İ S T İ N A F K A R A R I
DAVA KONUSU
: Çocukla Kurulan Kişisel Görüş Gününün Sınırlandırılarak Yeniden Düzenlenmesi
Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen mahkemenin kararına karşı, davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu, dosyanın istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiği ve istinaf isteminin süresi içerisinde yapıldığı anlaşılmakla dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özet ile;tarafların boşandıklarını, müşterek çocuk 18/08/2017 doğumlu K1’ın velayetinin anneye verildiğini, çocukla davalı baba arasında ”her ayın 1.ve 3.günleri sabah 09.00’dan, Pazar akşam 17:00’a kadar ve yarıyıl tatilinin ilk Pazartesi günü saat 09.00’dan, takip eden Pazartesi günü saat 17:00’a kadar, yine her yıl 1 Temmuz saat 09.00’dan, 30 Temmuz saat 17:00’ye kadar” kişisel ilişki tesis edildiğini, müvekkilinin 7 aylık bebeği için bu görüş gün ve saatlerinin bilhassa yatılı ve uzun süreli olmasından dolayı tedirginlik duyduğunu, zira davalının çocuğuna ilgi konusunda son derece kötü bir sicile sahip olduğunu, doğumundan sonra çocuğuyla hemen hiç ilgilenmediğini, 1.5 ay boyunca müvekkilini ve çocuğunu hiç aramadığını, bebek kendisinde kaldığında ise müvekkili aradığında bebekle ilgili düzenli bilgi vermediğini, geçiştirdiğini belirterek davalı baba ve ortak çocuk K1 arasında kişisel ilişkinin yatılı ve uzun süreli olmayacak şekilde sınırlandırılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
SAVUNMA :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özet ile; boşanma kararında bahsi geçen şahsi ilişkinin taraflarca itiraz edilmeksizin 18/01/2018 tarihinde kesinleştiğini, kesinleşme tarihinden 2 ay sonra davacının bu davayı açmasının tamamen hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, zira kişisel ilişkiye ilişkin kararı istinaf yoluna götürmediğini, davacının amacının çocuğu kullanarak müvekkilinden intikam almak olduğunu, kişisel ilişkinin değiştirilmesini ve sınırlandırılmasını gerektirecek hiçbir husus bulunmadığını, müşterek çocuk K1’ın şu an 8 aylık olup, anne sütü ile beslenmediğini, çocuğun mahkemenin öngördüğü süreçte davalı baba yanında kalmasına engel olacak hiçbir engel durumunun bulunmadığını, müvekkilinin çocuğun her şeyiyle bizzat ilgilendiğini, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, evde bir dadı bulunmadığını, müvekkilinin anne ve babasının bakıma ihtiyacı olmadığından evde bakıcı da bulunmadığını, sadece eve belirli aralıklarla temizliğe gelen biri olduğunu bildirerek davanın reddine hükmedilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Adana 8. Aile Mahkemesi’nin 27/12/2018 tarih, 2018/256 Esas ve 2018/1019 Karar sayılı ilamında özet ile; Davacı annenin davasının kabulü ile, 18/08/2017 d.lu müşterek çocuk K1 ile Adana 2. Aile Mahkemesi’nin 2017/982-963 E-K sayılı ilamı ile baba ve müşterek çocuk arasında kurulan ” velayeti davacı anneye verilen küçük ile davalı baba arasında her ayın 1.ve 3.Cumartesi günleri sabah saat 09:00’dan Pazar akşam 17:00’a kadar, dini bayramların 2.günü sabah saat 09.00’dan 3.günü akşam 17.00’ye kadar, yarıyıl tatillerinin ilk Pazartesi günü saat 09.00’dan takip eden Pazartesi günü saat 17.00’ye kadar, her yıl 1 Temmuz saat 09.00’dan, 30 Temmuz saat 17.00’ye kadar davalı babaya verilmek suretiyle şahsi münasebet tesisine
” yönelik kişisel ilişkinin kaldırılmasına, davalı baba ile müşterek çocuk K1 arasında her ayın 1.ve 3.Cumartesi günleri saat 10.00 ila 14.00, dini bayramlarda 2.gün saat 10.00 ila 14.00, milli bayramlarda saat 10.00 ila saat 14.00 arasında şahsi münasebet tesisine, davacı lehine, davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine karar verildiği anlaşılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özet ile;verilen kararın çok yönden hatalı olduğunu, tarafların Adana 2.Aile Mahkemesi’nin 2017/982-963 E-K. Sayılı 18/01/2018 tarihinde kesinleşen ilamı ile boşandıklarını, boşanma kararında düzenlenen kişisel görüş günü yönüyle davacının istinaf kanun yoluna başvurmadığını, kararı kabullendiğini, kararın kesinleşmesinden iki ay sonra görülmekte olan davayı açarak tamamen hakkını kötüye kullandığını, alınan uzman raporuna itiraz ettiklerini, mahkemece itirazlarının haksız olarak reddedildiğini, uzman raporunda davacı tarafından ileri sürülmeyen vakıaların gündeme getirildiğini, verilen kararda kurulan kişisel görüş sürelerinin yetersiz olduğunu, hakkaniyete aykırı olduğunu, verilen kararın çocuk yararına olmadığını belirterek ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istinaf kanun yolu ile talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE
GEREKÇE :
HMK 355 maddesine göre, resen gözetilecek kamu düzenine aykırı haller dışında istinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.
Dava, müşterek çocuk ile kişisel görüş gününün sınırlandırılarak yeniden düzenlenmesi ilişkindir.
Tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde; tarafların, 11/11/2016 tarihinde resmi olarak evlendikleri, bu evliliklerinden 18/08/2017 d.lu K1 isimli bir müşterek çocuklarının olduğu, tarafların Adana 2. Aile Mahkemesi’nin 2017/982-963 E-K. Sayılı 18/01/2018 tarihinde kesinleşen ilamı ile anlaşmalı olarak boşanmalarına, müşterek çocuğun velayet hakkının anneye verilmesine, baba ile müşterek çocuk arasında İlk Derece Mahkemesinin kararının özet bölümünde açıklandığı üzere kişisel görüş günü kurulmasına karar veridiği, davacı anne tarafından velayet hakkı kendisinde bulunan müşterek çocuk ile babası arasında kurulan kişisel görüş gününün; müşterek çocuğun yaşının küçük oluşu, yatılı görüş günün çocuğun yaşı nedeni ile uygun olmaması, davalının çocuğa karşı ilgisiz olması, yaşantısının uygun olmaması, çocuğun babada kaldığında anneye çocukla ilgili bilgi verilmemesi, aramalara cevap verilmemesi nedenleri ile müşterek çocuk ile kişisel görüş gününün sınırlandırılarak yeniden düzenlenmesinin talep edildiği, davalı baba tarafından süresinde sunulan cevap dilekçesi ile iddiaları kabul etmeyerek, açılan davanın reddini talep ettiği, İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, İlk Derece Mahkemesi kararının özeti bölümünde açıklandığı üzere, davacının davasının kabulüne karar verildiği, verilen kararın usulüne uygun olarak taraflara tebliğ edildiği, davacının istinaf kanun yoluna başvurmadığı, davalının yasal istinaf başvuru süresi içersinde istinaf dilekçesi özeti bölümünde açıklandığı üzere; İlk Derece Mahkemesince verilen kararın, toplanan delillere usul ve yasaya, müşterek çocuğun yararına aykırı olduğu gerekçesi ile istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır.
Taraflarca sunulan, İlk Derece Mahkemesince toplanan tüm delillere ve davalı tarafından gösterilen istinaf nedenlerine göre yapılan incelemede; taraflarca gösterilen, İlk Derece Mahkemesince toplanan tüm deliller ve İlk Derece Mahkemesince verilen karar, taraflarca ileri sürülen vakıalar, dosyaya toplanan tüm bilgi ve belgeler ve davalı tarafından ileri sürülen istinaf nedenleri birlikte değerlendirildiğinde; tarafların resmi evliliğinden 18/08/2017 d.lu K1 isimli müşterek çocuğun Dünya’ya geldiği, tarafların anlaşmalı olarak boşanmalarına karar verildiği, boşanma kararı ile birlikte İlk Derece Mahkemesi kararın özet bölümünde açıklandığı üzere, çocuk ile baba arasında yatılı olacak şekilde kişisel görüş günü yönü ile düzenleme yapıldığı, TMK.’nun 324 maddesine göre anne ve babadan her biri diğerinin çocuk ile kişisel ilişkisinin zedelemekten çocuğun eğitilmesinin ve yetiştirilmesini engellemekten kaçınmak ile yükümlü oldukları, kurulan çocuk ile kişisel ilişki görüş günü nedeni ile çocuğun huzuru tehlikeye girer veya anne ve baba bu haklarına ilişkin yükümlülüklerine aykırı olarak veya çocuk ile ciddi olarak ilgilenmezler yada önemli sebepleri var ise kişisel ilişki kurmka hakkının reddedilebileceği veya kendilerinden alınabileceği, alınan uzman raporu, toplanan tüm deliller, çocuğun yaşı, boşanma kararı ile birlikte hüküm altına alınan çocuğun yatılı ve uzun süreli baba ile görüş günü kurulmasının, çocuğun yaşının küçük oluşu nedeni ile çocuğun sağlıklı gelişimi açısından çocuğu olumsuz yönde etkileyeceği dikkat alındığında; İlk Derece Mahkemesince çocuk ile baba arasında yeniden görüş günü kurulmasına ilişkin verilen kararın, yapılan yargılamaya, toplanan tüm delillere, usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından, davalı babanın İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK.’nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine oy birliği ile karar vermek gerekmiş aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-
Davalı vekilinin, Adana 8. Aile Mahkemesi’nin 27/12/2018 tarih, 2018/256 Esas ve 2018/1019 Karar sayılı ilamına ilişkin isti naf başvurusunun
6100 sayılı HMK’nun 353/1-b-1 maddesi gereğince
ESASTAN REDDİNE,
2-
Davalının,istinaf başvurusu nedeni ile istinaf karar tarihi itibari ile alınması gerekli 54,40.TL İstinaf karar ilam harcından peşin alınan 44,10.TL harcın mahsubu ile kalan 10,00.TL harcın, davalıdan alınarak, Hazineye İrad kaydına,
3-
Davalı tarafından, istinaf başvurusu nedeni ile yapılan yargılama giderinin, davalının istinaf başvurusunun reddine karar verildiğinden kendi üzerinde bırakılmasına,
4-
Davalı tarafındanistinaf nedeniyle yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde kendisine iadesine,
5-
İstinaf incelmesi duruşmalı yapılmadığından takdiren davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-
Kararın, HMK 359-(3) maddesi gereği taraflara tebliğe çıkarılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK.’nun m. 353/1-b-1 bendiyle, aynı kanunun 361-(1) maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere
OY BİRLİĞİYLE karar verildi. 03/01/2020
Bu belge 5070 sayılı yasa gereğince E İmza ile imzalanmıştır.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe