T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
DAVANIN KONUSU
: Yardım Nafakası
Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen mahkemenin kararına karşı,tarafların istinaf başvurusunda bulunulduğu, dosyanın istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiği ve istinaf istemlerinin süresi içerisinde yapıldığı anlaşılmakla dosya incelendi.Gereği düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin annesi ile babasının Mersin 1.Aile Mahkemesinin 2005/997-873 E-K sayılı ilamı ile boşandıklarını, velayetinin anneye bırakıldığını ve müvekkili için aylık 160,00.TL iştirak nafakasına hükmedildiğini ancak müvekkilinin artık reşit olduğunu ve F1 Üniversitesi Mühendislik Fakültesinde eğitim gördüğünü, ihtiyaçlarının fazla olduğunu, annesinin maddi yönden kızının ihtiyaçlarını giderlerini karşılayamadığını, müvekkilinin yılda 8.800,00 TL yurt ücreti ödediğini, bugüne kadar müvekkilinin annesinin davalıdan nafakanın arttırımı için talebi olmadığını, artık müvekkilinin eğitimi için maddi gücünün yetersiz kaldığını belirterek aylık 2.000,00.TL yardım nafakasına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, öncelikle müvekkilinin oğlu tarafından açılan bu davaya şaşırdığını, böyle bir davaya gerek olmadığını, davacının annesinin tamamen çocuğu koz olarak kullandığını, kötü niyetli olduğunu, sırf müvekkiline olan düşmanlığından dolayı bu davayı açtığını, Mersin 4.Aile Mahkemesinin 2018/769 esas sayılı dosyası ile davacının ortak çocuk Sezer için iştirak nafakasının aylık 1.500 TL ye çıkarılmasını istediğini, müvekkilinin ekonomik yönden çöküntüye uğramasının kaçınılmaz olduğunu, müvekkilinin bankada memur olup aylık 2.850,00 TL maaş aldığını, yeni eşi ve 2 çocuğu daha olduğunu, kirada oturduğunu, ayrıca ağır kalp hastası olup bankacılık sektöründe ağır şartlarda çalışıp yıprandığını, ihtiyaç kredileri çektiğini giderinin borçlarının olduğunu, davacının devlet üniversitesini kazanmasına rağmen özel üniversiteye gitmek istediğini, ödediği nafaka dışında annesi, dedesi ve babaannesi tarafından da maddi yardım aldığını, bunun dışında yine müvekkilinin haricen zaman zaman toplu para dahi gönderdiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulü ile, dava tarihinden itibaren aylık 600 TL yardım nafakasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verildiği görülmüştür.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı vekili özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, yardım nafakasının, yardım edilmediği takdirde zor ve muhtaç duruma düşecek olan bir kişinin açtığı mahkeme sonrası üstsoyu, altsoyu ve /veya kardeşlerinin refah içinde yaşıyor olmaları koşulu ile o kişiye mahkeme tarafından hükmedilen miktarda ödenen bir yardım ödemesi olduğunu, müvekkilinin refah içerisinde yaşadığından söz edilemeyeceğini, müşterek çocuğun yardım nafakasına ihtiyacı olmadığını, ihtiyaçlarının aynı apartmanda yaşayan davalının anne ve babası tarafından karşılandığını, davacının annesinin emekli olup ek gelir elde ettiğini, 500.000 TL değerinde bir evi ve 150.000 TL değerinde bir aracı olduğunu, davalının maaşının yüksek olmadığını, diğer çocuğu içinde 600 TL nafaka ödemeye başladığını, nafakalar nedeniyle müvekkilinin yoksul duruma düştüğünü, diğer eşinden olan çocuğunu özel okuldan almak zorunda kaldığını belirterek kararın kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi talebiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Davacı vekili özetle, yerel mahkemenin verdiği aylık 600 TL nafakanın düşük olduğunu, bu miktarın yurt ücretini bile karşılamadığını belirterek kararın kaldırılması talebiyle katılma yoluyla istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
HMK 355 maddesine göre, resen gözetilecek kamu düzenine aykırı haller dışında istinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.
Dava, yardım nafakası talebine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamına göre, davacının F1 Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği bölümünde öğrenci olduğu, annesiyle babasının boşandıkları, annesinin ihtiyaçlarını karşılayamadığı, maddi gücünün yetersiz olduğundan bahisle davalı babasına karşı aylık 2.000 TL yardım nafakasının tahsili için dava açtığı, davalının açılan davayı kabul etmediği, Mersin 4.Aile Mahkemesinin 2018/769 Esas sayılı dosyasında diğer ortak çocuk Sezer için nafaka artırım davası açıldığını, davanın kabulü halinde ekonomik yönden çöküntüye uğrayacağını, bankada memur olduğunu, yeniden evlendiğini, iki çocuğunun daha bulunduğunu, devlet üniversitesini kazanmasına rağmen davacının özel üniversiteye gitmek istediğini, davacının annesi, dedesi ve babaannesinden yardım aldığını, kendisinin de yardımda bulunduğunu belirterek davanın reddini talep ettiği, mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davacının üniversite öğrencisi olup eğitiminin halen devam etmesi, artan ihtiyaçları ve TMK.’nun 4.maddesi dikkate alınarak davanın kısmen kabulü ile, dava tarihinden itibaren aylık 600 TL yardım nafakasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verildiği, karara karşı davalı tarafın yardım nafakası şartlarının bulunmadığı, müşterek çocuğun yardım nafakasına ihtiyacının bulunmadığı, takdir edilen nafakanın fahiş olduğundan bahisle, davacı taraf ise katılma yoluyla yerel mahkemenin vermiş olduğu nafaka miktarının düşük olduğundan bahisle kararın kaldırılması talebiyle istinaf kanun yoluna başvurdukları anlaşılmaktadır.
TMK.’nun 328/1 maddesi hükmü gereğince; ” Ana ve babanın bakım borcu çocuğun ergin olmasına kadar devam eder. ” aynı yasanın 2.fıkrasında ise; ” Çocuk ergin olduğu halde eğitimi devam ediyor ise ana ve babanın durum ve koşullara göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde olmak üzere eğitim sona erinceye kadar çocuğa bakmakla yükümlüdürler.” hükmü mevcut bulunmaktadır.
TMK.’nun 364. Maddesine göre; “Herkes yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan üst soyu ve alt soyu ile kardeşlerine nafaka vermekle yükümlüdür.”
Aynı kanunun 365/2 maddesinde de; “Dava, davacının geçinmesi için gerekli ve karşı tarafın mali gücüne uygun bir yardım isteminden ibarettir.” düzenlemesi yer almıştır. Hukuk Genel Kurulunun 07/10/98 gün ve 1998/656-688 sayılı ilamında da ;” …… Yeme ,giyinme, barınma, sağlık, ulaşım , kültür (eğitim) gibi bireyin maddi varlığını geliştirmek için zorunlu ve gerekli görülen harcamaları karşılayacak düzeyde geliri olmayanların…..” yoksul kabul edilmesi gerektiği vurgulanmıştır.
Yardım nafakasına karar verilebilmesi için nafaka isteyenin yardım edilmemesi halinde yoksulluğa düşeceğinin anlaşılması gerekmektedir. Eğitime devam etmekte olan kişi kendi emek ve geliriyle yaşamını sürdürmekten yoksun ise ana , babasından öğrenimi tamamlayıncaya kadar yardım nafakası isteyebilir. Ne var ki bunu vermekle yükümlü tutulacak kişilerin geçim sıkıntısına düşürülmemesi asıldır.
Somut olayda,davacının 18 yaşını tamamladığı, üniversite öğrenimine devam ettiği, çalışmadığı, gelirinin olmadığı, davalı babanın TMK.’nun 328.maddesine göre eğitimi devam eden çocuğuna gücü oranında bakmakla yükümlü olması dikkate alındığında mahkemece davacı tarafından açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin ve gerekçesinin usul ve yasaya uygun olduğu, ilk derece mahkemesi kararında herhangi bir eksiklik bulunmadığı tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumu, paranın satın alma gücü, ihtiyaçları ve hakkaniyet ilkesi dikkate alındığında takdir edilen miktarın yeterli olduğu, fahiş ya da düşük olmadığı anlaşıldığından tarafların istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerekmiş aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-
Tarafların istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK’nun 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
2-
Taraflardan alınması gereken 54,40’ar TL istinaf karar-ilam harcından peşin alınan 44,40’ar TL’nin mahsubu ile kalan 10’ar TL harcın taraflardan alınarak hazineye irad kaydına,
3-
İstinaf başvurusu nedeniyle tarafların yaptığı giderlerin kendi üzerlerinde bırakılmasına,
4-
Taraflarınistinaf nedeniyle yatırmış olduğu gider avansından kullanılmayan kısmının taraflara iadesine,
5-
Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe çıkarılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK.’ nun 362/1-a maddesi gereğince
KESİN olmak üzere
OY BİRLİĞİYLE karar verildi. 23/01/2020
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe