Adana BAM, 4. HD., E. 2020/1666 K. 2020/1009 T. 5.11.2020

İlgili madde: TMK Madde 734

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN

DAVACI : K1- -N1

A1

VEKİLİ :

Av.
K2
A2

DAVALI : K3- -N2

A3

VEKİLİ :

Av.
K4
A4

DAVANIN KONUSU : Tapu İptali Ve Tescil (Önalım Hakkından Kaynaklanan)

Adana 7.Asliye HukukMahkemesinin 2018/424 Esas 2020/107 karar sayılı dosyasında verilen 28/02/2020 Tarihli kararına karşı davalı tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Tarafların İddia ve Savunmalarının Özeti:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;

Adana ili, Yüreğir ilçesi, A5 mahallesinde tapuya kain 888 ada 92 parselin hissedarı olduğunu, K5 adına kayıtlı 2113/47104 payın davalıya satıldığını, davacının satıştan haricen 14.06.2018 tarihinde haberdar olduğunu, davacının şuf’a hakkını kullanmak istediğini, bu nedenlerle
Adana ili, Yüreğir ilçesi,
A5 mahallesinde tapuya kain 888 ada 92 parselde davalıya ait hissenin tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmesi ni talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;
09.06.2017 tarihinde A5 mahallesi, 11718 ada 3 parsel sayılı taşınmazda 31448/159700 hissenin K5 adına kayıtlı iken bu kişiden vekaleten K6 hissesinin tamamını 8.500,00 TL bedelle davalıya sattığını, öncelikle zamanaşımı itirazı olduğunu, davalının taşınmazı 150.000,00 TL alacağı karşılığında almış olması nedeniyle bu beyana itibar edilmesi gerektiğini, davanın açıldığı tarih itibariyle satış ile arasında bir yıllık zaman dilimi bulunduğundan değer değişimi gerçekleştiğini, şuf’a bedelinin davalının taşınmazı aldığı bedelin kabul edilmemesi halinde yapılacak keşifteki değer üzerinden depo ettirilmesi gerektiğini, davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:

Yerel Mahkeme yaptığı yargılama neticesinde; “1-
Davanın Kabulüne,
Adana ili, Yüreğir ilçesi,
A5 mahallesi, 16001 ada 4 parsel (eski 888 ada 92 parsel) sayılı taşınmazda davalı
K3 adına kayıtlı hissenin iptali ile ; bu hissenin davacı adına tapuya kayıt ve tesciline,
20.02.2020 tarihli makbuz ile F1 bank
A5
Şubesine yatırılan 8.896,25 TL şuf’a hakkı bedelinin karar kesinleştiğindedavalıya ödenmesine,
, ” dair hüküm tesis etmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazı müvekkilinin babasının alacağına karşılık 150.000 TL ye mahsuben almış olduğunu, davanın açılma tarihi ve tapuda yapılan işlem tarihi dikkate alındığında açılan davanın bir yıl sonra açılmış olduğunu bu nedenle zamanaşımı itirazları olduğunu, müvekkilinin davaya konu taşınmazı tapuda gösterilen değerinin çok üzerinde bedel ödeyerek satın almış olduğunu, Şufa bedelinin bilirkişilerce belirlenen bedel üzerinden yatırılması gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararın kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.

Davalı istinaf dilekçesi davacı tarafa tebliğ edilmiş cevap dilekçesi sunmadıkları anlaşılmıştır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava Önalım hakkına dayanan tapu iptali tescil davasıdır.

Dairemizce HMK’nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere yapılan inceleme neticesinde;

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde davanın kabulüne karar verilmiştir.

Dava konusu taşınmaza ait tapu kayıt ve satış senedinin incelenmesinde; tarafların tapuda paydaş oldukları görülmüştür.

Dava, ön alım hakkından kaynaklı tapu iptal ve tescil davasıdır.

Önalım hakkı; paylı mülkiyete tabi taşınmazlarda payın 3. kişiye satılması halinde diğer paydaşlara o payı öncelikle satın alma yetkisi veren bir haktır. Bu hak, paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda doğar ve payın 3. kişiye satılması ile kullanılabilir hale gelir.

Türk Medeni Kanunun 734. maddesi uyarınca önalım hakkı sahibi adına payın tesciline karar verilmeden önce satış bedeli ile alıcıya düşen tapu giderlerini hakim tarafından belirlenen süre içinde hakimin belirleyeceği yere nakden yatırmakla yükümlüdür.

Davalının payın devrine ilişkin resmi senetle yapılan satış akdinin tarafı olduğundan kendi muvazaasına dayanamayacağından gerçek satış bedelinin tapuda gösterilen bedelden daha fazla olduğu yönündeki bedelde muvazaa savunması dinlenemez. Bu nedenle davalının resmi senette ödemiş olduğu gösterilen satış bedeli ile tapu harç ve masraflarından oluşan önalım bedelini ödemek suretiyle davacıya önalım hakkı kullandırılabilir.

İlk derece Mahkemesince mahallinde keşif yapılmış, bilirkişi raporları alınmıştır.

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama, keşif tutanağı içeriği, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamının hep birlikte değerlendirilmesi neticesinde; tarafların dava konusu taşınmazda paydaş oldukları satış tarihe göre davanın süresi içerisinde açıldığı, satış sözleşmesinin tarafı olan davalının kendi muvazaasına dayanamayacağından satış senedinde belirtilen satış bedelinin önalım bedeli kabul edilerek bu bedelin depo ettirilerek önalım hakkının kullandırılmasının usul ve yasaya uygun olduğu kanaatine varılmıştır.

Yukarıda açıklanan sebeplerle sonuç olarak ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda vicdani kanaatin oluştuğu, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, kararın dayandığı deliller ile kanuni sebepler ve gerekçe içeriğine göre, davanın esası ile ilgili hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, davalı tarafın yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun HMK’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM/: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davalı tarafın Adana 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 28.02.2020 tarih 2018/424 Esas 2020/107 Karar sayılı kararına karşı yapmış oldukları istinaf kanun yolu başvuru isteğinin HMK’nın 353/(1)-b.1 maddesi uyarınca
ESASTAN REDDİNE,

2-Alınması gereken 607,70 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 151,92 TL harcın mahsubu ile 455,78 TL harcın davalılardan alınarak hazineye irat kaydına,

3-İstinaf kanun yoluna ilişkin yapılan yargılama giderlerinin istinaf kanun yolu başvurusunda bulunan üzerinde bırakılmasına,

4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

5-HMK nın 359/3. maddesi gereğince tebliğ işlemlerinin yapılması için dosyanın mahkemesine iadesine,
Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 362/1 maddesi uyarınca kesin olarak oybirliği ile karar verildi. 05/11/2020

  • İlk yayınlanma tarihi: 14 Haziran 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!