T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: CEYHAN AİLE MAHKEMESİ
TARİHİ
: 17/01/2019
NUMARASI
: 2018/557 E 2019/24K
DAVACI
:K1-TC.NO: -N1 A1
VEKİLİ
: Av. K2 A2
DAVALI
:K3-TC.NO: -N2, A3
VEKİLİ
: Av. K4 A4
DAVA KONUSU
: Boşanma
KARAR TARİHİ
: 15/12/2020
KARAR YAZMA TARİHİ
:15/12/2020
Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen mahkemenin kararına karşı, davalı erkek vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu, dosyanın istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiği ve istinaf isteminin süresi içerisinde yapıldığı anlaşılmakla dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP
:
Davacı kadın vekili dava dilekçesinde özet ile;tarafların evli olup müşterek çocuklarının olmadığını, davalının her fırsatta davacıya “sen kim oluyorsun, sen başıma Allah mı oldun, başıma erkekmi oldun, köpek gibi havlama, sen saygısız bir kadınsın” gibi aşağılayıcı kelimeler kullandığını, davacıdan habersiz gizli bir şekilde kardeşine para verdiğini, davacının bu durumu davalıya sorduğunda ” sana söylemek zorundamıyım, burası senin evin değil, beğenmiyorsan çek git bu evden” şeklinde kelimeler kullandığını, davacının kayınvalidesine ve kayınbabasına bakmak için Ceyhan a bağlı A5 köyüne giderek onların bakımı ile dahi ilgilendiğini, davalının her fırsatta davacının babasını arayarak “gel kızını al götür, biz yapamıyoruz” dediğini, davalıdan aylık 750,00.TL tedbir-yoksulluk nafakası talep ettiklerini, hükmedilecek yoksulluk nafakasının her yıl enflasyon oranında attırılmasını talep ettiklerini, davalıdan 30.000,00.TL maddi, 30.000,00.TL manevi tazminat talep ettiklerini belirterek tarafların boşanmalarına karar verilmesini talep ettikleri, yasal süresinde 24/10/2018 tarihinde sunulan cevaba cevap dilekçesi ile maddi tazminat talebinin 100,00.TL olarak değiştirdiklerini belirterek bu talebe bu yönü ile karar verilmesini talep ettikleri anlaşılmıştır.
SAVUNMA :
Davalı erkek vekili cevap dilekçesinde özet ile; davacının iddialarının yersiz olduğunu, davacı eşine karşı sorumluluklarını yerine getirdiğini, davalının kardeşine borç para vermediğini, çünkü aylık 2.000,00.TL ye çalışan bir işçi olduğunu, davacının 2018 Eylül ayında ortada hiç bir sebep yokken tarafların davalının babasına ait köydeki evinde oldukları esnada babasını arayarak kendisini almasını istediğini bu şekilde evi terk ettiğini, davacının evi terk etmeyi alışkanlık haline getirdiğini, daha öncede iki kez evi terk ettiğini, ev eşyalarınıda götürdüğünü, davacının davalıya karşı görev ve sorumluluklarını yerine getirmediğini, saygısız ve sorumsuz davrandığını, yemek yapmadığını, davacının kusurlu olduğunu belirterek tarafların boşanmalarına, davacının tazminat ve nafaka taleplerinin reddine karar verilmesini talep ettikleri anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Ceyhan Aile Mahkemesi’nin
17/01/2019 tarih,
20
18/557
Esas ve 20
19/24
Karar sayılı ilamında özet ile; davacı kadın tarafından TMK.’nun 166/1-2 maddesi uyarınca açılan boşanma davasının kabulü ile tarafların TMK.’nun 166/1 maddesi uyarınca boşanmalarına, davacı kadın için aylık 350,00.TL nafakanın dava tarihinden kararın kesinleşmesine kadar tedbir, kararın kesinleşmesinden itibaren yoksulluk nafakası olarak erkekten alınarak, kadına ödenmesine, takdir edilen yoksulluk nafakasının her sene TUİK’in ön gördüğü ÜFE oranlarında arttırılmasına, davacı kadın lehine boşanma nedeni ile 30.000,00.’erTL maddi ve manevi tazminatın erkekten alınarak, kadına ödenmesine, davacı lehine, davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine karar verildiği anlaşılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı erkek vekili istinaf dilekçesinde özet ile; İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının davasını ispatlayamadığını, davacı kadının anne, baba ve kardeşi olan tanıkların soyut ve davacının iddialarını destekleme amaçlı yanlı beyanda bulunduklarını, boşanmaya neden olan olaylarda erkeğin kusurunun bulunmadığını, davacı kadın için takdir edilen nafaka ile maddi ve manevi tazminat miktarlarının yüksek olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesince usul ve yasaya aykırı olarak verilen kararın kaldırılmasını istinaf kanun yolu ile talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE
GEREKÇE :
HMK 355 maddesine göre, resen gözetilecek kamu düzenine aykırı haller dışında istinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.
Dava, kadın tarafından, davalı erkeğin kusurlu davaranışları ile evlilik birliğinin çekilmez hal alması nedenine dayalı TMK.’nun 166/1-2 maddesi uyarınca açılan boşanma davasına ilişkindir.
Tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde;tarafların, 05/03/2012 tarihinde resmi olarak evlendikleri, bu evliliklerinden müşterek çocuklarının olmadığı, davacı kadın tarafından, davalı erkeğin kusurlu davaranışları ile evlilik birliğinin, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılması nedenine dayalı TMK.’nun 166/1-2 maddesi uyarınca; “her fırsatta küçük düşürme, aşağılama, hakaretler etme, kadından habersiz erkeğin kardeşine maddi destek sağlaması, sorgulamada azarlama hor görme, “evin değil, beğenmiyorsun çık git” deme, her tartışmada kadının babasını arayarak “gel kızını götür, biz yapamıyoruz” deme, kadının, erkeğin ailesi ile ilgilenmesine rağmen olumsuz eylem ve tavırlarını sürdürmesi, kadını evden kovma, cevap dilekçesi ile de; erkek tarafından ileri sürülen iddiaların doğru olmadığı, erkeğin kredi çekmesi, kadının ödemesine neden olma” vakıalarını ileri sürerek boşanma ve fer’ilerine ilişkin talepte bulunduğu, davalı erkek vekilinin yasal iki haftalık cevap süresi içerisinde sunduğu cevap dilekçesi ile; ” ileri sürülen iddiaların doğru olmadığı, nedensiz evi terk etme, terk etmeyi alışkanlık haline getirme, saygısız ve sorumsuz davranma, sürekli boşanmayı dile getirme, öne sürme, erkeğin kusurunun olmaması, aylık 2.000,00.TL maaş ile çalışması, evi ve aldığı maaşı dışında geliri ve mal varlığının olmadığı” vakıalarını ileri sürerek boşanma, kadının maddi taleplerinin reddine karar verilmesinin talep edildiği, İlk Derece Mahkemesince yaptırılan ekonomik-sosyal araştırmaya göre, davacı kadının; ev hanımı olduğu, geliri ve mal varlığının olmadığı, ailesi tarafından bakıldığı, davalı erkeğin de beyana göre; evinin olduğu, aylık 2.000,00.TL maaş aldığı, başkaca mal varlığının olmadığının belirlendiği, İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, İlk Derece Mahkemesi kararının özeti bölümünde açıklandığı üzere, davacı kadın tarafından TMK.’nun 166/1-2 maddesi uyarınca açılan boşanma davasının kabulü ile tarafların TMK.’nun 166/1 maddesi uyarınca boşanmalarına karar verildiği, verilen kararın usulüne uygun olarak taraflara tebliğ edildiği, davacı kadının istinaf kanun yoluna başvurmadığı, davalı erkeğin, yasal istinaf başvuru süresi içersinde istinaf dilekçesi özeti bölümünde açıklandığı üzere; İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğu erekçesi ile istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır.
TMK.’nun 166/1-2 maddesi gereğince “Evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa, eşlerden her biri boşanma davası açabilir.
Yukarıdaki fıkrada belirtilen hallerde, davacının kusuru daha ağır ise, davalının açılan davaya itiraz hakkı vardır. Bununla beraber bu itiraz, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde ise ve evlilik birliğinin devamında davalı ve çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamışsa boşanmaya karar verilebilir.”
Taraflarca sunulan, İlk Derece Mahkemesince toplanan tüm delillere ve davalı erkek tarafından gösterilen istinaf nedenlerine göre yapılan incelemede; davacı kadın tarafından, davalı erkeğin kusurlu davaranışları ile evlilik birliğinin, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılması nedenine dayalı TMK.’nun 166/1-2 maddesi uyarınca boşanma ve fer’ilerine ilişkin talepte bulunulduğu, davalı erkek tarafından süresinde sunulan cevap dilekçesi ile iddiaları kabul etmeyerek, boşanmaya karar verilerek kadının maddi taleplerinin reddine karar verilmesinin talep edildiği, taraflarca gösterilen, İlk Derece Mahkemesince toplanan tüm deliller ve İlk Derece Mahkemesince verilen karar, taraflarca ileri sürülen vakıalar, dosyaya toplanan tüm bilgi ve belgeler ve davalı erkeğin istinaf nedenleri birlikte değerlendirildiğinde; davacı kadın tarafından, açılan boşanma davası ile birlikte ileri sürülen vakıalar ve talep dikkate alındığında; boşanma nedeni ile tedbir-yoksulluk nafakası ile manevi tazminat dışında, evlilik birliğinin boşanma ile son bulması nedenine dayalı TMK.’nun 174/1 maddesi uyarınca 30.000,00.TL maddi tazminatta talep edildiği, vakıaları ileri sürmek taraflara, kanunu uygulamak hakime ait olduğu, 6100 sayılı HMK.’nun 33. maddesi uyarınca hakimin Türk Hukukunu res’en uygulayacağı, cevaba cevap dilekçesi ile davacı kadın vekilinin, dava dilekçesinde boşanma nedeni ile talep etmiş olduğu 30.000,00.TL maddi tazminatı 100,00.TL olarak davalı taraftan alınarak, davacı kadına ödenmesinin talep edildiği, talep konusu yönü ile ileri sürülen ve vakıaların ve anlatımın boşanmanın fer’i niteliğindeki maddi tazminata ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Davalı erkeğin istinaf başvurusunun incelenmesinde; taraflarca gösterilen ve toplanan tüm delillere göre davalı erkeğin; davacı kadına, aşağılayıcı kelimeler kullandığı, hakaret ettiği, para çekip ödemediği, kadının ailesini ödemek zorunda bıraktığı, kadının evden gönderdiği, davalı erkeğin davacı kadın aleyhine ileri sürüdüğü vakıaları gösterdiği deliller ile ispat edemediği, taralar arasında yaşanan bu olumsuz olaylar nedeni ile taraflar arasındaki evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı, boşanmaya neden olan olaylarda davalı erkeğin tam kusurlu olduğu, davacı kadının kusursuz olduğu, İlk Derece Mahkemesince, yapılan yargılamada belirlenen kusur durumunun, kadının TMK.’nun 166/1-2 maddesi uyarınca açılan boşanma davasının kabulü ile tarafların TMK.’nun 166/1 maddesi uyarınca boşanmalarına ilişkin karar ve karar gerekçesinin, sabit geliri ve mal varlığı olmayan, boşanma davası açılmak ile ayrı yaşama hakkı elde eden boşanma ile yoksul duruma düşecek durumda olan davacı kadın lehine TMK.’nun 169. ve 175. maddeleri uyarınca dava tarihinden boşanma kararın kesinleşmesine kadar tedbir nafakası, boşanma kararının kesinleşmesinden sonra takdir edilen yoksulluk nafakası ve miktarlarının, tarafların ekonomik ve sosyal durumlarına, gelir seviyeleri ve yaşantılarına, belirlenen kusur durumuna, usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından, davalı erkeğin, İlk Derece Mahkemesince verilen kararda; belirlenen kusur durumuna, davacı kadının boşanma davasının TMK.’nun 166/1 maddesi uyarınca kabulüne, kadın lehine takdir edilen tedbir-yoksulluk nafakasına ilişkin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK.’nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Davalı erkeğin, İlk Derece Mahkemesince verilen kararda; davacı kadın lehine boşanma nedeni ile takdir edilen maddi ve manevi tazminata yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde; açıklandığı üzere, davacı kadın vekili tarafından dava dilekçesi ile talep edilen 30.000,00.TL maddi tazminatı cevaba cevap dilekçesi ile bu yöndeki talep konusunun boşanmanın fer’i niteliğinde olmasına rağmen hatalı değerlendirilerek boşanmanın fer’i niteliğinde olmadığı gerekçesi ile 100,00.TL maddi tazminat olarak davalı erkekten alınarak, kadına ödenmesinin talep edildiği, bu duruma göre İlk Derece Mahkemesince davacı kadın tarafından boşanma nedeni ile 100,00.TL maddi tazminat talep edilmesine rağmen, talebin aşılarak 30.000,00.TL maddi tazminata karar verilmesinin talebe bağılılık ilkesine aykırı olduğu, talepten fazlasına karar verilemeyeceği, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, gelir seviyeleri ve yaşantıları, belirlenen kusur durumu birlikte değerlendirildiğinde; boşanmaya neden olan olaylar nedeni ile davacı kadının kişilik haklarının zarar gördüğü, TMK.’nun 174/2 maddesi uyarınca hakkaniyete uygun miktarda kadın lehine erkek aleyhine manevi tazminat takdir edilmesi gerekirken, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, gelir seviyeleri ve yaşantılarına uygun düşmeyecek şekilde talep gibi 30.000,00.TL manevi tazminata karar verilmesinin toplanan tüm delillere, tarafların ekonomik ve sosyal durumlarına, talep ve talep konusuna, usul ve yasaya uygun düşmediği anlaşıldığından, davalı erkeğin, davacı kadın lehine boşanma nedeni ile takdir edilen maddi ve manevi tazminata ilişkin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararda 3 no’lu hüküm fıkrasının tüm sonuçları ile birlikte ortadan kaldırılarak 6100 sayılı HMK.’nun 353/1-b-2 maddesi de dikkate alınarak, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, gelir seviyeleri ve yaşantıları, talep miktarları dikkate alınarak, davacı kadın lehine boşanma nedeni ile uygun miktarda maddi ve manevi tazminata oy birliği ile karar vermek gerekmiş aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-
Davalı erkek vekilinin, Ceyhan Aile Mahkemesi’nin 17/01/2019 tarih, 2018/557 Esas ve 2019/24 Karar sayılı ilamında
” belirlenen kusur durumuna, davacı kadının TMK.’nun 166/1-2 maddesi uyarınca açılan boşanma davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına, davacı kadın lehine takdir edilen tedbir-yoksulluk nafakaları ve miktarları
” yönlerinden istinaf başvurusunun
6100 sayılı HMK’nun 353/1-b-1 maddesi gereğince
ESASTAN REDDİNE,
2
–
Davalı erkek vekilinin, Ceyhan Aile Mahkemesi’nin 17/01/2019 tarih, 2018/557 Esas ve 2019/24 Karar sayılı ilamında
” davacı kadın için boşanma nedeni ile takdir edilen maddi ve manevi tazminat” yönlerinden istinaf başvurusunun
KABULÜ ile, Ceyhan Aile Mahkemesi’nin 17/01/2019 tarih, 2018/557 Esas ve 2019/24 Karar sayılı ilamının
3 no’lu hüküm fıkrasının tüm sonuçları ile birlikte ortadan
KALDIRILMASINA,
6100 sayılı HMK’nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca bu konuda yeniden düzenleme yapılması gerektiğinden; a-
Davacı kadının, boşanma nedeni ile TMK.’nun 174/1 maddesi uyarınca talep ettiği 100,00.TL maddi tazminat talebinin, talebe bağlılık ilkesi de dikkate alınarak
KABULÜ ile; takdiren
100,00.TL maddi tazminatın davalı erkekten alınarak
, davacı kadına ödenmesine, b-
Davacı kadının boşanma nedeni ile TMK.’nun 174/2 maddesi uyarınca talep ettiği manevi tazminat talebinin
KISMEN KABUL
, kısmen reddi ile; tarafların ekonomik ve sosyal durumları, gelir seviyeleri ve yaşantıları, davalı erkek yönünden belirlenen kusur durumu dikkate alınarak, takdiren
16.000,00.TL manevi tazminatın davalı erkekten alınarak
, davacı kadına ödenmesine, bu yöndeki fazlaya ilişkin istemin takdiren reddine,
3-
Davalı erkeğin, istinaf başvurusunun kısmen kabulüne karar verildiğinden, davalı erkekten peşin alınan 44,40.TL karar ilam harcının, karar kesinleştiğinde davalı tarafa iadesine,
4-
Davalı erkeğin, istinaf başvurusunun kısmen kabulüne karar verildiğinden, davalı erkek tarafından istinaf başvurusu nedeni ile yapıldığı anlaşılan 121,30.TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 9,00.TL E-tebligat gideri ve 17,63.TL dosya gidiş-dönüş ücreti olmak üzere toplam
147,93.TL istinaf yargılama giderinin davacı kadından alınarak, davalı erkeğe ödenmesine,
5-
Davalı erkek tarafından istinaf nedeniyle yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde kendisine iadesine,
6-
İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından takdiren davalı erkek lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-
Kararın, HMK 359-(3) maddesi gereği taraflara tebliğe çıkarılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK.’nun m. 353/1-b-1 bendiyle, aynı kanunun 361-(1) maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere
OY BİRLİĞİYLE karar verildi. 15/12/2020
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe