T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
DAVACILAR :
1-
K1
–
N1
2-
K2
–
N2
3-
K3
–
N3
4-
K4
–
N4
VEKİLLERİ :
Av.
K5
Av.
K6
DAVACI : K7- -N5
VEKİLLERİ :
Av.
K8
Av.
K9
Av.
K10
DAVALILAR :
1-
K11
– -N6
VEKİLİ :
Av.
K12
:
2
-YUMURTALIK
BELEDİYE
BAŞKANLIĞI
–
VEKİLLERİ :
Av.
K13
Av.
K14
DAVANIN KONUSU : Tapu İptali Ve Tescil (Satın Almaya Dayalı)
Yumurtalık Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/128 Esas 2018/189 Karar sayılı dosyasında verilen 23/03/2018 tarihli karara karşı davalı vekillerince yapılan istinaf başvurusu üzerine dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Tarafların İddia ve Savunmalarının Özeti:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;
Adana İli, Yumurtalık İlçesi, A14 Mahallesi 34 ada 1 parsel sayılı davacıya ait taşınmazın önünden geçen deniz tarafındaki herkesin faydalandığı alan olan 7 metrelik yolun 1/1000 ölçekli plan yapılmaksızın yapılan 3194/18. madde uygulaması ile kaldırılarak Belediye adına tesciline ve bilhare de satışına ilişkin 3194 sayılı imar kanunu m.18 göre yapılan parselasyon kararlarını içerir 16/11/2011 günlü 108 sayılı ve 16/11/2011 günlü 109 sayılı Belediye Encümenin imar uygulama işlemi ile meydana gelen yolsuz tescil nedeniyle iptal ve eski hale getirme talepli olduğu, davacının maliki olduğu gayrimenkulün önünnden 7 metrelik kamuya ait imar yolu 1987 yılında F1 Bankası Genel Müdürlüğü 06/01/1987 tarih ve 103/2307 sayılı yazıları gereği Belediye Meclisinin 13/01/1987 gün ve 1987/1 sayılı Meclis Kararı ile paftasında olduğu gibi işlemesine karar verildiği, 14/10/2004/56 sayılı encümen kararı ile vasfını kaybeden yolların Belediye adına ihdasen tesciline karar verildiği, Belediye Meclisinin 06/06/2011 gün ve 06 sayılı kaarı ile 1/5000 ölçekli revizyon ilave imar planın onanmasına karar verildiği, adı geçen bu meclis kararında 1/1000 ölçekli plan yapılmadığı, 456 ada 6 parsel yolsuz tescil edildiğinden iptali gerektiği, tescil ancak gerekli kurucu unsurların varlığı halinde aynı hakkı kazandırdığı, geçerli bir hukuki sebebin olmaması halinde kurucu unsurlar eksik veya geçersiz olduğundan tescil, yolsuz bir tescil olduğu ve aynı hakı kazandırmadığı, TMK m.1025’e göre yolsuz tescil sahibi hiçbir zaman aynı hak sahibi olamaz. Ayrıca iptali istenilen ihdasen escil işlemi sonrasında davacının taşınmazı ile deniz arasında ve sonrasında Belediye’den haciz, akabinde de haczeden şahsın başkasına satışı ile oluşmuş yeni mülkiyete ilişkin tapudaki tescilin de iptali gerekeceği, Belediye Encümen Kararları haciz işlemine esas olan evraklarının incelenmesi sonucu yapılan işlemlerin hatalı olduğu sonucu görüleceği, belediyenin baştan itibaren yaptığı bu işemlere dahil olması kanuna aykırı olduğu gibi TMK m.2’ye göre objektif iyiniyet kuralları ile de bağdaşmadığı açık olduğu, iptal edilen imar yolu ile kanunsuz olarak küçük arsa oluşturulduğu, ve bu arsaya Belediye adına tescil edilmiş ada ve parsel numarası verilerek imar yolunun 3.şahıslara satışı yapıldığı ve 3.şahısların haksız menfaat elde etmesine ve davacının mağduriyetine yol açtığı, davacının 40 yıldır yaşayan parseli mülkiyet dışında hukuki kaos yaratılmış ve davacının huzuru ağır ihlal edildiği, belediyenin davacıya dönüşmesinde usulsüz işlem söz konusu olup iş bu işlem kanuna aykırı olduğundan Adana İdare Mahkemesinde işlemin iptali için açılan davada Belediye Encümen Kararları açık olarak hukuka aykırı olduğu, açıklanan nedenlerle hukuksal açıklamalar çerçevsinde 1987 tarihli imar planındaki 7 metrelik yolun 1/1000 ölçekli plan yapılmaksızın Belediye Encümen kararı ile yapılan M.18 uygulaması ile Belediye adına ihdasen tesciline ilişkin işlemin davalının kazanımı yolsuz olduğundan yolsuz tescil nedeni ile işlemin iptal ile eski haline döndürülmesini talep ettiği görülmüştür.
Davalı Yumurtalık Belediyesi vekili cevap dilekçesinde özetle
; Davacının maliki olduğu söylenen gayrimenkulün önünden 7 metrelik imar yolu 1987 yılında İller Bankası Genel Müdürlüğü 06/01/1987 tarih ve 103/2307 sayılı yazıları gereği müvekkil Belediye Meclisi’nin 13/01/1987 gün ve 1987/1 sayılı meclis kararı ile paftasında olduğu gibi işlenmesine karar verildiği, 14/10/2004/56 sayılı Encümen Kararı ile vasfına kaybeden yolların davacı Belediye adına ihdasen tesciline karar verildiği, Davacının iddia ettiği Adana 1.İdare Mahkemesinin 05/06/2007 gün ve 2006/883 Esas ve 2007/756 K. sayılı kararı incelendiği takdirde Meclis ve Encümen kararlarının hukuka uygun olarak alındığı görüleceği, ayrıca davacının tüm taleplerine karşı zamanaşımı itirazında bulunduğu, davacı tarafından müvekkil Belediye Meclisi’nin 06/06/2011 gün ve 06 sayılı kararı ile 1/5000 ölçekli revizyon ve ilave imar planın onanmasına karar verilmiş adı geçen meclis kararında 1/1000 ölçekli planın yapılmadığı iddia edildiği, 18.madde uyarınca yapılan imar uygulaması resen yapıldığı, bu madde uyarrınca yapılan uygulamlarda hak sahiplerinin rızasına yada muvafakatine gerek olmadığı, dolayısıyla dava konusu Belediye Encümen’in 14/10/2004 tarih 56 sayılı kararı isabetli olup yasaya ve usule aykırılık söz konsu olmadığı, bahsedilen hususlar Madde 18’e dayalı parselasyon işlemlerinin dayanağı oluşturuyor olup, adı geçen davacıya ait olduğu belirtilen taşınmazın önünden geçen deniz tarafındaki herkesin faydalandığı bildirilen alan olan 7 metrelik yolun Belediye adına ihadsen tesicli yasal olup iptali gerekmediği, açıklanan nedenlerle açılmış olan iş bu haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın, reddedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: Yapılan yargılama neticesinde;
İdare Mahkemesince verilen iptal kararları ile Belediye Encümen kararları ile oluşturulan 456 Ada 6 parselin hukuksal dayanağı kalmadığı, tapu kaydının bu haliyle yolsuz tescile dönüştüğü, davalı K11’ün 3. Kişi vasfını taşımadığı, TMK Madde 1023 hükmünden faydalanamayacağı, bu nedenle iyi niyetinin korunamayacağı anlaşılmış olup;
Davanın
KABULÜ ile,
Yumurtalık Belediye Encümeninin 16.11.2011 tarih 108 ve 109 sayılı kararları ile tesis edilen imar uygulaması işlemlerinin İdare Mahkemesince iptal edilmesi nedeniyle kaydı yolsuz tescile dönüşen Adana ili Yumurtalık ilçesi A14 Mahallesi 456 Ada 6 parsel sayılı taşınmazın
TAPU KAYDININ İPTALİNE,
İptal edilen bu hisselerin Adana 3.Sulh Hukuk Mahkemesi 2017/710 Esas 2017/683 Karar sayılı ilamı mucibince
34 Ada 1 parsel olarak
K7 mirasçıları adına
TAPUYA KAYIT VE TESCİLİNE, dair karar verildiği görülmüştür.
Kararı davalı vekilleri istinaf etmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı
K11 vekili istinaf dilekçesinde özetle; sicile güven ilkesinin Medeni Kanunun 1023.maddesi gereğince müvekkilin dava konusu taşınmazı iyi niyetli olarak tüm şartları taşıyarak diğer davalı belediyeden aldığını, TMK 3.maddesi gereği iyi niyetin asıl olduğunu, davacının iddialarında da davalı müvekkilin kötü niyetli olduğuna ilişkin iddianın olmayıp, delil v.s. Bulunmadığını, yine tüm uyuşmazlık diğer davalı idarenin yapmış olduğu hataya ilişkin olup, davalının iyi niyetini de açıkça ortaya koyduğunu, davalı müvekkilin diğer davalı idarenin bu hatasını bilemeyeceğini, bilmesinin beklenmeyeceğini, davalı müvekkil davacının iddiasına dayalı olarak yolsuz tescil olsa dahi davalı müvekkil iyi niyetli olarak taşınmazı alıp mülkiyet ayni hakkını tescil anında kazandığını, TMK 3.ve 1023 maddelerinin yanlış yorumlandığını, iyi niyet asıl olup ispata gerek duyulmayacağını, Belediyeye tescil edilen bir yer işlemin iptali ile hukuki dayanaktan yoksun kalmış olsa da bu durumun davalı müvekkilin 3.kişi olmasını ve tapuda malikin belediye gözüküp buna dayanarak aldığı gerçeğini değiştirmeyeceğini, TMK 1023’ün idareye tescil edilen bu taşınmaz için kullanılamayacağı yönünde bir mevzuat bulunmaması yönünde bir mevzuatın bulunmaması nedeni ile yerel mahkemece verilen bu karaın hatalı olduğunu, davalı müvekkil açısından davanın reddine davalı idareye karşı tazminat davası olarak devamını karar verilmesi gerekirken, usul ve yasaya aykırı verilen yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı Yumurtalık Belediye Başkanlığı vekili istinaf dilekçesinde özetle
; yerel mahkemece verilen kararın hatalı olduğunu, mahkemece yargılama aşamasında belirttikleri üzere bahse konu taşınmaz belediye adına tescil edildikten sonra diğer davalı K11’e satılmış olduğundan ve dava tarihinde taşınmaz iyi niyetli 3.kişinin tasarrufu altında bulunduğundan bu kararın yerinde olmadığını, çünkü iyi niyetli 3.kişiye karşı yolsuz tescil iddiasında bulunulamayacağını, ayrıca bilirkişi raporunda tespit edilen değere göre, çevre taşınmazlar değerlendirilmeden ve pazarlık payı, cephesi, konumu hesaba alınmadan taşınmazın bedeline takdir olunan bedel esas alarak verilen kararın hukuka aykırı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Yumurtalık Belediye Başkanlığı istinaf yargılama giderlerini yatırmadığı gerekçesi ile kendisine muhtıra tebliğ edilmiş, ancak ilk derece mahkemesince istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacı vekilinin istinafa cevap dilekçesinde özetle
; yerel mahkemece verilen karar ın usul ve yasaya uygun olduğunu, davalı K11’ün istinaf başvurusunun reddini, vekalet ücreti ve masrafların karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini beyan etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, İmar planının iptal edilmesi sebebiyle eski tapu kaydına dönülmesi amacıyla açılmış tapu iptali ve tescil davasıdır.
Mahkemece yapılan yargılama neticesinde, Yumurtalık Belediye Başkanlığının 06/01/2005/8 Sayılı imar uygulamasının Adana 1.İdare Mahkemesinin 2016/405 Esas sayılı dosya ile iptal edildiği, yine Adana 1.İdare Mahkemesinin 2016/405 Esas 2017/724 Karar sayılı ilamı ile yürütmenin durdurulmasına karar verildiğinden davalılar adına kayıtlı olan tapu kaydının hukuksal dayanağı kalmadığından yolsuz tescile dönüştüğü kabul edilerek A14 mahallesi 456 ada 6 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile 34 ada 1 parsel olarak K7 mirasçıları adına tapuya kayıt ve tesciline dair karar verilmiştir.
Dairemizce HMK’nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere yapılan inceleme neticesinde;
Mahkemece verilen bu karar adına tapu kaydı oluşan davalı K11 ile davalı Yumurtalık Belediye Başkanlığı tarafından istinaf edilmiştir.
“…Tapu sicilinin tutulması prensiplerinden biri tescil, diğeri sicilin aleniliği (güvenilirliği), bir diğeri Hazinenin kusursuz sorumluluğu, sonuncusu ise geçerli bir hukuki sebebinin bulunması, yani kaydın illetten mücerret olmamasıdır.
O halde; imar parselinin dayanağı olan idari işlemin iptal edilmesi ile sicilin dayanıksız kalacağı ve TMK’nın 1025. maddesi hükmü uyarınca yolsuz tescil durumuna düşeceği; bu durumda; dayanaksız kalan tapu kaydının iptal edilerek kadastral parselin geometrik ve hukuki durumunun ihyasına karar verilmesi gerekeceği tartışmasızdır.
Ayrıca; kadastral parselin ihyasının, imar uygulamasıyla kadastral parsel sınırları üzerinde oluşturulan imar parsellerinin kadastral parsel içerisinde kalan kısımlarının tapu kaydının iptali ile eski hale getirilerek tescili suretiyle mümkün olabileceği gözetildiğinde; ihyası istenilen kadastral parselin çap sınırları içerisinde kalan imar parsellerinin tamamının tespitiyle kayıt maliklerinin davada yer almaları gerektiği de açıktır.”
Somut olaya gelince; daha önce davacılar murisi adına kayıtlı olan taşınmazın Yumurtalık İlçesi, A14 mahallesi 34 ada 1 parsel olarak imar uygulaması ile davalı K11 ve K7 adlarına 456 ada 6 parsel haline geldiği, ancak bahse konu imar uygulamasının iptal edilmesi nedeniyle kadastral parselin ihyasına yönelik tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olduğu hususu açıktır.
Dosya içerisindeki belgelerden, davacının pay sahibi olduğu 34 ada 1parsel sayılı taşınmazın Yumurtalık Belediyesinin imar uygulaması ile 456 ada 6 parsele dönüştüğü, bahse konu imar uygulamasının Adana 1.İdare Mahkemesinin 2006/883 Esas 2007/756 Karar sayılı ilamı ile imar uygulamasının iptal edildiği, ancak dosya içerisinde dava konusu taşınmazın A14 mahallesi 34 ada 1 parsel olarak kayıtlı iken imar uygulaması ile imar uygulaması cetvellerinin getirtilerek hangi parsellere dönüştüğünün anlaşılamadığı görülmüştür. 34 ada 1 parselin kütük sayfasının incelenmesinde sayfanın kapanmış olmasına rağmen kapanma sebebi ve tarihi bulunan kısmın ve taşınmazın gittiği parselleri gösterir şekilde eksiksiz kütük sayfalarının dosya içerisinde bulunmadığı, bu nedenlerle taşınmazın, iptal edilen ilk imar uygulaması sonrasında başkaca şuyulandırma işlemlerine tabi tutulup tutulmadığı saptanamamaktadır.
O halde, mahkemece, 34 ada 1 parsel sayılı kadastral parselin eksiksiz bir şekilde tedavüllü tapu kayıtlarının, (geldi ve gitti parselleri denetlenebilir şekilde kütük sayfası suretlerinin) ve taşınmazda yapılmış olan imar uygulaması veya imar uygulamalarına dair Belediye encümen kararları ile şuyulandırma cetvellerinin ve dayanak tüm belgelerin temin edilmesi; mahallinde keşif yapılmak suretiyle dava konusu kadastral parsel sınırları üzerinde imar uygulaması ile oluşturulan alanlar ( imar parselleri, yol, park vb.) belirlenenip, bu kapsamdaki imar parsellerinin tapu kayıtları getirtildikten sonra mahkemece taşınmaz başında yeniden keşif yapılarak imar uygulamasının imar parselleri üzerine kadastro paftası oturtularak 34 ada 1 parselin hangi bölümlerinin imar uygulaması ile nerelere gittiğini fen bilirkişi tarafından harita üzerinde gösterilmesi buna göre ihya yapılırken hangi parselden (yol veya park olabilir, ne kadar m² alınacağının belirlenmesi) hangi miktarda alan alınmak suretiyle eski parselin ihyasına karar verileceği, başka parsellerde hak veya borç doğması mümkün ise bu parsel maliklerininde davaya dahil edilerek hüküm kurulması gerekmektedir.
Mahkemenin kabulü kapsamında yapılan değerlendirmede ise, idarenin düzenleyici işlemleri sebebiyle açılan bu davada gerçek kişi aleyhine yargılama giderine hükmedilemeyeceği, davalı Belediye aleyhine ise maktu yargılama giderlerine hükmedilmesi gerektiği, Yumurtalık Belediyesi hakkında her ne kadar istinaf talebinin reddine ilişkin hüküm kurulmuş ise de, maktu istinaf yargılama gideri yerine nispi yargılama gideri talep edilerek istinaf talebinin reddine karar verildiği görülmüş ise de, mahkemece verilen red kararının yerinde olmadığı anlaşıldığından istinaf talebi değerlendirmeye alınmıştır.
Tüm bu anlatılanlar ışığında mahkemece alınan bilirkişi raporları ile yapılan araştırmalar hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir. Açılan tapu iptali ve tescil davasında gereken tüm belgelerin getirtilerek karar vermeye yeterli keşif yapılıp rapor alınmadığı, mahkemece alınan bilirkişi raporu ve araştırmanın hüküm kurmaya elverişli ve yeterli olmadığı, bu nedenle HMK’nın 353/1-a-6. bendine göre davanın esasıyla ilgili olarak gereken delilin usulünce toplanmadığı anlaşıldığından, açıklanan nedenlere dayalı davalılar tarafın istinaf talebinin kabulüyle kararın kaldırılarak dosyanın mahalline gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM/: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1
-Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun
KABULÜ ile,
HMK’nın 353/1-a-6 maddesi gereğince Yumurtalık Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/128 Esas 2018/189 Karar sayılı dosyasında verilen 23/03/2018 tarihli kararının
KALDIRILMASINA,
2
-Dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine
İADESİNE,
3-
Davalı K11 tarafından yatırılan 1.648,00 TL istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine,
4-
Taraflarca yapılan yargılama giderinin yeniden yargılama yapacak ilk derece mahkemesince değerlendirilmesine,
5-
İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-
HMK nın 359/3. maddesi gereğince tebliğ işlemlerinin yapılması için dosyanın mahkemesine iadesine,
Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu tarafların yokluğunda oy birliğiyle
KESİN olmak üzere karar verildi. 23/11/2020
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe