T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: OSMANİYE 1. AİLE MAHKEMESİ
TARİHİ
: 12/07/2018
NUMARASI
: 2016/366 E 2018/567K
DAVANIN KONUSU
: Boşanma
KARAR TARİHİ
: 17/11/2020
KARAR YAZMA TARİHİ
: 17/11/2020
Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen mahkemenin kararına karşı, davacı ve davalı tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu, dosyanın istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiği ve istinaf isteminin süresi içerisinde yapıldığı anlaşılmakla dosya incelendi.Gereği düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil ile davalının 24/05/2012 tarihinde resmi olarak nikahlarını kıydıklarını, evliliklerinin onuncu gününde davalının müvekkilin kendisini istemediği, birlikte olmadığı ve bakımsız bıraktığı gerekçesiyle evi terk ettiğini ve Osmaniye Aile Mahkemesinin 2013/1004 Esas sayılı nafaka davasını açtığını, uzun bir yargılama sonrası davacının ayda 200 TL nafaka ödemeye hükmedildiğini ve Yargıtay’dan onanarak kesinleştiğini ve dava tarihinden itibaren müvekkilin bu nafakayı düzenli bir şekilde ödediğini, nafaka davasının sonuçlanmasının ardından davalının Osmaniyedeki ortak aile konutundan eşyalarının tamamını çeyiz eşyalarıda dahil alarak terk ettiğini ve evliliğinin onuncu gününden bu yana yaklaşık iki buçuk yıldır ayrı yaşadıklarını, davalının açmış olduğu nafaka davasının hüküm kısmında veyahut ayrı olarak başkaca bir davada “ayrı yaşanmasına dair” bir hüküm verilmemesine rağmen davalının müvekkil ile ayrı olarak yaşadığını, bir araya gelmediklerini, müvekkilin ise davalının aylık nafakasını düzenli bir şekilde ödediğini, müvekkilin davalıyı ortak konuta dönmesi hususunda Osmaniye Aile Mahkemesinden 31/03/2015 tarihinde ihtar kararı istediğini ve bu ihtarla birlikte 02/04/2015 tarihinde davalıya elden teslim suretiyle 50 TL yol parasıda gönderdiğini ve davalının geleceği ortak hane tekrar aile konutu olarak düzenlenerek davalının her an gelebileceği gibi hazır ve açık olarak bekletildiğini, ancak davalının buna hiçbir şekilde gelmediğini ve hiçbir çağrıya cevap vermediğini, açıklanan nedenlerle her ne kadar davacı müvekkilin Osmaniye Aile Mahkemesinin 2013/1004 Esas 2014/339 Karar numaralı dosyası ile nafakaya hükmedilip bir kusurlu olduğu ve buna istinaden nafakaya hükmetmiş ise de, davacı müvekkilin bu kusurunun bedelini ödemekle beraber ortak yaşamın kurulmasına yönelik ve evliliğini kurtarma çabalarının sonuçsuz kaldığını, bu süreçten sonra davalının kusurlu davranışı ile ortak yaşamın kurulmasını engelleyen, buna yanaşmayan, süreci sürümcemede bırakarak evlilik birliğini tekrar davalının iş bu davanın açılmasına sebep olduğunu, tarafların boşanmalarına, Osmaniye Aile Mahkemesi 2013/1004 Esas 2014/339 karar numaralı osyası ile verilmiş olan nafakanın kaldırılması ile yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin davalı yana bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
İlk derece mahkemesinin yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne tarafların TMK 166/1 maddesi gereğince boşanmalarına, Osmaniye Aile Mahkemesinin 2013/1004 Esas 2014/339 Karar sayılı dosyası ile davalı kadın için takdir edilen 200,00TL tedbir nafakasının aynen devamına, karar kesinleştikten sonra yoksulluk nafakası olarak davacıdan alınarak davalıya verilmesine, davalı kadının Maddi – manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 3.000,00TL maddi, 5.000,00TL manevi tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin eksik incelemeyle karar verdiğini, kusur tespitinin hatalı olduğunu, hatalı kusur tespitine dayalı olarak davalı lehine 3.000,00TL maddi, 5.000,00TL manevi tazminata ve nafakanın devamına karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek nafaka, maddi manevi tazminat yönünden kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararına boşanma yönünden bir itirazlarının olmadığını, müvekkiline az da olsa kusur yüklenmesinin hatalı olduğunu, müvekkilinin açmış olduğu tedbir nafakası dosyasında ayrı yaşamakta haklı olduğunu ispatladığını, nafaka ve tazminat miktarlarının düşük olduğunu belirterek kararın kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
HMK 355.maddesine göre, resen gözetilecek kamu düzenine aykırı haller dışında istinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.
Dava; TMK’nın 166/1 maddesine dayalı evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma talebine ilişkindir.
Tarafların istinaf başvurusunun incelenmesinde; toplanan delillere göre, taraflar arasında cinsel ilişkinin kurulamadığı, alınan raporlara göre her iki tarafın da cinsel ilişkiye girmelerine engel ruhsal ya da fiziksel herhangi bir rahatsızlıklarının bulunmadığı, davalı kadının cinsel ilişkiden kaçındığına yönelik dosyada herhangi bir delil bulunmadığı, cinsel ilişkiyi sağlayamayan kocanın kusurlu olduğu, tanık beyanlarına göre de davacı kocanın davalı kadına “sana karşı bir şey hissetmiyorum, sana her şeyi bilerek yaptım” dediği, eve gelen akrabalarından davacıyı götürmelerini istediği, boşanmaya yol açan olaylarda davacı kocanın tam kusurlu olduğu, kadının Osmaniye Aile Mahkemesinde açtığı 2013/1004 Esas sayılı nafaka dosyasında da ayrı yaşamakta haklılığını ispat ettiği, davacı kocanın davalı kadına Osmaniye Aile Mahkemesinin 2015/282 D. İş sayılı dosyasıyla eve dön ihtarı göndermesi nedeniyle varsa bile kadının kusurlarını affetmiş sayılması gerektiği halde mahkemece davalı kadına kusur yüklenerek davanın kabulüne karar verilmesi hatalı ise de, taraflar boşanma kararını istinaf etmediklerinden, bu hataya değinmekle yetinmesi gerekmiş, davalı kadının çalışmadığı, herhangi bir yerden gelirinin bulunmadığı, boşanmayla yoksulluğa düşeceği, boşanma ile en azından eşinin maddi desteğini yitireceği ve boşanmaya yol açan olaylar nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiği anlaşıldığından, mahkemece davalı kadın yararına yoksulluk nafakası, maddi ve manevi tazminat takdirinin doğru olduğu, tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, kusur durumu ve hakkaniyet ilkesi dikkate alındığında, davalı kadın yararına takdir edilen yoksulluk nafakası, maddi ve manevi tazminat miktarlarının düşük olduğu anlaşıldığından, davacı tarafın kusur tespiti, davalı lehine takdir edilen nafaka, maddi ve manevi tazminat takdiri yönünden yapmış olduğu istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı tarafın kusur tespiti, yoksulluk nafakası, maddi ve manevi tazminat miktarı yönünden yapmış olduğu istinaf başvurusunun kabulü ile, davalı kadın lehine takdir edilen yoksulluk nafakası, maddi ve manevi tazminat yönünden kararın kaldırılmasına, bu konuda yeniden düzenleme yapılmasına karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-
Davacı tarafın kusur tespiti, davalı lehine takdir edilen yoksulluk nafakası, maddi ve manevi tazminat takdiri yönünden yapmış olduğu istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince
ESASTAN REDDİNE,
2-
Davalı tarafın kusur tespiti, yoksulluk nafakası, maddi ve manevi tazminat miktarı yönünden yapmış olduğu istinaf başvurusunun kabulüyle, Osmaniye 1. Aile Mahkemesinin 12/07/2018 tarih, 2016/366 Esas 2018/567 Karar sayılı ilamının infazda tereddüte yol açmamak amacıyla tedbir, yoksulluk nafakası, maddi ve manevi tazminatla ilgili 2, 3, 4 nolu hüküm fıkralarının
KALDIRILMASINA,
6100 sayılı HMK.’nun 353/1-b-2 maddesi gereğince bu konuda yeniden düzenleme yapılması gerektiğinden; a-
Davalı kadın için Osmaniye Aile Mahkemesinin 2013/1004 Esas, 2014/339 Karar sayılı dosyasıyla takdir edilen aylık 200,00TL tedbir nafakasının tahsilde tekerrür olmamak şartıyla karar kesinleşinceye kadar aynen devamına, boşanma kararı kesinleştikten sonra aylık 100,00TL artırılarak 300,00TL yoksulluk nafakası olarak devamına, davacıdan alınıp davalı kadına ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin takdiren reddine, b-
Davalı kadının maddi-manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile , 10.000,00TL maddi, 7.500,00TL manevi tazminatın davacıdan alınarak davalı kadına verilmesine, fazlaya ilişkin talebin takdiren reddine,
3-
Davacı taraftan istinaf başvurusu nedeniyle alınan 35,90TL’nın alınması gereken 54,40TL istinaf karar-ilam harcından mahsubu ile bakiye 18,50TL’nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-
Davacı tarafın istinaf başvurusu nedeniyle yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-
Davalı tarafın istinaf başvurusu nedeniyle yatırmış olduğu 35,90TL istinaf karar-ilam harcının karar kesinleştiğinde davalı tarafa iadesine,
6-
Davalı tarafın istinaf başvurusu nedeniyle yapmış olduğu 98,10TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 1 adet tebligat gideri 14,00TL olmak üzere toplam 112,10TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine,
5-
Tarafların istinaf başvurusu nedeniyle yatırmış olduğu gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran taraflara iadesine,
6-
Kararın taraflara tebliğe çıkarılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK.’ nun 361. Maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere
OY BİRLİĞİYLE karar verildi. 17/11/2020
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe