İ S T İ N A F K A R A R I
DAVA KONUSU
: Çocukla Kurulan Kişisel İlişkinin Yeniden Düzenlenmesi
Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen mahkemenin kararına karşı, taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulduğu, dosyanın istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiği ve istinaf isteminin süresi içerisinde yapıldığı anlaşılmakla dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP:
Davacı özetle; davalı ile Adana 8. Aile Mahkemesinin 2015/882-791 E.K.sayılı kararı ile boşandıklarını, müşterek çocuk K1’in velayetinin davalı anneye bırakıldığını, davalı taraf ta Adana’da yaşadığından çocuk ile aralarında her ayın 1. ve 3. Haftaları Pazar günü saat: 10:00 ile 17.00 arasında kişisel ilişki kurulduğunu ancak davalının daha sonra çocuğu da alarak Muğla İli Bodrum İlçesi’ne taşındığını, davalının orada avukatlık yaptığını, aradaki mesafe nedeniyle çocukla kişisel ilişki kurmakta zorluk yaşadığını beyanla, çocukla arasında kişisel ilişkinin yeniden düzenlenerek ayda bir kez üç gün ve şubat ayında yedi gün süreyle kişisel ilişki kurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili özetle; müvekkilinin beyanına iştirak ettiğini, çocukla müvekkili arasında dava dilekçesinde belirtilen şekilde yeniden düzenleme yapılmasını vekaleten talep etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı özetle; davacı tarafın talebinin gerçeği yansıtmadığını, mahkemeyi yanıltmaya yönelik talep olduğunu, farklı şehirlerde yaşamaya başladıktan sonra davacı ile şifahen anlaşarak önceden haber vermek şartıyla çocukla kişisel ilişki kurulduğunu, ancak Bodrum’a taşındıktan sonra davacının çocuğu görmek için üç kez geldiğini, çocukla otelde vakit geçirdiğini, çocuğun astım alerjik rahatsızlığı olduğunu, yaş itibariyle de anne ilgi ve bakımına muhtaç bulunduğunu, çocuğun otel odalarında görüşmesinin sağlık açısından uygun olmadığını, davacının çocuğu alıp kendisine göstermemekle tehdit etmesi nedeniyle aralarında kavga yaşandığını, davacı hakkında uzaklaştırma kararı verildiğini ayrıca davacının kötü niyetli olarak Adana 5. Aile Mahkemesinin 2017/472 esasında kayıtlı ve derdest olan nafakanın indirilmesi davasını açtığınıbeyanla , davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili özetle; müvekkilinin beyanına iştirak ettiğini, davacının kişisel hırsları doğrultusunda iş bu davayı açtığını, kötü niyetli olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini vekaleten talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Adana 4.Aile Mahkemesi’nin 08/11/2018 tarih ve 2017/474 Esas 2018/980 Karar sayılı ilamında özetle; davanın kabulü ile çocuk K1 ile davacı baba arasında; her ayın ilk ve 3. Hafta sonu cumartesi günü saat: 10:00’dan pazar günü saat:16:00 arasında çocuğun bulunduğu yerde, çocuk okula gittiği yarı yıl tatillerinin ilk pazartesi günü saat: 10:00’dan takip eden pazartesi günü saat:16:00’ya kadar her yıl 1 Temmuz günü saat: 10:00 ile 31 Temmuz günü saat: 16:00 arası yanına almak suretiyle kişisel ilişki kurulmasına, davacının, velayeti kendisine verilen çocuk ile ilgili olarak, ileride herhangi bir şekilde mal edinimi meydana geldiğinden TMK 353 gereğince, malların dökümünü gösteren defterin, malların edinilmesinden itibaren 1 ay içerisinde mahkememize ya da en yakın aile mahkemesine ibrazına, aksi takdirde TMK 360-361 maddesi gereğince işlem yapılacağının ihtarına ayrıca AAÜT uyarınca 2.180 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verildiği görülmüştür.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; velayeti davalı annede olan müşterek çocukla yaz tatilinde kurulan ilişki gününün tarafların avukat olmaları nedeniyle 1-31 Temmuz yerine 1-31 Ağustos tarihleri olarak bu yönden düzeltilmesini vekaleten talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafın tanık deliline dayanmadığı halde duruşmada davacı tarafa delil ve tanık bildirmesi için süre verildiğini, bildirilen tanıkların da dinlendiğini, tanık beyanının hükme esas alındığını,çocukta astım rahatsızlığının bulunduğunu, kurulan ilişki süresinin uzun olduğunu yine velayet talebi olmadığı halde bu yönde karar verilmesinin de hatalı olduğunu beyanla, kararın kaldırılmasına karar verilmesini vekaleten talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE
GEREKÇE:
HMK 355 maddesine göre, resen gözetilecek kamu düzenine aykırı haller dışında istinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.
Dava; çocukla kurulan kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi talebine ilişkindir.
Dosyanın incelenmesinde; taraf asılların 2007 tarihinde evlendikleri, müşterek 27/07/2014 yılında K1 isimli bir çocuklarının bulunduğu, Adana 8.Aile Mahkemesi’nin 06/11/2015 tarih ve 2015/882-791 E-K. Sayılı ilamı ile anlaşmalı olarak boşandıkları, müşterek çocuğun velayetinin anneye verildiği, çocuk için aylık 1.000 TL iştirak nafakası bağlandığı, çocuk ile baba arasında çocuk beş yaşını ikmal edinceye kadar, ” babanın müşterek çocuk ile her ayın 1. ve 3. haftası pazar günü saat: 10:00 ile 17:00, dini bayramların ilk günü saat: 10:00 ile 17:00 arasında istediği yerde görüşmesine , çocuk ile her yıl Ağustos ayının 1-15 günleri arasında davacı babada kalmasına, çocuk beş yaşını ikmal ettikten sonra ise ” baba ile çocuk arasında her ayın 1. ve 3. haftası cumartesi günü saat: 17:00 ile ertesi günü saat: 14:00 arası, dini bayramların ilk günü saat:14:00 ile ertesi gün 14:00 arası , şubat yarı yıl tatirinin 1-7. günleri yine her yıl Ağustos ayının 1-31 günleri arasında görüşmelerine” karar verildiği, boşanma kararının 10/11/2015 tarihinde kesinleştiği, tarafların her ikisinin de serbest avukatlık yaptığı, davacı tarafın , ” davalının çocuk ile birlikte Bodrum’a taşınması ve mevcut kişisel ilişki görüşmelerinde zorluk yaşanmasını” ileri sürerek iş bu davayı açtığı, davalı tarafın da , ” Bodrum’a taşındıktan sonra davacı ile çocukla kişisel ilişki kurma şekli ile ilgili aralarında anlaşma yapıldığını, davacının buna uymadığını, çocuğu alıp kendisine göstermemekle tehdit ettiğini, kötü niyetli olduğunu, çocuğun astım rahatsızlığının bulunduğunu yine kötü niyetli olarak çocuğa verilen nafakanın indirilmesi yönünde dava açtığını” ileri sürerek davanın reddini talep ettiği, mahkemece alının 13/09/2018 tarihli sosyal inceleme raporunda özetle ,” çocuk ile baba arasında ayda iki kez çocuğun bulunduğu yerde yatılı olarak , sömestr tatilinin bir haftasında ve yaz tatilinde bir ay babasının yanında yatılı olarak kalacak şekilde düzenlenmesinin çocuğun üstün yararına olacağının ” belirtildiği, mahkemeceyapılan yargılama sonunda; yukarıda karar özeti bölümünde belirtilen şekilde karar verildiği, bu karara karşı taraf vekillerinin ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurusu üzerine dava dosyasının dairemize gönderildiği görülmüştür.
Davalı vekilinin hükmün ikinci bendine yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde
: dava; değişen şartlar nedeniyle velayeti davalı annede olan müşterek çocuk ile davacı baba arasındaki kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesine ilişkindir. Her ne kadar ilk derece mahkemesi hükmün ikinci bendinde çocuğun velayetinin davacıya verildiğinden bahisle çocuk mallerinin korunmasına ilişkin ihtarda bulunmuş ise de verilen bu karar HMK m.26 uyarınca taleple bağlılık ilkesine aykırı olmuştur. Kaldı ki velayetin değiştirilmesi ile ilgili somut dosya içerisinde herhangi bir dava söz konusu değildir. Bu sebeple davalı vekilinin bu konudaki istinaf başvurusun kabulü ile HMK m.353/1-b-2 dikkate alınarak mahkeme hükmünün ikinci bendinin hükümden çıkartılmasına karar vermek gerekmiştir.
Taraf vekillerinin diğer istinaf başvurularının incelenmesinde
; çocuklar ile ana baba arasında düzenlenen kişisel ilişki kurulması ve bu ilişkinin sürdürülmesi çocuk için bir hak olduğu gibi, düzenli kişisel ilişki elde etme ve sürdürme ana veya baba için de bir haktır. Kişisel ilişki tesisinden beklenen amaç, çocukla ebeveynleri arasında aile bağlarını geliştirmek ve bu suretle çocuğun sağlıklı gelişimini sağlamaktır. Bu bakımdan kişisel ilişki tesis edilirken çocuğun bedeni , fikri ve ruhsal gelişimi esas alınarak amacı gerçekleştirici bir düzenleme yapılmalıdır.
Somut olayda; kişisel ilişkinin yeniden düzenlenmesi ile ilgili ilk derece mahkemesince, delillerin toplandığı, delillerin değerlendirilmesinde hata yapılmadığı, verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından, taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK m. 353/1-b-1 uyarınca ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-a)
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nun 353/1-b-1 maddesi gereğince
ESASTAN REDDİNE,
b)
Davacı taraftan, alınması gereken 54,40’TL istinaf karar ilam harcından, peşin alınan 44,40′ TL’nın mahsubu ile kalan 10′ TL harcın, davacı taraftan tahsili ile hazineye irad kaydına,
c)
İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafın yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
d)
Davacı tarafın istinaf başvurusu nedeniyle yatırmış olduğu istinaf gider avansından varsa kullanılmayan kısımın davacı tarafa iadesine,
2
–
a)
Davalı vekilinin, ”çocukla baba arasında yeniden kurulan kişisel ilişki düzenlemesine yönelik karara karşı” yaptığı istinaf başvurusunun HMK m. 353/1-b-1 uyarınca esastan reddine, b
) Davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararının hüküm kısmının ikinci bendine yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile HMK m.353/1-b-2 uyarınca ” Davacının, velayeti kendisine verilen çocuk ile ilgili olarak, ileride herhangi bir şekilde mal edinimi meydana geldiğinden TMK 353 gereğince, malların dökümünü gösteren defterin, malların edinilmesinden itibaren 1 ay içerisinde mahkememize ya da en yakın aile mahkemesine ibrazına, aksi takdirde TMK 360-361 maddesi gereğince işlem yapılacağının ihtarına ” yönelik kısmının kaldırılarak hükümden çıkarılmasına, c
)Davalı tarafından yatırılan 44,40′ TL istinaf karar ilam harcının talep halinde karar kesinleştiğinde kendisine iadesine, d
) Davalı tarafın, istinaf başvurusu nedeniyle yapmış olduğu 44,40 TL istinaf karar harcı, 121,30 TL istinaf karar yoluna başvurma harcı ve dosya posta gidiş dönüş ücreti 31 TL olmak üzere toplam 196,7 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,
e)
İstinaf yargılaması duruşmalı yapılmadığından davalı lehine vekalet ücreti verilmesine yer olmadığına,
3)
6100 sayılı HMK’nun 359/(3) maddesi gereği kararın taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK’nun 361-(1) maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde, Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere
OY BİRLİĞİYLE karar verildi . 06/01/2020
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe