Adana BAM, 2. HD., E. 2019/1589 K. 2020/152 T. 23.1.2020

İlgili madde: TMK Madde 328

İ S T İ N A F K A R A R I
DAVANIN KONUSU
: Yardım Nafakası
Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen mahkemenin kararına karşı, davalı tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu, dosyanın istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiği ve istinaf isteminin süresi içerisinde yapıldığı anlaşılmakla dosya incelendi.Gereği düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Niğde Ömer Halis Demir Üniversitesi Müzik Öğretmenliği Bölümü 1. Sınıf öğrencisi olduğunu, babasının 2016 yılı Ocak ayında müşterek konutu terk edip gittiğini, hem baba hem de eş olarak hiçbir yükümlülüğü yerine getirmediğini, annesinin ev hanımı olup sağlık problemleri nedeniyle çalışamadığını, annesiyle babası arasında Osmaniye 2.Aile Mahkemesinde 2018/376 Esas sayılı dosya ile boşanma davasının devam ettiğini, babasının uzun yıllardır ticaretle uğraştığını, maddi durumunun iyi olduğunu, müvekkilinin yurtta kaldığını, zorunlu ihtiyaçlarının bulunduğunu, annesinin aylık 300 TL nafakadan başka gelirinin bulunmadığını belirterek aylık 1.500 TL yardım nafakasının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı cevap dilekçesinde özetle; açılmış olan davayı kabul etmediğini, kızına okulunun 1. Sınıfın’da bütün masraflarını karşıladığını, dışarıda yeri geldiğinde hammallık yaparak okuttuğunu; ancak kızının 1. Sınıf’ın sonunda annesinin yanına kaçtığını, defalarca aradığını, “Sen benim babam değilsin, seni istemiyorum, paranı da istemiyorum, beni ağabeylerim okutacak” dediğini, eşi ile uzun yıllar ayrı yaşadığını, eşine karşı Osmaniye 2. Aile Mahkemesi’nin 2018/376 dosya No’lu ile temmuz ayında boşanma davası açtığını, şimdi de benim paramı istemeyen, al başına çal diyen kızının, annesinin doldurmasıyla iş bu davayı açtığını, emekli olduğunu, 55 yaşında geldiğini, emekli maaşından 300,00.-TL nafaka kesildikten sonra eline net 1.400,00.-TL geçtiğini, Osmaniye’de kirada kaldığını, kira ücreti olarak aylık 700,00.-TL ödediğini, kızının iddialarının tamamen yalan olduğunu, parası olsa onların kendisini sokağa atmayacağını, kendisini evden kovanın eşi ve çocukları olduğunu, şu anda kendilerinin, şahsına ait olan Mersin’de bulunan evinde kaldıklarını, ev ile ilgili bir talepte bulunmadığını, evi satıp kendilerini mağdur etmediğini, her ne olursa olsun eşi ve çocukları dediğini, evde ve parada gözü olmadığını, çocuklarını okuttuğunu ve meslek sahibi ettiğini, çocuklarının istikbali için boşanma davasını bu tarihe kadar açmadığını, beklediğini, onların iyi olsunlar istediğini, aranmayan, babalığı kabul edilmeyen bir adamdan neden nafaka istendiğini, evden ayrılmanın kendi tercihi olmadığını, eve alınmadığını ve sokağa atıldığını, iddiaların tamamının yalan olduğunu, bir malı var ise çocuklarına kalsın istediğini, kızının şahsına çektiği mesajların halen kayıtlı olduğunu, kredi kartının limitinin 26.000,00.-TL olduğunu, maaşının kendisine yetmeyince borçları da olduğu için 3-4 aydır eşe dosta rica ederek aylık kartı yatırıp parayı geri çekip iade ettiğini, şu anda bankaya 21-22.000,00.-TL borç olduğunu, parayı bu şekilde takla attırmazsa bankanın maaşını bloke edeceğini, tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulü ile aylık 375 TL yardım nafakasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, kararın kesinleşmesini takip eden her yıl için iş bu nafakanın ayrı bir hükme hacet kalmaksızın TUİK’in açıkladığı ÜFE oranında artırılmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verildiği görülmüştür.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davalı özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, eşinden dolayı maaşından nafaka kesintisi yapıldığını, bağlanan nafakanın fahiş olduğunu, eline 1.250 TL kaldığını, bundan da 750 TL kira ödediğini, kalan 455 TL ile geçinmesinin zor olduğunu belirterek kararın kaldırılması talebiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:

HMK 355 maddesine göre, resen gözetilecek kamu düzenine aykırı haller dışında istinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.

Dava, yardım nafakası talebine ilişkindir.

Tüm dosya kapsamına göre, davalının davacının babası olduğu, Niğde Ömer Halis Demir Üniversitesi Eğitim Fakültesi müzik öğretmenliği 1.sınıf öğrencisi olduğunu, 18 yaşını doldurduğunu, annesiyle birlikte yaşadığını, annesinin sağlık problemleri nedeniyle çalışamadığını, annesiyle babası arasındaki boşanma davasının derdest olduğunu, davalının ihtiyaçlarını karşılamadığını belirterek aylık 1.500 TL yardım nafakası talebinde bulunduğu, davalının davayı kabul etmediği, “sen benim babam değilsin, paranı istemiyorum, beni ağabeylerim okutacak” dediğini, davacının annesinin doldurmasıyla bu davayı açtığını, annesine aylık 300 TL nafaka ödediğini, nafaka kesintisinden sonra emekli maaşından eline aylık 1.400TL para geçtiğini, kira ödediğini, borçları olduğunu belirterek davanın reddini talep ettiği, mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulü ile aylık 375 TL yardım nafakasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, kararın kesinleşmesini takip eden her yıl için iş bu nafakanın ayrı bir hükme hacet kalmaksızın TUİK’in açıkladığı ÜFE oranında artırılmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verildiği, karara karşı davalının takdir edilen nafakanın fahiş olduğundan bahisle kararın kaldırılması talebiyle istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmaktadır.

TMK.’nun 328/1 maddesi hükmü gereğince; ” Ana ve babanın bakım borcu çocuğun ergin olmasına kadar devam eder. ” aynı yasanın 2.fıkrasında ise; ” Çocuk ergin olduğu halde eğitimi devam ediyor ise ana ve babanın durum ve koşullara göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde olmak üzere eğitim sona erinceye kadar çocuğa bakmakla yükümlüdürler.” hükmü mevcut bulunmaktadır.

TMK.’nun 364. Maddesine göre; “Herkes yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan üst soyu ve alt soyu ile kardeşlerine nafaka vermekle yükümlüdür.”

Aynı kanunun 365/2 maddesinde de; “Dava, davacının geçinmesi için gerekli ve karşı tarafın mali gücüne uygun bir yardım isteminden ibarettir.” düzenlemesi yer almıştır. Hukuk Genel Kurulunun 07/10/98 gün ve 1998/656-688 sayılı ilamında da ;” …… Yeme ,giyinme, barınma, sağlık, ulaşım , kültür (eğitim) gibi bireyin maddi varlığını geliştirmek için zorunlu ve gerekli görülen harcamaları karşılayacak düzeyde geliri olmayanların…..” yoksul kabul edilmesi gerektiği vurgulanmıştır.

Yardım nafakasına karar verilebilmesi için nafaka isteyenin yardım edilmemesi halinde yoksulluğa düşeceğinin anlaşılması gerekmektedir. Eğitime devam etmekte olan kişi kendi emek ve geliriyle yaşamını sürdürmekten yoksun ise ana , babasından öğrenimi tamamlayıncaya kadar yardım nafakası isteyebilir. Ne var ki bunu vermekle yükümlü tutulacak kişilerin geçim sıkıntısına düşürülmemesi asıldır.

Somut olayda,davacının 18 yaşını tamamladığı, üniversite öğrenimine devam ettiği, çalışmadığı, gelirinin olmadığı, davalı babanın TMK.’nun 328.maddesine göre eğitimi devam eden çocuğuna gücü oranında bakmakla yükümlü olması dikkate alındığında mahkemece davacı tarafından açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin ve gerekçesinin usul ve yasaya uygun olduğu, ilk derece mahkemesi kararında herhangi bir eksiklik bulunmadığı tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumu, paranın satın alma gücü, ihtiyaçları ve hakkaniyet ilkesi dikkate alındığında takdir edilen miktarın fahiş olmadığı anlaşıldığından davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiş aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM
:

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-
Davalı tarafın istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nun 353/1-b-1 maddesi gereğince
ESASTAN REDDİNE,

2-
Davalı tarafın istinaf nedeniyle yatırmış olduğu 77 TL istinaf karar-ilam harcından alınması gereken 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 22,60 TL harcın davalı tarafa iadesine,

3-
İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafın yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-
Davalı tarafın istinaf nedeniyle yatırmış olduğu gider avansından kullanılmayan kısmının davalı tarafa iadesine,

5-
Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe çıkarılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK.’ nun 362/1-a maddesi gereğince
KESİN olmak üzere
OY BİRLİĞİYLE karar verildi. 23/01/2020

  • İlk yayınlanma tarihi: 14 Haziran 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!