T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: SİLİFKE 2. ASLİYE HUKUK (AİLE) MAHKEMESİ
TARİHİ
: 12/06/2018
NUMARASI
: 2017/835 E 2018/441K
DAVACI
:K1-TC.NO: -N1 A1
VEKİLLERİ
: Av. K2 A2
Av. K3 A3
DAVALI
:K4-TC.NO: -N2 Anamur T Tipi Cik Anamur/ MERSİN
VEKİLİ
: Av. K5 A4
DAVA KONUSU
: Boşanma
KARAR TARİHİ
: 09/11/2020
KARAR YAZMA TARİHİ
: 09/11/2020
Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen mahkemenin kararına karşı, davalı tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu, dosyanın istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiği ve istinaf isteminin süresi içerisinde yapıldığı anlaşılmakla dosya incelendi
.
Gereği düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların 2008 yılında evlendiklerini, iki müşterek çocuk olduğunu, tarafların arasında uzun zamandır uyumsuzluk olduğunu, davalının alkol alışkanlığı bulunduğunu, alkollü olduğu zamanlar davacıya bağırdığını ve evde huzursuzluk çıkardığını, davacının o dönemlerde evi birkaç defa terk ederek annesinin evine gittiğini ancak daha sonra davalının ısrarları nedeniyle evine döndüğünü, davalının evin geçimi yönünden sorumluluklarını yerine getirmediğini, davalının 2017 yılının Mart ayında Mara’da bir elektrikçi yanında çalışmaya başladığını, burada çalıştığı için haftanın çoğu günü davacının yanında olmadığını, davalının 4 aylık çalışma sürecinde yaklaşık 30.000 TL kazandığını, son olarak Silifke AĞCM 2017/364 esas sayılı dosyasından tutuklandığını, dosyadaki suçunun akli dengesi yerinde olmayan kişiye karşı işlenen cinsel saldırı olduğunu, evlilik birliğinin devamının mümkün olmadığını, davalının sadakat yükümlülüğüne aykırı davranışlar sergilediğini beyanla tarafların boşanmalarına, müşterek çocukların velayetinin davacı anneye verilmesine, müşterek çocuklar için aylık 500’er TL, davacı için aylık 1000 TL nafakaya ve 30.000 TL maddi 30.000 TL manevi tazminata karar verilmesini, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalının cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;davanın kabulüne, tarafların TMK.’nun 166/1 maddesi gereğince boşanmalarına, müşterek çocukların velayetlerinin anneye verilmesine, çocuklar için aylık 150’şer TL tedbir, 200’er TL iştirak nafakası takdirine, davacı kadın için aylık 200 TL tedbir, 250 TL yoksulluk nafakası takdirine, davacının maddi- manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 15.000 TL maddi, 15.000 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verildiği görülmüştür.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı vekili özetle; boşanma yönünden verilen karara bir itirazlarının olmadığını, müşterek çocukların velayetinin anneye verilmesine rağmen çocuklarla baba arasında kişisel ilişki kurulmamasının hatalı olduğunu, cezaevinde olan müvekkilinin geliri olmadığı halde davacı lehine nafaka ve maddi-manevi tazminata hükmedilmesinin haksız olduğunu, kesinleşmemiş ceza dosyasına dayanılarak tüm kusurun davalıya yükletilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın aleyhe olan kısımlarının kaldırılması talebiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE
GEREKÇE :
HMK 355 maddesine göre, resen gözetilecek kamu düzenine aykırı haller dışında istinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.
Dava; TMK.’nun 166/1 maddesine dayalı evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma talebine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamına göre; tarafların 2008 yılında evlendikleri, bu evlilikten 2012 doğumlu K7, 2016 doğumlu K6 isimli iki müşterek çocuklarının olduğu, davacının davalı aleyhine davalının alkol alışkanlığı olduğu, eve sarhoş geldiği, alkollü olduğu zaman davacıya bağırıp evde huzursuzluk çıkarttığı, davacının bu nedenle birkaç kez ortak konutu terk edip ailesinin evine gittiği, tarafların davalının ısrarı ve çocukların hatırına barışıp bir araya geldikleri ancak davalının bu alışkanlığını çözüme kavuşmadığı, her tartışma sonrası davalının davacıyı evden kovduğu, evine karşı olan sorumluluklarını yerine getirmediği ayrıca akli dengesi yerinde olmayan bir kişiye karşı işlediği cinsel saldırı suçundan dolayı Silifke Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/364 Esas sayılı dosyasında yargılandığı, 3 aydır tutuklu olduğu, davacının o tarihten bu yana ailesi ile birlikte kaldığı iddiasıyla boşanma, velayet, nafaka, maddi ve manevi tazminat talep eder dava açtığı, davalının cevap dilekçesi sunmadığı, mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davalı kocanın alkol alışkanlığı bulunduğu, eve alkollü gelerek eşiyle tartışmalara sebebiyet verdiği, bu alışkanlığından dolayı eşine ve çocuklarına karşı sorumluluklarını ve birlik görevlerini aksattığı, davacıyı müşterek haneden kovduğu, Silifke Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/364 Esas sayılı dosyasında çocuğun cinsel istismarı suçu kapsamında yargılandığı, dosyadaki beyanlara göre, sadakatsizlik iddiasını kabule yeterli delilin bulunduğu, boşanmaya yol açan olaylarda tamamen kusurlu olduğu belirtilerek davanın kabulüne, tarafların TMK.’nun 166/1 maddesi gereğince boşanmalarına, müşterek çocukların velayetlerinin anneye verilmesine, çocuklar için aylık 150’şer TL tedbir, 200’er TL iştirak nafakası takdirine, davacı kadın için aylık 200 TL tedbir, 250 TL yoksulluk nafakası takdirine, davacının maddi- manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 15.000 TL maddi, 15.000 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verildiği, karara karşı davalı tarafın boşanma kararına karşı bir itirazlarının olmadığını, müşterek çocukların velayetinin anneye verilmesine rağmen çocuklarla baba arasında kişisel ilişki kurulmamasının hatalı olduğunu , ceza evinde olan ve geliri bulunmayan müvekkili aleyhine nafaka ve maddi- manevi tazminata hükmedilmesinin haksız olduğu, kesinleşmemiş ceza dosyasına dayanılarak kusurun davalıya yükletilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın aleyhe olan kısımlarının kaldırılması talebiyle istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmaktadır.
Ana vebabadan her biri, velayeti altında bulunmayan veya kendisine bırakılmayan çocuk ile uygun kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkına sahiptir(TMK.m.323).
Ana ve babadan her biri, diğerinin çocuk ile kişisel ilişkisini zedelemekten çocuğun eğitilmesi ve yetiştirilmesini engellemekten kaçınmakla yükümlüdür.
Kişisel ilişki sebebiyle çocuğun huzuru tehlikeye girer veya ana -baba bu haklarını birinci fıkradan görülen yükümlülüklerine aykırı olarak kullanırlar veya çocuk ile ciddi olarak ilgilenmezler ya da diğer önemli sebepler varsa kişisel ilişki kurma hakkı reddedilebilir veya kendilerinden alınabilir (TMK.m.324).
Davalı tarafın istinaf başvurusunun incelenmesinde; mahkemece davacı tarafından açılan davanın kabulü ile tarafların TMK.’nun 166/1 maddesi gereğince boşanmalarına, müşterek çocukların velayetinin anneye verilmesine karar verildiği, çocuklarla baba arasında kişisel ilişki tesis edilmediği, davalı tarafın boşanma ve velayet yönünden herhangi bir istinaf başvurusunun olmadığı, çocuklarla arasında kişisel ilişki kurulmamasının hatalı olduğundan bahisle kararın kaldırılmasını talep ettiği, TMK.’nun 323.maddesi gereğince davalının velayeti kendisine bırakılmayan çocuklarla kişisel ilişki talep etme hakkı bulunduğu, mahkemece bu konuda olumlu-olumsuz herhangi bir karar verilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşıldığından davalı tarafın bu yöndeki istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, velayeti annede bulunan çocuklarla davalı baba arasında kişisel ilişki kurulmasının çocukların menfaatine olup olmadığı kurulacaksa hangi şartlarda ve süre ile kurulacağı hususunda uzman bilirkişiden rapor alınarak bu konuda olumlu-olumsuz bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, davalı tarafın diğer istinaf başvurularının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiş aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-
Davalı tarafın istinaf başvurusunun kabulü ile; Silifke 2.Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi’ nin12/06/2018 tarih ve 2017/835 Esas 2018/441 Karar sayılı kararının esası incelenmeksizin, 6100 sayılı HMK nun 353/1-a-6 maddesi gereğince
KALDIRILMASINA ve davanın yeniden görülmesi için
DAVA DOSYASININ MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
2-
Kararın kaldırılma sebebine göre davalı tarafın diğer istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
3-
Davalı tarafından yatırılan 35,90 TL istinaf karar harcının talep halinde davalı tarafa iadesine,
4-
Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
5-
Kararın HMK 359-(3) maddesi gereği ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe çıkarılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca
KESİN olmak üzere
OY BİRLİĞİYLE karar verildi. 09/11/2020
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe