T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :
HATAY 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ :
27/06/2018
NUMARASI :
2018/120 2018/254
DAVACI:
K1 –
VEKİLİ:
Av. K2- A1
DAVALI
:
SAĞLIK BAKANLIĞI
VEKİLİ:
Av. K3- A2
DAVANIN KONUSU :
Alacak (Staj Ücretinden Kaynaklanan)
İSTİNAF YOLUNA
BAŞVURAN DAVALI :
SAĞLIK BAKANLIĞI
VEKİLİ :
Av. K3
TALEP KONUSU :
Mahkeme Kararının Kaldırılması
İSTİNAF KARAR TARİHİ :
14.10.2020
KARAR YAZIM TARİHİ :
14.10.2020
Hatay 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 27.06.2018 tarih 2018/120 Esas 2018/254 Karar sayılı kararı ile kurulan hüküm nedeniyle davalı vekilince istinaf başvurusu ile ilgili yapılan esas incelemesinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE:
Müvekkilinin Uğurdal Anadolu Sağlık Meslek Lisesinde okuduğunu ve 2017 yılında mezun olduğunu, söz konusu öğrencilik döneminde 2015-2017 yıllarında Antakya Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesinde zorunlu staj yaptığını ve yapmış olduğu staja karşılık kendisine ödenmesi gereken ücretin hiçbir şekilde ödenmediğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL ödenmeyen staj ücret alacağının hakkın doğum tarihinden itibaren işleyecek bankalara uygulanan en yüksek mevduat faiziyle birlikte davalıdan alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI:
Davanın kabulü ile; 6.258,46 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVALI VEKİLİNİN İSTİNAF TALEBİNDE
İLERİ SÜRÜLEN
SEBEPLER:
Davalı idarenin bulunduğu yer olan Ankara mahkemelerinin yetkili olduğunu, davanın adli yargıda açılmış olduğunu, davacının Antakya Devlet Hastanesinde staj yaptığını ve staj süresi boyunca kendisine ödenmeyen bir staj ücretinin idari bir tasarruf olduğunu ve idari işlemlere karşı İYUK hükümleri uyarınca idari yargıda dava açılabileceğinini dikkate alınması gerektiğini, konusu itibariyle idari yargının görev alanına gören davanın dava şartı olan yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle ilk derece mahkemesince verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.
DAVACI VEKİLİNİNİSTİNAF TALEBİNE KARŞI VERİLEN CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE:
Davanın görüldüğü yer olarak görevli mahkemenin Hatay mahkemeleri olduğunu, davanın zamanaşımına uğramadığını, bilirkişi incelemesi ile dava dilekçesindeki iddiaların ispat edildiğini belirterek, usul ve yasaya uygun olan ilk derece mahkemesi kararının onanmasını talep etmiştir.
DELİLLER:
Yazılı beyanlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
Dava,
3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu gereğince açılan,staj ücretinden kaynaklanan alacak talebidir.
3308 Sayılı Mesleki Eğitim Kanunu’nun 20/1. maddesine göre; “İşletmelerde beceri eğitimi gören öğrencilerin teorik eğitimi, mesleki ve teknik eğitim okul ve kurumlarında veya işletmelerin eğitim birimlerinde yapılır. Çalışma saatleri içinde yapılacak teorik eğitim haftada oniki saatten az olamaz. Bu eğitim yoğunlaştırılmak suretiyle de yapılabilir. Teorik eğitim günlerinde öğrenciler ücretli izinli sayılır.”
Aynı kanunun 25. maddesine göre “Aday çırak, çırak ve işletmelerde meslek eğitimi gören öğrencilere ödenecek ücret ve bu ücretlerdeki artışları aday çırak veya çırağın velisi veya vasisi veya kişi reşit ise kendisi; öğrenciler için okul müdürlüğü ile iş yeri sahibi arasında Bakanlıkça belirlenen esaslara göre düzenlenecek sözleşme ile tespit edilir. Ancak, işletmelerde meslek eğitimi gören örgün eğitim öğrencilerine, asgari ücretin net tutarının, 20 ve üzerinde personel çalıştırılan iş yerlerinde %30’undan, 20’den az personel çalıştıran iş yerlerinde %15’inden, aday çırak ve çırağa yaşına uygun asgari ücretin %30’undan aşağı ücret ödenemez.”
Aynı kanunun 26. maddesinde ise “Aday çırak, çırak ve işletmelerde mesleki eğitim gören öğrencilere işletmelerce her yıl tatil aylarında bir ay ücretli izin verilir. Ayrıca mazeretleri kabul edilenlere okul müdürlüğünün görüşü alınarak bir aya kadar ücretsiz izin de verilebilir.” şeklinde düzenleme mevcuttur.
Dava, 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu’nun 25. maddesine dayanılarak özel hukuk hükümleri çerçevesinde hizmet karşılığı ve yasada belirtilen esaslara göre hesaplanacak staj ücreti alacağının tahsili istemiyle açıldığından, Adli Yargı (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 2016/9454 esas 2016/11706 karar sayılı ilamı) görevli olup, Davalıya ait hastanede mesleki eğitimini geliştirmek amacı ile uygulamalı eğitim gören meslek lisesi öğrencisi ile davalı arasındaki sözleşme, 4857 Sayılı İş Kanunu anlamında bir iş sözleşmesi niteliğinde olmadığı gibi, BK’nın 393. Maddesi kapsamında bir hizmet sözleşmesi olarak kabulü de mümkün olmadığından, staj alacağına ilişkin davada Asliye Hukuk Mahkemeleri görevlidir.
Staj ücreti alacağı miktarının tam ve kesin bir biçimde belirlenebilmesi için bir kısım evrak- delil toplanması gerekmekle ve belli alanda eğitim almış-uzman sayılabilecek kişilerce belirlenebilecek olması nedeni ile, davacı tarafça HMK’nın 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası açılması mümkündür.
3308 sayılı Kanunun 3/l maddesinde, yasada geçen “işletme” kavramının “mal ve hizmet üreten kamu ve özel kurum, kuruluş ve işyerleri” şeklinde tanımlandığı, böylece davacının staj yaptığı kurum-hastanenin kanunda yer alan işletme tanımı içerisinde yer aldığı anlaşılmıştır.
3308 sayılı Kanunun 36. maddesi uyarınca “Aday çırak, çırak, kalfa ve işletmelerde mesleki eğitimde kamu ve özel kuruluşlarca yapılan teorik ve pratik eğitim giderleri kendi kurum ve kuruluşlarınca, işyerlerinde yapılan pratik eğitimin giderleri ise işyerlerince karşılanır.” Aynı Kanunun 20/1. maddesinde teorik eğitim günlerinde öğrencilerin ücretli izinli sayılacağı da düzenlenmiş olmakla, davacının staj ücretinin ödenmesi hakkındaki davasını staj yaptığı işletmenin bağlı olduğu davalı kuruma yöneltmesi-açması da yerindedir.
Staj karşılığında ücret ödenmeyeceğine ilişkin yapılan yazılı ya da sözlü anlaşmalar 3308 Sayılı Yasanın 25. maddesi hükmü karşısında geçersizdir. Mesleki eğitimini okul dışındaki işletmelerde tamamlayan davacının yasa gereği hak kazandığı ücret alacağından sözleşme gereği vazgeçmesi mümkün değildir.
Davacının alacağının 2015/2016 ve 2016/2017 öğretim dönemine ilişkin olduğu eldeki davanın 23.02.2018 tarihinde açıldığı dolayısı ile TBK’nın 147 maddesindeki ücret alacaklarına uygulanan 5 yıllık zaman aşımının dolmadığı anlaşılmıştır.
TBK’nun 89. Maddesine göre para borçları alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilir düzenlemesi bulunmakta olup alacaklının bulunduğu yerde dava açılmış olmakla ve staj yapılan hastanenin bulunduğu yer mahkemesinde dava açıldığından mahkemenin yetkili olduğu anlaşılmıştır.
Sonuç olarak; davacının, davalı Sağlık Bakanlığı’na bağlı kurum-hastanede staj yaptığı, bu staj nedeniyle davacıya herhangi bir ücret ödenmediği, davacının staj yaptığı davalı Sağlık Bakanlığı’na bağlı sağlık kuruluşu- hastanede çalışan personel sayısının 20’den fazla olduğu, Sosyal Güvenlik Kurumu’na bildirilen staj süreleri ve devam çizelgeleri dikkate alınarak, davacının davalı Sağlık Bakanlığı’na bağlı sağlık kuruluşu-hastanede staj yaptığı dönemlere ilişkin hesaplama yapılmış olması, işletmelerde mesleki eğitim gören öğrencilere işletmelerce her yıl tatil aylarında bir ay ücretli izin verileceğine ilişkin düzenleme de dikkate alındığında, HMK’nın 355. maddesi gereğince istinaf yoluna başvuran taraf, istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, Yerel Mahkemenin davanın kabulü kararına yönelik, davalının istinaf başvurusunun HMK’nun 353/1-b-1 maddeleri uyarınca esastan reddine dair, aşağıdaki kararın verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM:
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1
-Davalının istinaf başvurusunun
HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince
ESASTAN REDDİNE,
2
-Davalı kurum harçtan muaf olduğundan, istinaf harcı alınmasına yer olmadığına,
3
-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4
–
Kararın tebliği, harç vb. işlemlerin
6100 Sayılı HMK’nın 359/3 md. uyarınca
İlk Derece Mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.’nın 362/1-a maddesi gereğince
KESİN olarak
14/10/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe