İ S T İ N A F K A R A R I
DAVA :
Tasarrufun İptali (İİK 277 Ve Devamı)
Kozan 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 11/06/2019 tarih ve 2018/565 Esas, 2019/361 Kararsayılı kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;
İstanbul 28. İcra Müdürlüğü’nün 2017/11893 Esas sayılı dosyasına konu kredi sözleşmesinden kaynaklı tüm alacakların F1bank A.Ş.’den müvekkili F2 Yönetim A.Ş.’ye temlik edilmiş olduğunu, F2 Yönetim A.Ş. İle F3 Yönetim A.Ş. 26.06.2014 tescil tarihi itibari ile tüm aktif ve pasifiyle birlikte tasfiyesiz infisah ederek bir bütün halinde birleşmiş olduğunu, temlik alınan alacakların konu edildiği davaya konu İstanbul 28. İcra Müdürlüğü’nün 2017/11893 Esas sayılı dosyasından borçlu/davalı K3 hakkında icra takibi başlatıldığını, borçluya gnöderilen ödeme emrinin tebliğ edilmiş ve takibin kesinleşmiş olduğunu, davalı borçlu yakın tarihte başlayarak icra takiplerinden korunmak ve alacaklılardan malkaçırmak gayesi ile mevcutlarında bulunan adına kayıtlı dava konusu gayrimenkulü bağış yolu ile eşi davalı K2’ya devretmiş olduğunu, bu nedenlerle öncelikle davalı K1 adına kayıtlı olan dava konusu Adana ili Kozan ilçesi A1 Mahallesi 110 Ada 14 parsel taşınmaz üzerinde yapılan tasarrufun iptaline ve belirtilen dava konusu taşınmaz yönünden ilgili İstanbul 28. İcra Müdürlüğü’nün 2017/11893 Esas sayılı dosyasında İİK 283/1 vd.maddeleri gereğince taraflarına cebri satış yetkisi verilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalılara müteselsilen tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalılar müşterek imzalı cevap dilekçelerinde özetle; dava konusu taşınmazın geçmişinin K1’nın babası K4’a ait iken dava sonucu bu yerin 2/B vasfı ile maliye hazinesi adına verilmiş olduğunu, K1’nın şeker hastası olması nedeni ile sık sık çıkmasının zor olduğundan 2/B olan baasına ait olan bu yeri eşi K3’a sen kendi adına al bilhare gerekirse ben alırım dediğini, bunun üzerine 2/B olarak Maliye Hazinesinden davalı K3 adına alındığını, taşınmazın kendisine ait olduğunu, kendisinin talimatı ile K3’a verildiğini, daha sonra da kendi adına alındığını, alacaklıdan malkaçırma gayesinin olmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep ettikleri anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
Mahkemece, d avanın kabulü ile;
Adana ili Kozan İlçesi A1 Mahallesi 110 Ada 14 parsel sayılı taşınmazın davalı K3’dan diğer davalı K1’ya satışına ilişkin 12.11.2013 tarihli tasarrufun iptali ile, İstanbul 28. İcra Müdürlüğü’nün 2017/11893 Esas sayılı takip dosyasındaki alacak ve fer’ileri ile sınırlı olmak üzere iptali ile davacı alacaklıya satış yetkisinin tanınmasına,
İSTİNAF NEDENLERİ:
Karara karşı davalı K1 vekili; yargılama devam ederken davalı K3’nın vefat etmiş olmasına rağmen mirasçılarını davaya dahil edilmeyerek yargılamaya devam edildiğini, bu hali ile kararın usul yönünden kaldırılmasının gerektiğini, Adana ili Kozan ilçesi A1 mahallesi 110 ada 14 parsel sayılı taşınmazın davalı K3 tarafından müvekkili K1’ya 13/08/2013 tarihinde bağış yolu ile devredildiğini, davacı tarafça davalı K3 aleyhinde ise icra takibi İstanbul 28. İcra Müdürlüğünün 2017/11893 esas sayılı dosyası ile 07.04.2017 tarihinde takibe geçildiğini, İİK’nun 2018/1-2 maddesi uyarınca 2 senelik hak düşürücü süre içerisinde eldeki davanın açılmadığını, tasarruf tarihi ile haciz tarihi dikkate alındığında 2 yıllık süre geçtiğini, davacının alacağına dayanak yapmış olduğu icra takip dosyasındaki yer alan diğer borçluların aciz halinde olup olmadığı inceleme ve değerlendirme konusu yapılmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
İSTİNAFA CEVAP: Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle;
5 yıllık hak düşürücü süre zarfında tasarrufun iptali davasının açıldığını, aciz belgesi niteliğindeki haciz tutanaklarının usule uygun ve geçerli olduğunu, davalılar K3 ve K1’nın evli olduklarını, akrabalık derecesi dikkate alındığında yapılan tasarrufun muvazaalı olduğunu belirterek davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU HUSUSLAR:
Taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan hususların ilk derece mahkeme kararının yerinde olup olmadığı olduğu anlaşılmıştır.
DELİLLER:
İstanbul 28. İcra Müdürlüğü’nün 2017/11893 Esas sayılı dosyası, nüfus kayıt örnekleri, Kozan Tapu Müdürlüğü yazı cevabı, Kozan Kadastro Müdürlüğü yazı cevabı, keşif zaptı, Ziraat Mühendisi ve Gayrimenkul Değerleme Uzmanı bilirkişi raporları.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, İİK’nun 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali, istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olup karar davalı K1 vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davalı ölen K3 yönünden yapılan incelemede;
Somut olayda, davalı K3 yargılama devam ederken 23.05.2019 tarihinde vefat etmiştir. Mahkemece karardan önce vefat eden davalı K3 hakkında da hüküm kurulmuştur.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 50. maddesinde medenî haklardan yararlanma ehliyetine sahip olanların, davada taraf ehliyetine de sahip olduğu düzenlenmiştir. Kanunun 114/1-d. maddesinde ise taraf ehliyeti dava şartları arasında sayılmıştır.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 599. maddesi gereğince mirasçılar, mirasbırakanın ölümü ile mirası bir bütün olarak, kanun gereğince kazanırlar. Dava devam ederken davalı K3 vefat ettiğinden artık mirasbırakanın taraf ve dava ehliyeti bulunmamakta olup mirası bir bütün olarak kazanan mirasçılarının davaya dahil edilmesi ve taraf teşkili sağlanarak uyuşmazlık hakkında sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı mahkemece, davalı K3’nın mirasçılık belgesine göre, mirasçılarının davaya dahil edilmesi ve taraf teşkili sağlandıktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde ölü kişi hakkında karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Dava şartları yönünden yapılan incelemede;
Borçluların aciz halinde olup olmadığına yönelik yapılan incelemede;
Bu tür davalar, elinde geçici (İİK.105) veya kat’i (İİK. 143) aciz belgesi bulunan alacaklılar tarafından açılabilir. Bu husus davanın görülebilme koşulu olmakla birlikte aciz belgesinin dava açılmadan, dava açıldıktan sonra veya temyiz aşamasında ve hatta hükmün Yargıtayca onanmasından (veya bozulmasından) sonra bile sunulma olanağı vardır.
Dosyaya getirtilen belgelerin incelenmesinde 55.286,28 TL üzerinden başlatılan takipte haciz yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda davacı tarafından İİK 105. maddesi uyarınca geçici aciz belgesi ya da aynı yasanın 143. maddesi uyarınca icra müdürlüğü tarafından düzenlenmiş kesin aciz belgesinin ibraz edilmesi gerektiğinden, anılan aciz belgesinin dava açılırken ibrazı zorunlu olmadığı ve yargılamanın her aşamasında da ibraz edilebileceği gözetildiğinde mahkemece öncelikle davacı vekiline geçici yada kesin aciz vesikasını sunmak için uygun süre verildikten sonra oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi kararın kaldırılmasını gerektirmiştir.
Yine, her ne kadar icra dosyası dosyaya celp edilmiş ise de takibe dayanak belgeler dosyaya getirtilip alacağın tasarruftan önce doğup doğmadığı, dava şartlarının bulunup bulunmadığı tespit edilmeden karar verilmesi hatalı olmuştur.
HMK’nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesince öncelikle yukarıda belirtildiği üzere takibe dayanak belgelerin getirtilmesi, alacağın tasarruftan önce doğup doğmadığı, dava şartlarının bulunup bulunmadığı tespit edilmesi, davalı borçlunun mirasçılarının davaya dahil ettirilmesi için davacıya süre verilmesi, yeni davacı vekiline geçici yada kesin aciz vesikasını sunmak için uygun süre verildikten sonra oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma yapıldığı anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf talebinin kabulüyle kararın HMK’nın 353/1-a-4,6. maddesi uyarınca kaldırılarak dosyanın mahalline gönderilmesine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK’nın 353/1.a-4,6. maddesi gereğince
KABULÜ İLE,
Kozan
1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin
11/06/2019 tarih ve 2018/565
Esas
,
2019/361
Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
2-Yukarıda belirtilen sebeplerle eksik bilgi ve belgeler tamamlandıktan sonra davanın yeniden görülüp karar verilmesi için d osyanın yerel Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-Davalı Hanife tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde iadesine,
4-Davalı Hanifetarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından kurulacak esasa ilişkin hükümde dikkate alınmasına,
5-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-HMK’nın 359/3. maddesi gereğince kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.08/06/2020
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe