Adana BAM, 3. HD., E. 2023/808 K. 2025/1042 T. 24.4.2025

İlgili TBK madde: TBK Madde 64

T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ
T.C.

ADANA

3. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/808

KARAR NO : 2025/1042

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

BAŞKAN : … (…)

ÜYE : … (…)

ÜYE : … (…)

KATİP : … (…)

İNCELENEN DOSYANIN

MAHKEMESİ : Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ : 19/01/2023

NUMARASI : 2022/… Esas, 2023/… Karar

DAVACI : … – …) –

VEKİLİ : Av. … –

DAVALI : … –

VEKİLİ : Av. …

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH : 24.04.2025

Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 19.01.2023 tarih ve 2022/… Esas, 2023/… Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 14/02/2022 tarihinde davalı tarafın … plakalı aracı müvekkilinin üzerine sürmesi sonucu müvekkilinin yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, … plakalı aracın davalı …’a ait olduğunu, müvekkilinin yaşadığı kaza sonucunda yaşadığı sağlık sorunlarını gidermek amacıyla maddi ve manevi zarara uğradığını, … plakalı aracın … A.Ş. Tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla adli yardım taleplerinin kabulüne, 1.000 TL geçici, 1.000 TL kalıcı iş göremezlikten kaynaklanan toplam 2.000 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte tüm davalılardan, 25.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalı … ve …’dan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

19.01.2023 tarihli duruşmada; davalılar … ile … hakkındaki davanın tefrik edilerek başka bir esasa kaydına karar verildiği görüldü.

CEVAP: Davalı …Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; görev ve yetki itirazında bulunarak yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Tüketici Mahkemeleri olduğunu, davacının müvekkili şirkete eksik evrak ile başvuruda bulunduğunu, dava konusu taleplerin poliçe teminat kapsamında olmadığını, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru oranında olduğunu, müterafik kusurun irdelenmesi ve tazminattan indirim yapılması gerektiğini, davacının maluliyetinin tayini için Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini, davacının faiz talebinin hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davanın reddine karar verildiği görüldü.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacı vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin gerekçeli kararı kurarken dayanak almış olduğu 15/12/2022 tarihli bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, bu konuyu beyan dilekçesinde dile getirmiş olmalarına rağmen ilk derece mahkemesinin konuyu dikkate almadığını ancak bu durumun yargılamayı adil olmaktan çıkarmakta olduğunu, yeniden bilirkişi raporu aldırılmasının gerektiğini beyan ederek kararın kaldırılması ile talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49, 50, 54/1-3, 55 ve 56. maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, çalışma gücünün azalmasından veya yitirmesinden doğan (malüliyet) maddi ve manevi tazminat davasıdır.

İlk derece mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir.

Hükmü, davacı vekili istinaf etmiştir.

Davacı vekilinin gerçekleşen zarardan davalı …Ş.’nin sorumlu olduğuna yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;

Somut olayda, davacı … ve dava dışı …’ın kardeş oldukları, dava dışı …’ın ise dava dışı …’in eşi olduğu, olay tarihi olan 04/08/2020 günü davacı …’in, abisi olan dava dışı …’in ikametine elinde kılıç ile gittiğini ikamette abisini göremeyince ikamette bulunan …’a hitaben ”…o amına koduğum nerede hepinizi bu kılıçtan geçireceğim…” şeklinde silahla tehdit ettiği, davacı …’in ikametten ayrılması üzerine yolda dava dışı … ile karşılaştığı, davacı …’in dava dışı …’in aracına elinde bulunan kılıç ile saldırdığı, dava dışı …’in ise davacı …’i engellemek amacıyla aracıyla duvara sıkıştırarak polise haber verdiği, polis ekipleri gelene kadar araç ile duvar arasında sıkışık bekleyen davacı …’in kemik kırığı oluşacak şekilde yaraladığı olay ile ilgili olarak davacı …’in, dava dışı …’e ait … plakalı aracına elinde bulunan kılıç ile vurmak suretiyle zarar verdiği, dava dışı …’in ise … plakalı aracı ile davacı …’e çarparak yaralama sebebiyet biçimde gerçekleştiği anlaşılmıştır.

İş bu maddi olgular, Adana 24 Asliye Ceza Mahkemesi 2021/… esas ve 2021/… karar sayılı ilamında tespit edilmiş, davalı … hakkında kasten yarama suçundan 1/4 oranında haksız tahrik hükümleri uygulanarak 1 yıl 11 ay ve 26 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve yine tarafların istinaf başvurusu Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesi 2021/2439 Esas ve 2023/1272 karar sayılı ilamı incelenmiş, başvurunun reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

Dava dışı …’ın … plakalı aracın işleten olduğu, davalı …Ş.’nin ise söz konusu aracın ZMMS poliçesini düzenlediği, nedeniyle sorumluluğunun kasten yaralama fiillerinde geçerli olmayacağı gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiş ise de; davaya konu kaza, Karayolları Trafik Kanununun 86. maddesinde sayılan mücbir sebep, zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan kaynaklanmamış, aracın işletilme halinde olması, zarar verici fiil, zarar ve uygun illiyet bağı sorumluluk için aranan şartların mevcut olduğu, araç sürücü dava dışı …’ın kasıtlı eylemi teminat dışı hallerde düzenlenmeyip, rücuya tabi hallerde düzenlenmiş olmasına göre; dava dışı işleten …’ın ve aracın ZMMS poliçesini düzenleyen … A.Ş.’nin sorumluluğu ortadan kalkmayacağından davalının sorumlu olduğu ve zarar teminat dışı olmamasına göre, zarardan sorumlu olduğu gözetilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm verilmiş olması isabetli görülmemiştir. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2018/6259 esas ve 2019/2787 karar)

Öte yandan, aracın sürücünün ise davalı … olduğu Dava dışı …’ın … plakalı aracın işleten olduğu dikkate tefrik kararının da hatalı olduğu anlaşılmıştır.

Buna göre ilk derece mahkemesince yapılması gerekin gerçekleşen olayda, davalının %100 kusur oranı ile oluşan zarardan sorumlu olduğu ve fakat 1/4 oranındaki haksız tahrik indiriminin dikkate alınarak, mevzuat hükümlerine göre alınacak maluliyet raporu ile varsa davacının maluliyet oranının tespitinin akabinde aktüerya hesap bilirkişiden TRH 2010 mortalite tablosunun uygulanması ve progresif rant yöntemi kullanılarak zararının kapsamı belirlenip, talep doğrultusunda karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı görülmüştür.

HMK’nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;

Tüm bu anlatılanlar ışığında mahkemece öncelikle yukarıda açıklanan nedenlerle eksik inceleme ve araştırma yapıldığı, HMK’nın 353/1-a-6. bendine göre gereken delillerin toplanmadığı anlaşıldığından açıklanan nedenlere dayalı davacı vekilinin istinaf taleplerinin, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca KABULÜYLE, kararın kaldırılarak, sair istinaf nedenleri incelenmeksizin dosyanın mahalline gönderilmesine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK’nın 353/1.a-6. maddesi gereğince KABULÜ İLE,
Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 19.01.2023 tarih ve 2022/… Esas, 2023/… Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

2-Yukarıda belirtilen sebeplerle eksik bilgi ve belgeler tamamlandıktan sonra davanın yeniden görülüp karar verilmesi için dosyanın yerel Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

3-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde iadesine,

4-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından kurulacak esasa ilişkin hükümde dikkate alınmasına,

5-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

6-HMK’nın 359/3. maddesi gereğince harç iade ve karar tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,

7-Talep halinde inceleme konusu kararın icrasının geri bırakılması için İİK’nın 36/1 maddesi gereğince, varsa, istinaf eden tarafça yatırılan nakit teminatların veya sunulan banka teminat mektuplarının dosya kapsamı ve kararın niteliğine göre İİK’nın 36/5. fıkrası gereğince yatıran/ sunan tarafa iadesine,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy ÇOKLUĞU ile karar verildi. 24.04.2025
… … … …

Başkan … Üye … Üye … Katip …
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır (Muhalif Üye)

MUHALEFET ŞERHİ
Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49, 50, 54/1-3, 55 ve 56. maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, çalışma gücünün azalmasından veya yitirmesinden doğan (malüliyet) maddi ve manevi tazminat davasıdır.

İlk derece mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir.
6098 Sayılı Borçlar Kanunu’nun sorumluluk başlıklı 64. maddesi ”Haklı savunmada bulunan, saldıranın şahsına veya mallarına verdiği zarardan sorumlu tutulamaz.

Kendisini veya başkasını açık ya da yakın bir zarar tehlikesinden korumak için diğer bir kişinin mallarına zarar verenin, bu zararı giderim yükümlülüğünü hâkim hakkaniyete göre belirler.

Hakkını kendi gücüyle koruma durumunda kalan kişi, durum ve koşullara göre o sırada kolluk gücünün yardımını zamanında sağlayamayacak ise ve hakkının kayba uğramasını ya da kullanılmasının önemli ölçüde zorlaşmasını önleyecek başka bir yol da yoksa, verdiği zarardan sorumlu tutulamaz.” şeklinde düzenlenmiştir.

Somut olayda, davacı … ve dava dışı …’ın kardeş oldukları, dava dışı …’ın ise dava dışı …’in eşi olduğu, olay tarihi olan 04/08/2020 günü davacı …’in, abisi olan dava dışı …’in ikametine elinde kılıç ile gittiğini ikamette abisini göremeyince ikamette bulunan …’a hitaben ”…o amına koduğum nerede hepinizi bu kılıçtan geçireceğim…” şeklinde silahla tehdit ettiği, davacı …’in ikametten ayrılması üzerine yolda dava dışı … ile karşılaştığı, davacı …’in dava dışı …’in aracına elinde bulunan kılıç ile saldırdığı, dava dışı …’in ise davacı …’i engellemek amacıyla aracıyla duvara sıkıştırarak polise haber verdiği, polis ekipleri gelene kadar araç ile duvar arasında sıkışık bekleyen davacı …’in kemik kırığı oluşacak şekilde yaraladığı olay ile ilgili olarak davacı …’in, dava dışı …’in kullandığı … plakalı aracına elinde bulunan kılıç ile vurmak suretiyle zarar verdiği, dava dışı …’in ise … plakalı aracı ile davacı …’e çarparak yaralama sebebiyet biçimde gerçekleştiği anlaşılmıştır.

Keza bu husus, maddi olgu oluşacak biçimde, Adana 24 Asliye Ceza Mahkemesi 2021/… esas ve 2021/… karar sayılı ilamında tespit edilmiştir. Bu aşamada belirmek gerekir ki, 6098 sayılı TBK başlıklı “Ceza Hukuku İle İlişkisinde” 74. maddesinde ” Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir.

Aynı şekilde, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hâkimini bağlamaz.” hükmüne göre yapılan ceza yargılamasında, davalı … hakkında kasten yarama suçundan 1/4 oranında haksız tahrik hükümleri uygulanarak 1 yıl 11 ay ve 26 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve yine tarafların istinaf başvurusu Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesi 2021/2439 Esas ve 2023/1272 karar sayılı ilamı incelenmiş, başvurunun reddine karar verilere kesinleşmiş ise de; bu ceza yargılaması yönünden, hukuk hakimini bağlayan tek yön olayın gerçekleşme biçimidir. Olayın gerçekleşme biçimde maddi olgu olarak hukuk hakimine bağlayacak ve fakat gerçekleşen (ve maddi olgu olarak bağlayıcı olan) olayda davalıların sorumluluğunu hukuk hakimi kendi belirleyecektir. Ceza hakiminin (sorumluluk) mahkümiyet değerlendirmesi ile bağlı kalmayacaktır.

Bu bakımdan yukarıda anlatılan somut olay (maddi olgu) ve Borçlar Kanunu’nun 64/3. maddesi birlikte değerlendirildiğinde, dava dışı …’in eyleminin kendisinin vücut bütünlüğüne ve mal varlığı hakkına yönelik saldırıların kendi gücüyle koruma durumunda kaldığını, davacının eylemleri karşısında durum ve koşullara göre o sırada kolluk gücünün yardımını zamanında sağlayamayacak olması nedeniyle vücut bütünlüğüne ve mal varlığına ilişkin hakkının kayba uğramasını (kullanılmasının) önemli ölçüde zorlaşmasını önleyecek başka bir yol da bulunmadığından, dava dışı …’in davacı …’i engellemek amacıyla … plakalı araçla duvara sıkıştırarak davacıyı yaraladığı olayda davacının vücut bütünlüğünde oluşan zarardan artık sorumlu tutulamayacağı, buna bağlı olarak müşterek ve müteselsil sorumlular işleten ve ZMMS poliçesini düzenleyen davalının da zarardan sorumlu tutulamayacağı şeklindeki yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğinden, sayın çoğunluğun görüşüne katılmayarak muhalefet ediyorum.
… Üye …
(Muhalif Üye)
¸e-imzalıdır
İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.

  • İlk yayınlanma tarihi: 01 Ağustos 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!