Adana BAM, 2. HD., E. 2019/986 K. 2020/77 T. 13.1.2020

İlgili madde: TMK Madde 316

İ S T İ N A F K A R A R I
DAVANIN KONUSU
: Evlatlık İlişkisinin Kaldırılması
Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen mahkemenin kararına karşı, davacılar tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu, dosyanın istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiği ve istinaf isteminin süresi içerisinde yapıldığı anlaşılmakla dosya incelendi.Gereği düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;davacımüvekkilinin amcası K1’ın çocuksuz ve dul olarak 12/07/2017 tarihinde vefat ettiğini, müvekkilinin, amcasının, yeğeninin çocuğu olan davalı K2’yı Tarsus 1.Aile Mahkemesinin 2015/650 Esas, 2016/190 Karar sayılı 14/03/2016 tarihli kararıyla evlat edindiğini ölümünden sonra öğrendiğini, evlat edinilen davalının 09/09/1997 doğumlu olduğunu, evlat edinme başvurusunun yapıldığı tarihte ergin olduğunu, evlat edinme başvurusu evlat edinme talebinde bulunan K1 adına vekili tarafından yapılmış evlat edinme kararının Türk Medeni Kanununun 313. Madddesine dayanılarak verildiğini, 17/11/2015 tarihinde Tarsus 6.Noterliğince düzenlenen vekaletnamede vekalet verenin “tasarrufa ehil” olduğuna ilişkin Tarsus Devlet Hastanesinin 17/11/2015 tarih ve 11824 sayılı sağlık raporunun dayanak gösterildiğini, oysa evlat edinenin gerek vekaletnameyi verdiği tarihte gerekse evlat edinme başvurusunun yapıldığı tarihte yaşının ilerlemesine bağlı olarak akli melekelerinin çöküntüye uğradığını, hukuki ehliyetini tamamen kaybetmiş durumda olduğunu dolayısıyla hukuki ehliyeti bulunmayan bir kişinin verdiği vekaletnameye istinaden vekili tarafından evlat edinme davası açılması ve bu davanın kabulü ile evlat edinme kararı verilmesi ehliyetsizlik sebebiyle işlemi temelinden sakatlayacağını ve müvekkilinin, evlat edinenin kardeşinin çocuğu olduğunu, evlatlık ilişkisinin kaldırılması halinde alt soyu bulunmayan evlat edinenin yasal mirasçısı olacağını, evlatlık ilişkisinin kanuna aykırı olarak müvekkilini yasal mirasçılıktan uzaklaştırmak amacıyla kurulduğunu belirterek davanın kabulüne, Tarsus 1.Aile Mahkemesinin 14/03/2016 tarihli 2015/650 Esas, 2016/190 Karar sayılı kararı ile kurulan evlatlık ilişkisinin öncelikle evlat edinenin ehliyetsizliğine dayanılarak kaldırılmasına, bunun kabul edilmemesi halinde Türk Medeni Kanununun 313. ve 316. Maddelerinde yer alan esasa ve usule ilişkin noksanlıklar sebebiyle kaldırılmasına ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarının tamamen asılsız olduğunu, murisin mirasına sahip olmak için kötü niyetli olarak açılmış bir dava olduğunu, davacı tarafın K1 yaşarken hiçbir zaman kendisiyle hiç ilgilenmediğini, arayıp halini hatırını sormadığını, cenazesine bile gelmemişken öldükten sonra mirasçı olarak ortaya çıkması ve muris hakkında herhangi bir bilgisi varmış gibi dava açmış olmasının kabul edilemeyeceğini, K1’ın hayatında en çok istediği şeyin bir çocuğu olması iken yıllar sonra resmen evlat edinerek bir evlada sahip olmasının onu çok mutlu ettiğini, davacının davasıyla murisin hatıralarına ve evlat arzusuna ihanet edildiğini bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasının hukuk düzeninin korumaması gerektiğini belirterek davacının iş bu davayı hak düşürücü süre içerisinde açmamış olması sebebiyle davanın usulden reddine, evlat edinme dosyasında hiçbir noksanlık bulunmaması, her şeyin kanunlara uygun olması ve davacının kötü niyetli olması nedeniyle davanın esastan reddini savunmuştur.

Birleşen dosya davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Tarsus 1.Aile Mahkemesinin 14/03/2016 tarih, 2015/650 Esas, 2016/190 Karar sayılı ilamıyla kurulan evlatlık ilişkisinin öncelikle evlat edinenin ehliyetsizliğine dayanılarak, bunun kabul edilmemesi halinde TMK’nın 313 ve 316. Maddelerinde yer alan esasa ve usule ilişkin noksanlıklar sebebiyle kaldırılmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verildiği görülmüştür.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davacılar vekili özetle; evlatlık ilişkisi kaldırılması davasının ilk derece mahkemesince reddedildiğini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, ergin kişinin evlat edinilmesine ilişkin koşulların evlat edinme davası sırasında gerçekleşmediğini, tanık beyanlarına göre evlat edinilen kişinin evlat edinen tarafından küçükken en az 5 yıl süreyle bakılıp gözetilmediği , eğitilmediği gibi 5 yıl süreyle birliktede yaşamadıkları hususunun ortaya çıktığını, evlat edinmenin esasa ilişkin bu unsurunun mevcut olmadığı halde evlatlık ilişkisi kurulmasının hatalı olduğunu, mahkemece kurulmuş olan evlatlık ilişkisinin kaldırılması gerekirken davanın reddine karar verilmesinin kanuna açıkça aykırı olduğunu ayrıca evlat edinen kişinin hakim tarafından bizzat dinlenmemesinin de önemli bir eksiklik olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması, asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmesi talebiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:

HMK 355 maddesine göre, resen gözetilecek kamu düzenine aykırı haller dışında istinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.

Dava, evlat edinme ilişkisinin kaldırılması talebine ilişkindir.

Tüm dosya kapsamına göre, asıl ve birleşen dosyada davacıların müteveffa K1’ın yeğenleri oldukları, amcaları K1’ın 12/07/2017 tarihinde vefat etmesi üzerine amcalarının Tarsus 1.Aile Mahkemesinin 14/03/2016 tarih ve 2015/650 Esas 2016/190 Karar sayılı ilamıyla davalı K2’yı evlat edindiği öğrendiklerini, evlat edinilen davalının evlat edinme başvurusu yapıldığı sırada ergin olduğunu, TMK.’nun 313.maddesi gereğince evlat edinme işlemlerinin yapıldığını, evlat edinenin 1927 doğumlu olup vekaletnameyi verdiği tarihte ve gerekse evlat edinme başvurusunun yapıldığı tarihte yaşının ilerlemesine bağlı olarak akli melekeleri çöküntüye uğramış olup hukuki ehliyetini tamamen kaybettiğini, hukuki ehliyeti bulunmayan bir kişinin verdiği vekaletnameye dayanarak açılan davanın kabulü işlemi temelinden sakatladığıını, yine TMK.’nun 316.maddesine göre, evlat edinenin mahkemece dinlenmediğini, TMK.’nun 313.maddesine göre ergin bir kişinin evlat edinilebilmesi için evlat edinen tarafından küçük iken en az 5 yıl süreyle bakılıp gözetilmiş ve eğitilmiş olmasının zorunlu olduğunu, müteveffanın hiçbir zaman davalıyı 5 yıl süreyle bakıp gözetmediğini, tanıkların evlat edinenin davalıya küçükken en az 5 yıl süreyle aralıksız olarak bakıp gözettiğini ve aynı evde yaşadıklarına ilişkin bir beyanda bulunmadıklarını, evlat edinme dosyası içerisinde bulunan SİR raporuna göre evlat edinenin bizzat kendisinin 1,5 yıl önce maddi ve manevi bağlarını kuvvetlendirmek amacıyla evlat edinme fikrinin oluştuğunu söylediğini belirterek öncelikle evlatlık ilişkisinin evlat edinenin ehliyetsizliğine dayanılarak, bunun kabul edilmemesi halinde TMK.’nun 313.ve 316.maddelerinde yer alan esasa ve usule ilişkin noksanlıklar nedeniyle kaldırılmasını talep ettikleri, davalı tarafın davayı ve iddiaları kabul etmediği, davacıların kötü niyetli olduğunu, murisin mirasına sahip olmak için bu davayı açtıklarını, davacı tarafın muris yaşarken hiçbir zaman murisle ilgilenmediklerini, cenazesine bile gelmediklerini, bu davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını belirterek öncelikle davanın usulden, olmadığı takdirde evlat edinme dosyasında bir noksanlık bulunmaması, her şeyin kanunlara uygun olması ve davacıların kötü niyetli olması nedeniyle davanın reddini talep ettiği, mahkemece yapılan yargılama sonucunda, asıl ve birleşen davanın reddine karar verildiği, karara karşı davacıların kararın kaldırılması talebiyle istinaf kanun yoluna başvurdukları anlaşılmaktadır.
4721 sayılı TMK.sisteminde mahkeme kararıyla kurulmuş olan bir evlatlık ilişkisi ancak 317 ve 318.maddelerde düzenlenen sebeplerin varlığı halinde belirli kişilerin açabileceği evlatlık ilişkisinin kaldırılması davasıyla iptal edilebilir.
4721 sayılı TMK.kapsamında geçerli bir şekilde kurulan evlatlık ilişkisinin sona erdirilmesi söz konusu olamaz.

TMK.’nun 318.maddesi gereği; evlat edinmenin esasa ilişkin diğer noksanlıklardan biriyle sakat olması halinde, Cumhuriyet Savcısı veya her ilgilinin evlatlık ilişkisinin kaldırılmasını isteyebileceği, noksanlıkların bu arada ortadan kalkmış veya sadece usule ilişkin olup ilişkinin kaldırılması evlatlığın menfaatini ağır biçimde zedeleyecek olursa evlatlık ilişkisinin kaldırılması yönünden gidilemeyeceği belirtilmiştir.

Somut olayda;davacıların evlat edinenin hukuki ehliyetinin bulunmadığı ve TMK.’nun 316.maddesi gereği, gerekli araştırma yapılmadığı, 5 yıl bakım şartının gerçekleşmediği iddiasıyla evlatlık ilişkisinin kaldırılmasını talep ettikleri anlaşılmaktadır.

TMK.’nun 6.maddesine göre, taraflardan her biri iddiasını ispatla yükümlü olup somut olayda iddiaların ispat külfeti davacılar üzerinde bulunmaktadır.

Davacılar evlat edinenin hukuki ehliyetinin bulunmadığı iddiasında bulunmuşlar ise de, evlat edinme dosyası içerisin de,K1’a ilişkin akli melekelerinin yerinde olduğuna dair sağlık kurulu raporunun bulunduğu bu nedenle bu yöndeki iddialara itibar edilemeyeceği ayrıca davacıların yargılama sırasında bu iddialarından vazgeçtikleri anlaşılmaktadır.

Davalının evlat edinilmesine ilişkin Tarsus 1.Aile Mahkemesinin 2015/650 Esas 2016/190 Karar sayılı kararının incelenmesinde, evlat edinme tarihinde evlat edinilen davalının ergin olduğu anlaşılmaktadır. Evlat edinmek isteyen davalıya küçüklüğünden itibaren bakıp gözettiğini, eğitim masraflarını karşıladığını ileri sürmüştür. Bu halde evlat edinmeye karar verilebilmesi için evlat edinilen tarafından küçükken en az 5 yıl süreyle bakılıp gözetilmiş ve eğitilmiş olması gerekir. Söz konusu dosyada gerek davacının sosyal inceleme raporu düzenleyen uzmana verdiği beyan ve gerekse dinlenen tanık beyanlarından evlat edinilenin evlat edinen tarafından küçükken en az 5 yıl süreyle bakılıp gözetilmiş ve eğitilmiş olması şartının gerçekleşmediği anlaşılmaktadır.TMK.’nun 313/2.maddesindeki koşullar oluşmamış, mahkemece TMK.’nun 313/2 ve 316.maddeleri uyarınca yeterli bir araştırma da yapılmamıştır. Evlat edinme esasa ilişkin açıklanan bu noksanlıklar nedeniyle sakat olup ( TMK.m.318/1) dava tarihi itibariyle bu noksanlıklar kalkmadığı gibi esasa ilişkin noksanlıklar bulunması halinde evlatlığın menfaatinin ağır şekilde zedelenmesi koşuluda aranmayacaktır (TMK.m.318/2).

Tüm bu nedenlerle evlatlık ilişkisinin kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan kararın kaldırılması, esas hakkında yeniden hüküm kurulması gerekmiş aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM
:

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-
Davacıların istinaf başvurularının kabulü ile; Tarsus 2. Aile Mahkemesinin 14/02/2019 tarih ve 2017/448 Esas 2019/102 Karar sayılı ilamının tamamen
KALDIRILMASINA,
6100 sayılı HMK.’nun 353/1-b-2 maddesi gereğince bu konuda yeniden düzenleme yapılması gerektiğinden; a-
Asıl dava ve birleşen davanın kabulü ile, Tarsus 1.Aile Mahkemesinin 14/03/2016 tarih ve 2015/650 Esas 2016/190 Karar sayılı ilamıyla; Mersin ili Tarsus ilçesi A1 Mahallesi Cilt: 25 Hane: 371’de nüfusa kayıtlı K3 ve K4’den olma 12/04/1927 doğumlu N1 TC.Kimlik numaralıK1
‘ın
, Mersin ili Tarsus ilçesi Kargılı Mahallesi Cilt:134 Hane:127’de nüfusa kayıtlı K5 ve K6’dan olma 09/09/1997 doğumluN2T.C.Kimlik No’lu K2
‘yı evlat edinmesine ilişkin işlemin
İPTALİNE
,kurulan evlatlık ilişkisinin
KALDIRILMASINA, b-
Asıl davada alınması gereken 54,40 TL karar-ilam harcından peşin alınan 31,40 TL’nin mahsubu ile kalan 23 TL harcın asıl davacıdan alınarak alınarak hazineye irad kaydına, c
-Birleşen davada alınması gereken 54,40 TL karar-ilam harcından peşin alınan 31,40 TL’nin mahsubu ile kalan 23 TL harcın birleşen davacılardan alınarak alınarak hazineye irad d-
Asıl davada kendisini vekil ile temsil ettiren davacı yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.uyarınca 3.400 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, e-
Birleşen davada kendisini vekil ile temsil ettiren davacılar yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.uyarınca 3.400 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, f-
Asıl davada ve birleşen davada davacılar tarafından yapılan 31,40 ‘ar TL peşin harç, 31,40 ‘ar TL başvurma harcı, 13 adet müzekkere gideri 82,80 TL, 7 adet tebligat gideri 26,5 TL posta (kep) masrafı 0,35 TL olmak üzere toplam 235,25 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, g-
Davacıların asıl dava ve birleşen davada ilk derece mahkemesi yargılaması için yatırmış oldukları gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde davacılara iadesine,

2-
Asıl ve birleşen dava davacılarının istinaf nedeniyle yatırmış oldukları 44,40 TL istinaf karar-ilam harcının karar kesinleştiğinde asıl ve birleşen dava davacılarına iadesine,
3
-Asıl ve birleşen dava davacılarının istinaf nedeniyle yapmış oldukları 121,30 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı , dosyanın gidiş-dönüş masrafı 39 TL, 1 adet elektronik tebligat gideri 4,50 TL olmak üzere toplam 164,80 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak asıl ve birleşen dava davacılarına verilmesine,

4-
Asıl ve birleşen dava davacılarınınistinaf nedeniyle yatırmış oldukları gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde asıl ve birleşen dava davacılarına iadesine,

5-
Kararın taraflara tebliğe çıkarılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK.’ nun 361. Maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere
OY BİRLİĞİYLE karar verildi. 13/01/2020

  • İlk yayınlanma tarihi: 14 Haziran 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!