T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Silifke 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 20/09/2018 tarih ve 2017/657 Esas, 2018/679 Kararsayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 18/07/2017 tarihinde Silifke ilçesi A1 Mahallesinde aile yakınları ve arkadaşları ile birlikte katıldığı, davalı F1’a ait olan teknede düzenlenen geziye katıldığını ve davalı şirket çalışanı olan diğer davalı K1 tarafından cinsel saldırıya uğradığını, davacının yaşadığı saldırıyı şikayeti neticesinde Silifke 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/393 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucu davalı K1’in cinsel saldırı suçundan dolayı 2 yıl 6 ay hapis cezasına hükmedildiğini, cinsel şiddete uğrayan davacının topluma ve insanlara olan güveninin azaldığını, davalı K1’in 5-6 yıldır F1ta çalıştığını, K1’in adli sicil kaydının bulunduğunu, birden fazla ceza dosyasının bulunduğunu, K1’in uyuşturucu kullandığının diğer davalı tarafından bilinmemesinin mümkün olmadığını ve bu olaydan dolayı sorumluluğunun bulunduğunu beyan ederek 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı F1 cevap dilekçesinde özetle;
K1’in 5-6 yıldır çalışmadığını, bu kişinin sadece yaz aylarında geçici olarak balık ekmek teknesinde çalışan biri olduğunu, şirketlerinin bu olayla bir ilgisi olmadığını beyan ederek davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı K1 cevap dilekçesinde özetle; davacıya kasten suç içeren bir eylemi olmadığını, ilk derece mahkemesinin kanun ve usule aykırı karar verdiğini beyan ederek davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile; 7.500,00 TL manevi tazminatın olay tarihi 18/07/2017 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalı F1 Mat. Tur. İnş. Pet. Tic. Ltd. Şti süresi içerisinde verdiği istinaf dilekçesinde; davaya konu olayın şirketlerinin günü birlik tekne turunda meydana geldiğini, olayın tamamen tur teknesindeki kaptan ve çalışanların bilgi ve görgüsü dışında geliştiğini, diğer davalı K1’in şirketin çalışanı olmadığını, davalının geçmişte şirkette çalışmış olmasının ve tur teknesinde gezi turuna müşteri olarak katıldığı zaman davacıya verdiği zarardan iş veren olarak sorumlu tutulmalarının hukuken hatalı olduğunu, yaşanan taciz olayı üzerine gemi çalışanlarının şahsa müdahalede bulunduklarını ve kendisini sert bir şekilde ikaz ettiklerini belirterek eksik inceleme ve değerlendirme ile verilmiş olan kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
İSTİNAFA CEVAP: Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde; kendi bünyesinde çalışmakta olan işçinin sigortasını ödemiyor olmasının davalı K1’in şirket işçisi olmadığı yönündeki iddiasını ispatlamaya yetmediğini belirterek haksız ve yerinde olmayan istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR:
Meydana gelen olayda davalı şirketin sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, diğer davalı K1’in davalı şirketin işçisi olup olmadığı, mahkemece hükmolunan tazminatın amacına ve ilkelerine uygun olup olmadığı hususlarında toplanmaktadır.
DELİLLER:
Tarafların sosyal ve ekonomik durum araştırması, hastane ve SGK kayıtları, Silifke 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/393 Esas sayılı dosyası,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, cinsel saldırı sebebiyle kişilik haklarına saldırı nedeniyle açılan manevi tazminat davasıdır.
Silifke 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/393 Esas, 2017/690 Karar sayılı dosyası örneği dosya arasına alınmış, kararının incelenmesinde, katılanın K2 olduğu, sanığın K1 olduğu, suçun sarkıntılık yapmak sureti ile cinsel saldırı suçu olup 12/09/2017 tarihli karar ile “Sanık
K1 hakkında sarkıntılık yapmak suretiyle cinsel saldırı suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,” kararı verilmiş ve verilen kararın 31/03/2016 tarihinde kesinleşmiş olduğu anlaşılmıştır.
Bilindiği üzere, 6098 Sayılı TBK 49. maddesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Aynı Kanunun 58. maddesine göre kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminata hükmedilmesini isteyebilir.
Kural olarak 6098 Sayılı TBK’nın 74. maddesi gereğince ceza mahkemesince verilen kararlar hukuk hakimi bakımından bağlayıcı değildir. Ancak, hukuk hakiminin bu bağımsızlığı sınırsız değildir, ceza mahkemesince fiilin hukuka aykırılığına yönelik kesinleşen maddi olgular hukuk hakimi bakımından da bağlayıcı olup, taraflar yönünden de kesin delil niteliği taşımaktadır.(Hukuk Genel Kurulunun 17/09/2008 Tarih, 2008/4/564 Esas,2008/536 Karar)
Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2015/14186 E, 2017/7147 K, 2015/13649 E, 2017/7182 K, 2014/17625 Esas, 2015/14873 Karar sayılı ilamlarında ve benzer ilamlarda da belirtildiği üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı maddi anlamda kesin hüküm teşkil eder nitelikte bir hüküm olmadığından hukuk yargıcı yönündenbağlayıcı olmayacağı, ancak mevcut delillerin mahkemece değerlendirilmesi gerektiği yasa gereğidir.
Türk Medeni Kanunu’nun 24. Maddesi ve Borçlar Kanunu’nun 49.ve TBK 58. Maddesi gereğince kişisel değerlere saldırı halinde manevi tazminata hükmedilmesi için; kişilik haklarına saldırının bulunması; saldırının hukuka aykırı olması, kişinin haksız olan eylemden dolayı manevi zarara uğramış olması gerekir. Bu üç şartın bir arada olması halinde kişinin kişilik haklarına haksız saldırı nedeniyle manevi tazminat sorumluluğu doğabilecektir.
Davalı
F1 Mat. Tur. İnş. Pet. Tic. Ltd. Şti tarafından yapılan istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede;
İşverenin objektif kusur sorumluluğu Borçlar Kanunu’nda düzenlenmiş olan kusursuz sorumluluk hallerinden olup 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 66. Maddesinde: “Adam çalıştıran, çalışanın, kendisine verilen işin yapılması sırasında başkalarına verdiği zararı gidermekle yükümlüdür. Adam çalıştıran, çalışanını seçerken, işiyle ilgili talimat verirken, gözetim ve denetimde bulunurken, zararın doğmasını engellemek için gerekli özeni gösterdiğini ispat ederse, sorumlu olmaz.” şeklinde düzenlenmiştir. Bu şekilde işçilerin çalışmasından yararlanan işverene, kendi hakimiyetinde çalışan kişilerin başkalarına zarar vermelerini önleyecek özenli davranışta bulunma yükümlülüğü getirilmiş, işçinin işini görürken üçüncü kişilere zarar vermesi durumunda, işverenin gerekli özeni göstermediği ve zararın bu sebeple meydana geldiği karine olarak kabul edilmiştir.
Davalı F1 … Ltd. Şti istinaf dilekçesinde her ne kadar diğer davalı K1’in şirketleri bünyesinde çalışmadığı, bu yöndeki iddialarını ispatlanmadığı, bu nedenle davanın kendileri yönünden husumet yokluğundan reddine karar verilmesini talep etmiş ise de, Silifke Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/4103 Soruşturma sayılı dosyasında yürütülen soruşturma kapsamında davalı K1’in A1 Polis Merkezinde verdiği ifadede aynen ” A1
‘nda bulunan
F1 Y atçılığa ait balık ekmek teknesinde yaklaşık 6 yıldır çalışmaktayım.” şeklinde beyanda bulunmuştur. Yine dinlenen tanık beyanlarında ve K1’in müdafii tarafından Asliye Ceza Mahkemesinde yapılan duruşmada
” müvekkil 5-6 yıldır bu yatta çalışan biridir. ” şeklindeki beyanından anlaşılacağı üzere davalı K1’in diğer davalı şirkette balık ekmek bölümünde personel olarak çalıştığı olayın meydana geldiği gün davacının katılmış olduğu davalı şirket tarafından düzenlenen yat gezi turunda davalı K1’in de gemi personeli dolayısı ile davalı şirketin personeli olarak çalıştığı sabittir. Bu nedenle davalı şirketin K1’in çalışanı olmadığı yönündeki iddialarına itibar edilmemiş, bu yöndeki istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
Manevi tazminat miktarına yönelik yapılan incelemede ise;
Gerek Borçlar Kanunu’nun 56. maddesi, gerekse 58. maddesi hükümlerine göre, hakimin manevi zarar adı ile hak sahibine vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde, belirlenecek manevi zararın tutarını özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde objektif olarak göstermelidir. Takdir edilecek miktar mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Dosya kapsamından, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, olay tarihi, olayın gelişimi davalı K1’in kastının yoğunluğu ve yukarıdaki ilkeler nazara alındığında, davacı yararına hükmedilen manevi tazminat miktarı yerinde olduğu,Mahkemece yapılan tespitler dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun olduğu kanaatine varılmış, davalı tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
HMK’nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davalı Latif Yatcılık … Ltd. Şti tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup, aşağıdaki hüküm oluşturulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-
Silifke 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 20/09/2018 tarih ve 2017/657 Esas, 2018/679 Kararsayılı kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, davalı F1 Mat. Tur. İnş. Pet. Tic. Ltd. Şti vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince
ESASTAN REDDİNE,
2-
Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 512,32 TL istinaf karar harcından, davalı tarafından peşin yatırılan 128,80 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 383,52 TL harcın davalı
F1 Mat. Tur. İnş. Pet. Tic. Ltd. Şti
‘den tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
3-
Davalı F1 Mat. Tur. İnş. Pet. Tic. Ltd. Şti tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-
Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
5-
İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-
Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK’nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar veya değeri elli sekiz bin sekiz yüz (58.800,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.09/04/2019
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe