T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
:
MUT 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ :
18/06/2020
NUMARASI :
2019/795 Esas, 2020/308Karar
DAVACILAR :1-
K1
– N1 – A1
2-
K2
– N2 – A2
3-
K3
– N3 – A3
4-
K4
– N4 A4
5-
K5
– N5 A5
6-
K6
– N6 – A6
7-
K7
– N7 – A7
8-
K8
–
N8 – A8
VEKİLİ:
Av. K9 – [N9]
UETS
DAVALI :
1-
MUT
ORMAN
İŞLETME
MÜDÜRLÜĞÜ
– Orman İşletme Müdürlüğü Mut/ MERSİN
VEKİLİ:
Av. K10 – A9
DAVALI :
2-
MALİYE
HAZİNESİ
ADINA
MUT
MAL
MÜDÜRLÜĞÜ
–
Mut/MERSİN
VEKİLİ:
Av. K11 – A10
DAVA :
TMK 1007 maddesine dayalı tazminat istemi
KARAR TARİHİ
:
22/12/2020
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
23/12/2020
Mut 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 18/06/2020 tarih ve 2019/795 Esas, 2020/308 Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; kadastro çalışmaları sonucunda davacı adına tespit gören Mersin ili Mut ilçesi A11 Mahallesi eski 248 parsel yeni 198 ada 15 parsel sayılı taşınmazın davacıların murisi A12 adına iken Orman Genel Müdürlüğü adına Mut Orman işletme Müdürlüğünce açılan Mut Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/202 esas 2017/607 karar sayılı dosyası ile açılan tapu iptal ve tescil davası sonucunda tapu kaydının iptali devlet ormanı vasfı ile hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verildiğini, kararın 01/04/2018 tarihinde kesinleştiğini, müvekkilinin zarara uğradığını, devletin bundan sorumlu olduğunu, taşınmaz karşılığında herhangi bir bedel ödenmediğini, Medeni Kanunun ve diğer yasal düzenlemeler gereğince müvekkilinin uğradığı zarar taşınmazın bedeli karşlığı olarak mahkemece bedeli belirlendikten sonra düzeltme, ıslah ve ek dava açma hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL bedelin (arazi ve tamamlayıcı unsurlar için ) taşınmazın devlet ormanı vasfı ile hazine adına tescil edildiğine dair kararın kesinleşme tarihinden itibaren kamu alacakları için öngörülen en yüksek oranda faizi ile birlikte davalı idarelerden tahsil edilerek müvekkiline ödenmesine, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Orman İşletme Müdürlüğünün cevap dilekçesinde özetle; arazinin orman arazisi olduğunu, orman sayılan yerlerden tapu veya zilyetlik yolu ile toprak kazanılmasının imkansız olduğunu, kadastro tespiti esnasında yapılan yanlışlık sonucu arazinin şahıslara tesciline karar verildiğini ancak mahkemenin tapuyu iptal ettiğini, bunda şahısların bir zararının doğmadığını belirterek davanın reddi ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
Davalı hazine vekili davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece davanın davalı Orman İdaresi yönünden husumet yokluğu nedeni ile reddine, davanın davalı Hazine yönünden kabulüile; 73.731,76 TL tazminatın tapu iptal ve tescil davasının kesinleşme tarihi olan 28/02/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı hazineden alınarak davacılara hisseleri oranında ödenmesine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalı Maliye Hazinesi vekili süresi içerisinde verdiği istinaf dilekçesinde; müvekkili idarenin yapmış olduğu işlemlerin yasal prosedüre uygun olduğunu, sebepsiz zenginleşmeye yönelik olarak açılan davanın reddi gerektiğini, davacının tapu kaydının yolsuz tescile dayandığından iptal edildiğini, tapu kaydının iptaline dair kararın yasal yollardan geçmekle kesinleştiğini, davacı tarafın tazminat isteme hakkının bulunmadığını A13 198 ada 15 parsel daha önce genel arazı kadastrosunda gerçek kişiler adına tescil edilmişken daha sonra orman olarak tescil edilmesine karar verilmiş is ede davanın bu durum karşısında zararının oluşmadığını, mahkemece alınan bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli olmadığını ve Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğunu, davacı lehine tazminat için gerçekleşmesi ve ispatlanması gereken tüm yasal koşullar gerçekleşmeden kabul kararı verilmiş olmasının eksik araştırma ve incelemeye dayalı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının müvekkili lehine kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
HMK’nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf eden taraf sıfatı ile istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
Davacı vekili Dairemize göndermiş olduğu tarihsiz dilekçesi ile Mut Asliye Hukuk Mahkemesinin gerekçeli kararının kendilerine tebliğ edilmediği ve bu nedenle istinaf haklarını kullanamadıklarına ilişkin beyan ile dosyanın gerekçeli kararın kendilerine tebliğ için mahkemesine geri çevrilmesine dair talepte bulunulmuş ise de; öncelikli olarak davacı vekilinin dilekçesinde tarih içermese de dilekçenin UYAP sistemine 30/10/2020 gününde kayıt edildiği anlaşılmış olup dilekçe tarihi bu şekilde 30/10/2020 olarak kabul edilmiştir. Davacı vekili mahkemesince kararın kendilerine tebliğ edilmediğini ileri sürmüş ise de; UYAP sisteminde alınan tebligat evraklarından ilk derece mahkemesinin istinafa konu 2019/795 esas ve 2020/308 karar sayılı 18/06/2020 günlü kararının elektronik posta yolu ile UYAP sisiteminde hazırlanıp davacı vekiline usulünce 28/06/2020 gününde tebliğ edildiği akabinde davalı hazine tarafından sunulan istinaf dilekçesinin de 29/06/2020 gününde usulünce tebliğ edildiği buna rağmen davacılar vekilinin süresi içinde istinaf başvurusunda bulunmadığı anlaşılmakla dosya içerisindeki tebliğ evraklarında herhangi bir eksiklik bulunmadığından davacının gerekçeli kararın kendilerine tebliğ edilmediği bu nedenle dosyanın geri çevrilmesi gerektiği yönündeki istemin reddine karar verilmiştir.
Dava, tapu sicilinin hatalı tutulmasından kaynaklı tazminat istemine ilişkindir.
Türk Medenî Kanununun 1007. maddesi gereğince, tapu sicilinin yanlış tutulması nedeniyle zarara uğrayan kişinin bütün zararlarından Devletin sorumlu olmasına, tapu sahibinin oluşan gerçek zararının TMK’nın 705/2. maddesi uyarınca tapu iptali ve tescil istekli davanın kesinleştiği tarih itibariyle mülkiyet hakkı sona ereceğinden bu tarih esas alınarak zararın belirlenmesine, taşınmazın değerinin belirlenmesinde hükme esas alınan bilirkişi raporunda taşınmazın niteliğinin arazi olarak doğru olarak belirlenmiş olması ve değerinin taşınmazda net gelir metodu ile doğru bir şekilde belirlenmiş olmasına göre dosya içeriği, tarafların dayandığı ve davanın niteliği gereğince toplanan deliller, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçe ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre mahkeme kararında HMK 355. maddesine göre istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemelerde ve kamu düzenine yönelik olarak yapılan incelemelerde kararda usul ve esas yönünden yasaya herhangi bir aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla HMK 352/1-b-1. maddesi gereğince, davalı Hazine vekilinin tüm istinaf sebeplerinin reddi ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaati ile aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-
Mut 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 18/06/2020 tarih ve 2019/795 Esas, 2020/308 Karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, davalı Maliye Hazinesi vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince
ESASTAN REDDİNE,
2-
Davalı Maliye Hazinesi harçtan muaf olduğundan harç konusunda karar verilmesine yer olmadığına,
3-
Davalı Maliye Hazinesi tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-
Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
5-
İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361.maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 Hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk derece Mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay İlgili Hukuk dairesi nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile karar verildi..22/12/2020
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe