Adana BAM, 2. HD., E. 2019/34 K. 2020/1612 T. 3.11.2020

İlgili madde: TMK Madde 166

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: MERSİN 2. AİLE MAHKEMESİ
DAVACI-KARŞIDAVALI
:K1-TC.NO: -N1 A1
VEKİLLERİ
: Av. K2 A2
Av. K3 A3
Av. K4 A4
Av. K5 [N2] UETS
DAVALI-KARŞIDAVACI
:K6-TC.NO: -N3 A5
VEKİLLERİ
: Av. K7 , Av. K8 A6
DAVA KONUSU
: Boşanma-Boşanma
KARAR YAZMA TARİHİ
:03/11/2020
Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen mahkemenin kararına karşı, davacı-karşı davalı erkek vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu, dosyanın istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiği ve istinaf isteminin süresi içerisinde yapıldığı anlaşılmakla dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

HMK 355 maddesine göre, resen gözetilecek kamu düzenine aykırı haller dışında istinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.

Dava, taraflarca karşılıklı olarak, karşı eşin kusurlu davranışları ile evlilik birliğinin çekilmez hal alması nedenine dayalı, TMK’nun 166/1-2 maddesi uyarınca açılan boşanma davalarına ilişikindir.

Tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde; tarafların, 21/11/2014 tarihinde resmi olarak evlendikleri, bu evliliklerinden 28/07/2016 d.lu K9 isimli bir müşterek çocuklarının olduğu, taraflarca karşılıklı olarak, karşı eşin kusurlu davranışları ile evlilik birliğinin çekilmez hal alması nedenine dayalı, TMK’nun 166/1-2 maddesi uyarınca, davacı-karşı davalı erkeğin; “aşırı kıskanç olma, olur olmadık şeylere inat etme, sürekli huzursuzluk çıkartma, erkeği, en ufak olaylarda erkeğin ailesine şikayet etme, erkek hakkında şikayetçi olma, uyuşturucu kullandığı iddiası ile Bimer’e şikayet etme, tayinini Mersin iline aldırma, Mersin ilinde yaşadığı dönemde erkeğin kendisine şiddet uyguladığı yönünde farklı yerlerde olmasına rağmen şikayet etme, evden uzaklaştırma kararı aldırma, kadının annesinin “gözüm açık olduğu sürece sizi bir araya getirmem” demesi, kadının erkek kardeşinin ve teyzesinin oğlunun erkeğe küfürler etmeleri, erkeği, bölük komutanına eve bakmadığı yönünde şikayet etme, intihar etmek ile tehdit etme”, davalı-karşı davacı kadının da; “iddiaların doğru olmadığı, sürekli huzursuzluk ve kavga çıkartma, sürekli şiddet uygulama, barışma sonrasında da aynı eylemlerin devam etmesi, kadının ziynet eşyalarını alıp erkeğin kendi borcu için kullanması, fiziki ve manevi baskı uygulama, çocuk ile ilgilenmeme” vakıalarına dayanılarak boşanma ve fer’ilerine ilişkin talepte bundukları, her iki tarafında karşı iddialar ve vakıaları kabul etmeyerek kendi talepleri ve davaları gereğince boşanmalarına, karşı açılan davanın ve taleplerin reddine karar verilmesini talep ettikleri, İlk Derece Mahkemesince yaptırılan ekonomik-sosyal araştırmaya göre, davacı-karşı davalı erkeğin; uzman çavuş olarak görev yaptığı, aylık 5.000,00.TL maaş aldığı, aylık 440,00.TL kira ödediği, mal varlığının olmadığı, davalı-karşı davacı kadının da; öğretmen olduğu, aylık 3.000,00.TL civarında geliri olduğunun tespit edildiği, İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; davacı-karşı davalı erkek tarafından TMK.’nun 166/1-2 maddesi uyarınca açılan boşanma davasının reddine, davalı-karşı davacı kadın tarafından TMK.’nun 166/1-2 maddesi uyarınca açılan boşanma davasının kabulü ile tarafların TMK.’nun 166/1 maddesi uyarınca boşanmalarına, tarafların müşterek çocukları 28/07/2016 d.lu K9’ın velayet hakkının davalı-karşı davacı anneye verilmesine, müşterek çocuk ile baba arasında görüş günü kurulmasına, davalı-karşı davacı için aylık 200,00.TL tedbir nafakasının dava tarihinden kararın kesinleştiği tarihe kadar erkekten alınarak, kadına ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davalı-karşı davacı kadının yoksulluk nafakası talebinin reddine, (Mahkememizin 06/10/2017 tarihli ön inceleme duruşmasının 11 no’lu ara kararı ile hükmedilen tedbir nafakasından tahsilat var ise mahsubuna) müşterek çocuk için aylık 700,00.TL nafakanın, dava tarihinden kararın kesinleşmesine kadar tedbir, kararın kesinleşmesinden sonra iştirak nafakası olarak erkekten alınarak, kadına ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davalı-karşı davacı kadının maddi tazminat talebinin kısmen kabul, kısmen reddi ile 22.500,00.TL maddi tazminatın erkekten alınarak, kadına ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, tarafların manevi tazminat taleplerini reddine karar verildiği, verilen kararın taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davalı-karşı davacı kadının istinaf kanun yoluna başvurmadığı, davacı-karşı davalı erkeğin yasa iki haftalık istinaf süresi içerisinde, “İlk Derece Mahkemesince verilen kararın asıl davanın reddi, karşı davanın kabulü yönünden usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı-karşı davacı kadının, eşini terk edip giden, eşinin olduğu ilde çalışmak istemeyen, eşinin onurlu mesleğini dahi görmezden gelip, onu tek bırakıp Mersin iline dönüp eşini yalnızlığa mahkum eden kişi olduğunu, kadının, erkeğin iş yerine giderek erkekten şikayetçi olduğunu sonra bu şikayetinden vazgeçtiğini, kadının bu durumu kabul ettiğini, mahkemece kadının kusurlu bu davranışlarının göz ardı edildiğini, davacı-karşı davalı erkeğin her fırsatta çocuğunu görmeye Mersin’e gittiğini, takdir edilen tedbir nafaka miktarlarının yüksek olduğunu, takdir edilen tedbir nafakası ile tazminatların usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılarak, asıl davanın kabulü, karşı davanın ve taleplerinin reddine karar verilmesi” yönünde istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır.

TMK.’nun 166/1-2 maddesi gereğince “Evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa, eşlerden her biri boşanma davası açabilir.

Yukarıdaki fıkrada belirtilen hallerde, davacının kusuru daha ağır ise, davalının açılan davaya itiraz hakkı vardır. Bununla beraber bu itiraz, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde ise ve evlilik birliğinin devamında davalı ve çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamışsa boşanmaya karar verilebilir.”

Taraflarca sunulan, İlk Derece Mahkemesince toplanan tüm delillere ve davacı-karşı davalı erkek vekili tarafından gösterilen istinaf nedenlerine göre yapılan incelemede; taraflarca gösterilen, İlk Derece Mahkemesince toplanan tüm deliller ve İlk Derece Mahkemesince verilen karar, taraflarca ileri sürülen vakıalar, dosyaya toplanan tüm bilgi ve belgeler ve davacı-karşı davalı erkeğin istinaf nedenleri birlikte değerlendirildiğinde; taraflarca, davalı-karşı davacı kadının, Mersin iline gelmeden önce anlaşmazlıklarına ilişkin tarafların barışarak bir araya geldikleri, evlilik birliğini sürdükleri bu duruma göre; bu döneme ait birbirlerine ilişkin kusurları affetmiş veya en azından hoşgörü ile karşılamış oldukları, geçmişe ilişkin bu durumların boşanmaya gerekçe yapılamayacağı, taraflarca barışıp bir araya geldikten sonra davacı-karşı davalı erkeğin, davalı-karşı davacı kadının hamileliğinde ve devamında eşi ile ilgilenmediği, çocuğun doğumunda tam olarak eşinin yanında olmadığı, kısa bir süre kalıp hastaneden ayrıldığı, müşterek çocuk doğduktan sonra da eşi ve çocuğu ile ilgilenmediği, evlilik birliğinin üzerine yüklediği yükümlülükleri gereği gibi yerine getirmediği, davacı-karşı davalı erkeğin, gösterdiği ve toplanan deliller ile davalı-karşı davacı kadının, TMK’nun 166/1-2 maddesi uyarınca boşanmaya karar verilmesini gerektirir kusurlu davranışlarını ispat edemediği, davalı-karşı davacı kadının, gösterdiği deliller ile davacı-karşı davalı erkeğin, eş ve çocuk ile ilgilenmeme, evlilik birliğinin üzerine yüklediği yükümlülükleri yerine getirmeme vakıalarına ilişkin erkeğin kusurlu davranışlarını ispat ettiği, boşanmaya neden olan olaylarda davacı-karşı davalı erkeğin tam kusurlu olduğu, davalı-karşı davacı kadının kusurunun olmadığı, bu duruma göre İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılamanın, davacı-karşı davalı erkeğin TMK.’nun 166/1-2 maddesi uyarınca açılan boşanma ve manevi tazminat talebinin reddine ilişkin verilen kararın, karar gerekçesinin, davalı-karşı davacı kadının, TMK.’nun 166/1-2 maddesi uyarınca açılan boşanma davasının kabulü ile tarafların TMK.’nun 166/1 maddesi uyarınca boşanmalarına ilişkin kararın, karar gerekçesinin, müşterek çocuğun yaşı, anne bakım ve sevgisine muhtaç oluşu, anne yanında yaşaması, bulunduğu ortama alışması dikkate alındığında; velayet hakkının anneye verilmesine ilişkin kararın, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, gelir seviyeleri ve yaşantıları, boşanmaya neden olan olaylarda erkeğin tam kusurlu olması dikkate alındığında; yargılama sırasınca kadın ve müşterek çocuk için takdir edilen tedbir nafakası ile müşterek çocuk için takdir edilen iştirak nafakası ile miktarlarının, boşanma ile davalı-karşı davacı kadının en azından davalı erkeğin maddi desteğinden yoksun kalacak olması, beklenen maddi menfaatinin zarar görecek olması dikkate alındığında; boşanma nedeni ile kadın lehine takdir edilen edilen maddi tazminat ve miktarının, toplanan tüm delillere, usul ve yasaya, nafakalar ile boşanma nedeni ile kadın lehine takdir edilen maddi tazminat miktarları yönü ile hakkaniyet ilkesine, TMK’nun 166/1, 169,174,182/2,328/1,330/1,4 maddelerin uygun olduğu anlaşıldığından, davacı-karşı davalı erkeğin, İlk Derece Mahkemesince verilen kararda; belirlenen kusur durumuna, erkeğin boşanma davasının reddine, kadının boşanma davasının kabulüne, müşterek çocuğun velayet hakkının anneye verilmesine, kadın ve müşterek çocuk için takdir edilen tedbir nafakası ile müşterek çocuk için takdir edilen iştirak nafakasına, boşanma nedeni ile kadın lehine takdir edilen maddi tazminat yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK.’nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine oy birliği ile karar vermek gerekmiş aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM
:

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-
Davacı-karşı davalı erkek vekilinin, Mersin 2.Aile Mahkemesi’nin 04/10/2018 tarih, 2017/221 Esas ve 2018/648 Karar sayılı ilamında;
” belirlenen kusur durumuna, erkeğin boşanma davasının reddine, kadının boşanma davasının kabulüne, müşterek çocuğun velayet hakkının anneye verilmesine, kadın ve müşterek çocuk için takdir edilen tedbir nafakası ile müşterek çocuk için takdir edilen iştirak nafakasına, boşanma nedeni ile kadın lehine takdir edilen maddi tazminat” yönelik isti naf başvurusunun
6100 sayılı HMK’nun 353/1-b-1 maddesi gereğince
ESASTAN REDDİNE,

2-
Davacı-karşı davalının,istinaf başvurusu nedeni ile istinaf karar tarihi itibari ile alınması gerekli 54,40.TL İstinaf karar ilam harcından peşin alınan 35,90.TL harcın mahsubu ile kalan 18,50.TL harcın, davacı-karşı davalıdan alınarak, Hazineye irad kaydına,

3-
Davacı-karşı davalı tarafından, istinaf başvurusu nedeni ile yapılan yargılama giderinin, davacı-karşı davalının istinaf başvurusunun reddine karar verildiğinden kendi üzerinde bırakılmasına,

4-
Davacı-karşı davalı tarafındanistinaf nedeniyle yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde kendisine iadesine,

5-
İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından takdiren davalı-karşı davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

6-
Kararın, HMK 359-(3) maddesi gereği taraflara tebliğe çıkarılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK.’nun m. 353/1-b-1 bendiyle, aynı kanunun 361-(1) maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere
OY BİRLİĞİYLE karar verildi. 03/11/2020

  • İlk yayınlanma tarihi: 14 Haziran 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!