Adana BAM, 2. HD., E. 2019/195 K. 2020/1748 T. 19.11.2020

İlgili madde: TMK Madde 164

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: REYHANLI 2. ASLİYE HUKUK (AİLE) MAHKEMESİ
TARİHİ
: 24/05/2018
NUMARASI
: 2017/189 E 2018/297K
DAVACI
:K1-TC.NO: -N1, A1
VEKİLLERİ
: Av. K2 A2
Av. K3 A3
Av. K4 A4
DAVALI
:K5-TC.NO: -N2 A5
VEKİLİ
: Av. K6 A6
DAVA KONUSU
: Terk Nedeni ileBoşanma
KARAR TARİHİ
: 19/11/2020
KARAR YAZMA TARİHİ
:19/11/2020
Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen mahkemenin kararına karşı, davacı erkek vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu, dosyanın istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiği ve istinaf isteminin süresi içerisinde yapıldığı anlaşılmakla dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

HMK 355 maddesine göre, resen gözetilecek kamu düzenine aykırı haller dışında istinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.

Dava; TMK.’nun 164. maddesi uyarınca açılan terk nedenine dayalı boşanmaya ilişkindir.

Tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde; tarafların 08/04/1983 tarihinde resmi olarak evlendikleri, bu evliliklerinden sağ üç ergin müşterek çocuklarının olduğu, davacı erkek tarafından, TMK.’nun 164. maddesi uyarınca, “Reyhanlı 2. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi’nin 2017/5-5 Değişik İş Esas ve Karar sayılı dosyasında davalıya usulüne uygun olarak terk ihtarının çekildiği, ihtardan sonra üç-dört ay geçmesine rağmen davalı kadının, birlikte yaşanılan konuta gelmediği”, vakıalarını ileri sürerek
23/06/2017 tarihinde açılan dava ile boşanma talep edildiği, davalı kadına dava dilekçesinin usulüne uygun olarak 05/09/2017 tarihinde tebliğ edildiği, davalı kadının,
13/09/2017
Reyhanlı 2. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesine 2017/5 Değişik iş dosyasına gönderilmek üzere Kırıkhan Nöbetçi Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi’ne açılan terk nedenine dayalı boşanma davasına yönelik cevap dilekçesi sunduğu, terk ihtarının davalı kadına
22/02/2017 tarihinde tebliğ edilmesi, terk nedenine dayalı boşanma davasının dava tarihinin 23/06/2017 tarihi olması dikkate alındığında; davalı kadın tarafından Reyhanlı 2. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesine 2017/5 Değişik İş dosyasına sunulan dilekçesinin açılan davaya cevap dilekçesi olduğu, davalı kadın tarafından hatalı dosyaya ithafen yazılıp gönderildiği, davalı kadın cevap dilekçesi ile; “erkeğin, Muktaba isimli yabancı uyruklu başka bir bayan ile yaşaması, bu kadından çocuğunun olması, birlikte olduğu kadının Türk vatandaşı olması için kendisine boşanma teklif etmesi, boşanıp birlikte olduğu kadın ile evlenmeyi, beş yıl evli kaldıktan sonra boşanıp kendisini alacağını teklif etmesi, terk ihtarı nedeni ile müşterek konuta döndüğü, erkeğin birlikte olduğu kadından bir çocuğunun daha olduğunu öğrenmesi nedeni ile yeniden ayrıldığı, erkeğin halen birlikte olduğu kadın ile Hatay ili, Kumlu ilçesinde yaşadığı”, karşı iddia ve vakıaları ileri sürerek açılan davanın reddine karar verilmesinin talep edildiği, yapılan araştırmaya göre, davacı erkeğin; tır şoförü olduğu, aylık 2.000,00.TL gelir elde ettiği, 33 m² miras kalan tarlasının olduğu, davalı kadının da; ev hanımı olduğu, geliri ve mal varlığının olmadığı, aylık 400,00.TL kira ödediğinin belirlendiği, İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; davacı erkek tarafından, TMK.’nun 164. maddesi uyarınca açılan terk nedenine dayalı boşanma davasının reddine karar verildiği, verilen kararın taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davalı kadının istinaf kanun yoluna başvurmadığı, davacı erkeğin yasa iki haftalık istinaf süresi içerisinde, “İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, erkek tarafından terk nedenine dayalı süresi içerisinde davanın açıldığını, davalı tarafın usulüne uygun terk ihtarının kendisine tebliği edilmesine, yol masrafını almasına rağmen müşterek konuta dönmediğini, 2017/5 Değişik İş sayılı dosyaya itiraz dilekçesi gönderdiğini, kadına dava dilekçesinin 05/09/2017 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen yasal iki haftalık süre içerisinde cevap dilekçesi sunmadığını, 19/01/2018 tarihinde yazılı beyanda bulunarak Değişik İş dosyasında sunulan itiraz dilekçesinin cevap dilekçesi olarak kabul edilmesinin talep edildiğini, mahkemece usule aykırı şekilde talebin kabul edildiğini, Değişik İş dosyasına davalı kadın tarafından gönderilen dilekçe tarihinde terk nedenine dayalı boşanma davasının henüz açılmadığını, mahkemece cevap dilekçesi tarihinin gerekçede 19/01/2018 olarak belirtildiğini, mahkemece itiraz dilekçesinin cevap dilekçesi olarak kabul edilmesinin kadının süresinde sunulmayan delillerinin toplanmasının hatalı olduğunu, davalı tanıklarının dinlenmesinin yasal olarak imkansız olduğunu, davalı tanıklarının beyanlarının hatalı olduğunu, görgüye dayalı bilgilerinin olmadığın,ı, deliller arasında olmamasına rağmen Reyhanlı 1. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi’nin 2015/390 Esas ve 2016/25 Karar sayılı kararın gerekçe olarak gösterilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılarak, davanın kabulüne karar verilmesi” gerekçesi ile istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır.

TMK’.nun 164. maddesi uyarınca; “Eşlerden biri, evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek maksadıyla diğerini terk ettiği veya haklı bir sebep olmadan ortak konuta dönmediği takdirde ayrılık, en az altı ay sürmüş ve bu durum devam etmekte ve istem üzerine hâkim veya noter tarafından yapılan ihtar sonuçsuz kalmış ise; terk edilen eş, boşanma davası açabilir. Diğerini ortak konutu terk etmeye zorlayan veya haklı bir sebep olmaksızın ortak konuta dönmesini engelleyen eş de terk etmiş sayılır.

Davaya hakkı olan eşin istemi üzerine hâkim veya noter, esası incelemeden yapacağı ihtarda terk eden eşe iki ay içinde ortak konuta dönmesi gerektiği ve dönmemesi hâlinde doğacak sonuçlar hakkında uyarıda bulunur. Bu ihtar gerektiğinde ilân yoluyla yapılır. Ancak, boşanma davası açmak için belirli sürenin dördüncü ayı bitmedikçe ihtar isteminde bulunulamaz ve ihtardan sonra iki ay geçmedikçe dava açılamaz”.

Taraflarca sunulan, İlk Derece Mahkemesince toplanan tüm delillere ve davacı erkek vekili tarafından gösterilen istinaf nedenlerine göre yapılan incelemede; davacı erkek tarafından, TMK.’nun 164. maddesi uyarınca açılan terk nedenine dayalı boşanma talebinde bulunduğu, davalı kadının yasal iki haftalık cevap süreside sayılan cevap dilekçesi ile açılan davanın ve taleplerin reddine karar verilmesinin talep ettiği, taraflarca gösterilen, İlk Derece Mahkemesince toplanan tüm deliller ve İlk Derece Mahkemesince verilen karar, taraflarca ileri sürülen vakıalar, dosyaya toplanan tüm bilgi ve belgeler ve davacı erkeğin istinaf nedenleri birlikte değerlendirildiğinde; davacı erkek tarafından, Reyhanlı 2. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi’nin 2017/5-5 Değişik İş Esas ve Karar sayılı dosyası ile davalı kadının, “A7” adresindeki müşterek konuta davalı kadının dönmesi için terk nedenine dayalı ihtarın; davalı kadının “A8” adresine çıkartıldığı, eve dön ihtarının “Adres aranılan saatte kapalı, merciin adresinin “muhatabın adresinin Nüfus Kayıt Sistemindeki adresi” olduğunu belirtilmesi nedeni ile evrak mahalle muhtarına bırakılarak, adres kapısına 2 no’lu haber kağıdı yapıştırıldı.” şerhi ile Tebligat Kanunun 21/1’e göre; komşu ismi ve imzası bulunmadığı, Tebligat Kanunun 21/2 maddesine göre de; gerekli araştırma ve usulüne uygun tebliğ işleminin yapılmaması nedeni ile, uygun düşmeyecek şekilde usulsüz olarak tebliğ edildiği, davalı kadının, hatalı olarak terk ihtarına ilişkin sunmuş olduğu cevap dilekçesinin süresinde sayılması gerektiği, süresinde sayılan cevap dilekçesine göre; davalı kadının, karşı iddia ve vakıalarda bulunduğu, delillerini bildirdiği, toplanan tüm delillere göre; davalı kadının, müşterek konuta dönmemesinde haklı nedenin olduğu, davacı erkeğin, başka bir bayan ile yaşaması, tanık beyanlarına göre bu bayandan çocuk sahibi olması nedeni ile davalı kadının müşterek konuta dönmemesinde haklı olduğu, İlk Derece Mahkemesince verilen kararda; “taraflar arasında daha evvel görülen Reyhanlı 1. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi’nin 2015/390 Esas ve 2016/25 Karar sayılı dosyasında davacının, sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği ve tam kusurlu olduğu gerekçesi ile davası reddedilmiş ve hüküm 05/03/2016 tarihinde kesinleşmiştir” şeklinde gerekçede belirtilen taraflarca ileri sürülmeyen ve gösterilmeyen bu delilin gerekçe yapılması dışında; bu durum dosyanın esasını etkiler mahiyette olmadığı dikkate alındığında; davacı erkeğin, terk nedenine dayalı TMK.’nun 164 maddesi uyarınca açılan boşanma davasının reddine ilişkin belirtilen yön dışında yapılan yargılamanın, verilen kararın, karar gerekçesinin, toplanan tüm delillere, usul ve yasaya, TMK’nun 164. maddesine uygun olduğu anlaşıldığından, davacı erkeğin, İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK.’nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine oy birliği ile karar vermek gerekmiş aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM
:

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-
Davacı erkek vekilinin, Reyhanlı 2. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi’nin 24/05/2018 tarih, 2017/189 Esas ve 2018/297 Karar sayılı kararına yönelik isti naf başvurusunun
6100 sayılı HMK’nun 353/1-b-1 maddesi gereğince
ESASTAN REDDİNE,

2-
Davacının,istinaf başvurusu nedeni ile istinaf karar tarihi itibari ile alınması gerekli 54,40.TL İstinaf karar ilam harcından peşin alınan 35,90.TL harcın mahsubu ile kalan 18,50.TL harcın, davacıdan alınarak, Hazineye irad kaydına,

3-
Davacı tarafından, istinaf başvurusu nedeni ile yapılan yargılama giderinin, davacının istinaf başvurusunun reddine karar verildiğinden kendi üzerinde bırakılmasına,

4-
Davacı tarafındanistinaf nedeniyle yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde kendisine iadesine,

5-
İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından takdiren davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

6-
Kararın, HMK 359-(3) maddesi gereği taraflara tebliğe çıkarılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK.’nun m. 353/1-b-1 bendiyle, aynı kanunun 361-(1) maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere
OY BİRLİĞİYLE karar verildi. 19/11/2020

  • İlk yayınlanma tarihi: 14 Haziran 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!