Adana BAM, 5. HD., E. 2018/2537 K. 2019/244 T. 11.2.2019

İlgili TBK madde: TBK Madde 147

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

DAVANIN KONUSU :

Alacak nin 13/03/2018 tarih 2017/311 Esas 2018/181 Karar sayılı kararı ile kurulan hüküm nedeniyle davalının istinaf başvurusu ile ilgili yapılan esas incelemesinde;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE:

DavacınınÖzel Dörtyol Hızır Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi mezunu olduğunu, müvekkilinin okul müfredatı gereği Dörtyol Devlet Hastanesinde staj eğitimi yaptığını, ancak kendisine staj dönemi boyunca işbu staja karşılık hiçbir ücret ödenmediğini, 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunun 25. Maddesi uyarınca müvekkiline staj ücreti ödenmesi gerektiğini belirterek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL ödenmeyen ücret alacağının, alacağın doğum tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davacı taraf, ıslah dilekçesi ile talebini toplam
4.285,00
TL olarak ıslah etmiştir.

CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE:

Davacının staj yaptığı iddiasını kabul etmediklerini, davacının yüzyüze eğitim gördüğünü, davacı ile sözleşme imzalanmadığını, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI:

Davanın kabulü ile toplam 4.285,00 TL alacağın 100,00 TL’sinin dava tarihi olan 19/06/2017’den itibaren, 4.185,00 TL’sinin ise ıslah tarihi olan 21/02/2018’den itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, karar verildiği anlaşılmıştır.

DAVALI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

1-Alacağın zaman aşımına uğradığını,

2-Mahkemenin yetkisiz olduğu,

3-İdari yargı yolunda dava açılması gerektiği,

4-Davanın Milli Eğitim Bakanlığı’na yöneltilmesi gerektiğinden husumet itirazlarının bulunduğu,

5-Davacının staj devam çizelgesi temin edilerek sadece çalıştığı günlere istinaden hesaplama yapılması gerekmekte iken bu hususa dikkat edilmeden bilirkişi tarafından hatalı hesaplama yapıldığı,
Gerekçeleri ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması talep edilmiştir.

DELİLLER :

Yazılı beyanlar, kurumlardan gelen evraklar, staj dosyası, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.

DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE :

Dava,
3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu gereğince açılan, staj ücretinden kaynaklanan alacak talebidir.
3308 Sayılı Mesleki Eğitim Kanunu’nun 20/1. maddesine göre; “İşletmelerde beceri eğitimi gören öğrencilerin teorik eğitimi, mesleki ve teknik eğitim okul ve kurumlarında veya işletmelerin eğitim birimlerinde yapılır. Çalışma saatleri içinde yapılacak teorik eğitim haftada oniki saatten az olamaz. Bu eğitim yoğunlaştırılmak suretiyle de yapılabilir.

Teorik eğitim günlerinde öğrenciler ücretli izinli sayılır.”

Aynı kanunun 25. maddesine göre “Aday çırak, çırak ve işletmelerde meslek eğitimi gören öğrencilere ödenecek ücret ve bu ücretlerdeki artışları aday çırak veya çırağın velisi veya vasisi veya kişi reşit ise kendisi; öğrenciler için okul müdürlüğü ile iş yeri sahibi arasında Bakanlıkça belirlenen esaslara göre düzenlenecek sözleşme ile tespit edilir.

Ancak, işletmelerde meslek eğitimi gören örgün eğitim öğrencilerine, asgari ücretin net tutarının,
20 ve üzerinde personel çalıştırılan iş yerlerinde %30’undan,
20’den az personel çalıştıran iş yerlerinde %15’inden, aday çırak ve çırağa yaşına uygun asgari ücretin %30’undan aşağı ücret ödenemez.”

Aynı kanunun 26. maddesinde ise “Aday çırak, çırak ve işletmelerde mesleki eğitim gören öğrencilere işletmelerce her yıl tatil aylarında bir ay ücretli izin verilir.

Ayrıca mazeretleri kabul edilenlere okul müdürlüğünün görüşü alınarak bir aya kadar ücretsiz izin de verilebilir.” şeklinde düzenleme mevcuttur.

Dava, 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu’nun 25. maddesine dayanılarak özel hukuk hükümleri çerçevesinde hizmet karşılığı ve yasada belirtilen esaslara göre hesaplanacak staj ücreti alacağının tahsili istemiyle açıldığından, Adli Yargı (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 2016/9454 esas 2016/11706 karar sayılı ilamı) görevli olup, Davalıya ait hastanede mesleki eğitimini geliştirmek amacı ile uygulamalı eğitim gören meslek lisesi öğrencisi ile davalı arasındaki sözleşme, 4857 Sayılı İş Kanunu anlamında bir iş sözleşmesi niteliğinde olmadığı gibi, BK’nın 393. Maddesi kapsamında bir hizmet sözleşmesi olarak kabulü de mümkün olmadığından, staj alacağına ilişkin davada Asliye Hukuk Mahkemeleri görevlidir.

Staj ücreti alacağı miktarının tam ve kesin bir biçimde belirlenebilmesi için bir kısım evrak- delil toplanması gerekmekle ve belli alanda eğitim almış-uzman sayılabilecek kişilerce belirlenebilecek olması nedeni ile, davacı tarafça HMK’nın 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası açılması mümkündür.
3308 sayılı Kanunun 3/l maddesinde, yasada geçen “işletme” kavramının “mal ve hizmet üreten kamu ve özel kurum, kuruluş ve işyerleri” şeklinde tanımlandığı, böylece davacının staj yaptığı kurum-hastanenin kanunda yer alan işletme tanımı içerisinde yer aldığı anlaşılmıştır.
3308 sayılı Kanunun 36. maddesi uyarınca “Aday çırak, çırak, kalfa ve işletmelerde mesleki eğitimde kamu ve özel kuruluşlarca yapılan teorik ve pratik eğitim giderleri kendi kurum ve kuruluşlarınca, işyerlerinde yapılan pratik eğitimin giderleri ise işyerlerince karşılanır.”

Aynı Kanunun 20/1. maddesinde teorik eğitim günlerinde öğrencilerin ücretli izinli sayılacağı da düzenlenmiş olmakla, davacının staj ücretinin ödenmesi hakkındaki davasını staj yaptığı işletmenin bağlı olduğu davalı kuruma yöneltmesi-açması da yerindedir.

Staj karşılığında ücret ödenmeyeceğine ilişkin yapılan yazılı ya da sözlü anlaşmalar
3308 Sayılı Yasanın 25. maddesi hükmü karşısında geçersizdir.

Mesleki eğitimini okul dışındaki işletmelerde tamamlayan davacının yasa gereği hak kazandığı ücret alacağından sözleşme gereği vazgeçmesi mümkün değildir.

Davacının alacağının 2015/2016 ve 2016/2017 öğretim dönemine ilişkin olduğu eldeki davanın 19.06.2017 tarihinde açıldığı dolayısı ile TBK’nın 147 maddesindeki ücret alacaklarına uygulanan 5 yıllık zaman aşımının dolmadığı anlaşılmıştır.

TBK’nun 89. Maddesine göre para borçları alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilir düzenlemesi bulunmakta olup ayrıca HMK’nın 116. Maddesinde ilk itirazlar düzenlenmiş, 1-a bendinde kesin yetki kuralının bulunmadığı hallerde yetki itirazı ilk itiraz olarak düzenlenmiştir. HMK’nın 131. Maddesinde cevap dilekçesinin verilmesinden sonra, cevap süresi dolmamış olsa bile ilk itirazlar ileri sürülemez hükmü mevcut olup, davalı cevap dilekçesinde yetki itirazında bulunmadığı dolayısı ile süresinde yetki itirazında bulunmadığı anlaşıldığından yetkiye ilişkin değerlendirme yapılmamıştır.

Sonuç olarak; davacının, davalı Sağlık Bakanlığı’na bağlı kurum-hastanede staj yaptığı, bu staj nedeniyle davacıya herhangi bir ücret ödenmediği, davacının staj yaptığı davalı Sağlık Bakanlığı’na bağlı sağlık kuruluşu- hastanede çalışan personel sayısının 20’den fazla olduğu, Sosyal Güvenlik Kurumu’na bildirilen staj süreleri ve devam çizelgeleri dikkate alınarak,devamsızlıklar düşülerek, davacının davalı Sağlık Bakanlığı’na bağlı sağlık kuruluşu-hastanede staj yaptığı dönemlere ilişkin hesaplama yapılmış olması, işletmelerde mesleki eğitim gören öğrencilere işletmelerce her yıl tatil aylarında bir ay ücretli izin verileceğine ilişkin düzenleme de dikkate alındığında, HMK’nın 355. maddesi gereğince istinaf yoluna başvuran taraf, istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, Yerel Mahkemenin davanın kabulü kararına yönelik, davalının istinaf başvurusunun HMK’nun 353/1-b-1 maddeleri uyarınca esastan reddine dair, aşağıdaki kararın verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM:

1-Davalının istinaf başvurusunun
HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince
ESASTAN REDDİNE,

2-Davalı kurum harçtan muaf olduğundan, istinaf harcı alınmasına yer olmadığına,

3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4-
Kararın tebliği, harç vb. işlemlerin
6100 Sayılı HMK’nın 359/3 md. uyarınca
İlk Derece Mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.’nın 362/1-a maddesi gereğince
KESİN olarak
11/02/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

  • İlk yayınlanma tarihi: 29 Temmuz 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!