Adana BAM, 2. HD., E. 2019/321 K. 2020/1831 T. 1.12.2020

İlgili madde: TMK Madde 166

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ADANA 1. AİLE MAHKEMESİ
TARİHİ
: 04/12/2018
NUMARASI
: 2017/356 E 2018/985K
DAVACI-K.DAVALI
:K1-TC.NO: -N1 A1
VEKİLİ
: Av. K2 A2
DAVALI-K.DAVACI
:K3-TC.NO: -N2 A3
VEKİLİ
: Av. K4- A4
DAVA KONUSU
: Boşanma-Boşanma
KARAR TARİHİ
: 01/12/2020
KARAR YAZMA TARİHİ
:01/12/2020
Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen mahkemenin kararına karşı, taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu, dosyanın istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiği ve istinaf isteminin süresi içerisinde yapıldığı anlaşılmakla dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

HMK 355 maddesine göre, resen gözetilecek kamu düzenine aykırı haller dışında istinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.

Dava taraflarca karşı eşin kusurlu davranışları ile evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedenine dayalı TMK.’nun 166/1-2 maddesi uyarınca açılan karşılıklı boşanma davalarına ilişkindir.

Tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde; tarafların, 27/06/2010 tarihinde resmi olarak evlendikleri, bu evliliklerinden 22/03/2012 d.lu K5 isimli müşterek çocuklarının olduğu, TMK.’nun 166/1-2 maddesi uyarınca, davacı-karşı davalı kadın vekilinin; “düzenli çalışmama, gelen iş tekliflerini olumsuz karşılama, son zamanlarda kadın ile iletişimi iyiden iyiye kesme, boşanmak istediğini söyleme, büyük kavga çıkartma, kadının çocukları için erkeği ikna etmesi, iknaya rağmen davadan bir ay önce erkeğin, kadının aldığı ücreti kendisine az söylediği yönü ile itham etmesi, her şeyin bittiğini boşamak istediğini söyleme, yalancı olmak ile suçlama, 11 Nisan günü konuşmak için müşterek eve gelen kadının abisinin üzerine yürüme, kadın ve babasının, erkeğin kadının abisini dövmesine engel olmaları, kadının abisine küfürler etme, gitmekte olan abisi ve babasına bindiği asansörü tekmeleme, kadının ailesinin müşterek eve gelmesini istememe, kadının, geçirmesi gereken ameliyat için müşterek konuta gelmek durumunda kalan kadının annesinin gelmemesine yönelik “o zaman ameliyat olma” deme, kadının rahatsızlığını umursamama, iş değiştirmesi neden ile alınan tırın kredi borçlarını ödememe, kadın ve ailesinin borçları ödemesine neden olma, iletişim kurmama, evin içerisinde kendi düzenini kurma, evdeki bir kısım eşyaları götürme, 02/05/2017 tarihinde kadını arama “gözünde olmadığını, onun kendisi için bir sıfır olduğunu, boşanacaklarını, bunun için nakde ihtiyacının olduğunu” söyleme, kadına yönelik şerefsiz köpek diyerek hakaret etme, kadın ve ailesin hakaretler etme, küfürler etme, para almadan evden gitmeyeceğini söyleme”, vakıalarına dayanarak, boşanma, velayet, müşterek çocuk için aylık 500,00.TL tedbir-iştirak nafakası ile boşanma nedeni ile kadın lehine 50.000,00.’erTL maddi ve manevi tazminata karar verilmesinin talep edildiği, davalı- karşı davacı erkek vekili cevap ve karşı dava dilekçesi ile; “iddiaların doğru olmadığı, kadının tutum ve davranışlarında çelişki ve aykırılık olması, hırçın ve kavgacı yapıda olma, eşe karşı sevgi ve saygıdan uzak olma, kadının tam kusurlu olması, kadının sorumlulukları kaldıracak yapıda ve olgunlukta olmaması, kadının, evi terk iddiasının doğru olmadığı, kadın ve ailesi tarafından erkeğin evden uzlaştırılmak istenmesi ve tehdit edilmesi, kadının erkeğe borç senedi imzalatması, senedin istendiğinde annesi tarafından imha edildiğinin söylenmesi, kadın ve ailesinin erkeğe sürekli hakaret etmeleri, baskı altına almaları, aile içinde kalması gerekenlerin kadın tarafından kendi ailesine anlatılması, kadının ailesinin etkisinde kalarak, erkeğe çok kötü bir evlilik yaşatması, kadının ailesinin evlilik birliğine müdahale etmesine müsaade etmesi, aşağılama, hakaretler etme, onur kırma, gururunu zedeleme, müşterek çocuğu babaya karşı olumsuz yönlendirme, evlilik öncesinde alınan evin ihtiyacı olmamasına rağmen yeniden dekorasyon ettirme, kadının abisinin bu konuda erkeği uyarması, düğünde takılan altın takıların erkeğin onayı alınmadan kadının ailesi kasasına konulması, düğün masraflarına karşı tarafın isteği ile düğünden hemen sonra çıkılan tatil masraflarının da eklenmesi, erkeğin ekonomik durumunu gözetmeme, müsrif taleplerde bulunma, kadının kısa bir süre içerisinde ev eşyalarını değiştirmek istemesi, sorun yaşatma, karşı çıkmaya rağmen değiştirme, sorgulamada annesinin hediyesi olduğunu söyleme, sonrasında eşyalar nedeni ile anneye 22.000,00.TL eşya borcunun olduğunu söyleme, 2012 yılında kadının iki adet kredi borcunu erkeğin kredi çekerek kapatması, erkekten gerçek maaşını gizleme, yatan maaşın büyük bir bölümünün muhasebeciye geri ödediğini söyleme, maaşının gizlenmesinin evin ihtiyaçlarını karşılamaktan kaçınmaya yönelik olduğunu, yurt dışında giderek gereksiz harcamaya neden olma, fütursuzca harcama yapma, müsrif yaşama, eşe maddi destek olmama, icra takiplerine neden olma, etraftaki insanların yaşantıları ile kıyaslama, aşağılama, erkeğin iş bulamaması, sürekli boşanmayı dile getirme, aile bütünlüğünü korumak için çaba göstermeme, kadının yengesinin, erkeğin ablasını arayarak “kadın geldiğinde erkek için evde olmasın, valizini alsın, evi terk etsin” demesi, kadının abisinin boşanma konusunda erkeğe söylemde bulunması, kadının, ağabeyine boşanma olacağı için iki aydır cinsel hayatlarının olmadığını söylemesi, kadının, cinsel organındaki rahatsızlık nedeni ile yılda iki üç ay süre içerisinde cinsel ilişki olmaması, kadının tedaviye yanaşmaması, ciddiye almaması, kadının abisinin boşanma hususunda erkeği tehdit etmesi, kadının annesinin de, “aileyi çağır boşanma olacak, evlilik bitecek” demesi, boşanma olması husunda kadının ailesinin baskı kurması, kadının “seni bu evde istemiyorum, daha çok borçlansan ölür müsün?, seni terk ediyorum kızımı da alıp gidiyorum ” demesi, müşterek çocuğu babadan sürekli olarak soğutma, kadının abisinin erkeği kendi evinde tehdit etmesi, kadının tır husundaki iddialarının doğru olmadığı, kadının müşterek çocuğun bulunduğu ortamda sarhoş olana kadar alkol alması, bu halde tartışma çıkarması, erkeğe çocuğun yanında söz etme” karşı iddia ve vakıalarını ileri sürerek kadın tarafından açılan boşanma davasının ve taleplerinin reddine, karşı dava ile TMK nun 166/1-2 maddesi uyarınca boşanmalarına, aylık 500,00.TL yoksuluk nafakası ve boşanma nedeni ile 50.000,00.TL maddi ve manevi tazminata karar verilmesinin talep edildiği, yapılan araştırmaya göre, davacı- k.davalı kadının; öğretmen olduğu, özel okulda çalıştığı, aylık 3.000,00.TL ücret aldığı, kira ödemediği kendi evinde müşterek çocuk ile birlikte yaşadıkları, başkaca mal varlığının olmadığı, davalı- k.davacı erkeğin de; çalışmadığı ailesinin yardımı ile geçindiği, evinin olduğu orta okul mezunu olduğu, evinin olduğunun belirlendiği, İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; TMK.’nun 166/1-2 maddesi uyarınca taraflarca karışılıklı olarak açılan boşanma davalarının kabulü ile, tarafların TMK.’nun 166/1 maddesi uyarınca boşanmalarına, tarafların müşterek çocukları 22/03/2012 d.lu K5’in velayet hakkının anneye verilmesine, müşterek çocuk ile baba arasında görüş günü kurulmasına, müşterek çocuk için dava tarihinden kararın kesinleşmesine kadar aylık 200,00.TL tedbir, kararın kesinleşmesinden sonra aylık 300,00.TL iştirak nafakasının erkekten alınarak, kadına ödemesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, kadının boşanma neden ile talep ettiği maddi ve manevi tazminat talebinin kısmen kabul, kısmen reddi ile 5.000,00.TL maddi, 10.000,00.TL manevi tazminatın erkekten alınarak, kadına ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, Davalı-davacı erkeğin boşanmaya bağlı olaylarda ağır kusurlu olması nedeni ile boşanma nedeni ile talep ettiği maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine, karar verildiği, verilen kararın taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, yasa iki haftalık istinaf süresi içerisinde, davalı-k.davacı erkeğin, “İlk Derece Mahkemesince verilen kararda; belirlenen kusur durumunun, kadın tarafından açılan davanın kabulünün, boşanma nedeni ile kadın lehine takdir edilen maddi ve manevi tazminatın ve miktarlarının, erkeğin maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın istinaf yönlerinden kaldırılarak, talepleri doğrultusunda karar verilmesini “davacı-k.davalı kadının da; “İlk Derece Mahkemesince verilen kararda; belirlenen kusur durumunun, erkeğin boşanma davasının da kabulünün, müşterek çocuk için takdir edilen iştirak nafakası miktarının yetersiz olması nedeni ile usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın istinaf yönlerinden kaldırılarak, talep doğrultusunda karar verilmesi” gerekçesi ile istinaf kanun yoluna başvurdukları anlaşılmıştır. TMK.’nun 166/1-2 maddesi gereğince “Evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa, eşlerden her biri boşanma davası açabilir.

Yukarıdaki fıkrada belirtilen hallerde, davacının kusuru daha ağır ise, davalının açılan davaya itiraz hakkı vardır. Bununla beraber bu itiraz, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde ise ve evlilik birliğinin devamında davalı ve çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamışsa boşanmaya karar verilebilir.”

Taraflarca sunulan, İlk Derece Mahkemesince toplanan tüm delillere ve taraf vekilleri tarafından gösterilen istinaf nedenlerine göre yapılan incelemede; taraflarca karşı eşin kusurlu davranışları ile evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedenine dayalı TMK.’nun 166/1-2 maddesi uyarınca açılan karşılıklı boşanma talep ettikleri, her iki tarafında karşı iddia ve vakıaları kabul etmeyerek, taraflarınca açılan davalarının kabulüne, karşı açılan dava ve taleplerinin reddine karar verilmesini talep ettikleri, taraflarca gösterilen, İlk Derece Mahkemesince toplanan tüm deliller ve İlk Derece Mahkemesince verilen karar, taraflarca ileri sürülen vakıalar, dosyaya toplanan tüm bilgi ve belgeler ve tarafların istinaf nedenleri birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında anlaşmazlık olduğu, davalı-karşı davacı erkeğin; evlilik birliği içerisinde düzenli bir işinin olmadığı, çalışmadığı, iş bulunmasına rağmen çalışmak istemediği, banklara borçlandığı, müşterek konuta icra gelmesine neden olduğu, kadına yönelik “seni istemiyorum, senden ayrılmak istiyorum, gözümde sıfır oldun, boşanma davası açacağım, şerefsiz” şeklinde sözler söylediği hakaret ettiği, para verildiği takdirde boşanacağını söylediği, kadının kardeşine de hakaret ettiği, davacı-karşı davalı kadının da; evlilik birliği içerisinde kadınsan rahatsızlığının olduğu, erkeğin talebi olmasına rağmen tedavi olmaya yanaşmadığı, taraflar arasında yaşanan olumsuz bu olaylar nedeni ile taraf arasındaki evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı, taraflarca ileri sürülen diğer vakıalarının ispat edilemediği gibi tarafların birlikte yaşadıkları döneme ait af kapsamında kalan vakıalara ilişkin olduğu, boşanmaya neden olan olaylarda belirlenen duruma göre; davalı-karşı davacı erkeğin ağır kusurlu, davacı-karşı davalı kadının hafif kusurlu olduğu, İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılamanın, belirlenen kusur durumu, taraflarca karşılıklı olarak TMK’nun 166/1-2 maddesi uyarınca açılan boşanma davalarının kadın yönünden TMK.’nun 166/1 erkek yönünden TMK.’nun 166/2 maddesi uyarınca kabulüne ilişkin kararın ve karar gerekçesinin, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, gelir seviyeleri ve yaşantıları, belirlenen kusur durumu dikkate alındığında; velayet hakkı anneye verilen ve anne yanında kalan müşterek çocuk için takdir edilen iştirak nafakası ve miktarının, kadın lehine boşanma nedeni ile takdir edilen maddi ve manevi tazminat ve miktarlarının, erkeğin boşanma nedeni ile talep ettiği maddi ve manevi tazminat talebinin reddine ilişkin karar ve karar gerekçesinin ,toplanan tüm delillere, usul ve yasaya, iştirak nafakası ve maddi ve manevi tazminat miktarları yönünden hakkaniyet ilkesine, TMK’nun 166/1-2,174/1-2,182/2,328/1,330/1,4 maddelerin uygun olduğu anlaşıldığından, İlk Derece Mahkemesince verilen kararda, davalı-karşı davacı erkek vekilinin, belirlenen kusur durumuna, kadının boşanma davasının kabulüne, kadın lehine boşanma nedeni ile takdir edilen maddi ve manevi tazminat ve miktarlına, erkeğin boşanma nedeni ile talep ettiği maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine, davacı-karşı davalı kadın vekilin de; belirlenen kusuru durumuna, erkeğin boşanma davasının kabulüne, müşterek çocuk için takdir edilen iştirak nafakası miktarının yetersiz olduğu yönlerinden istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK.’nun 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine oy birliği ile karar vermek gerekmiş aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM
:

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-
Davalı-karşı davacı erkek vekilinin, Adana 1. Aile Mahkemesi’nin 04/12/2018 tarih, 2017/356 Esas ve 2018/985 Karar sayılı kararında;
” belirlenen kusur durumuna, kadının boşanma davasının kabulüne, kadın lehine boşanma nedeni ile takdir edilen maddi ve manevi tazminat ve miktarına, erkeğin boşanma nedeni ile talep ettiği maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine” yönelik isti naf başvurusunun
6100 sayılı HMK’nun 353/1-b-1 maddesi gereğince
ESASTAN REDDİNE,

2-
Davacı-karşı davalı kadın vekilinin, Adana 1. Aile Mahkemesi’nin 04/12/2018tarih,
2017/356 Esas ve 2018/985 Karar sayılı kararında;
“b elirlenen kusuru durumuna, erkeğin boşanma davasının kabulüne, müşterek çocuk için takdir edilen iştirak nafakası miktarının yetersiz olduğuna” yönelik isti naf başvurusunun
6100 sayılı HMK’nun 353/1-b-1 maddesi gereğince
ESASTAN REDDİNE,
3

Tarafların, İstinaf başvurusu nedeni ile istinaf karar tarihi itibari ile alınması gerekli 54,40.’arTL istinaf karar ilam harcından peşin alınan 44,40.’arTL harcın mahsubu ile kalan 10,00.’arTL harcın, taraflardan alınarak Hazineye İrad kaydına,
4

Taraflar tarafından, istinaf başvuruları nedeni ile yapılan yargılama giderlerinin, tarafların istinaf başvurularının ayrı ayrı reddine karar verildiğinden kendi üzerlerinde bırakılmasına,

5-
Taraflar tarafından, istinaf nedeniyle yatırmış oldukları gider avansından kullanılmayan kısmın, karar kesinleştiğinde kendilerine iadesine,

6-
İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından takdiren taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

7-
Kararın, HMK 359-(3) maddesi gereği taraflara tebliğe çıkarılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK.’nun m. 353/1-b-1 bendiyle, aynı kanunun 361-(1) maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere
OY BİRLİĞİYLE karar verildi. 01/12/2020

  • İlk yayınlanma tarihi: 14 Haziran 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!