Adana BAM, 2. HD., E. 2020/1800 K. 2020/1856 T. 2.12.2020

İlgili madde: TMK Madde 194

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ADANA 10. AİLE MAHKEMESİ
TARİHİ
: 23/10/2020 tarihli Ara Karar
NUMARASI
: 2020/475Esas sayılı Derdest Dosya
DAVACI
:K1-TC.NO: -N1 A1
VEKİLİ
: Av. K2 [N2] UETS
DAVALILAR
:1 -K3-TC.NO: -N3
VEKİLLERİ
: Av. K4 [N4] UETS
Av. K5 [N5] UETS
:2 -K6-TC.NO: -N6 A3
VEKİLİ
: Av. K7 A4
DAVANIN KONUSU
: Tapu İptali Ve Tescil
KARAR TARİHİ
: 02/12/2020
KARAR YAZMA TARİHİ
:02/12/2020
Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen mahkemenin kararına karşı, davalı K6 tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu, dosyanın istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiği ve istinaf isteminin süresi içerisinde yapıldığı anlaşılmakla dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

HMK 355 maddesine göre, resen gözetilecek kamu düzenine aykırı haller dışında istinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.

Dava; aile konutu sebebine dayalı tapu iptali tescil ve taşınmaz üzerine aile konutu şerhi konulması talebine ilişkindir.

Tüm dosya kapsamına göre; davacı ile davalılardan K3’ın evli olduğu, davacının davalılar aleyhine davaya konu taşınmazın aile konutu olduğunu, boşanma davasının Adana 1 0.Aile Mahkemesinin 2020/451 Esas sayılı dosyasında derdest olduğunu, davaya konu taşınmazın eşi olan davalı tarafından boşanma davası açılmasından sekiz gün sonra diğer davalıya satıldığını, müvekkilinin bu satışa rızasının bulunmadığını, TMK.’nun 194.maddesi gereğince bu satışın geçersiz olduğunu, davalının mal kaçırma kastı ile bu devri gerçekleştirdiğini belirterek öncelikle davaya konu taşınmaz üzerine üçüncü kişilere devir ve temlikinin önlenmesi amacıyla ihtiyati tedbir konulması, davalı K6 adına olan tapu kaydının iptali ile diğer davalı K3 adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi ve tapu kaydına aile konutu şerhi konulması talebiyle dava açtığı, mahkemenin 26/08/2020 tarihli tensip 15 -a no’lu ara kararıyla taşınmaz üzerine teminatsız olarak ihtiyati tedbir konulmasına karar verdiği, karara karşı davalı K6’un cevap dilekçesi ile birlikte yapılan satışın gerçek bir satış olduğu, taşınmaz üzerinde aile konutu şerhi bulunmadığı, emlakçi vasıtasıyla taşınmazı satın aldığı, taşınmaz bedelinin banka havalesi ile ödendiği, taşınmaz üzerinde herhangi bir takyidat bulunmadığı, iyi niyetle tapuyu iktisat ettiği iddiasıyla ihtiyati tedbirin kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi talebinde bulunduğu, mahkemenin duruşma açarak itirazı değerlendirdiği, 23/10/2020 tarihli ara kararıyla davanın aile konutu olduğu iddia olunan taşınmazın eşin rızası olmadan devredilmesinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil iptali mahiyetinde olduğu, davaya konu taşınmazın uyuşmazlık konusu olması, devredilmesi halinde davanın konusuz kalacak olması, davalılarca ileri sürülen iddiaların ve itirazların yargılamanın devamında yapılacak araştırma neticesinde tespit edilebileceği şu aşamada esas yargılamaya yönelik itirazlarının değerlendirilemeyeceği belirtilerek itirazın reddine karar verdiği, karara karşı davalı K6 tarafından verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğundan bahisle kararın kaldırılması talebiyle istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmaktadır.

Davalı K6’ün istinaf başvurusunun incelenmesinde;
6100 sayılı HMK’nun ihtiyati tedbir müessesesini düzenleyen 389. madde başlığı ”geçici hukuki korumalar” olarak vasıflandırılmış ve aynı maddenin birinci fıkrasında; ”mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.” şeklinde şartları belirtildikten sonra takip eden maddelerde bu konudaki talep, verilecek karar , içereceği hususlar, teminat ve kararın uygulanması gibi sair hususlarla yapılması gerekli usuller açıklanmıştır.

Yukarıdaki açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde;ilk derece mahkemesinin, davaya konu taşınmazın tapu kaydı üzerine konulan ihtiyati tedbirin kaldırılması talebinin reddi ara kararında, usul ve yasaya aykırı bir durum görülmediğinden, davalı K6 vekilinin istinaf başvurusunun HMK m.353/1-b-1 uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiş aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM
:

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-
Davalı K6’ün Adana 10. Aile Mahkemesinin 2020/475 Esas Sayılı derdest dosyasında 23/10/2020 tarihli ara kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nun 353/1-b-1 maddesi gereğince
ESASTAN REDDİNE,

2-
Alınan harç yeterli olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına,

3-
Davalı K6’ün istinaf nedeniyle yaptığı yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına,

4-
Davalı K6 tarafından istinaf nedeniyle yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının kendisine iadesine,

5-
Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe çıkarılmasına,
Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK’nın 362/1-(f) ve 394/ son maddesi gereğince
KESİN olmak üzere
OY BİRLİĞİ ile karar verildi. 02/12/2020

  • İlk yayınlanma tarihi: 14 Haziran 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!