Adana BAM, 2. HD., E. 2019/607 K. 2020/155 T. 23.1.2020

İlgili madde: TMK Madde 328

İ S T İ N A F K A R A R I
DAVANIN KONUSU
:Tedbir Nafakası
Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen mahkemenin kararına karşı,taraflarca istinaf başvurusunda bulunulduğu, dosyanın istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiği ve istinaf istemlerinin süresi içerisinde yapıldığı anlaşılmakla dosya incelendi.Gereği düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI:

Davacı dava dilekçesinde özetle; davalının babası olduğunu, annesi ile babasının 2008 yılında boşandıklarını, velayetinin annesine verildiğini, bir müddet annesinin yanında bir müddette babasının yanında okuluna devam ettiğnii, 18 yaşını ikmal ettiğini, anne ve babasının boşandıklarında kendisine herhangi bir iştirak nafakası bağlanmadığını, zaten onların yanında kaldığı içinde nafakaya ihtiyacının olmadığını, 2017-2018 öğretim yılında Merkezi Kosova’da olan F1 üniversitesinde okuduğunu, okuduğu okulun özel bir üniversite olduğunu, yıllık okul giderini asgari ücret ile çalışan annesinin karşılayamadığını, babasının herhangi bir katkısının bulunmadığını, babasının belediyede çalıştığını aylık 2500TL geliri olduğunu babasının yeniden evlendiğini ve eşinin de çalıştığını, öğrenci olmasından ve babasının maddi olarak kendisine yardımcı çok gerekli olmasından aksi takdirde okuyamayacağını, maddi sıkıntı içinde olduğunu, bu sebeplerlerden dolayı aylık 750TL yardım nafakasına karar verilmesi talep ve dava olunmuştur.

Davalı cevap dilekçesinde özetle: açılan davanın haksız bir dava olduğunu, kendisinin eşi ile 2008 tarihinde boşandıklarını, velayetinin annede kaldığını, 2009-2014 yılları arasında kızının kendisinin yanında kaldığını, nafaka bağlanmadığı için tüm masraflarını kendisinin karşıladığını, kızının eğitim aldığı yıllar içerisinde eğitim ve diğer giderlerini kendisinin karşıladığını, kızının daha iyi bir eğitim alması için dershaneye gönderdiğini, özel ders aldırdığını, davacının annesinin öncesinde Malatya’da yaşadığını, en son kendisinin yaşadığı İskenderun’a taşındığını, davacının annesinin İskenderun’a taşındıktan sonra kızının annesinin yanına gittiğini, sonrasında üniversiteyi kazanamadığı ve kendisinin arayarak F1 adlı özel bir üniversiteye kaydının yaptırdığını söylediğini, kendisine hiç haber vermeden böyle bir durumdan haberdar oduğu için çok üzüldüğünü, ancak yinede kızının tüm kıyafet ihtiyaçlarını karşıladığını, sonrasında kendisinden para istediğini, kendisinin de kredi ödemelerinin bulunduğunu, maaşının 2100TL olduğunu, başka herhangi bir ek gelirinin bulunmadığını, kızına ancak 250TL nafaka ödeyebileceğini ilerleyen zamanlarda bunu arttırabileceğini, davanın doğruluğunun olmadığını açılan haksız davanın reddini talep ve savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulü ile, aylık 500 TL yardım nafakasının dava tarihinden itibaren davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verildiği görülmüştür.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davalı özetle, araştırdığında davacının üniversiteye devam etmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesi talebiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

Davacı vekili özetle, davalının gelirinin söylediğinden çok fazla olduğunu, takdir edilen nafakanın gelirine oranla çok düşük olduğunu belirterek talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesi talebiyle katılma yoluyla istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:

HMK 355 maddesine göre, resen gözetilecek kamu düzenine aykırı haller dışında istinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.

Dava, yardım nafakası talebine ilişkindir.

Tüm dosya kapsamına göre, davacının annesi ile davalının 2008 yılında boşandıkları, davacının velayetinin annede kaldığı, davacının reşit olması ve Kosova’da özel bir üniversitede okuması nedeniyle davalı babasından aylık 750 TL yardım nafakası talep ettiği, davalının davanın reddini istediği, mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davacının yaşı, ihtiyacı, annenin yapacağı katkı, tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, paranın alım gücü ve hakkaniyet ilkesi uyarınca davanın kısmen kabulü ile, aylık 500 TL yardım nafakasının dava tarihinden itibaren davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verildiği, karara karşı davalının davanın reddine karar verilmesi talebiyle davacının ise, katılma yoluyla davalının gelirinin söylediğinden fazla olduğu, takdir edilen nafakanın düşük olduğundan bahisle kararın kaldırılması talebiyle istinaf kanun yoluna başvurdukları anlaşılmaktadır.

TMK.’nun 328/1 maddesi hükmü gereğince; ” Ana ve babanın bakım borcu çocuğun ergin olmasına kadar devam eder. ” aynı yasanın 2.fıkrasında ise; ” Çocuk ergin olduğu halde eğitimi devam ediyor ise ana ve babanın durum ve koşullara göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde olmak üzere eğitim sona erinceye kadar çocuğa bakmakla yükümlüdürler.” hükmü mevcut bulunmaktadır.

TMK.’nun 364. Maddesine göre; “Herkes yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan üst soyu ve alt soyu ile kardeşlerine nafaka vermekle yükümlüdür.”

Aynı kanunun 365/2 maddesinde de; “Dava, davacının geçinmesi için gerekli ve karşı tarafın mali gücüne uygun bir yardım isteminden ibarettir.” düzenlemesi yer almıştır. Hukuk Genel Kurulunun 07/10/98 gün ve 1998/656-688 sayılı ilamında da ;” …… Yeme ,giyinme, barınma, sağlık, ulaşım , kültür (eğitim) gibi bireyin maddi varlığını geliştirmek için zorunlu ve gerekli görülen harcamaları karşılayacak düzeyde geliri olmayanların…..” yoksul kabul edilmesi gerektiği vurgulanmıştır.

Yardım nafakasına karar verilebilmesi için nafaka isteyenin yardım edilmemesi halinde yoksulluğa düşeceğinin anlaşılması gerekmektedir. Eğitime devam etmekte olan kişi kendi emek ve geliriyle yaşamını sürdürmekten yoksun ise ana , babasından öğrenimi tamamlayıncaya kadar yardım nafakası isteyebilir. Ne var ki bunu vermekle yükümlü tutulacak kişilerin geçim sıkıntısına düşürülmemesi asıldır.

Davacının katılma yoluyla istinaf başvurusunun incelenmesinde;

HMK.’nun 352. Maddesi uyarınca; istinaf başvurusunun kabul edilebilmesi için miktar itibariyle kararın kesin nitelikte olmaması gerekir. Hangi kararların kesin olduğu HMK.’nun 341. Maddesinde belirtilmiştir. 01/01/2019 tarihinden itibaren kesinlik sınırı 4.400 TL’dir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06/04/2005 tarih 2005/3-169 Esas – 235 Karar sayılı kararıyla nafaka davalarında temyiz ve karar düzeltme incelemelerinde nafaka miktarının dikkate alınacağı açıklanmıştır.

Davacının reddedilen nafakanın yıllık (farkı) miktarı (250×12=3000 TL) karar tarihindeki kesinlik sınırının altındadır ve karar istinaf talebinde bulunan davacı yönünden HMK nun 341/4 maddesi hükmü gereği kesin niteliktedir.

HMK nun 346 maddesi gereğince kesin olan karara karşı istinaf dilekçesi ilk derece mahkemesince reddedilebileceği gibi 352. Madde gereğince Bölge Adliye Mahkemesince de istinaf isteminin reddine karar verilebilir. Bu nedenle davacının yardım nafakası yönünden istinaf kanun yoluna başvurma talebinin kesin karara ilişkin olması nedeniyle HMK nun 341/4 ve 352. Maddeleri gereğince reddine karar verilmesi gerekmiştir.

Davalının istinaf başvurusunun incelenmesinde; davacının 18 yaşını tamamladığı, üniversite öğrenimine devam ettiği, çalışmadığı, gelirinin olmadığı, davalı babanın TMK.’nun 328.maddesine göre eğitimi devam eden çocuğuna gücü oranında bakmakla yükümlü olması dikkate alındığında mahkemece davacı tarafından açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin ve gerekçesinin usul ve yasaya uygun olduğu, ilk derece mahkemesi kararında herhangi bir eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiş aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM
:

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-
Davacı tarafın katılma yoluyla yapmış olduğu istinaf başvurusunun kesin karara yönelik olması nedeniyle HMK nun 352. Maddesi gereğince
USULDEN REDDİNE,

2-
Davalı tarafın istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nun 353/1-b-1 maddesi gereğince
ESASTAN REDDİNE,

3-
Davacı taraftan alınması gereken 54,40 TL istinaf karar-ilam harcından peşin alınan 35,90 TL’nin mahsubu ile kalan 18,5 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4
-Davalı tarafın istinaf nedeniyle yatırmış olduğu 68,28 TL istinaf karar -ilam harcından 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 13,88 TL harcın davalı tarafa iadesine,

5-
İstinaf başvurusu nedeniyle tarafların yapmış oldukları yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,
6
-Tarafların istinaf nedeniyle yatırmış olduğu gider avansından kullanılmayan kısmının taraflara iadesine,

7-
Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe çıkarılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK.’ nun 362/1-a ve 352.maddeleri gereğince
KESİN olmak üzere
OY BİRLİĞİYLE karar verildi. 23/01/2020

  • İlk yayınlanma tarihi: 14 Haziran 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!