Adana BAM, 2. HD., E. 2022/299 K. 2022/2050 T. 18.10.2022

İlgili madde: TMK Madde 330

T.C.

ADANA
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :

ADANA 6. AİLE MAHKEMESİ

DAVACI-KARŞIDAVALI:

K1
-TC.NO: -N1 A1

VEKİLLERİ:

Av. K2 A2
Av. K3 A3

DAVALI-KARŞIDAVACI:

K4
-TC.NO: -N2 A4

VEKİLLERİ:

Av. K5 [N3] UETS
Av. K6 [N4] UETS

DAVANIN KONUSU :

Boşanma – Boşanma
Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen mahkemenin kararına karşı, davacı-karşı davalı erkek vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu, dosyanın istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiği ve istinaf isteminin süresi içerisinde yapıldığı anlaşılmakla dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

HMK 355 maddesine göre, resen gözetilecek kamu düzenine aykırı haller dışında istinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.

Dava ve karşı dava karşı eşin kusurlu davranışları ile evlilik birliğinin temelden sarsılması nedenine dayalı TMK’nun 166/1-2 maddesi uyarınca açılan boşanma ve ferilerine ilişkindir.

Tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde;tarafların 09/01/2015 tarihinde resmi olarak evlendikleri, bu evliliklerinden 17/11/2015 d.lu K7, 31/12/2018 d.lu K8 isimli 2 müşterek çocuklarının olduğu, taraflarca karşı eşin kusurlu davranışları ile evlilik birliğinin temelden sarsılması nedenine dayalı TMK’nun 166/1-2 maddesi uyarınca boşanma ve ferilerine ilişkin talepte bulunarak boşanma davaları açıldığı anlaşılmıştır.

Davacı-karşı davalı erkek vekili dava dilekçesinde özet ile; “Tarafların 6 yıldır evli oldukları, müşterek iki çocuklarının olduğu, davalının son 1 yıldır eşine soğuk davrandığı, sürekli tartışma çıkardığı, davalının telefonunda davacı yabancı birinin fotoğrafını gördüğü, kim olduğunu sorduğunda da, babasının iş arkadaşı olduğunu söylediği, davalının sevgilisi ile video ve resim paylaştığı, bunları silmesine rağmen silinmediği, K9 ismindeki bu kişiyi evine aldığı ve müşterek çocuklarla birlikte pikniğe gittikleri, evliliklerinin çekilmez hal aldığı”iddia ve vakıaları ileri sürerek, tarafların TMK’nın 166/1-2 maddesi uyarınca boşanmalarına, müşterek çocukların velayet hakkının babaya verilmesine, boşanma nedeni ile 20.000,00. TL maddi, 50.000,00.TL manevi tazminatın yargılama gideri ve vekalet ücretiyle birlikte kadından alınarak erkeğe ödenmesine karar verilmesini talep ve dava edildiği, dava dilekçesinin usulüne uygun olarak davalı-karşı davacı kadına 21/07/2020 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davalı-karşı davacı kadın vekili tarafından 03/09/2020 tarihinde yasal iki haftalık cevap verme süresi içerisinde cevap ve karşı dava dilekçesi ile karşı boşanma davası açıldığı anlaşılmıştır.

Davalı-karşı davacı kadın vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özet ile; “davacının iddialarının soyut, asılsız, iftira derecesinde olduğu, davalının sevgilisinin olmadığı, K9 isimli kişinin mesajlarından açıkça görüleceği, davacının, davalı kadına fiziksel şiddet uygulayarak evden kovduğu, davacı erkeğin, sürekli başka kadınlarla görüşerek davalıyı aldattığı, sürekli borçlandığı, yalanlar söylediği, gizli-saklı işler çevirdiği, alkol kullandığı, uygunsuz içerikli videolar izlediği, evi sürekli tehdit ettiği, sosyal medyada fazla zaman geçirdiği, eve haciz gelmesine neden olduğu, davalının 5 yıl boyunca davacıdan şiddet gördüğü, davalının gerek kendisi, gerekse ailesinin aşağılamalarına, hakaretlerine, tehditlerine, lakap takarak küçümsemelerine, çocuklarının da şiddet görmesine maruz kaldığı, davacının ağır kusuru nedeniyle evlilik birliğinin kalmadığı” iddia ve vakıaları ileri sürerek erkek tarafından açılan asıl davanın reddine, karşı davanın kabulü ile boşanmalarına, kadın lehine ve müşterek çocuklar lehine 1.000,00.’er TL tedbir, yoksulluk-iştirak nafakası ile boşanma nedeni ile kadın lehine 100.000,00.’er TL maddi-manevi tazminatın yasal faizi ve yargılama harç ve giderleri ve vekalet ücreti ile birlikte erkekten alınarak kadına ödenmesine karar verilmesinin cevap ve karşı dava ile talep edildiği anlaşılmıştır.

İlk Derece Mahkemesince yapılan sosyal ve ekonomik durum araştırılmasına göre, kadının; ev hanımı, geliri ve mal varlığının bulunmadığı, anne-baba ve çocukları ile birlikte yaşadığı,başkaca mal varlığının olmadığı, erkeğin de;şoför olduğu, aylık 3.000,00.TL ücret aldığı, yıllık 5.000,00.TL kira ödediği, tek başına yaşadığı, mal varlığının tespit edilemediğinin belirlendiği anlaşılmıştır.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde verilen kararın özeti; Davacı-karşı davalı erkeğin TMK’nın 166/1-2 maddesi uyarınca açılan boşanma davasının kabulü ile tarafların TMK.’nun 166/1 maddesi uyarınca boşanmalarına, müşterek çocukların velayet haklarının anneye verilmesine, baba ile küçükler arasında görüş günü düzenlenmesine, kadının tedbir-yoksulluk nafakası talebinin reddine, davalı-davacı kadın vekilinin tedbir-iştirak nafakası talebinin kısmen kabulü ile; 23/03/2021 tarihli ara kararla bağlanan müşterek çocuk K8 için bağlanan aylık 500 TL tedbir nafakasının aylık 300 TL ye indirilerek, kararın kesinleşmesine kadar tedbir, kararın kesinleşmesinden sonra iştirak nafakası olarak davacı-davalıdan tahsili ile davalı-davacıya ödenmesine, daha önce ödenen bu nafakaların bu nafakadan mahsubuna, fazlaya ilişkin talebin reddine, davalı-davacı kadın vekilinin tedbir-iştirak nafakası talebinin kısmen kabulü ile; müşterek çocuk K7 için karar tarihi olan 04/11/2021 den itibaren geçerli olmak üzere aylık 400 TL tedbir nafakasının karar kesinleşinceye kadar tedbir, kararın kesinleşmesinden sonra iştirak nafakası olarak davacı-davalıdan tahsil ile davalı-davacı kadına ödenmesine, erkek lehine boşanma nedeni ile 10.000,00.TL maddi, 7.000,00.TL manevi tazminatın kadından alınarak erkeğe ödenmesine, erkek tarafından açılan davada yapılan yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin kadından alınarak erkeğe ödenmesine, kadın tarafından açılan davada yapılan harç ve yargılama giderlerinin kadının üzerinde bırakılmasına, kadın aleyhine, erkek lehine vekalet ücretine karar verildiği, verilen kararın usulüne uygun olarak taraflara 09/01/2022 tarihinde tebliğ edildiği, davacı-karşı davalı erkek tarafınca istinaf kanun yolu talebine başvurulmadığı, davalı-karşı davacı kadın tarafından yasal istinaf başvuru süresi içerisinde 07/01/2022 tarihinde verilen kararda velayete ilişkin 3 No’lu tedbir ve iştirak nafakasına ilişkin 7 ve 8 no’lu hüküm fıkralarının usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.

Davacı-karşı davalı erkek vekili istinaf dilekçesinde özet ile; İlk Derece Mahkemesince verilen kararda müşterek çocukların velayet hakkının anneye verilmesinin, müşterek çocuklar için nafaka takdir edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, velayet hakkının anneye verilmesinin olumsuz yönde etkileyeceğini, annenin ilgisiz olduğunu, kadının sosyal ekonomik olarak çocuklara rahat bir hayat sağlayamayacağını, alının SİR raporunun çocukların üstün yararının gözetilmeden hazırlandığını belirterek, İlk Derece Mahkemesince verilen kararda 3,7 ve 8 no’lu hüküm fıkralarının kaldırılarak müşterek çocukların velayet hakkının babaya verilmesini, çocuklar için takdir edilen nafakanın kaldırılmasına karar verilmesini istinaf kanun yolu ile talep etmiştir.

TMK nun 166/1-2 maddesi gereğince “Evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa, eşlerden her biri boşanma davası açabilir.

Yukarıdaki fıkrada belirtilen hallerde, davacının kusuru daha ağır ise, davalının açılan davaya itiraz hakkı vardır. Bununla beraber bu itiraz, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde ise ve evlilik birliğinin devamında davalı ve çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamışsa boşanmaya karar verilebilir.”

Taraflarca sunulan, İlk Derece Mahkemesince toplanan tüm delillere ve davacı-karşı davalı erkek tarafından gösterilen istinaf nedenlerine göre yapılan incelemede; taraflarca karşı eşin kusurlu davranışları ile evlilik birliğinin temelden sarsılmasına dayalı TMK’nın 166/1-2 maddesi uyarınca boşanma ve ferilerine ilişkin talepte bulunularak karşılıklı boşanma davası açıldığı, yapılan yargılama neticesinde erkek tarafından açılan boşanma davasının kabulüne, kadın tarafından açılan karı boşanma davasının reddine karar verildiği, kadın tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmadığı, erkek tarafından yasal istinaf başvuru süresi içerisinde müşterek çocukların velayet hakkının anneye verilmesine, müşterek çocuklar için nafaka takdir edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesi ile istinaf kanun yoluna başvurulduğu, istinaf nedenlerine göre velayet ve müşterek çocuklar için takdir edilen nafakalar dışında İlk Derece Mahkemesince verilen kararın taraflarca istinafa konu edilmediğinden usulen kesinleştiği, davacı-karşı davalı erkeğin, İlk derece Mahkemesince verilen kararda müşterek çocukların velayet hakkının anneye verilmesinin, müşterek çocuklara tedbir-iştirak nafakası takdir edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu yönünden istinaf başvurusunun incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesince 17/11/2015 d.lu müşterek çocuk K7, 31/07/2018 d.lu K8’nin velayet haklarının anneye verilmesinin toplanan delillere, usul ve yasaya, müşterek çocukların üstün yararlarına olduğu, TMK’nın 169, 182/2, 328/1, 330/1 maddeleri uyarınca müşterek çocuklar için yargılama süresince takdir edilen tedbir, kararın kesinleşmesi ile birlikte takdir edilen iştirak nafakalarının tarafların ekonomik-sosyal durumlarına, gelir seviyelerine, yaşantılarına, usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından, davacı-karşı davalı erkeğin İlk Derece Mahkemesince verilen kararda müşterek çocukların velayet hakkının anneye verilmesinin, müşterek çocuklara tedbir-iştirak nafakası takdir edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu yönünden istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine oy birliği ile karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM
:

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-
Davacı-karşı davalı erkek vekilinin Adana 6. Aile Mahkemesi’nin 04/11/2021 tarih, 2020/328 Esas, 2021/829 Karar sayılı kararında
” müşterek çocukların velayet hakkının anneye verilmesinin, müşterek çocuklara tedbir-iştirak nafakası takdir edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna
” ilişkin istinaf başvurusunun HMK’nun 353/1-b-1 maddesi gereğince
ESASTAN REDDİNE,

2-
Karar tarihi itibari ile istinaf başvurusu nedeniyle alınması gerekli 80,70TL istinaf karar-ilam harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

3-
İstinaf başvurusu nedeniyle davacı-karşı davalı erkek tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4
-Davacı-karşı davalı erkek tarafından istinaf nedeniyle yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde kendisine iadesine,

5-
İstinaf incelemesi duruşmalı olarak yapılmadığından, davalı-karşı davacı kadın lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

6-
Kararın HMK’nun 359/4.maddesi gereği taraflara tebliğe çıkarılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK.’ nun 361. Maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Yargıtay nezdinde
TEMYİZ KANUN YOLU AÇIK olmak üzere
OY BİRLİĞİYLE karar verildi. 18/10/2022

  • İlk yayınlanma tarihi: 14 Haziran 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!