Adana BAM, 3. HD., E. 2024/2406 K. 2024/2804 T. 26.11.2024

İlgili TBK madde: TBK Madde 76

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

BAŞKAN :

ÜYE :

ÜYE :

KATİP :

MAHKEMESİ : … ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 04.07.2024

NUMARASI : … Esas

DAVACILAR : 1-

VEKİLİ : Av.

DAVALI : 1-

VEKİLİ : Av.

DAVA : Tazminat (Ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan)

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH : 26/11/2024

… Asliye Ticaret Mahkemesinin … Esas sayılı dosyasından kurulan 04.07.2024 tarihli ara kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:

DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 23.02.2024 günü davalı sürücü … sevk ve idaresindeki … plakalı aracı ile sürücü … sevk ve idaresindeki … plakalı aracın arka kısımlarına çarpması ve … plakalı aracı çarpmanın etkisiyle savrularak aracın ön kısımları ile … sınır kapısı sırasına göre nizami şekilde park halinde bulunan … çekici ve buna bağlı … plakalı yarı römorkun sol yan kısımlarına çarpması sonucu yaralamalı, vefatlı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen bu trafik kazası neticesinde müvekkillerinin desteği …’un vefat ettiğini, kaza tespit tutanağında belirtildiği üzere davalı …’nın aslı kusurlu olduğunu ve müvekkillerinin desteğinin ise kusursuz olduğunu, müvekkillerinin desteği 29.10.1985 doğumlu …’un kaza geçirip vefat ettiği sırada, evli ve dört çocuk babası olduğunu, onun ölümüyle, geride bıraktığı eşi …, çocukları; …, …, … ve … ile annesi … murisin hem manevi varlığından hem de sağladığı maddi olanaklardan yoksun kaldıklarını, bu nedenlerle fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla; müvekkillerinin meydana gelen kazadan sonra gelir getiren bir işte çalışamıyor olmaları ve maddi durumlarının yargılama giderlerini karşılayamayacak nitelikte olması nedeniyle adli yardım talebinin kabulünü, TBK m.76 hükmü gereğince haklılıkları bilirkişi raporlarıyla ispatlanmış olması ve müvekkillerinin hem eğitim hayatlarına devam etmeleri açısından hem de ekonomik açıdan ihtiyaçları bulunması nedeniyle dava sonunda belirlenecek tazminat miktarından mahsup edilmek üzere geçici ödeme talebinin kabul edilerek müteveffanın desteğinden yoksun kalan müvekkilleri için resen belirlenecek miktardaki geçici ödeme tutarlarının davalı araç sahibi ve sürücü … ve davalı sigorta şirketi Türkiye Sigorta A.Ş.’den kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte müşterek ve müteselsil olarak tahsiline karar verilmesini, müvekkillerinin uğradığı zararın boyutu ve yargılama süresi de dikkate alındığında teminatsız olarak davalılardan …’nın mahkemece araştırılacak taşınır veya taşınmaz mal varlıklarına ihtiyati haciz uygulanmasına karar verilmesini, 6100 sayılı yasanın 107. Maddesine göre belirlendikten sonra bedeli arttırılmak ve fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla; davacıların her biri için 1.000,00’er TL destekten yoksun kalma tazminatı olmak üzere toplamda 6.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan tahsiline, davacıların her biri için 600.000,00’er TL manevi tazminat olmak üzere toplamda 3.600.000,00 TL manevi tazminatın davalılar … Sigorta A.Ş. (Poliçe teminatı kadar olan kısım açısından) ve … tarafından kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte müvekkillerine ödenmesine karar verilmesini ayrıca meydana gelen kaza neticesinde müvekkili … tarafından yediemine ödemesi yapılan 12.000,00 TL otopark ve çekici ücretinin fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla davalı … tarafından kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar tarafından müvekkiline ödenmesine karar verilmesini, meydana gelen kaza neticesinde müteveffaya ait … plakalı aracın kullanılamaz olmasından dolayı 6100 sayılı yasanın 107. Maddesine göre belirlendikten sonra bedeli arttırılmak ve harcı yatırılmak üzere; fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL araç mahrumiyet bedelinin davalı … tarafından kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte alınarak müvekkilleri …, …, …, … ve …’a ödenmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve avukatlık vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, 04.07.2024 tarihli ara karar ile davacı tarafın geçici ödeme ve ihtiyati haciz taleplerinin reddine karar verildiği görüldü.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin gerekçesinin usule ve hakkaniyete aykırı olduğunu, müvekkillerinin uğradığı zararın sorumlusunun ATK raporuyla bile ispat edilmişken yargılamanın sonuçlanmasının beklenilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, müvekkillerin uğradığı manevi zarar nedeniyle talep ettiği tazminat miktarının net olup herhangi bir şüpheye bırakılacak şekilde talep edilmemiş olduğunu, mahkemenin talep miktarının belirsiz olduğu yönündeki gerekçesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, müvekkillerin meydana gelen olay neticesinde zararını tazmin edememe ihtimaline karşı ihtiyati haciz uygulanmamasının müvekkillerinin tahsil kabiliyetini imkansız hale getireceğini, müvekkillerin uğradığı zararın boyutunun belli olduğunu, müvekkillerinin müteveffanın ölümüyle maddi anlamda zorluk çekecek duruma düştüklerini, bu nedenle ilk derece mahkemesinin geçici ödeme talebinin reddine karar vermiş olmasının hakkaniyete, usule ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek ara kararın kaldırılması ile teminatsız olarak ihtiyati haciz ve geçici ödeme kararı verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49, 50, 53/1-3, 55, ve 56. maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, destekten yoksun kalınmasından doğan maddi ve manevi tazminat davasıdır.

Talep ise davacılar vekilinin ihtiyati haciz ve ön ödeme talebine ilişkin olarak ilk derece mahkemesince 4.07.2024 tarihli ara karar ile verilen red kararının davacılar vekilince istinaf edilmesi talebine ilişkindir.

Davacılar vekilinin ön ödeme talebinin reddine ilişkin istinaf başvurusunun incelenmesinde;

TBK’nın 76. Maddesinde “Zarar gören, iddiasının haklılığını gösteren inandırıcı kanıtlar sunduğu ve ekonomik durumu da gerektirdiği takdirde hakim, istem üzerine davalının zarar görene geçici ödeme yapılmasına karar verebilir.

Davalının yaptığı geçici ödemeler, hükmedilen tazminata mahsup edilir; tazminata hükmedilmezse hakim, davacının aldığı geçici ödemeleri, yasal faiziyle birlikte geri vermesine karar verir.” hükmü düzenlenmiştir.

Bu madde ile geçici ödemeler vasıtasıyla, oluşan zararlar nedeniyle mağdur olanların yargılamaların uzun sürmesi neticesinde, tazminat alacaklarına mahsuben kısmi bir ödeme ile bu mağduriyetlerinin peşinen giderilmesi amaçlanmıştır.

Her ne kadar Dairemizce geçici ödemeye ilişkin ara kararların istinafa tabi olmadığı yönünde görüş bildirilmiş ise de, Yargıtay ‘nin 2019/5486 E, 2019/10060 K sayılı kararı ve benzer kararlar sonrasında bu tür kararların ihtiyati tedbir mahiyetinde olup istinafa tabi olduğuna dair Dairemizce görüş değişikliğine gidilerek inceleme yapılmıştır.

TBK’da bu maddenin gerekçesi de şu şekilde açıklanmıştır: “Bu yeni düzenlemeyle, meselâ, hiçbir sosyal güvenceden yararlanamayacak durumda bulunmakla birlikte, somut olayda uğradığı zararın giderilmesi için âcilen parasal bir desteğe ihtiyaç duyan ve tazminat yükümlüsünün, uğradığı zarardan sorumluluğunu hâkime sunduğu inandırıcı kanıtlarla ortaya koyan zarar görenlerin korunması amaçlanmıştır. ….”

Somut olayda dava dilekçesinde ekli belgelerden davacıların mevcut ekonomik ve sosyal durumu, mevcut delil durumuna göre kazanın oluşumunda davalı sürücünün kaza tespit tutanağına göre belirlenen kusur durumu dikkate alındığında davacılar lehine belli bir miktar ön ödeme yapılmasına karar verilmesi gerektiği halde söz konusu talebin tümüyle reddine karar verilmesi doğru olmamıştır, bu yönüyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü gerekmiştir.

Davacılar vekilinin ihtiyati haciz verilmesine yönelik talebine ilişkin istinaf başvurusunun incelenmesinde;
2004 sayılı İİK’nın 257/1 maddesinde; “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir” düzenlemesi muaccel, bir başka deyişle vadesi gelmiş alacaklar yönünden ihtiyati haciz koşulları düzenlemiştir.

İİK’nun 257/1.md.de rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş para borçlarının alacaklısının ihtiyati haciz talep edebileceği açıklanmış iken, 2. bentte vadesi gelmemiş borçtan dolayı hangi hallerde ihtiyati haciz istenebileceği açıklanmıştır. Dava konusu olayda haksız fiile dayalı olarak bir zararın meydana geldiği açık olup, haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında tazmin yükümlülüğü olay tarihi itibariyle muaccel hale gelir.

Bu açıklamalara göre ihtiyatı haciz “Alacaklının, bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence (garanti) altına almak için, mahkeme kararı ile, borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulması”dır.

Yargıtay 4. HD’nin 28.11.2022 tarih 2022/8964 E. 2022/15530 K sayılı Bölge Adliye Mahkemeleri Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesi İstemine Dair kararı ile ” …Haksız eylemden kaynaklı manevi tazminat istemiyle açılan davalarda ihtiyati haciz kararı verilmesini engelleyen yasal bir hüküm mevcut olmadığı gibi, İİK’nın 257 vd. maddelerinde de bu yönde bir hüküm bulunmamaktadır. Haksız eylem nedeniyle açılan manevi tazminat davalarında İİK’nın 257 vd. maddelerinde öngörülen ihtiyati haciz koşullarının gerçekleşmesi ve mahkemenin alacağın varlığı konusunda kanaat edinmiş olması halinde, somut olayın özelliklerine ve ölçülülük ilkesine uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz kararı verilebilmesi mümkün olup… haksız eylem nedeniyle açılan manevi tazminat istemli davalarda İİK’nın 257 vd. maddelerinde öngörülen koşulların gerçekleşmesi ve mahkemenin alacağın varlığı konusunda kanaat edinmiş olması halinde, somut olayın özelliklerine ve ölçülülük ilkesine uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz kararı verilebilmesine, UYUŞMAZLIĞIN BU ŞEKİLDE GİDERİLMESİNE..” karar verilmiştir. Bu kapsamda Yargıtay 4. HD’nin 28.11.2022 tarih 2022/8964 E. 2022/15530 K sayılı Bölge Adliye Mahkemeleri Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesi İstemine Dair kararı gereğince farklı Bölge Adliye Mahkemelerince verilen kesin nitelikteki kararlar arasındaki uyuşmazlık bu şekilde giderilmiş olmakla yargı kararları arasında uygulama birliğinin temin edilmesi adına dairemizin haksız fiilden kaynaklı manevi tazminat istemli davalarda ihtiyati haciz kararının verilemeyeceğine yönelik uygulamasından vazgeçilmiştir.

Mahkemesince her ne kadar davacının ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmiş ise de, dosyadaki mevcut delil durumu, kaza tespit tutanağı, mahkemesince verilen adli yardım talebinin kabulüne ilişkin ara karar, … Sulh Hukuk Mahkemesinden alınan veraset ilamı birlikte değerlendirildiğinde davalının asli kusuru nedeni ile meydana gelen kazada davacıların desteğinin vefat ettiğinin sabit olduğu, buna göre ekli belgelere göre davacıların bir miktar maddi ve manevi tazminat alacağının doğduğunun kuvvetle muhtemel olduğu anlaşılmakla geçici hukuki koruma yollarından biri olan ihtiyati hacizde yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmiş olup, ihtiyati haciz koşullarının gerçekleşmesi nedeniyle maddi ve manevi tazminat yönünden davacıların ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi yerinde görülmemiştir.

Bu nedenle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, 04.07.2024 günlü ihtiyati haczin reddine dair ara kararın kaldırılarak davalı adına kayıtlı taşınır ve taşınmaz mal varlığı üzerine (banka hesapları hariç) ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesi gerektiği kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HMK’nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;

Yukarıda açıklanan sebeplerle ihtiyati haciz şartlarının oluştuğu dikkate alınarak, İİK’nın 281/2 maddesi kapsamında teminat karşılığında ihtiyati hacze karar vermek gerektiğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; davalı adına kayıtlı taşınır ve taşınmaz mal varlığı üzerine takdiren 2.500.000,00 TL miktar ile sınırlı olmak üzere davacıların adli yardım talebinin kabulüne karar verildiğinden teminatsız olarak ihtiyati haciz konulmasına, davacılar vekilinin ön ödeme talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiğinden ilk derece mahkemesinin 0407.2024 günlü ara kararının HMK 353/1-b-2. md gereğince yeniden yeniden hüküm kurulmak üzere kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş olup, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:

1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ İLE;

2-… Asliye Ticaret Mahkemesinin … Esas sayılı dosyasından kurulan 04.07.2024 tarihli ara kararının 6100 Sayılı HMK’nun 353/1. fıkra (b-2) bendi gereğince KALDIRILMASINA,

3-Davacılar vekilinin ihtiyati haciz ve geçici ödeme taleplerinin KABULÜ İLE;

3-a)-Davacılar vekilinin İhtiyati Haciz taleplerinin KABULÜ İLE; davalı … adına kayıtlı taşınır ve taşınmaz mal varlıkları üzerine (banka hesapları ve 3. Kişilerdeki hak ve alacakları hariç) takdiren 2.500.000,00 miktar ile sınırlı olmak üzere davacılar lehine adli yardım kabul kararı verilmiş olması dikkate alınarak teminatsız olarak İHTİYATİ HACİZ KONULMASINA,

3-b)-6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 76.maddesi uyarınca davacıların geçici ödeme taleplerinin kabulü ile; takdiren davacı … için 20.000,00 TL, … için 20.000,00 TL, … için 20.000,00 TL, … için 20.000,00 TL, … için 20.000,00 TL ve … için 20.000,00 TL olmak üzere 120.000,00 TL Maddi Tazminata ilişkin geçici ödemenin davalılardan müteselsilen alınarak davacılara ödenmesine,
-Dairemizce TBK’nın 76 maddesi gereğince geçici olarak davacılara ödenmesine karar verilen geçici ödemenin davalılar tarafından ödenmesi ile bu yapılan geçici ödemenin ilk derece mahkemesince hükmedilecek maddi tazminat miktarından TBK 76/2 maddesi gereğince mahsup edilmesine,

4-Davacılar tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde iadesine,

5-Davacılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından kurulacak esasa ilişkin hükümde dikkate alınmasına,

6-Kararın tebliği, ihtiyati hacze ilişkin işlemler, ön ödeme ile harç tahsil ve harç iadesine ilişkin işlemlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,

7-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sy.362. maddesi (1-f) bendi gereğince KESİN olmak üzere OY BİRLİĞİ ile karar verildi.26.11.2024
Başkan Üye Üye Katip
İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır

  • İlk yayınlanma tarihi: 29 Temmuz 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!