İ S T İ N A F K A R A R I
DAVANIN KONUSU
:Yardım Nafakası
Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen mahkemenin kararına karşı davalı tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu, dosyanın istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiği ve istinaf isteminin süresi içerisinde yapıldığı anlaşılmakla dosya incelendi.Gereği düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacılardan K1’in Sütçü İmam Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü 2. Sınıf öğrencisi olduğunu, diğer davacı K2’un ise İskenderun Teknik Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Makine Mühendisliği bölümü 2. Sınıf öğrencisi olduğunu, tarafların anne ve babalarının Silifke 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/551E-2013/616K. Sayılı hükmü ile boşandıklarını ortak çocukların velayetinin anneye verildiğini ve çocuklar için ayrı ayrı 500 er TL nafakaya hükmedildiğini, çocukların 5 yıldır davalının vermiş olduğu iştirak nafakası ile ihtiyaçlarını karşılamaya çalıştıklarını, davacı K1’e devlet yurdu çıkmadığı için tek odalı bir konutta kalmaya başladığını konutun kirasının 650 TL olduğunu, bu bedelin sadece kira bedeli olduğunu elektrik, su, yeme içme, ulaşım ve okul masraflarınında bulunduğunu, diğer çocuk K2 ‘un ise maddi imkansızlıklar nedeniyle aynı konutta yaşayarak masraflarını düşürmek için abisinin okuduğu üniversite Maraş’a gitmek istediğini ancak davalı babasının buna izin vermediğini, babalarından nafaka dışında hiç bir yardım görmediklerini, oldukça zor şartlarda eğitim hayatlarını devam ettirdiklerini, boşanmadan sonra anneleri defalarca işe girmek istemiş ancak iş bulamadığını, davalının ise jeoloji mühendisi olduğunu oldukça iyi bir gelirinin olduğunu, üzerine kayıtlı gayrimenkulünün olduğu ve işyerinin olduğunu, tüm bu nedenlerle davacı K1 için 2500 TL K2 için 1500 TL nafakaya hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yüklenilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın haksız ve yersiz olduğunu, davacıların dava tarih itibariyle reşit olduklarını, bu nedenle iştirak nafakasının istemi yada iştirak nafakasının arttırılmasından söz etmelerinin hukuken olanaklı olmadığını, davacıların ancak yardım nafakası isteminde bulunabileceklerini, davayı yanlış açtıklarını, istediklerini nafaka üzerinden nispi harç ödemediklerini, davayı yetkisiz mahkemeye açtıklarını öncelikle yetki itirazında bulunduklarını, dava dilekçesindeki iddiaların doğru olmadığını yersiz olduğunu, müvekkilinin düzenli olarak her ay 500 TL çocuklarının nafakalarını ödediğini diğer ihtiyaçlarını da elinden geldiğince karşıladığını, çocuklarının üniversite kayıtlarında, dershane kayıtlarında yanlarında olduğunu onlara hem maddi hemde manevi anlam da destek olduğunu, müvekkilinin 2017 yılı Mart ayında emekli olduğunu bu tarihten sonra çalışmadığından gelirinin kısıtlandığını şuan emekli maaşının dışında bir gelirinin olmadığını, davalının kurduğu iddia edilen şirketin gelirinin düşük olduğunu, şirketin hiç bir gayrimenkülünün, sahip olduğu hiç bir demirbaşı, tapulu mal, arsa nakit parası vs. olmadığını, davalının şirketin tek sahibi olmadığını ortağı olduğunu, tüm bu nedenlerle müvekkilinin bakım yükümlülüğünü yerine getirdiğinden öncelikle haksız ve yersiz davanın reddine, eğer mahkeme aksi kanaate varırsa her bir davacı için aylık 500 TL yi aşan fahiş talebin reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulü ile, davacı K1 için aylık 1500 TL, davacı K2 için aylık 1300 TL yardım nafakasının dava tarihinden itibaren davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verildiği görülmüştür.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı vekili özetle; hükmedilen nafakaların fahiş olduğunu, davacıların Kredi Yurtlar Kurumundan aylık 500’er TL kredi aldıklarını, yetersiz inceleme ile karar verildiğini belirterek kararın kaldırılması talebiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
HMK 355 maddesine göre, resen gözetilecek kamu düzenine aykırı haller dışında istinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.
Dava, yardım nafakası talebine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamına göre, davalının , davacıların babası olduğu, davacının anne ve babasının Silifke 2.Asliye Hukuk (Aile)Mahkemesinin 2013/551 Esas 2013/616 Karar sayılı ilamıyla boşandıkları, çocukların velayetinin anneye verildiği, çocukların her biri için aylık 500’er TL iştirak nafakası bağlandığı, çocukların her ikisininde üniversite öğrencisi olduğu, iştirak nafakasının ihtiyaçlarını karşılamaya yetmediği, davalının maddi durumunun iyi olduğu, iddiasıyla davacı K1 için aylık nafakanın 2500 TL’ye , davacı K2 için ise aylık 2000 TL ‘ye çıkartılması için davalı aleyhine dava açtıkları, davalının verdiği cevap dilekçesinde açılan davanın haksız ve yersiz olduğunu, davacıların dava tarihi itibariyle reşit olduklarını, iştirak nafakasının artırılmasından söz etmelerinden hukuken mümkün olmadığını, davayı yetkisiz mahkemeye açtıklarını, nispi harç ödemediklerini, maddi ve manevi anlamda davacılara destek olduğunu, bakım yükümlülüğünü yerine getirdiğini belirterek davanın reddine, aksi halde her bir davacı için aylık 500 TL ‘yi aşan fahiş talebin reddine karar verilmesini talep ettiği, davacıların 27/03/2018 tarihinde taleplerini ıslah ettikleri, K1 için aylık 1750 TL, K2 için aylık 1500 TL yardım nafakası talep ettiklerini bildirdikleri ,mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulü ile, davacı K1 için aylık 1500 TL, davacı K2 için aylık 1300 TL yardım nafakasının dava tarihinden itibaren davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verildiği, karara karşı davalının hükmedilen nafakaların fahiş olduğu, mahkemenin yetersiz inceleme ile karar verdiği gerekçesiyle kararın kaldırılması talebiyle istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmaktadır.
TMK.’nun 328/1 maddesi hükmü gereğince; ” Ana ve babanın bakım borcu çocuğun ergin olmasına kadar devam eder. ” aynı yasanın 2.fıkrasında ise; ” Çocuk ergin olduğu halde eğitimi devam ediyor ise ana ve babanın durum ve koşullara göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde olmak üzere eğitim sona erinceye kadar çocuğa bakmakla yükümlüdürler.” hükmü mevcut bulunmaktadır.
TMK.’nun 364. Maddesine göre; “Herkes yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan üst soyu ve alt soyu ile kardeşlerine nafaka vermekle yükümlüdür.”
Aynı kanunun 365/2 maddesinde de; “Dava, davacının geçinmesi için gerekli ve karşı tarafın mali gücüne uygun bir yardım isteminden ibarettir.” düzenlemesi yer almıştır. Hukuk Genel Kurulunun 07/10/98 gün ve 1998/656-688 sayılı ilamında da ;” …… Yeme ,giyinme, barınma, sağlık, ulaşım , kültür (eğitim) gibi bireyin maddi varlığını geliştirmek için zorunlu ve gerekli görülen harcamaları karşılayacak düzeyde geliri olmayanların…..” yoksul kabul edilmesi gerektiği vurgulanmıştır.
Yardım nafakasına karar verilebilmesi için nafaka isteyenin yardım edilmemesi halinde yoksulluğa düşeceğinin anlaşılması gerekmektedir. Eğitime devam etmekte olan kişi kendi emek ve geliriyle yaşamını sürdürmekten yoksun ise ana , babasından öğrenimi tamamlayıncaya kadar yardım nafakası isteyebilir. Ne var ki bunu vermekle yükümlü tutulacak kişilerin geçim sıkıntısına düşürülmemesi asıldır.
Dava dosya içeriğine, dosyadaki yazılara göre, ilk derece mahkemesinin delil değerlendirmesi ve davanın kısmen kabul gerekçesinin doğru olduğu, davacıların davalarını ispatladığı, kanunun olaya uygulanmasında hata edilmediği, ilk derece mahkemesi kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir aykırılığın bulunmadığı, tarafların sosyal -ekonomik durumları, paranın satın alma gücü ve hakkaniyet ilkesi dikkate alındığında davacılar yararına yardım nafakası takdirinin doğru olduğu ayrıca takdir edilen miktarların fahiş olmadığı anlaşıldığından davalının istinaf isteminin esastan reddine karar verilmesi gerekmiş aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-
Davalı tarafın istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nun 353/1-b-1 maddesi gereğince
ESASTAN REDDİNE,
2
-İstinaf harçları peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-
İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafın yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
4
-Davalı tarafın istinaf nedeniyle yatırmış olduğu gider avansından kullanılmayan kısmının davalı tarafa iadesine,
5
-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe çıkarılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK.’ nun 362/1-a maddesi gereğince
KESİN olmak üzere
OY BİRLİĞİYLE karar verildi. 18/12/2019
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe