Adana BAM, 2. HD., E. 2019/326 K. 2020/323 T. 14.2.2020

İlgili madde: TMK Madde 56

İ S T İ N A F K A R A R I
DAVA KONUSU
: Boşanma -Boşanma
Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen mahkemenin kararına karşı, taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulduğu, dosyanın istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiği ve istinaf istemlerinin süresi içerisinde yapıldığı anlaşılmakla dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

TALEP
:

Davacı karşı davalı erkek vekili özetle; her iki tarafın da ikinci evliliği olduğunu, müşterek çocuklarının bulunmadığını, davalı karşı davacının müvekkiline sürekli duygusal şiddet uyguladığını, her yaz olduğu gibi bu yaz da yayla evine gittiklerini ancak davalı karşı davacı kadının sebepsiz yere müvekkilini orada bırakarak Mut merkezdeki eve döndüğünü, sonrasında müvekkilini eve almadığını, kendi çocukları ile yaşamak istediğini, iki yıla kadar emekli olacağını, müvekkilinin ihtiyacının kalmadığını, eşini sevmediğini, sıkıldığını dile getirdiğini, müvekkilinin çocuklarına telfon açarak müvekkiline ait eşyaları evden almak istediğini, müvekkilini eski kocasıyla kıyasladığını, rencide edici sözler söylediğini, kadının davranışları sebebiyle müvekkilinin, ilk evliliğinden olan çocuklarının müvekkilinin evine ziyaret dahi gelemeyecek duruma geldiklerini, müvekkiline hakaret ettiğini, ilgisiz davrandığını, karşı tarafın davasındaki iddiaların da doğru olmadığını, bu sebeplerle evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını beyanla, öncelikle karşı tarafın davasının reddine, kendi açtıkları davanın ise kabulü ile eşlerin boşanmalarına ayrıca boşanmanın eki niteliğinde 25.000 TL maddi ve 10.000 TL’de manevi tazminatın yasal faizi ile karşı taraftan tahsiline karar verilmesini vekaleten talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA:

Davalı karşı davacı kadın vekili özetle; karşı tarafın dilekçesinde belirtilen iddiaları kabul etmediklerini, tarafların 2010 tarihinde evlendiklerini, müşterek çocuklarının bulunmadığını, her ikisinin de önceki evliliklerinden çocuklarının olduğunu, davacı karşı davalı erkeğin, evden bir kaç kez habersizce ayrılarak anlamsız tuhaf hareketler içerisine girdiğini, Marmara Üniversitesi Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Nöroloji Bölümünde, Silifke Özel Olbamed Hastanesi, Mut Devlet Hastanesi,Özel Karaman Tıp Merkezi psikiyatri bölümlerinde tedavi gördüğünü, erkeğin akıl hastalığı ya da akıl zayıflığının olduğunu düşündüklerini, müvekkilinin küfür ve hakaretlerde bulunduğunu, yaylada gündelik işlerde çalışmaya zorladığını, müvekkilinin önceki eşten çocukları ile görüşmesini istemediğini, bu sebeplerle evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını beyanla, öncelikle karşı tarafın davasının reddine, kendi açtıkları davanın kabulü ile eşlerin boşanmalarına, müvekkili adına aylık 500 TL tedbir- yoksulluk nafakası, yasal faizi ile birlikte boşanmanın eki niteliğinde 50.000 TL maddi tazminat yine evdeki birçok eşyayı ( oturma odası, salon koltuk takımı, televizyon, iki adet klima) müvekkilinin satın aldığını, bu sebeple ayrıca 30.000 TL maddi tazminatın karşı taraftan tahsiline karar verilmesini vekaleten talep ve dava etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:

Mut Asliye Hukuk(Aile) Mahkemesi’nin 21/06/2018 tarih ve 2017/521 Esas 2018/397 Karar sayılı ilamında özetle; Asıl ve karşı davanın kabulü ile eşlerin boşanmalarına, tarafların karşılıklı maddi- manevi tazminat taleplerinin reddine, kadın yararına aylık 300 TL tedbir- yoksulluk nafakasının (tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) erkekten alınarak kadına verilmesine, karşılıklı açılan davalardan dolayı taraflar lehine 2.180’er TL vekalet ücreti taktirene, kadın için kararın kesinleştiği tarihten itibaren 300 gün süre ile iddet müddeti uygulanmasına karar verildiği görülmüştür.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davacı karşı davalı erkek vekili istinaf dilekçesinde özetle; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemenin sözlü yargılama günü vereceğine ilişkin ihtar yapmadığını, karşı dava dilekçesinde açık ve somut bir boşanma sebebinin gösterilmediğini, hatalı kusur belirlemesi yapıldığını, davalı karşı davacı kadının tam kusurlu olduğunu, yoksulluk nafaka şartları oluşmadığı halde kadın lehine yoksulluk nafakası verildiğini yine hatalı kusur değerlendirmesi nedeniyle boşanmanın eki niteliğindeki maddi- manevi tazminat taleplerinin reddinin de doğru olmadığını beyanla, kararın kaldırılarak davanın talepleri yönünden kabulüne ve karşı davanın reddine karar verilmesini vekaleten talep etmiştir.

Davalı karşı davacı kadın vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin hatalı kusur değerlendirmesi yaptığını, müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, davacı karşı davalı erkeğin ise tam kusurlu olduğunu buna rağmen karşı tarafın boşanma davasının da hatalı olarak kabul edildiğini, müvekkili lehine verilen nafaka miktarının da az olduğunu beyanla, kararın bu yönlerden kaldırılmasına karar verilmesini vekaleten talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE

GEREKÇE :

HMK 355 maddesine göre, resen gözetilecek kamu düzenine aykırı haller dışında istinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.

Davalar; her iki taraf yönünden TMK m.166/1 uyarınca evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebine dayalı boşanma ve fer’ilerine ilişkindir.

Dosyanın incelenmesinde; davacı karşı davalı erkek vekilinin, evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle TMK 166/1 maddesine dayalı olarak boşanma ve fer’ilerine ilişkin dava açtığı, davalı karşı davacı kadın vekilinin de cevap dilekçesi ile birlikte 18/10/2017 tarihinde evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle karşı boşanma ve fer’ilerine ilişkin karşı dava açtığı, dava açılırken, davalı karşı davacıdan sadece 31,40 TL başvurma harcı alındığı, peşin harç alınmadığı (başvuru harcı 31,40 TL ve peşin harç 31,40 TL alınması gerekirken) yargılama sırasında, karşı dava ile ilgili harç eksikliğinin tamamlanmadığı, yargılamaya devam edilerek karşı dava hakkında da hüküm kurulduğu görülmüştür.

Bunun yanında davalı karşı davacı kadın vekilinin, karşı davasındaki 30.000 TL’lik maddi tazminat talebinin boşanmanın eki niteliğindeki maddi tazminat olup olmadığı konusunda davalı- karşı davacı tarafa açıklatma yaptırılmamıştır.Ön inceleme duruşmasında da dava dilekçesinin tekrarı şeklinde genel ifadeyle bu durum geçiştirilmiştir. Bu durumun da ilgili tarafa sorulması sonucunda bu talep boşanmanın eki niteliğinde değilse bu taleple ilgili de gerekli harçların alınması gerekmektedir. Bu hususa dikkat edilmemesi de hatalı olmuştur.

Harçlarla ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkindir
Davanın açılması harca tabi usuli bir işlemdir. Harçlar Kanunu harç alınması veya tamamlanmasını tarafların isteklerine bırakmamış, değinilen yönün mahkemece kendiliğinden gözetilmesini ve harcın yatırılmaması halinde ise ne gibi işlemler yapılacağını 30 ve 32. maddelerinde hükme bağlamıştır.

Usulüne uygun açılmış bir davada (ve karşı davada) başvuru harcı ve gerekli nispi veya maktu peşin harcın mahkeme veznesine yatırılması gerekir (Harçlar Kanunu madde 32). Harç tamamlanmadan müteakip işlemler yapılamaz. Bu sebeple mahkemece davalı karşı davacı tarafa eksik harçları yatırması için usulüne uygun süre verilmesi, (Harçlar Kanunun 30-32 madde) harç noksanlığı giderildiği takdirde talebin esasının incelenmesi ve hasıl olacak sonucuna göre karar verilmesi aksi halde, Harçlar Kanununun 30. maddesi gereğince işlem yapılması gerekirken belirtilen husus gözetilmeden karşı dava hakkında hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

Yine tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları, 6100 sayılı HMK nun m.114/1-d’de belirtilen dava şartlarından olup kamu düzeni ile ilgilidir. Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında re’sen araştırmakla yükümlüdür. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Dava dosyasında davacı karşı davalı erkeğin psikolojik olarak rahatsız olduğu ileri sürülmüş ve bu iddia dosya arasındaki bir kısım delillerle de doğrulanmış bulunmasına göre, mahkemece TMK’nun 405. maddesi ve TMK nun 56/1 maddeleri uyarınca, davacı karşı davalı erkeğin vesayet altına alınmasının gerekip gerekmediğinin araştırılması ve bu hususun bir ön mesele olarak sayılması, sonucuna göre yargılamanın bekletilmesi gerekirken bu yönler göz önünde tutulmadan yargılamaya devam olunarak hüküm verilmesi doğru olmamıştır.

Dava şartlarının eksik olması ve emredici usul kurallarına aykırılık, 6100 sayılı HMK.’nun 353/1-a maddesi uyarınca kararın kaldırılması sebebidir.

Taraf vekillerinin istinaf başvurularının, kararın esası incelenmeksizin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK.’nun 353/1-a-4 ve 1-a-6 maddesi uyarınca tamamen kaldırılmasına, gerekçede belirtilen eksiklikler giderilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kararın kaldırılma sebebine göre taraf vekillerinin diğer istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM
:

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1
-Taraf vekillerinin, istinaf başvurularının usülden kabulü ile; Mut Asliye Hukuk(Aile) Mahkemesi’nin 21/06/2018 tarih ve 2017/521 Esas 2018/397 K. sayılı kararının esası incelenmeksizin,6100 sayılı HMK nun 353/1-a-4 ve 1-a-6 maddeleri gereğince
KALDIRILMASINA,
2
-Gerekçede belirtilen eksiklikler giderilerek yeniden karar verilmek üzere
DAVA DOSYASININ MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
3
-Kararın kaldırılma sebebine göre taraf vekillerinin diğer istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
4
-Taraflarca yatırılan 35,90’ar TL istinaf karar harçlarının talep halinde, taraflara
İADESİNE,
5
-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
6
-Kararın HMK 359-(3) maddesi gereği ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe çıkarılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK nun 353/1-a-4 ve 1-a-6 maddeleri uyarınca
KESİN olmak üzere
OY BİRLİĞİYLE karar verildi.14/02/2020

  • İlk yayınlanma tarihi: 14 Haziran 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!