunu, alacağın likid olması için yerleşik uygulamalara göre alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olmasının şart olmadığını,kira sözleşmelerinden doğan kira alacaklarının likid olduğunu, dolayısıyla icra dosyasında asıl alacak likid ve belirlenebilir halde olduğunu, bu durumda kira sözleşmesinin varlığından haberdar olan ve aksini de kanıtlayamayan davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken bu talebin reddedilmiş olmasının yasalara ve yerleşik uygulamalara aykırı olduğunu, bu nedenle istinaf taleplerinin kabulü ile usul ve kanuna aykırı mahkeme kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Vekili Tarafından İleri Sürülen istinaf Sebepleri:
Dava konusu taşınmazın önceki maliki K1’dan 2006 senesinde kiraladığını, kira bedelini peşin ve nakden ödediğini, aralarında her hangi bir kira sözleşmesinin olmadığını, davacı tarafın itibar ettiği ancak ispatlayamadığı ve mevcut olmayan kira sözleşmesi ile müvekkiline karşı icra takibi başlatmasının haksız ve kötü niyetli olduğunu bu nedenle usul ve yasaya aykırı yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Yazılı beyanlar, ihtarname, tapu kayıt örneği, Adana 5. İcra Müdürlüğünün 2015/9054 sayılı takip dosyası, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
Dava, itirazın iptali davasıdır.(Kira alacağı ve tahliye talebinden kaynaklı)
İstinaf incelemesi
HMK 355. Madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen de kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmış olup,
Davacı vekili, müvekkilinin davalının oturduğu davaya konu taşınmazı 08.08.2007 tarihinde satın aldığı ve yapılan şifai kira sözleşmesine göre yıllık 3.500,00 TL karşılığında kiracı olarak oturmaya devam edeceği ve kira bedelinin her yıl %10 artırılacağının kararlaştırıldığını ancak davalı tarafından kira bedellerinin ödenmemesi nedeniyle alacak ve tahliye talepli olarak icra takibi yapıldığını bu icra takibine de haksız olarak itiraz edilmesi nedeniyle, itirazın iptalini ve davalının taşınmazdan tahliyesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacı ile aralarında kira sözleşmesinin bulunmadığını taşınmazın önceki maliki K1’dan 2006 senesinde uzun süreli kiralayıp kira bedelini de peşin ve nakden ödediğini, önceki malike ödeme yapılması nedeniyle davanın reddini talep etmiştir.
Davacı Adana 5. İcra Dairesinin 2015/9054 takip sayılı dosyasında borçlu davalıya karşı adi kiraya ve hasılat kiralarına ait takip talebi ile takip başlattığı, haciz ve tahliye talebinde bulunduğu, tebliğden itibaren 30 günlük süre içerisinde borcun ödenmemesi halinde taşınmazdan tahliye edilmesi ihtarının yer aldığı ödeme emrinin davalıya tebliğ edildiği,borçlunun itirazı üzerine takibin durduğu ve davacı tarafından açılan itirazın iptali ile birlikte tahliye talep edildiği ancak ilk derece mahkemesince yalnızca alacak yönünden itirazın kısmen iptaline, icra inkar tazminatı verilmesine yer olmadığına karar verilip, tahliyeye yönelik bir hüküm oluşturulmadığı anlaşılmıştır.
Karar davacı tarafından, tahliye talepleri yönünden karar verilmemesi ve icra inkar tazminatı taleplerinin reddedilmesi nedeni ile istinaf edilmiş,
Davalı taraf ise dava konusu taşınmazın önceki maliki K1’dan uzun süreliğine kiralanıp parasının peşin ve nakden ödenmesi, davacı ile aralarında kira sözleşmesinin bulunmaması nedeniyle davanın reddi yerine kısmen kabul kararı verilmesinin hatalı olduğundan bahisle,mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
TBK’nın 315. Maddesinde ” kiracı kiralananın tesliminden sonra muaccel olan kira bedelini veya yan gideri ödeme borcunu ifa etmez ise kiraya veren kiracıya yazılı olarak bir süre verip bu süre de de ifa etmeme durumunda sözleşmeyi feshedeceğini bildirebilir. Kiracıya verilen süre konut ve çatılı iş yeri kiralarında en az 30 gündür.”
TBK’nun 310. Maddesinde kiralananın el değiştirilmesi düzenlenmiş olup, buna göre ” sözleşmenin kurulmasından sonra kiralanan her hangi bir sebeple el değiştirirse yeni malik kira sözleşmesinin tarafı olur.” düzenlenmesi bulunmaktadır.
Davalının istinaf taleplerinin incelenmesinde;
Davalı tarafından, davacı ile aralarında her hangi bir kira sözleşmesi olmadığı, taşınmazı önceki malikten kiralayıp kira bedelinin peşin ödendiği bu nedenle davacı tarafından alacak talep edilemeyeceği ve icra takibi başlatılamayacağı yönünde istinaf talebinde bulunulmuş ise de; davalı cevap dilekçesinde, İlk Derece Mahkemesi yargılama aşamasında ve istinaf dilekçesinde taşınmazın önceki maliki K1 ile kira sözleşmesinin bulunduğunu beyan etmiş olup, TBK’nun 310. Maddesine göre taşınmazın her hangi bir sebeple el değiştirmesi halinde yeni malikin kira sözleşmesinin tarafı olacağı düzenlenmiş olup, davacının da taşınmazı kira sözleşmesi yapıldığı kabul edilen ( tanık olarak da dinlenilen) K1’dan satın aldığı anlaşıldığından, yeni malik olan davacının, kira sözleşmesinin tarafı olduğu, davalının kira bedeli ve alacak miktarına yönelik itirazı ve istinafı mevcut olmayıp, kira bedellerini ödediğini de yazılı belge sunarak ispat edemediği gibi (duruşmada dinlenen eski malik K1 da davalının herhangi bir kira bedelini kendisine ödemediğini beyan etmesine göre) kira bedellerini ödediğini ispat edemediğinden davalının istinaf talebi yerinde görülmemiştir.
Davacının istinaf taleplerinin incelenmesinde;
Davacı Adana 5. İcra Dairesinin 2015/9054 takip sayılı dosyasında alacak ve tahliye talepli ödeme emri tebliğ edilmesine, ödeme emrinde TBK’nun 315. Maddesi uyarınca tebliğden itibaren kira bedellerini ödemek üzere 30 gün süre verilmesine rağmen, kira bedeli icra dosyasına ödenmediği gibi, davalı tarafından kira bedelinin önceki malike veya yeni malike ödendiğine ilişkin herhangi bir belge sunulamadığı, önceki malikin kira bedeli almadığına yönelik beyanı da mevcut olmakla; kira bedelinin verilen süreye rağmen ödenmemesi nedeniyle TBK 315. Md. gereğince tahliye şartlarının oluşmasına rağmen; ilk derece mahkemesince tahliye hususunda hüküm verilmemiş olmakla, davalının dava konusu taşınmazdan tahliyesine karar verilmesi gerektiği anlaşılmış olup;
Kural olarak kira ilişkisinin varlığını ve aylık kira bedelinin ne kadar olduğunun ispat külfeti davacıya aittir. Davalı tarafından kabul edilen kira bedelinin ödendiğinin ispat külfeti ise davalı tarafa düşer. Somut olayda;davalı önceki malik ile kira ilişkisi bulunduğunu ancak yeni malik ile kira sözleşmesi olmadığını beyan etmiş olmakla; TBK’nun 310. Maddesi uyarınca kiralananın her hangi bir sebeple el değiştirmesi durumunda yeni malikin kira sözleşmesinin tarafı olacağı düzenlemesi gereğince, yeni malik eski malik ile yapılan kira sözleşmesini devir almış olup, bu durumda taraflar arasında kira ilişkisinin varlığının ispatlandığı açık olup, davalı tarafından davacının ihtarnamesinde belirtilen yıllık 3.500 TL kira bedeli ve kira döneminin sonunda %10 artış olacağına ilişkin düzenlemeye ve ilk derece mahkemesinde bilirkişi raporun da yıllık 3500 TL kira bedeli ve sonraki yıllar için %10 artışla hesaplama yapılan miktara yönelik itiraz bulunmamakla, istinaf aşamasında da kira miktarı-alacağın miktarına yönelik istinaf başvurusu da bulunmamakla; kira alacağının likit ve belirlenebilir bir alacak olduğu anlaşılmakla; İcra inkar tazminatına da hükmedilmesi gerekirken, icra inkar tazminatının reddine karar verilmesi de hatalı olmakla;
Davacının istinaf başvurusunun kabulü gerektiği anlaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; davalı tarafın istinaf başvurusunun HMK.353/b-1 maddesi uyarınca esastan reddine, davacı tarafın istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, yeniden delil toplanması ve yargılama yapılması gerekmemekle
(tahliye ve icra inkar tazminatı yönünden düzeltilerek) yeniden esas hakkında HMK. 353/1-b-2 maddesi uyarınca aşağıdaki kararın verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :
A-
Davalının İstinaf başvurusunun HMK.353/1-b-1 maddesi uyarınca
ESASTAN REDDİNE,
B-
Davacının istinaf başvurusunun
KABULÜNE, ilk derece mahkemesi kararının HMK. 353/1-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILARAK (tahliye ve icra inkar tazminatı yönünden
Düzeltilerek
) yeniden esas hakkında aşağıdaki hükmün kurulmasına;
1-
Davanın
KISMEN KABUL,KISMEN REDDİ ile Adana 5.İcra Müdürlüğünün 2015/9054 sayılı dosyasında yapılan takibin 25.680,58 TL asıl alacak ve 6.295,41 TL işlemiş faiz yönünden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-
Asıl alacak 25.680,58 TL’nin %20’si olan (5.136,00 TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Davalının davaya konu”Adana ili Seyhan İlçesi A2 mahallesi 1701 ada, 479 parsel, C blok 10. Kat 30 nolu bağımsız bölümde bulunan ” taşınmazdan TAHLİYESİNE,
4-
Alınması gereken 2.184,27 TL karar harcından 561,60 TL’si peşin harcın mahsubu ile bakiye 1.622,37 TL’nin davalıdan tahsiline,
5-
Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 3.837,12 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-
Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 908,80 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-
Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan toplam 864,5 TL yargılama giderinden kabul ve red oranı dikkate alınarak 840,61 TL’nin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
8-
İstinaf karar harcı olarak alınması gereken 2.184,27 TL harçtan 405,60 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 1.778,67 TL nin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
9-
İstinaf karar harcı olarak davacıdan alınan 35,90 TL nin talep halinde davacıya iadesine,
10-
Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama gideri olarak yapılan toplam 144,10 TL nin davanın kabul ve red oranı dikkate alınarak, 140,11 TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
11-
Davalının istinaf aşamasında yapmış olduğu yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına
12
-Karar tebliği, harç, gider avansı iadesi vb işlemlerin
, 6100 Sayılı HMK’nın 302/5 ve 359/3 md. uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK’nın 362/1-a-b maddesi gereğince
KESİN olarak,
05/03/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe