Adana BAM, 2. HD., E. 2019/1899 K. 2020/1411 T. 6.10.2020

İlgili madde: TMK Madde 27

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: MERSİN 2. AİLE MAHKEMESİ
TARİHİ
: 18/04/2019
NUMARASI
: 2018/442 E 2019/302K
DAVACI
:K1-TC.NO: -N1 A1
VEKİLİ
: Av. K2 A2
DAVALI
:MERSİN NÜFUS MÜDÜRLÜĞÜ Mersin İl Nüfus Müdürlüğü
DAHİLİDAVALI
:K3-TC.NO: -N2 A3
VEKİLİ
: Av. K4, A4
KÜÇÜK
:K5-TC.NO: -N3 A1
DAVA KONUSU
: Evlilik birliği içinde doğan çocuğun, doğum ile kazandığı “aile soyadının” velayet hakkı kapsamında değiştirilmesi
KARAR TARİHİ
: 06/10/2020
KARAR YAZMA TARİHİ
:06/10/2020
Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen mahkemenin kararına karşı, dahili davalı baba tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu, dosyanın istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiği ve istinaf isteminin süresi içerisinde yapıldığı anlaşılmakla dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

TALEP
:

Davacı kadın vekili dava dilekçesinde özet ile; davacı kadın ile davaya konu 25/06/2012 d.lu K5 isimli küçüğün babası olan K3nin İzmir 1. Aile Mahkemesi’nin 2013/459-612 E.K. sayılı 21/10/2013 tarihinde kesinleşen ilamı ile boşanmalarına, 16/03/1998 d.lu K6 ile 25/06/2012 d.lu K5’ın velayet hakkının anneye verildiğini, davacı kadının, 13/10/2014 tarihinde K7 isimli şahısla yeniden evlendiği, bu şahsın Rehberlik ve Araştırma Merkezi Müdürü olduğunu, ilk evliliğinin bitme sebebinin kadının otistik bir çocuk dünyaya getirmiş olması, davaya konu çocuğun babasının bu durumu kabullenmemiş olması olduğunu, bu çocuğun, eski eş ve ailesi tarafından başka bir erkek ile ilişkisi sonucu dünyaya getirdiği şekilde kadına iftira atıldığını, küçüğe, “piç” denildiğini, kadının yeni evliliği ile çocuğun mutlu bir şekilde büyümeye başladığını, yeni eşin çocuk ile baba-oğul ilişkisi yaşadıklarını, gerçek babanın çocuğu kabul etmediğini, istemediğini belirterek yasa ve içtihatlar doğrultusunda davaya konu küçük K5’ın İşçi olan soyadının annenin mevcut soyadı olan K8 olarak değiştirilmesine karar verilmesinin talep ve dava edildiği anlaşılmıştır.

SAVUNMA :

Dahili davalı erkek cevap dilekçesinde özet ile; iddiaların doğru olmadığını, hiç birini kabul etmediğini, anlatıma göre bu davanın İşçi olan soyadının, tashihi davası olduğunu, davacı kadının kızlık soyadı ile çocuğun soyadını değiştirmek isteydi ancak bu durumda TMK.’nun 321. maddesice değerlendirilmesinin mümkün olabileceğini, davacının yeni evlendiği şahsın soy ismi ile çocuğun soy isminin değiştirilmesinin talep edilmesi ile dava da görevli mahkemenin Aile Mahkemesi olmadığını, Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, dava dilekçesinde gerçek dışı ithamlarda bulunulduğunu, tümünün uydurma olduğunu, haklı çıkmaya yönelik olduğunu, velayet hakkının çocuğun soy adını değiştirme hakkını vermeyeceğini, davacının talebinin TMK.’nun 321. maddesine aykırılık teşkil ettiğini, TMK.’nun 27. maddesi koşulların varlığı halinde soy adının her zaman değiştirme hakkına davaya konu çocuğun ergin olduğunda sahip olacağını, çocuğa ilgisinin olduğunu, bir nevi iştirak nafakası ödediğini belirterek açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:

Mersin 2. Aile Mahkemesi’nin 18/04/2019 tarih, 2018/442 Esas ve 2019/302 Karar sayılı ilamında özet ile; davacı kadının, evlilik içinde doğan çocuğun, doğum ile kazandığı aile soyadının velayet hakkı kapsamında değiştirilmesine ilişkin davasının kabulü ile davaya konu 25/06/2012 d.lu çocuk K5’ın nüfus kayıtlarında “K9” olan soyadının “K8” olarak değiştirilmesine, eksik kalan harcın davacından alınmasına, yargılama giderinin talep edilmediğinden davacı üzerinde bırakılmasına, dahili davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, talep edilmediğinden vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Dahili davalı vekili istinaf dilekçesinde özet ile; İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın mahiyeti gereği davanın nüfus kaydı düzeltilmesi davası olduğunu, mahkemenin görevli olmadığını, Asliye Hukuk Mahkemesi’nin görevli olduğunu, TMK.’nun 321. maddesi gereğince; çocuğun ana baba evli ise ailenin soyadını taşıyacağı ancak ana önceki evliliğinden dolayı çifte soyadı taşıyorsa çocuğun onun bekarlık soyadını taşır hükmünün yer aldığı, bu düzenlemeye göre ancak çocuğun babanın soyadı yada annenin bekarlık soyadını alabileceği, velayet hakkının çocuğun soyadını değiştirme hakkını vermeyeceğini, mahkeme gerekçesinin doğru olmadığını, gerçek olanın, yasal dayanağı olmayan davada iddiaların doğru olmadığının savunmanın gereği olmadığını, HMK.’nun 33. maddesi gereğince hukuki nitelendirmenin hakime ait olduğunu, verilen kararın mahiyeti itibari ile kısa yoldan evlat edinme sonucu doğuran nitelikte olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istinaf kanun yolu ile talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE

GEREKÇE :

HMK 355 maddesine göre, resen gözetilecek kamu düzenine aykırı haller dışında istinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.

Dava, Evlilik birliği içinde doğan çocuğun, doğum ile kazandığı aile soyadının velayet hakkı kapsamında değiştirilmesine ilişkindir.

Tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde; davacı kadın ile dahili davalının 27/12/1996 tarihinde resmi olarak evlendikleri, bu evliliklerinden, 16/03/1998 d.lu K6 ve 25/06/2012 d.lu K5 isimli iki müşterek çocuklarının olduğu, davacı kadın ve dahili davalının İzmir 1. Aile Mahkemesi’nin 2013/459-612 E.K. sayılı 21/10/2013 tarihinde kesinleşen ilamı ile boşanmalarına, davaya konu küçüğün de velayet hakkının boşanma kararı ile birlikte davacı anneye verildiği, davacı kadın tarafından açılan dava ile evlilik birliği içinde doğan 25/06/2012 d.lu K5 isimli çocuğun, doğum ile kazandığı “K9” aile soyadının velayet hakkı kapsamında yeni evlilik sonrasında kazandığı “K8” soy isimi ile değiştirilmesinin talep ve dava edildiği, dahili davalı baba tarafından süresinde sunulan cevap dilekçesi ile; iddiaları kabul edilmeyerek, açılan davanın reddine karar verilmesinin talep edildiği, İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde davacı kadının, davasının kabulü ile davaya konu 25/06/2012 d.lu K5’ın K9 olan soyadının K8 olarak değiştirilmesine karar verildiği, verilen kararın taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davacı kadının istinaf kanun yoluna başvurmadığı, dahili davalı babanın, yasal istinaf başvuru süresi içersinde istinaf dilekçesi özeti bölümünde açıklandığı üzere; İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesi ile istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır.

Taraflarca sunulan, İlk Derece Mahkemesince toplanan tüm delillere ve dahili davalı baba tarafından gösterilen istinaf nedenlerine göre yapılan incelemede; davacı kadın tarafından, boşanma ile velayet hakkı kendisine verilen davaya konu 25/06/2012 d.lu çocuk K5’ın doğum ile kazandığı “K9” aile soyadının velayet hakkı kapsamında yeni evlilik sonrasında kazandığı “K8” soy isimi ile değiştirilmesinin talep ve dava edildiği, dahili davalı babanın süresinde sunduğu cevap dilekçesi ile açılan davanın reddine karar verilmesinin talep edildiği, toplanan deliller, ileri sürülen iddia ve vakıalar birlikte değerlendirildiğinde; davacı kadın yönünden de bu davaya açmanın Anayasal bir hak olduğunun tartışmasız olduğu, davanın kabulü için davaya konu küçüğün üstün menfaatinin olmasının gerektiği gibi diğer şartların da birlikte gerçekleşmesinin gerektiği, davacı kadının dava dilekçesi dikkate alındığında, yeni evlilik ile kazandığı, yeni eşinin K8 olan soyadının velayet hakkı kapsamında davaya konu küçüğün doğum ile kazanılan K9 olan soy ismi ile değiştirilmesinin talep edildiği, kadının, mevcut kişisel durumunun değişmesi durumunda, çocuğa K8 soyadı verildiği takdirde İlk Derece Mahkemesince karar gerekçesinde belirtilen çocuğun üstün menfaatinin her zaman ortadan kalkacak ve zedelenebilecek durumda olduğu, davacı kadının, evlilik ile kazandığı kişisel durumunun her zaman değişebilecek durumda olduğu da dikkate alındığında; zamana ve şarta göre bu yönde talepte bulunarak velayet hakkına dayanılarak velayet altına bulunan küçüğe oluşan bu duruma göre yeni soy isim verilmesi isteminin somut olayda olduğu gibi kadının yeniden evlenme ile kazandığı soy adının velayet altında bulunan küçüğe verilmesi isteminde, küçüğün üstün yararının mevcut bu duruma göre korunamayacağı ve değişkenlik göstereceği dikkate alındığında; İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne ilişkin verilen karar ve karar gerekçesinin, davaya konu küçüğün üstün menfaatine, toplanan delillere uygun düşmediği anlaşıldığından, dahili davalı babanın İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı istinaf başvurusunun kabulü ile, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın tüm sonuçları ile birlikte ortadan kaldırılarak, 6100 sayılı HMK.’nun 353/1-b-2 maddesi de dikkate alınarak, davacı kadının, velayet hakkı kendisine verilen davaya konu 25/06/2012 d.lu çocuk K5’ın doğum ile kazandığı “K9” aile soyadının velayet hakkı kapsamında yeni evlilik sonrasında kazandığı “K8” soy isimi ile değiştirilmesine ilişkin davasının reddine oy birliği ile karar verilmek gerekmiş aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM
:

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-
Dahili davalı vekilinin; Mersin 2. Aile Mahkemesi’nin 18/04/2019 tarih, 2018/442 Esas ve 2019/302 Karar sayılı ilamına ilişkin, istinaf başvurusunun
KABULÜ ile; İlk Derece Mahkemesince verilen kararın tüm sonuçları ile birlikte
ORTADAN
KALDIRILMASINA,
6100 sayılı HMK.’nun 353/1-b-2 maddesi gereğince bu konuda ve eksik kalan yönden yeniden düzenleme yapılması gerektiğinden,

a)

Davacı kadının, velayet hakkı kendisine verilen davaya konu 25/06/2012 d.lu çocuk K5’ın doğum ile kazandığı “K9” olan aile soyadının velayet hakkı kapsamında yeni evlilik sonrasında kazandığı “K8” soy isimi ile değiştirilmesine ilişkin davasının
REDDİNE,

b)

Karar tarihi itibari ile alınması gerekli 54,40.TL karar ilam harcından peşin alınan 35,90.TL harcın mahsubu ilekalan 18,50.TL harcın, davacıdan alınarak, Hazineye İrad kaydına,

c)

Davacı tarafından İlk Derece Mahkemesi yargılaması için yapılan yargılama giderinin davacının davasının reddine karar verildiğinden, davacı üzerinde bırakılmasına,

d)

Dahili Davalı erkek İlk Derece Mahkemesi yargılamasında, kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, davada lehine red ile sonuçlandığından, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince takdiren 3.400,00.TL vekalet ücretinin, davacı kadından alınarak, dahili davalı erkeğe ödenmesine,

e)

Taraflarca İlk Derece Mahkemesi yargılaması için yatırılan avanstan kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgilisine ödenmesine,
2

Dahili davalı tarafından, istinaf başvurusu nedeni ile yatırılan 44,40.TL istinaf karar ilam harcının, dahili davalı tarafın istinaf başvurusunun kabulüne karar verildiğinden, karar kesinleştiğinde kendisine iadesine,

3-
Dahili davalının, istinaf nedeni ile yapmış olduğu 121,30.TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve 40,00.TL dosya gidiş-dönüş masrafı olmak üzere toplam 161,30.TL istinaf yargılama giderenin, davacıdan alınarak, dahili davalıya ödenmesine,

4-
Dahili davalının istinaf nedeniyle yatırmış olduğu gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde kendisine iadesine,

5-
İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından takdiren dahili davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

6-
Kararın, HMK 359-(3) maddesi gereği taraflara tebliğe çıkarılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK.’nun m. 353/1-b-1 bendiyle, aynı kanunun 361-(1) maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere
OY BİRLİĞİYLE karar verildi. 06/10/2020

  • İlk yayınlanma tarihi: 14 Haziran 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!