Adana BAM, 2. HD., E. 2019/2150 K. 2020/1591 T. 2.11.2020

İlgili madde: TMK Madde 145

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ANAMUR 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ
: 22/05/2019
NUMARASI
: 2016/103 E 2019/157K

DAVACILAR:1-

K1 – N1 A1

2-
K2
– N2 A2-TC.NO:

VEKİLLERİ
: Av. K3
Av. K4 A3
DAVALI
:K5-TC.NO: -N3 A4
VEKİLİ
: Av. K6 A5
MÜTEVEFFA
:K7-TC.NO: -N4
DAVA KONUSU
: Evlenmenin İptali (Mutlak Butlan Sebebiyle)

KARAR TARİHİ
: 02/11/2020
KARAR YAZMA TARİHİ
:02/11/2020
Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen mahkemenin kararına karşı, davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu, dosyanın istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiği ve istinaf isteminin süresi içerisinde yapıldığı anlaşılmakla dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Dosyanın bir bütün halinde tetkikinden;

Davalının, eşi K7’le 29/06/2015 tarihinde evlendiği, K7’in 05/07/2015 tarihinde vefat ettiği, eldeki bu dosyada müteveffa K7’in çocukları ve yasal mirasçıları olan davacıların dava dilekçesinde özetle, evlilik tarihinde babalarının akıl sağlığının yerinde olmadığını, ayırt etme gücünden yoksun bulunduğu ileri sürerek evliliğin mutlak butlanla iptaline karar verilmesini dava ve talep ettikleri, davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle
; iddiaların asılsız olduğunu dile getirerek davanın reddine hükmedilmesini istediği, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, Anamur 3. Asliye (Aile ) Hukuk Mahkemesinin 2016/103 Esas, 2019/157 Karar sayılı ilamı ile; müteveffanın evlilik tarihinde akıl sağılının yerinde olduğu ve ayırt etme gücünden yoksun bulunmadığı, bunların ispatlanamadığı gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verildiği, kararın yöntemince taraflara tebliği edildiği, davacılar vekilinin süresinde verdiği istinaf dilekçesinde özet ile;

Adli Tıp Raporunun hükme esas alınmaya elverişli olmadığını, sırf tıbbi belgeler üzerinde kişinin akıl sağlığının yerinde olup olmayacağının tespit edilemeyeceğini, toplanan diğer deliller doğrultusunda mütevvefanın akıl sağlığı ve ruh durumunun yerinde olmadığına dair şüpheli davranışları olduğundan evliliğin mutlakla batıl olduğunu, mütevvefanın hastaneye yatış aşamasından önce kendi iradesiyle karar verebilecek durumda olmadığından onam formunda imzası bulunmadığını, bu şekilde hem ameliyata hem de nikaha çok acele bir şekilde ikna edildiğini, o dönemde nikahı ve ameliyatı düşünecek kadar akıl sağlığının yerinde olmadığını, dosyadaki evrakların tanık beyanlarının ve toplanılmış delillerin bir bütün olarak değerlendirmeye alınması halinde kişinin evlendiği tarihte fiil ehliyetine haiz olmadığını gösterdiğini, mütevvefanın herhangi bir hastanede psikolojik tedavi görüp görmediğini, psikolojik sağlığı bakımından ilaçlar alıp almadığının adli tıp raporunda değerlendirilmediğini, sadece kalp rahatsızlığı nedeniyle ameliyat olacağı sırada hastanedeki genel evrakları değerlendirilerek bir kanıya varıldığını, tekrar inceleme yapılması gerekirken bu rapora dayalı olarak eksik incelemeyle hüküm tesis edildiğini belirterek Anamur 3. Asliye (Aile) Hukuk Mahkemesinin 2016/103 Esas 2019/157 Karar sayılı kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istinaf kanun yolu ile talep ettiği, dosyanın bu şekilde dairemize gönderildiği görülmüştür.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

HMK 355 maddesine göre, resen gözetilecek kamu düzenine aykırı haller dışında istinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.

Dava, mutlak butlan sebebi ile evliliğin iptali istemine ilişkindir (TMK m.145 )

TMK’nun 145 m.sine göre aşağıdaki hallerde evlenme, mutlak butlanla batıldır:
1.
Eşlerden birinin evlenme sırasında evli bulunması,
2.
Eşlerden birinin evlenme sırasında sürekli bir sebeple ayırt etme gücünden yoksun bulunması,
3.
Eşlerden birinde evlenmeye engel olacak derecede akıl hastalığı bulunması,
4.
Eşler arasında evlenmeye engel olacak derecede hısımlığın bulunması.” şeklinde tahdidi olarak düzenlenmiştir.

Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesinde; somut olayda İlk derece mahkemesi kararının gerekçesinde de belli edildiği gibi, Adli Tıp Kurumu 4. Adli Tıp İhtisas Kurulunca düzenlenen 20/03/2019 tarih ve 1562 sayılı raporda, evlilik tarihi olan 29/06/2015 tarihinde müteveffa K7’in fiili ehliyetine haiz olduğu yönünde görüş bildirildiği, dolayısıyla müteveffanın evlenme tarihinde akli melekelerinin yerinde olduğu, TMK’nun 145. maddesinde belirtilen evlenmeye engel olacak derecede akıl hastalığının bulunmadığı, ayrıca sürekli bir sebeple ayırt etme gücünden yoksun bulunduğu hususunun da ispatlanamadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda dosyadaki yazılara ve kanuni gerektirici sebeplere göre, davacılar ve davalı dışında dışında müteveffa K7’in başkaca yasal mirasçısı olmadığından taraf teşkilinin sağlandığı, ilk derece mahkemesince delillerin yeterince toplandığı, değerlendirilmesinde ve kanunun olaya uygulanmasında hata yapılmadığı, verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla davacılar vekilinin ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nun 353/1-b-1 m.si gereğince esastan reddine oy birliği ile karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM
:

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-
Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nun 353/1-b-1 maddesi gereğince
ESASTAN REDDİNE,

2-
Alınması gereken 54,40 TL istinaf maktu karar harcından peşin alınan 44,40 TL’nin mahsubu ile kalan 10 TL harcın davacı taraftan alınarak hazineye irad kaydına,

3-
İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafın yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,
4
-Davacı tarafın istinaf nedeniyle yatırmış olduğu gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,

5-
İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından herhangi bir vekalet ücreti tayin ve takdirine yer olmadığına,

6-
Kararın taraflara tebliğe çıkarılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK.’ nun 361.m.si uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere
OY BİRLİĞİYLE karar verildi.02/11/2020

  • İlk yayınlanma tarihi: 14 Haziran 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!